@iyibisoz@Mustafacevik10 Ebrar gibi milli takıma defalarca maç kazandırmış,takımı sırtlamış, milli gururumuz gitsin, ve hatta hepsi gitsin, takımda sadece devşirmeler kalsın , adına da "Türk Milli Takımı " diyelim , öyle mi ?
@yusufvlo @izmirhavadurmu@izsugm@izmirbld izsu sitesinde varsa, vatandaşa da duyursaydı bi zahmet. Siz her dakika İzsu'yu mu takip ediyorsunuz ne zaman kesilecek diye?
Ve kendi seçtiğimiz başkanın yönettiği belediyeyi eleştiremeyecek miyiz,herkes admine saldırıyor?
En demokratik şehirde bile durum buysa, vay halimize
Deprem döneminde UNICEF'in Şanlıurfa'ya gönderdiği battaniyeler şimdi seçim kampanyasında dağıtılıyormuş.
2. fotoğraf: Depremin en acılı zamanlarında halk çadır diye inlerken o çadırlar spor salonunun önünde bekletiliyordu. (Samandağ)
İnsanlar tir tir titrerken...
Yazıklar olsun..
#DepremiUnutmaUnutturma
✍️CELAL ŞENGÖR HOCA'DAN DEĞERLENDİRME
Türkiye halkı kravat takar, lüks otomobillerde dolaşır, bikinili hatunları sosyetik plajları doldurur, plansız şehirlere şekilsiz gökdelenler inşaa ederek yaşanmaz hale getirir, ama tüm bu halk zenginiyle fakiriyle, şehirlisiyle köylüsüyle zır cahildir.
Kendi tarihinden habersizdir. Aslında ne dilini, ne dinini bilir, ne geleneklerini tanır, ne de toplumsal değerlerinin evriminden haberdardır.
Muhteşem Yüzyıl diye televizyonlarda alkışladığı dönemde, devletinde Amerika'dan gelen gümüşün ilk enflâsyonu başlattığını bilmez (çünkü Avrupalı dünyayı keşfederken, muhteşem(!) padişahları hareminde gönül eğlendirmekte, dünyayı öğrenelim diyen Pirî Reis'in kafasını vurdurmaktadır...
O, muhteşem(!) yüzyılda Anadolu'da medrese o kadar ayağa düşmüştür ki, öğrenci haydutluğa başlamıştır (buna softa şekâveti denir). Avrupa'da ilk yenilgimizi Muhteşem(!) Süleyman devrinde aldığımız gibi (1.Viyana bozgunu 1529), Hint Okyanusuna her çıkışımızda mini mini Portekiz'den sopayı yiyip Kızıldeniz'e veya Basra Körfezi'ne tıkılışımız da bu büyük(!) padişah efendimizin devrindedir..
Yine onun zamanında dünya keşfedilirken, Hint Okyanusu'na kadırga denen sandallarla açılan ve 1554'te Hindistan'da karaya oturan büyük(!) bir amiralimiz, yürüyerek üç senede Hindistan'dan Edirne'ye gelmiş ve meşhur bir kitap (Mirât-ül Memâlik) yazmıştı. El alemin dünyayı öğrendiği bu dönemde Seydî Ali Reis gazel söyleyip, eğlence partilerini anlatmaktan başka tek bir detaylı coğrafya bilgisi toplamayı gerekli bulmamıştı...
Büyük(!) Sultanımız Süleyman'ın Fransa kralı 1.François'i hapisten bir mektupla kurtardığını okurduk mektepte. O François'nın kurduğu Collège de France bugün dünyanın en önemli araştırma kurumlarından biridir. Bizimkinin hangi kurumu ayakta kaldı?
Hangi kurumunun insanlığa beş paralık bir faydası oldu?
Tek becerdiği kalıcı şey, aklı başında öz oğlu Şehzade Mustafa'yı Hürrem uğruna katlettirip, devleti bir ayyaşa teslim ederek halkının geleceğini karartmak oldu..
Artık yeter!.
Bu ve benzeri rezillikleri yalanlarla bezeyip yücelten, buna karşılık bize bütün dünyada saygınlık kazandıran, aklımızı kullanıp onurlu insanlar olmamızı sağlayan Atatürk'ü aşağılayan âlim pozlu, ukala tavırlı zır cahilleri her gün halkın karşısına diken televizyon kanallarından ve gazetelerden gına geldi. Yükselen ahlaksızlık grafiğimiz kimin eseridir sanıyorsunuz? Cehalet tüm fenalıkların anasıdır. Biz de o anayı besleyip büyütüyor, onun tosuncuklarına oylar veriyoruz...
Artık yeter! Memleketimde her elimi attığım yerde cehalet çirkefine bulaşmaktan bıktım...
Prof. Dr. Celal Şengör
2023, Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzüncü kuruluş yılı olduğu kadar, cumhuriyetin kurulmasını sağlayan Lozan Antlaşması’nın da yüzüncü yılıdır. Haklı olarak “Türkiye’nin tapusu” diye de onurlandırılan bu önemli belge, Atatürk önderliğindeki Kurtuluş Savaşı’nda Anadolu halkının işgalcilere karşı verdiği büyük mücadelenin siyasi sonucudur. Savaş meydanlarında elde edilen zaferin masada korunduğunun kanıtıdır.
Birinci Dünya Savaşı’ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti’ne imzalatılan Mondros Mütarekesi ile Sevr Antlaşması, dünyanın en güçlü devletlerinin Anadolu’yu işgal ve ilhak emellerinin siyasi belgeleriydi.
Lozan Antlaşması ise Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde yıllarca süren Milli Mücadele’nin sonucunda işgalden kurtulan Türkiye’nin, bağımsız ve egemen bir özne olarak bütün hak ve sorumluluklarıyla saygın devletlerin arasında yerini alacağının Düvel-i Muazzama’ya kabul ettirildiğinin belgesidir. Savaş meydanlarında yıllarca süren mücadelenin ardından, masada aylarca süren müzakerelerde elde edilen bu diplomatik zafer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun tescilidir.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin, bilinen yaygın adıyla Mülkiye’nin efsane hocalarından, Devletler Hukuku Profesörü Seha L. Meray’ın yıllarca süren bir çabayla tutanaklarını da çevirdiği Lozan Antlaşması’nın Fransızca özgün metninin tıpkıbasımı ilk kez okuyucuyla buluşuyor.
‘’Lozan Barış Konferansı – Tutanaklar, Belgeler’’ 4 cilt halinde Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları’nda!
https://t.co/VxWSRm5EFx
#LozanBarışAntlaşması #SehaLMeray #İşKültür #TürkiyeİşBankasıKültürYayınları
yine @ucurbenipegasus rezilliği ...
50 dakikalık İzmir Sabiha Gökçen uçuşuna 1 saat 25 dakika rötar...
Bu nedir yaa
Sabiha Gökçen'i ele geçirmişsiniz , size mecbur kalan insanları böyle sömürüyorsunuz, yazıklar olsun size
#pegasushavayolları#PC285#alisabancı