"Yeterince okur, üretir ve kendinizi geliştirirseniz depresyona girmezsiniz/depresyondan çıkarsınız” fikri bilimsel ya da makul bir açıklamadan ziyade bir tümgüçlü kontrol fantezisine benziyor:
"Kendimi yeterince iyi inşa edersem, donatırsam başıma ruhsal anlamda kötü bir şey gelemez"
Bir de şu ekleniyor tabii örtük şekilde: "Demek depresyondakiler yeterince donanımlı, okuyan, yazan, çalışkan insanlar değiller"
Böylece kişi hem kendi çaresizliğiyle yüzleşmekten kurtuluyor hem de depresyondaki kişiyi sorumlu ilan ederek, ötekini yetersiz görerek bir güç devşiriyor kendine. Ruhsal kırılganlığı inkâr etmek için kurulan düzeneklere güzel örnek olmuş.
İoanna Kuçuradi’nin adını ilk duyduğumda, 25 yıl önceydi.
2015’te biyografisini yazmak istedim.
Kabul etmedi.
Daha zamanı vardı.
Geçen yıl “Tamam yapalım” dedi ve başladık.
Biyografiyi 90 yaşına kadar “tamamlamayı” istedim.
Planı gösterince
“90’a kadar yaşayacağımı nereden biliyorsun?” dedi.
İki gün vardı 90. yaşına.
Giremedi.
Günlerce, saatlerce, defalarca…
Akla gelen her şeyi konuştuk.
Çok özel sorularda
Beni “fazla meraklı” buldu ama kırmadı.
Yazmamak kaydıyla, cevapladı.
Kitap taslağı tamamdı.
Dört profesör dostu/öğrencisi “Okusun” istedi
Okuyorlardı.
O da Zoe Karelli’nin “Kassandra” şiirinin çevirisini bitirmeye çalışıyordu kitap için.
Yıllarca bu şiiri çevirme konusunda kendini borçlu gördüğünü söylemişti.
Veda etmeden bu borcu ödemek,
sözünü tutmak istiyordu.
Bir gün önce hastane odasında, yanındaydım.
Aklında yine Kassandra vardı.
Kulağıma “Şiiri getir, bir de kalem” diye fısıldayınca…
“Artık Kassandra’yı çevirmeyi düşünmeyin” dedim.
“Benim borcum, ölmezsem, ben çevireceğim” dedi.
Bir süre sessiz kaldık.
Sonra şeftali istedi ve afiyetle yedi.
O hali, yanından ayrılırken,
bana huzur verdi.
İyi olacağına inandım.
Meğer o an son sahnemizmiş.
Şimdi çok eksiğiz:
“İnsan” için çok çabalayan “iyi insanı” kaybettik.
Artık onu izleri yaşatacak.
Her birini kendi çocuğu gibi sevdiği, onu hiç yalnız bırakmayan öğrencileri / dostları…
Ondan kalan izlerin, dünyamıza ışık tutması dileğiyle… #ioannakucuradi #sevgiyle #saygıyla
SAHİL HAKKINIZ GASP EDİLİYOR.
TÜRKİYE’DEKİ SAHİL KUMLARI ÇALINIYOR.
ÖZEL İŞLETMELER SAHİLLERE ÇÖKÜYOR.
HİÇBİR YETKİLİ İSE BUNA DUR DEMİYOR.
SAHİL HAKKINIZIN GASP EDİLMESİNE SESSİZ KALMAYIN. BİR 10 SENE SONRA BU SENE GİRDİĞİNİZ SAHİLLERİ SE BULAMAYACAKSINIZ.
Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir projeyi bugün duyurmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bilge ve Yonga: 7-12 yaş çocuklar için 32 kitaplık bir bilgisayar mimarisi serisi. Tamamı ücretsiz, bugün yayında.
Yıllardır üniversitede bilgisayar mimarisi anlatıyorum. Öğrencilerin çoğu bir işlemcinin içinde ne olup bittiğini ilk kez ikinci ya da üçüncü sınıfta duyuyor. Oysa bu konuların özü, doğru anlatıldığında bir çocuğun rahatlıkla kavrayacağı şeyler: bir anahtar açılır ve kapanır, her şey sıfır ve birle yazılır, işlemci bir buyruğu alır, anlar ve yapar.
