Türk sanılan bazı markaları sizler için sıraladık:
Beymen Katar
Yargıcı Kuveyt
Cevahir Avm Kuveyt
İçim Süt Fransa
Dost Süt Fransa
Kola Turka Japon
Çamlıca Japon
Saka Su Japon
Hayat Su Fransa
Sırma Fransa
Erikli Fransa
Doğadan Amerika
Of Çay Amerika
Yeni Rakı İngiliz
Kemal Kükrer Japon
Kent Gıda Amerika
Filiz Makarna İtalya
Komili Amerika
Banvit Katar
Hacı Şakir Amerika
Hobi Şampuan Hindistan
Can Bebe Belçika
Demirdöküm Almanya
Baymak Hollanda
Mutlu akü Güney Afrika
Petrol ofisi Hollanda
Gitti Gidiyor Amerika
Trendyol Çin
Trump hakkında yetkisini kötüye kullanma ve ülkeyi ekonomik ve siyasi kaosa sürükleme nedeniyle azledilmesi için önerge imzalanıyor...
Trump'ın fişini çektiler...🔌🔌
Bir kadın çıktı,TRUMP’a ağzının payını verdi!!
İtalya Başbakanı Meloni;
“Ne yapalım NATO’dan mı çıkalım,ABD üstlerini mi kapatalım,
MC DONALD’S’lara mı saldıralım??”
Şu kadın kadar delikanlı bir tane Müslüman ülke Cumhurbaşkanı çıkmadı!!
🚨SON DAKİKA | İTALYA CUMHURBAŞKANI MELONİ, İSRAİL’E POSTA KOYDU!
İtalya Cumhurbaşkanı Meloni öyle bir konuşma yaptı ki insanlar hayranlıkla dinledi:
“— İsrail'i kırmızı çizgiyi aşmakla suçluyorum!
— Gazzeli sivillerin katliamını kınıyorum!
— İtalya'nın İsrail'e karşı Avrupa yaptırımlarını destekleyeceğini ilan ediyorum!”
İşte omurga, işte duruş!
Siyasal islamcılarda olmayan duruş!
Helal olsun Meloni! 👏🏻
Murat Bardakçı:
"Hz. Osman’ın Kur'an'ı" denilen mushaf, ondan 150 yıl sonraki Emevi yazısıyla yazılmış.
"Hz. Fatıma’nın seccadesi” diye sergilenen halı, 17. yüzyıl Ege dokuması.
"Hz. Aişe'nin bohçası" denilen eserde hattat imzası var, kumaşı Bursa üretimi.
Şaşırdınız mı...?!
🚨SON DAKİKA | İTALYA BAŞBAKANI MELONİ’DEN, TRUMP’A BÜYÜK KAPAK!
Donald Trump: “— NATO, Amerika olmadan sıfırdır!”
İtalyan Başbakanı Meloni: “—Harika!.. O zaman üslerinizi mi kapatalım, ticareti mi keselim yoksa McDonald's'a mı baskın yapalım?”
Donald Trump tüm dünyaya rezil olmaya devam ediyor! Ve böyle devam ederse iyice batacak!
Helal olsun Meloni! 👏🏻
@borsacibaba Aptallara sanki kendi yapıyormuş gibi hatta bundan sonraki bea böyle olacakmış gibi hissi veriyor olur ya tepki gelirse kıvırma yolu olsun diye
Dinci tayfası iyi okusun ve de bir yorum yapsın isterim...
Evet..İNÖNÜ CAMİLERİ KAPATTI..,
Evet; İNÖNÜ CAMİLERİN ÖNÜNE JANDARMA DİKTİ..
Evet; İNÖNÜ HALKIN CAMİLERE GİRİŞİNİ YASAKLADI..
Evet; NİĞDE ve ULUKIŞLA’da oldu bunlar..
Ama neden yaptı..? Niçin oldu..? Sebep neydi..?
Bu işin arkasındaki gizem neydi..? sorusunu kimse sormadı..
