Bu arada, mükemmeliyetçi ebeveynler tarafından yetiştirilip henüz yetersizlik kaygınızı aşamadıysanız — yani LinkedIn’e post atarken anksiyete yaşıyorsanız — bizimle iletişime geçebilirsiniz. Ajans FU olarak maddi ve manevi yanınızdayız 🤗
cumhurbaşkanı yeni bir paket açıkladı bugün. “türkiye yüzyılı yatırım için güçlü merkez programı”.
adı havalı ama içi de dolu, bilale anlatır gibi çeviriyorum:
1.yurt dışına yazılım, mühendislik hizmeti satıyorsan vergi ödemeyeceksin. etsy’den yabancıya satıyorsan, upwork’te yabancıya kod yazıyorsan, direkt seni ilgilendiriyor.
2.“dijital şirket” diye yeni bir şirket türü geliyor. ticaret sicili, noter, muhasebeci için yarım gün harcama yok. online kuracaksın, günler içinde açılacak.
3.çalışanına maaşın yanında şirket hissesi verebileceksin. adam “ben burada çalışırsam bir gün hisse sahibi olacağım” diye daha çok sahiplenecek. yabancılar yıllardır bunu yapıyor, biz yeni geldik.
4.yatırımcı sana para vermek yerine “şimdi borç veriyorum, sonra bu borcu senin şirketinin hissesiyle ödersin” diyebilecek. girişimciler için jet yakıtı, silikon vadisi bu mekanizma üstünden kurulu.
5.terminal istanbul açılacak. dünyanın en büyük girişimcilik merkezi olacakmış. binada ofis, yatırımcı, mentor hepsi bir arada.
6.imalat yapıp yurt dışına satan fabrikalar %25 yerine %9 vergi ödeyecek. 16 puan indirim. ciddi.
10 yıldır konuşulan şeyler aynı anda geldi. en azından kağıt üstünde öyle. uygulamayı göreceğiz.
2 ay aşırı oksidatif stres yaşayan bir kişide,
◾ Her gün 20 dakika yeşil çaylı pamuk ped uygulanıyor, ardından 670 nm kırmızı LED ışık (4 J/cm² doz) kullanılıyor.
Bu sayede, 10 ayda sadece kırmızı ışıkla elde edilen kırışıklık azalması, cilt yenilenmesi ve genç görünüm 1 ayda sağlanıyor.
https://t.co/a4mB9e9Rqz
Kassel Üniversitesi'ndeki Alman araştırmacılar tarafından yürütülen bilimsel olarak kontrollü bir çalışma, ortalama bir insanın göğüs bölgesinin saniyede yalnızca 20 foton ışık yaydığını, ancak kalp merkezine odaklanarak meditasyon yapan ve başkalarına sevgi ve ışık gönderen
Bunun altında koskoca bir nörobilimsel süreç yatıyor.
Beyin her an değişen bir ağ yapısına sahip. Tüm anılar, duygular ile işleniyor. Öğrendikleriniz nörogenez denilen bir mekanizma ile sinir hücreleri arasında yeni ağlar oluşturuyor.
Bunu Instagramda reelslerimde ��ok anlattım. Beyin bir GPS organı gibidir. Siz konumlarsınız, hedeflersiniz o otopilotta sizi hedefe götürür.
Bu nedemek?
Şu demek; siz negatif düşünceler ve pesimist duygular içerisinde beyninize negatifliği seçmesi ve takip etmesi için komut verirsiniz o da bunu yapar. Negatife yoğunlaşır ve negatifi arar, sizi başarısız kılmak, negatif duygularınızı ve düşüncelerinizi gerçekleştirmek için otopilotta çalışır.
Tersi pozitif düşünmektir. Bu kez umutlarınızı, pozitif isteklerinizi gerçekleştirmek için çalışır.
Beyin basit düşünür. Ne istersen onu hedefler asıl olan seni hayatta tutmaktır. Mutluluğun ile ilgilenmez.
Negatif insanlarda da durum benzerdir. Negatif insanlar yerine pozitif üretken insanlar beyninizi pozitife hedefler. Negatif insanlar ise sizi aşağı çeker, fark etmezsiniz ama beyniniz aynalar, örnek alır, takip eder...
