@avseyitisadinc Yasal faiz hak edildiği günden itibaren ödenmeye başlansa dahi enflasyon farkını kapatmıyor. Yani buda pek bir şeye yarıyor denmez ama hiç yoktan iyidir. @MahmutLevent44
@mus_bld@sirrisoylemez@tubasayilgan Yıkadığınız yer yine asfalt yol üstü. Şöyle bir mazgal olan yere çekip yıkasalar daha sağlıklı olmaz mı? Aksi halde yıkanan komteynırdan süzülen pislikler güneş altında yol üstünde kuruyup yine koku yapıyor. Ayrıca asfalt da uzun süre kötü çirkin görünüyor.
Ülker 'e ait SEÇ Marketlerde
Yerli bir marka ve sanki bizdenmiş gibi
"Bizim Usta" ismi ile çıkan ve piyasaya yayılmayı hedefleyen bu yeni marka Algida 'ya ait olup BOYKOT 'lardan
kaçabilme girişimidir. Bilmeyenlerin öğrenmesi için paylaşalım. 🇵🇸
@mus_bld@sirrisoylemez@tubasayilgan O yollar yapılırken yeterli alt yapı çalışması yapılmıyor, şu giderleri için mazgal göremiyorum. Bu haliyle bırakılınca hafif bir yağmurda bile etrafı sel basıyor.... Lütfen işi hakkıyla yapmaya çalışın
@mus_bld@sirrisoylemez@tubasayilgan Memlekete en büyük hizmet deprem yönetmenliğine uygun daha yeşil daha planlı bir şehir oluşturmakla olur. Yeni kurulan mahalleler dahi plansız ve düzensiz bir yapılaşma gösteriyor. Tüm sorumlulara sesleniyorum; yapmayın, etmeyin memlekete bu kötülüğü yapmayın
ÖNEMLİ!!
“Sana Din’den Sorarlar”ın 2. cildinde (s.324) adak kurbanının etinden kimlerin yiyebileceğini söylerken, “adak adayanın kendisi yiyemez; komşusu, arkadaşı, akrabası zengin de olsa yiyebilir” demişim.
Doğrusu, Hanefî ve Şâfiî mezheplerine göre kişinin eşinin ve usûl-fürûunun adak kurbanının etinden yiyemeyeceğidir. Yerlerse bedelini tasadduk etmeleri gerekir. Mâlikî ve Hanbelî mezheplerine göre ise adak kurbanının etinden yemek hem adak sahibine hem de usûl-furûuna caizdir.
Bu hata nasıl meydana geldi, bilmiyorum. Bu paylaşımı okuyan kardeşlerimin Allah rızası için. mümkün olduğunca yaymaları hususi istirhamımdır.
İsrail parlamentosu 12 bin Filistin'li mahkumu idam etmeyi öngören yasayı onayladı.
Mahkumlar arasında 4 bin çocuk var!
12 bin masum insan, dünyanın gözü önünde idam sehpasına gönderilecek!
Ses ver Türkiye!
İdamları Durdurun!
#stoptheexecutions#stopisrael#openaqsa
Hussam Abu Safieh, "İsrail'in rehineler için uyguladığı ölüm cezası" kapsamında öldürülecek Filistinli doktorlardan biri (diğer 95 doktorla birlikte).
Onun öldürülmesine izin vermeyin.
Bunu paylaşın.
@mus_bld@sirrisoylemez Bu istatistikler sanırım herkese doğruyı söyleyecektir. Bir sorun yok ise kendinizi temize çıkarmış olursunuz. Yok eğer hasta sayısında anlamlı bir artış var ise bu defa siz kendi denetleme ve kontrol mekanizmanızdaki bir sorunu ortaya çıkarmış olursunuz ki bu da bir başka fayda
@mus_bld@sirrisoylemez Kimsenin oyununa gelmek istemeyen tarafsız ve bu konuda duyarlı bir vatandaş olarak şmyle söyleyeyim. Beyanınız esastır. Tmm inanadık. O zaman söyleyin bakalım ilk günlerde yapmış olduğunuz hiç bir sorun yoktur açıklamasına rağmen cümle muş halkının hissettiği sudaki bu koku nydi
@mus_bld@sirrisoylemez Öte yandan size bu konuda yardımcı da olmak isterim. Eğer gerçekten bir sorun yoksa bunu halka inandırmak adına önümüzdeki iki haftalık süreçte muş devlet hastanesine belli başlı semptomlar ile bşvuran hasta sayısı ve geçmiş dönem istatistiklerini ilgili kurumdan alıp yayınlayın
@tahirim2014 Nasıl böyle bir miktarı alabilir. Lütfen bu konuyu detaylandırın. Geriye dönük maaşlar guncel maaş miktarı ile ödenmiyor. Gecmişte o ayki maaşı ne ise kesinti yapılarak ödendiği için verilen para bu enflasyon altında pul kıymetinde kalıyor. Bu konuyu detaylı sorarmısınız lütfn
@mus_bld@sirrisoylemez@tubasayilgan Numune olarak incelemeye aldığınız su örneklerinde halkın şikayet ettiği lağım kokusu var mı? Eğer yoksa, bu kokunun olduğu yerlerden numune alıp inceletin.
Kariyer mesleklerine ilave zamlar yapılırken verilen onca söze rağmen akademisyenler yine görmezden gelinmiştir. Akademisyenliği kariyer meslekleri içerisinde görmemek tam bir akıl tutulmasıdır. Sizlere bilim ve bilimsel çalışmanın ülkelerin kalkınma ve gelişmesindeki rolünü tekrar tekrar anlatacak değiliz. Akademisyenleri yoksulluk sınırında yaşatmanın utancı ilgili herkese yeter. #akademikzam
Akademi camiası neden sessiz?