Meydanı boş bulan Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları 70 yıldır bu propagandayı yaptı.. Maalesef gerçeği bilemeyen ve doğru bilgiye ulaşma imkanı olmayan halkımızın büyük bir bölümü bu yalanlara inandı..
Yalanın siyasi rant sağladığını gören iktidar mensupları dozunu her geçen gün artırarak yalanlarına devam ediyor.
Daha birkaç gün önce diyanetçi bir öğretim görevlisi Tv ekranlarından “ATATÜRK DÖNEMİNDE GENELEV YAPILAN CAMİLER VARDI..” diyebildi..
Onların, yalanlarını günde 40 kere tekrarlayabilecekleri onlarca Tv kanalı var..
Bizim sosyal medyadan başka gerçeği anlatacağımız hiçbir kanalımız yok..
Evet, İNÖNÜ bazı tarihi camileri kapatmış, başına da jandarmalar dikmişti..
Bu camilere kimseyi yaklaştırmıyordu..
Hükümet hakkında aleyhte propaganda alıp yürüyor.. Buna rağmen kimseye de bir açıklama yapılmıyordu..
Peki neydi bu olayın ardındaki sır:
***
Atatürk ölmüş… İkinci dünya savaşı başlamış, İnönü cumhurbaşkanı seçilmişti..
Hitler'in Orduları Avrupa ülkelerini birer birer ezip geçiyordu..
Alman tankları Fransızların asla geçilemez dedikleri Maginot hattını bile geçmişti..
Daha 1941 yılında 13 ülke teslim bayrağını çekmiş, Alman Orduları Türkiye sınırına dayanmıştı..
Türkiye de boş durmuyordu..
Alman tanklarına karşı Trakya’nın altına binlerce KORUGAN yapılmıştı..
Bununla yetinilmemiş, Alman Ordularının İstanbul’a girişini önlemek için Çatalca –Büyükçekmece hattına Maginot hattının bir benzeri ÇAKMAK HATTI inşaa edilmişti..
Alman tanklarına karşı önlem alınmıştı.. Peki ya Alman uçakları..?
Alman uçakları İstanbul’u bombalarsa..?
Tarihimizin maddi manevi en değerli hazineleri, kutsal emanetler ne olacaktı..?
Bir Alman taarruzuna karşı kutsal emanetlerin Alman uçaklarının menzili dışında bir yere taşınmasına karar verildi..
İnönü, herşeyin gizlilik içinde yapılmasını, Almanların kutsal mekanlara dokunmayacağının da hesaba katılmasını istedi..
Düşünüldü taşınıldı.. İstanbul saray ve müzelerindeki tüm değerli eşyaların Anadolu’nun ortasında Niğde ve Ulukışla’da dini mabetlere saklanmasına karar verildi..
Özel tren hazırlandı.
İçi çinko, özel bölmeli sandıklar yaptırıldı.
Topkapı Sarayı, Dolmabahçe Sarayı ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’ndeki kutsal emanetler, Hazreti Muhammed’in hırkası, mühürü, kılıcı, oku, yayı, Kabe’nin anahtarı, Hazreti Osman’ın kanlı Kuran-ı Kerim’i, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silah, tablo, porselen, paha biçilmez el yazması eserler, büyük bir gizlilikle ve titizlikle sandıklara yerleştirildi.
1942 yılı.. Alman Ordularının Trakya sınırımıza dayandığı o günlerde… Bir gece 391 sandık… 48 vagona yerleştirildi.. Tren.. paha biçilmez değerdeki yüküyle.. Büyük bir gizlilik içinde ve koruma altında Anadolu’nun ortalarına doğru hareket etti…
Kutsal emanetler ve paha biçilmez değerdeki mücevher ve el yazması eserler Niğde’de Ak Medrese ve Sarı han ile Ulukışla’da bir camiye yerleştirilir..
Herşey gizlilik içinde yapılmak zorundadır.. Yerel yöneticilere bile bilgi verilmez.. Camilerin etrafına özel askeri birlikler konuşlandırılır… Bu ibadet yerlerine kimse yaklaştırılmaz..
