@kedietti Herkesin devreleri yandı tabi. Neyse ki Özgür beyler alışmıştır artık :’) Yalnız bu tür kaosların önüne geçme ve iddia ettikleri üzere halkı gereği gibi (ve bazı şeylere fırsat dahi vermeden) bilgilendirme konusunda daha özenli olmaları, daha çok üzerinde durmaları gerekiyor.
@AsliYildiiiz Zaten bir noktada kendi vicdanınız ve insanlığınız için o müdahaleye girişiyorsunuz. Anneanneniz iyi ki size böyle örnek ve destek olmuş. Tepkisizlik bana göre devamında hissizlik ve travmatik bir bilinç altı notu getiriyor.
@arkeologbirey Siz bir de Biga’nın Kemer köyünü görseniz resmen saklı antik cenneti. Fakat kültür turizmi desen 0. Sponsoru da köyün yanına fabrika diken İçdaş..
@sereintty Bu film son birkaç gündür burada önüme düşüyor. Nasıl oldu da sonunda biraz popüler olabildi ya? 🥹 Birine azının tadıyla da tavsiye edemiyorsun. Çok uzun kanka diyip geçtiler hep..
📢 DİJİTALDE DE BİRLİKTEYİZ!
Yeni Parti Ankara İl Başkanlığı'nın resmi sosyal medya hesapları artık yayında!
📍 Güncel duyurular, etkinlikler, çalışmalarımız ve Ankara'dan tüm gelişmeler için bizi takip edin.
X: @yepankara
Facebook: @yepankara
Instagram: @yepankara
@utkusen Karayip Korsanları jenerik müziğinden ibaret değil. Özellikle dünyanın sonu ve Davy Jones. Ben ilk onu derdim. Bir de Son Samuray geldi aklıma. Sherlock Holmes da çok iyiydi bence. King Arthur da güzeldi. Adamı küçümsemeyin ya benim ergenliğim bu müzikleri dinlemekle geçti.
Yaşar abimiz…
Ankara’daki hiçbir direnişe sadece bakıp geçmez. Gerçekten mücadele edenle şov yapanı şipşak ayırır. En son Ahmet Telli abinin cenazesinde rastlaştık. Birbirimizi direnişlerden tanırız. Biz unuturuz o unutmaz. Yıllardır görüşmediğimiz halde “Nasılsın Acun yoldaş” dedi. Sen nasılsın dedim, iyiyim dedi. İyi görünüyordu gerçekten. Hastaneye kapatmasınlar diye görünmemeye çalışıyorum dedi.
Evet psikolojik rahatsızlığı var ama devlet söylediklerinden dolayı onu yargılıyor ve mahkum ediyor. Mahkumiyeti de Bakırköy Mazhar Osman’da aylarca kalmak…
İhtimal ki devlet bu kadar gerçeği bu kadar cesur ifade etmek için deli olmak lazım diyor. Bilmiyorlar ki Yaşar abinin devrimci iken işkence sonrası rahatsızlanmadan önceki hafızası olduğu gibi duruyor. Yerine tam oturan ideolojik tespitleri evet bir akıllının söyleyebileceği şeyler değil çünkü “akıllıların” onun söylediklerini söyleyebilmesi için biraz Yaşar abi olmaları gerek! Deniz Göktaş biraz Yaşar abi sanki…♥️
#DenizGöktaşıSerbestBırakın
@caglauren Sanki bu yazıyı ben yazmışım gibi hissettim. Demekki gören göz ve kalpler görüyor bu gerçeği 💛 Esin sadece kendine has farklı olan güzelliği ile değil bu güzelliğin ve haslığın kıymetini bildiği, kendiyle barışık ve ışıl ışıl olduğu için de ayrı bir güzel geliyor insana☀️
@kivilcimgen 60 yaş civarı adamlar sokağımın başında ve sonundaki kahvehane ve çaycıda sıra sıra dizilmiş oturup gelen geçene bakıyor mesela.. Evimden çıkıp eve dönerken bu görüntüden kaçma gibi bir imkanım dahi yok. Bu kadar adam hiç mi yapacak işi gücü yok?
Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan herkese selamlar. Merak eden varsa içten bir şekilde söylüyorum, keyfim yerinde. İlerleyen günlerde façayı bozmamak için iyi hissetmiyorken “iyiyim” diyebilirim. O durumda bir yerlere göz kırpma emojisi koyarım.
Birçok açıdan nostaljik bir deneyim oluyor. Yıllar sonra televizyon izliyorum ve alaturka tuvalet kullanıyorum. Üstüne bir de Dünya Kupası eklenince 2002 yılında maça yetişmek için okuldan eve koşan Çocuk Deniz’e döndüm ama şişman Ronaldo’suz aynı keyfi vermiyor. Bu arada reklamlar iyice sıkıntı olmuş. Kantinden AdBlock istemek için dilekçe yazmayı düşündürdü. Sürekli meşrubat içen Boran Kuzum ve Feyyaz’ı görüyorum. Umarım müstakil bir ev alacak kadar iyi bir kaşeye anlaşmışlardır. Yoksa çekilecek çile değil. Nihat Kahveci’ninkini ev de kurtarmaz. “Kuşkaş ne topçuydu be!” Bir de yağcılık gibi olacak ama TRT 2 çok iyiymiş. İlaçlarıma henüz ulaşamamışken Kiarostami’nin Kirazın Tadı antidepresan gibi imdadıma yetişti yine. Yemekler ODTÜ yemekhanesiyle aynı. Dışarıdayken günde 1,5 öğün yiyordum, burada 3 öğün yiyorum vakit geçsin diye. Diş fırçalama işini de günde ikiye çıkardım, yine vakit geçsin diye. Alaturka tuvalet de daha sağlıklı diye duymuştum. Öyle değilse bile buradan çıkana kadar söylemeyin, motive kakalarımın tadı kaçmasın.
Bildiğiniz gibi kendi isteğimle dönüp teslim olmama rağmen ters kelepçe yapmak istediler. Rızam olmadığını söyledim. Zor kullanarak yaptılar. Şanlı direnişim yaklaşık 4 saniye sürdü. Polisler 2 katım n’apayım? Sonra emniyette birisi, “ya aslında sosyal medyaya içerik üretmek için” demiş olmalı ki; restoranda tam yemek yiyecekken “arkadaşlar bir saniye bozmayın” deyip masanın fotoğrafını çeken influencer tatsızlığında, ters kelepçeli videolarım çekildi; önden, arkadan, yandan. Hepsinde bir şekilde kameramanı bulup sırıttığım için uzak-arka açıyı yayınlayabilmişler.
Yapıcı bir eleştiri: Vatan Emniyet binası dökülüyor. Çalışanlar sıcaktan baygınlık geçiriyordu. Osmanlı’dan kalma klimalar var ve onlar da çalıştırılmıyor. Sadece amirlerin odasında son model klima var. Bu memurlar sırf siz istiyorsunuz diye kendilerine hiçbir zararı olmayan ve hatta belki sempati duydukları insanlara kötü polis rolü yapıyorlar. Duygusal yükü ağır olmalı; müstakil ev verseler yapmam. Bari bir klima alın. Yeri gelmişken söylemeden geçemeyeceğim, bu iki günlük kısa mesaim gösterdi ki Behzat Ç. ve Bir Zamanlar Anadolu’da kurmaca değil belgeselmiş, bütün diyaloglar ve karakterler birebir gerçekmiş.