Sizler fikrinizi özgürce beyan etmekle yükümlü kişilersiniz. Bu ülkenin bilim adına kaybedecek bir zamanı daha yok. Beyin göçünü durdurmanız gerekiyor. Bu ülkede kalmanız gerekiyor.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda üniversitelerimizin bel kemiğini oluşturan akademisyenlerin uzun süredir biriken ücret adaletsizliği, gelişme ödeneğinin eksikliği, araştırma fonlarının erimesi ve reel gelir kaybı karşısında ne yapıldı?
Tek bir somut önerge, tek bir iyileştirme maddesi dahi gündeme gelmedi mi? Bilim üreten, nesiller yetiştiren, ülkeye nitelikli insan kaynağı sunan akademi camiasının bu denli sessiz ve görünmez bırakılması yalnızca bir maaş meselesi değil; aynı zamanda önceliklerimizin ve değerlerimizin açık bir göstergesidir.
Oysa aynı komisyonda, genel müdürlerden daire başkanlarına, kurum başkanlarından kariyer meslek uzman ve müfettişlerine kadar geniş bir üst kademe bürokrat grubunun maaşlarına 2026’dan itibaren yaklaşık 30 bin TL civarında ek artış getiren önerge oybirliğiyle kabul edildiğini okudum.
Bu kadroların emek ve sorumluluk karşılığı refah artışı elbette tartışılabilir; itirazım yok.
Keşke bir önerge de “bilim insanlarının” itibar ve geçim kaygısından kurtulması için gelseydi.
#Akademi #Bilim
Türkiye'de akademisyen olmak artık bir tutku mesleği değil, hayatta kalma mücadelesi.
1/ Maaşlar: Araştırma görevlsii maaşı (2025 itibarıyla) yaklaşık 70 bin TL civarında. İstanbul’da ve Anadolu'da kiraların ne seviyede olduğu ortada... Aile geçindiren, çocuk okutan bir akademisyen ayın 15’inden sonra "bu ay nasıl dönecek" hesabı yapıyor.
2/ Bilimsel toplantılar: Eskiden kongre, sempozyum yol+konaklama üniversitelerce karşılanırdı. Artık çoğu kurum "bütçe yok" diyor. Sonuç? Akademisyen cebinden ödüyor ya da gitmiyor. Gidemeyince network yok, işbirliği yok, atıf yok, yükselme yok.
3/ Yayın masrafları: İyi dergiler artık açık erişim istiyor, APC (makale yayın ücreti) 1000-5000 dolar arasında. TÜBİTAK’ın proje desteği zaten yıllardır aynı, kur farkı yuttu. "Değerli yayın" yapmak isteyen ya kendi cebinden ödüyor ya da Q1 yerine ulusal dergiye yöneliyor → kariyer intiharı.
4/ En kötüsü: Zihin sağlığı. Ay sonunu düşünen, çocuğunun okul taksidini ödeyemeyen, "acaba özel sektöre mi geçsem" diye uykuları kaçan insanlardan "özgür düşünce, eleştirel bilim" bekliyorsunuz.
5/ Bu şartlarda hâlâ gece gündüz ders hazırlayan, öğrenci yetiştiren, yayın kovalayan on binlerce akademisyen var. Ama ne kadar daha dayanır?
Beyin göçü rakamları ortada: 2024’te sadece YÖK istatistiklerine göre 1500’den fazla doktoralı akademisyen istifa etti veya yurt dışına gitti.
Biz "dünya ile yarışacağız" diyoruz ama yarış atlarını aç bırakıyoruz.
Akademiye gerçek bir maaş artışı, bilimsel faaliyet desteği ve itibarın iadesi lazım. Yoksa birkaç yıla "üniversite" diye boş binalar kalır.
#Akademi #Bilim #Üniversite
Arkadaşlar kamuoyu baskısı sonucunda 11.yargı paketi geri çekildi.Bazı tartışmalı maddeler çıkartıldı ve yeni maddelerin ekleneceği söyleniyor.Buradan hareketle bizim KHK meselesini hiç gündemden düşürmememiz gerekiyor.Çünkü görünen o ki yasalarda bir çok değişiklikler yapılacak.
#KHKZulmüneSon
#KHKlarİptalEdilsin
Kim utanmalı?
👉Bu kaldırıma betonu boca eden işçi mi?
👉İşçinin yaptığına kızıp düzeltmeyen kalfa mı?
👉kalfanın işini düzgün yapmadığını gördüğü halde sesini çıkartmayan müteahhit mi?
👉Bu kaldırımdaki kazı ve diğer işleri alan asıl firma mı?
👉Bu işi denetleyen resmi görevli mi?
👉Resmi görevlinin amiri mi?
👉Siyasi ya da idari yetkili mi?
👉Her gün bu işlek caddeden geçen ve rezil görüntüye ses çıkarmayanlar mı?
Kim utanmalı sizce bu işten ve kime hesap sorulmalı?
Not:
Burası İstanbul’un Ataşehir ilçesi Halk caddesi.
Bu kazıyı hangi bakanlığın, belediyenin ya da kurumun yaptığını bilmiyorum ama her gün yürüdüğüm bu yolda böyle bir iş utanç verici, buranın sakinlerine hakaret geldi bana.
Geçici bir işlem sandım 10 gün bekledim hala aynı.