Kısacası pozitif insanları hayatınıza alın ve pozitif kalın...
beyni şikayet döngüsüne sokmak yazılımsal bir bug değil donanımsal bir yeniden kablolama ve kimse bunun ne kadar derin olduğunu konuşmuyor
nöroplastisite diye bir şey var biliyorsunuz beyin sürekli tekrarlanan düşünce kalıplarına göre fiziksel olarak kendini yeniden şekillendiriyor yani sen her şikayet ettiğinde prefrontal korteks ile amigdala arasındaki sinaptik bağlantıları güçlendiriyorsun bu da ne demek beynin artık varsayılan modda tehdit arama motoruna dönüşüyor google gibi ama sadece kötü haberleri indexleyen bir google düşün
asıl çılgın kısım şu bu olay bulaşıcı nöron ayna sistemi yüzünden yanındaki sürekli şikayet eden insanın beyin kalıplarını birebir kopyalıyorsun farkında bile olmadan yani o ofiste sürekli her şeyden yakınan adam aslında biyolojik bir virüs gibi çalışıyor etrafındaki herkesin kortizol seviyesini yükseltiyor ve hipokampüsü küçültüyor hipokampüs ne hafıza ve öğrenme merkezi şikayet eden adam etrafındakileri literally daha aptal yapıyor bu cümleyi iki kere okuyun
ama işin tersi de çalışıyor ve burası herkesin kaçırdığı nokta aynı nöroplastisite mekanizmasını tersine çevirebilirsin şikayet yerine çözüm odaklı düşünce kalıpları tekrarlandığında beyin bu sefer prefrontal korteksi güçlendiriyor ve amigdalayı susturuyor yani mesele pozitif olmak falan değil bu motivasyonel saçmalık değil bu dümdüz nörobiyolojik bir egzersiz programı beynini şınav çeker gibi eğitiyorsun sadece ağırlık demir değil düşünce kalıbı
simülasyonun en büyük açığı burada gizli bence beyin kendini hackleyebilen tek organ
🚨 Do you understand what happened in the last 24 hours?
> Zuckerberg killed the Metaverse after burning $80 billion on cartoon avatars nobody used
> Sam Altman took $13 billion from Microsoft then sold OpenAI's cloud to Amazon for $50 billion.. Microsoft just found out they funded their own competition
> Anthropic made an AI that takes orders from your phone and does your work while you sleep..
> X dropped a dislike button AND a mute-entire-countries button in the same week..
> YouTube asking you to flag AI slop is just Google getting 2 billion people to train their next model for free
> 93% of US jobs can now be partly done by AI.. Same week companies started giving the weakest raises since 2008
> Apple started rejecting vibe-coded apps from the App Store
> xAI is paying Wall Street bankers $100/hour to teach Grok how to replace Wall Street bankers.. They're taking the money..
> A mystery AI model appeared on benchmarks beating everything.. Developers think DeepSeek is quietly testing their next weapon
> Bloomberg asked "Is the AI bubble about to burst" the same day Nvidia said the chip market will hit $1 trillion.. One of them is dead wrong..
> The UK government backed down on AI copyright after artists revolted.. First government to flinch
> The Fed said rate hikes are back on the table and blamed AI data centers for making inflation worse
And it's only Wednesday. See you tomorrow. It'll be worse.
If you're not following me you're finding out about this stuff 48 hours late from someone who read my post
500K takipçili bir influencer'a 40.000 TL ödedik. Gönderi 120.000 kişiye ulaştı, 3.400 beğeni aldı, 87 yorum geldi. Sipariş sayısı: 4. Dört. Elli bin liraya dört sipariş.
Sonra deneme amaçlı 8.000 takipçili niş bir içerik üreticisiyle çalıştık. Ürün karşılığı, ek ödeme yok. Gönderi 2.100 kişiye ulaştı, 190 beğeni geldi ama 47 sipariş aldık. Aynı ürün, aynı fiyat, aynı dönem.
Bu bir istisna değil. Influencer pazarlamasının en büyük yanılgısı takipçi sayısının satışa dönüştüğünü varsaymak. Dönüşmüyor. Veriler bunu çok net gösteriyor.
StackInfluence'ın 2025 araştırmasına göre nano influencer'ların (10K altı takipçi) etkileşimlerinin %7'si satışa dönüşüyor. Makro influencer'larda (500K+) bu oran %3. Yani küçük hesaptan gelen bir etkileşimin satışa dönme olasılığı, büyük hesabın iki katından fazla. Neden? Çünkü 8.000 kişilik bir toplulukta herkes birbirini tanıyor. O influencer bir ürün önerdiğinde arkadaş tavsiyesi gibi geliyor. 500K'lık hesapta ise takipçilerin büyük kısmı o kişiyi tanımıyor bile sadece içerik tüketiyor, reklam olduğunu biliyor ve geçiyor.
Instagram verilerine bak: nano influencer'ların ortalama etkileşim oranı %4-6, mikro influencer'ların %2-4, makro influencer'ların %0.6-1.2. Takipçi sayısı arttıkça etkileşim oranı düşüyor bu her platformda, her sektörde tutarlı bir patern. Social Cat'in 17.715 gönderi üzerinden yaptığı araştırma bunu teyit ediyor: mikro influencer'lar, orta segment influencer'lardan %46 daha yüksek etkileşim oranı üretiyor.