Uçağa binmeden önce internetteki son dakikalarımda gördüğüm son şey “ailesinin gözüne girmek için kendini yakıyor, yazık!” tarzı yüzeysel psikolojik analizlerdi. Annemin Airbnb’de biblo kırdığı için ağıt yakması ve babamın gerçekten iyi bir baba olması dışında bütün anlattıklarım kurmacadır. Şaka yazabilmek için uydurduğum hayali çatışmalardır. Kişi ve kurumlar gerçek değildir. Mizahi bir yaklaşımdır. Pardon, mahkeme diline alıştım; siz bari şaka açıklattırmayın.
Kendimi bildim bileli hiçbir konuda baskı yapmamış, bana dair beklentiye girmemiş, çöp adam bile çizsem duvara asmış can dostlarımdır ikisi de. Her anne-baba kadar korumacı ve kaygılıdırlar. 2023’teki ilk Harbiye gösterimden sonra bile “Psikolog olsan keşke, boş vakitlerinde stand-up yaparsın” seviyesinde klişe; “yurtdışında İngilizce yapsan olmuyor mu?” diyecek kadar oğullarını gözlerinde büyütmüş insanlardır. Hemfikir olmasalar da bütün saçma kararlarımın arkasında durdular, bu gösteride de öyle olduğunu biliyorum, huzurlarınızda ikisini de öpüyorum.
Bu gösteriyi ne bir karşılık umarak ne de bir an bile cesur hissederek yayınladım. 7 yıl boyunca muhteşem bir hayat yaşadım. 25 yaşıma kadar içedönük, ölümüne karamsar, her şeyden şikâyet eden bir insan olarak; hobi seviyesinde yirmi seyirciye stand-up yapsam yeterince mutlu olacakken yüzlerce gösteride binlerce insanla beraber güldüm, yüzlerce yeni arkadaşım oldu, çok kalabalık ve sevgi dolu hissettim. Üstüne ihtiyacımın çok üstünde para kazandım.
Gencecik insanlar üniversiteleri korumak için, birçok konuda aynı düşünmedikleri belediye başkanlarına haksızlık yapıldı diye başlarına bu kadar bela alırken, “politik mizah” yaptığını iddia eden biri olarak en zararsız cümleleri bile ‘ama bunu yanlış anlarlar mı?’, ‘burayı manipüle edip sana saldırırlar mı?’ kaygılarıyla silmekten, etrafından dolanmaktan sıkıldım. O kadar sıkıldım ki, sıkıntım hayli yüksek olan korkumu aştı.
Gözaltı gecesi uyuşturucu testi sonrası götürüldüğüm hastanede beni görünce heyecanla el sallayan yetmiş yaşında teyze ise, kişisel sıkıntımı hayalimin ötesinde bir memnuniyete dönüştürdü. “Halk beni anlamadı ve başıma işler geldi” diye beklerken, “Halk beni anladı ve başıma işler geldi” oldu. WIN-WIN.
Temel seviyede Türkçe bilen, gösteriyi sahiplenen ve dayanışma gösteren herkese sevgiler. Gündemi salıyorum, kararlıyım bu sefer Moby Dick’i bitireceğim. Size dışarıda kolaylıklar.
Madenciden yanayım diyen tüm dostlarımıza..işçi, gazeteci, sanatçı, akademisyen, avukat, hekim, mühendis..
Lütfen aşağıdaki çağrıyı kendimiz de yapalım.
Asıl biz hayatımızın en güzel zamanlarını ziyan eden bu insanlardan kurtulmak istiyoruz. Kurultay istiyoruz. Seçim istiyoruz. Sadece iki lafı bile bir araya getiremeyen 60 70 yaşındaki adamların sesine kulak verilmesine tahammülüm kalmadı benim. @szctelevizyonu
Hani toplumun gerisinde kalmış olan siyasilerin önem verdiği kesim bile bakın böyle diyor kurultay istiyor mantığı ile hareket ettiyseniz de hatalı bir mantık bu. Ben orada 30 40 yaşlarında kadınlar da görmek duymak istiyorum. 20’ li yaşlarında gençleri de duymak istiyorum. +