Seride meraklı bir çocuk olan Bilge ile küçük robot arkadaşı Yonga var. Bilge sorar, Yonga anlatır. Kumdan yonga nasıl çıkar, bilgisayar neden ısınır, önbellek ne işe yarar, bir program nasıl makine diline dönüşür. Her kitabın sonunda kısa bir "Bugün Ne Öğrendik?" özeti var.
426 sayfa, her sayfanın kendi çizimi var. Kapaklarla birlikte 458 özgün görsel. Tarayıcıda okunuyor, isteyen PDF ya da EPUB indiriyor.
Bir şeyi de açıkça söyleyeyim. Bu seriyi birkaç yayınevine anlattım, destek çıkan olmadı, çoğundan yanıt bile gelmedi. Açık erişimi ilke olarak zaten tercih ediyorum, kitaplar bu yüzden ücretsiz. Ama çocukların kitabı eline alıp sayfasını çevirme deneyimini yaşayamıyor olması benim için bir eksiklik.
Ülkemizde yayıncılığın mürekkep ve kağıt masrafını hesaplamanın ötesine geçmesi gerekiyor. Bir eserin değeri satacağı kopya sayısıyla ölçülmüyor.
Basmak isteyen bir yayınevi çıkarsa kapım açık. Tek koşulum, kitapların dijitalde ücretsiz kalması.
https://t.co/o5sHPrIwzT
çocuk %100 haklı amk. allah rahmet eylesin çok sevdiğim bir abim vardı, evlenirken eşinin evi vardı, bir gün eşiyle tartışıyor ve eşi de kapı orada çık git o zaman evimden diyor… Bu durum ona o kadar koymuştu ki… Belki de bunun stresinden yaşamına feda etti. Neyse…
@hilalablanizzz Öğretmenim ve doktor hanım haklı, altında abuk subuk yorum yapanlar bir o kadar haksız, birileri mağdur olmasın diye sürekli bu ülkede başka mağduriyetler yaratılıyor. Misal özel sektörde çalışanlar ne yapacak yarın kimse düşünmüyor üstelik öğretmenlerde saçma yorumlar yapmış
@AbdullahDamar27 Değişiklik yapılan her okula müfettiş geliyor yapılan görüşmeler, değiştirme sürecine dair tutanaklar komisyon kararları inceleniyor. Rehberlik öğretmenlerini idare yönlendiriyor ifadesi bizi suçlayan bir ifade zan altında kalmış oluyoruz.
@stellamarismoj Anne babamızı seçemediğimiz gibi hastalıklarımızı da seçemiyoruz. Lütfen üzülme çok geçmiş olsun. Zorbalık yapan ve dalga gelenlerinde Allah belasını versin. Üstelik çoğu şeyi de aşmışsın ve çok güçlüsün 💕
@AbdullahDamar27 İki yıldır uygulanıyor bu sistem üstelik biz rehberlik öğretmenleri onay versek dahi çocuk yine kurayla başka bir sınıfa yönlendiriliyor. Kısaca saçma bir yazı olmuş rehberlik öğretmenlerini hedef gösteren bir yazı olmuş neymiş idare yönlendiriyormuş çünkü bizim beynimiz yok!!!
1 Haziran yarın. Hem yılın yarısı sayılır, hem ayın ilk günü, hem haftanın. Yazın da başlangıcı sayılır. Obsesiflerin her şeye baştan başlaması için ideal
York Düşesi Sarah Ferguson'un 2008'de Ankara ve İstanbul'daki çocuk esirgeme kurumlarına KILIK DEĞİŞTİREREK girip, gizli çekim yaptığı görüntülere ulaştım.
Sarah bu çekimden 5-6 ay sonra E*PS**IN ile Florida'da ÇOCUK VAKIFLARI kurmak için görüşmeye gitmiş.
Türkiye ise Sarah için soruşturma başlatmış ancak Türkiye'ye tekrar dönmemiş.
Twitter bu olayla ilgili ciddi bir sansür uyguluyor malum şahsın adını yazınca görüntülenmesi engelleniyor.
Bu paylaşımları görüyorsanız gündem olması için paylaşabilirsiniz.
Yaptığım çalışmanın tamamı: https://t.co/fi66I3ahQ7