Ve en çarpıcı veri: mikro influencer'lar toplam influencer harcamalarının sadece %15'ini alıyor ama influencer kaynaklı satışların %60'ını üretiyor. Yani paranın %85'i büyük isimlere gidiyor, satışın %60'ı küçük isimlerden geliyor. Bu kadar açık bir verimsizlik başka hiçbir pazarlama kanalında kabul edilmez.
Alman aksesuar markası Handyhuellen tam da bunu yaşadı. Makro influencer'larla çalışırken yüksek gösterim maliyeti ve d��şük dönüşüm alıyorlardı. Orta segment içerik üreticilerine performans bazlı anlaşmayla geçtiklerinde müşteri edinme maliyeti %40 düştü satış hacmi aynı kaldı. Amerikan temizlik markası Blueland, 211 mikro influencer ile kampanya yürüttü ve Amazon'daki aylık satışlarını 4,7 kata çıkardı.
Peki neden hâlâ büyük isimlere para akıyor?
Birincisi, ego. "500K takipçili biriyle çalıştık" demek toplantıda iyi duyuluyor. "8K takipçili 15 kişiyle çalıştık" demek heyecan vermiyor. İkincisi, ölçüm eksikliği. Çoğu marka influencer kampanyasının gerçek ROI'sini hesaplamıyor. Beğeni ve erişim rakamlarına bakıp "iyi gitti" diyor. Üçüncüsü, sektördeki şeffaflık sorunu. Influencer Marketing Hub'ın 2026 benchmark raporuna göre, ROI ölçümü ve attribution karmaşıklığı markaların bildirdiği zorlukların %15,84'ünü oluşturuyor. Yani para harcıyorsun ama ne kadar geri döndüğünü ölçemiyorsun bile.
Bir de niş uyumu meselesi var. Social Cat araştırmasına göre, influencer'ın niş alanıyla ürün kategorisi eşleştiğinde etkileşim %13,6 artıyor, izlenme %81,4 artıyor. Ama markaların sadece %37'si niş uyumunu gözetiyor. Geri kalan %63 sadece takipçi sayısına bakıyor. Bu, Google Ads'te anahtar kelime araştırması yapmadan reklam vermek gibi bir şey.
Benim uyguladığım model şu: büyük bütçeyi 1 makro influencer'a vermek yerine, o bütçeyle 15-20 niş mikro influencer'la çalışıyorum. Her biriyle performans bazlı anlaşma yapıyorum sabit ücret yerine satış komisyonu veya ürün karşılığı. Social Cat verilerine göre ürün karşılığı yapılan işbirlikleri ücretli olanlara göre %12,9 daha yüksek etkileşim üretiyor çünkü içerik daha samimi çıkıyor.
Ve her kampanyada UTM link ve kupon kodu kullanıyorum. Hangi influencer'dan kaç tıklama, kaç sepet, kaç satış geldiğini ölçmeden influencer bütçesi ayırmak, paranı karanlığa atmak demek.
Influencer pazarlaması ölmedi ama takipçi sayısına göre para dağıtma dönemi bitmeli. Sen influencer seçerken neye bakıyorsun takipçi sayısına mı, gerçek dönüşüme mi?
dan koe "human 3.0" modelini yayınladı ve bu şimdiye kadar gördüğüm en kapsamlı kişisel gelişim haritası.
adam 15 yıldır psikoloji, felsefe, teknoloji, para, anlam üzerine araştırma yapmış. son 6 yıldır yazıyor ve örtüşen patternleri bir felsefe haline getirmiş.
hedefi: öğrendiği her şeyi tek bir kapsamlı haritada sentezlemek.
thread 👇
1/12
Faydalı bilgiye erişimin belki de tepe noktasındayız. Hepsine kendimizin erişmesi kolay değil bu yüzden aynı vizyon ve misyonda olduğumuz insanlarla topluluk halinde olmak ve birbirimizi faydayla beslemek kıymetli
1 ay boyunca giysiye günde 2 kez gül yağı damlatmak beyin hacmini artırıyor.
Çalışmada 41-69 yaş arası 28 kadın, günde 2 kez giysisine %0,5’lik gül yağından 1-3 damla damlatmış. 1 ayın sonunda beyin bölgeleri manyetik rezonans görüntüleme ile incelenmiş.
1 ayın sonunda toplam beyinde ve gri cevher hacminde artış olmuş. Gri cevher hacminin artışı yeni hücre oluşumuna işaret ediyor. Alzheimer ve bunamada bu hacim küçülür. Gül yağı ile aromaterapi alzheimer ve bunamadan korunmaya yardım edebilir.
PMID: 38331299