1943 yılında İnönü, Churchill ile görüşmek üzere Adana’ya giderken treni Ulukışla’da durdurur.., Kutsal emanetlerin saklandığı 3 binayı teftiş eder.. Kendisi bile içeri girmez, Birliğin komutanından bilgi alır.. Ayrılırken de “-Bize emanet, size emanet.. Gözüm arkada kalmasın..” der..
***
Dört sene geçer, savaş biter.. Dünyaya sükunet hakim olur..
Kutsal emanetler 1947 yılında tekrar getirilir.. Saray ve müzelerindeki yerlerine konur..
Yıllar geçse de ne İnönü, ne CHP bu konudan söz etmez.. Kendilerine bir paye çıkarmaz..
Bunu fırsat bilen cumhuriyet düşmanları 70 yıldan beri “-İnönü camileri kapattı..” yalanını yayarlar.. Hatta daha da azar, kapatılan camilerin çevresindeki koruma askerlerinin atlarını bahane edip “-İnönü camileri ahır yaptı..” yalanını işlerler de işlerler..
Kemal Arı’dan muhteşem bir belge (-“Sizi Gidi Maskaralar Sizi!”)...
"Amerikalılar cahildir."
Prof. Dr. İlber Ortaylı:
“İran’ın yarıya yakını Türkçe konuşur. Tebriz dediler tüylerim diken diken oldu.
Bu hödük Trump, gider orayı bombalarsa bitti yani…”
🌍 İran Hürmüz Boğazını Kapattı — İlk 15 Gün Tahmini Senaryo
(Bu liste uzmanların kriz simülasyonlarına göre olası gelişme akışıdır.)
📅 Gün 1
• Petrol tankerleri geri dönmeye başlar
• Petrol fiyatı anında sıçrar
📅 Gün 2
• Amerika Birleşik Devletleri donanması bölgeye yoğunlaşır
• Sigorta şirketleri Körfez taşımacılığını durdurur
• Borsalarda sert düşüş
📅 Gün 3
• Küresel petrol arzının ~%20’si kesilir
• Avrupa ve Asya acil enerji toplantıları yapar
• LNG fiyatları patlar
📅 Gün 4
• ABD mayın temizleme operasyonu başlatır
• İlk deniz çatışmaları riski oluşur
📅 Gün 5
• Suudi Arabistan alternatif petrol hatlarını devreye sokar
• Enerji şirketleri kriz moduna geçer
📅 Gün 6
• İran kıyı füze sistemlerini aktive eder
• ABD üsleri yüksek alarm seviyesine çıkar
📅 Gün 7
• Küresel petrol 150$ senaryosu konuşulur
• Havayolu şirketleri uçuş azaltır
📅 Gün 8
• ABD hava saldırıları başlama ihtimali yükselir
• Körfez’de askerî yığınak artar
📅 Gün 9
• İsrail savunma durumunu yükseltir
• Bölgesel vekil güçler hareketlenir
📅 Gün 10
• Siber saldırılar: bankalar, limanlar, enerji ağları hedef olur
• Küresel ticaret aksar
📅 Gün 11
• Petrol stokları kullanılmaya başlanır
• Bazı ülkelerde akaryakıt sınırlaması
📅 Gün 12
• İlk büyük deniz çatışması riski
• Sigorta maliyetleri rekor kırar
📅 Gün 13
• ABD boğazı zorla açma operasyonuna yaklaşır
• Füze saldırısı ihtimali zirveye çıkar
📅 Gün 14
• Büyük çaplı hava operasyonu ihtimali
• Orta Doğu genelinde savaş alarmı
📅 Gün 15
• Ya diplomatik ateşkes ya da bölgesel savaşın resmen başlaması
Kaynak: NTA Haber
Adnan Kahveci’nin İlâhiyat Profesörü kuzeni Niyazi Kahveci'den harika tespitler.
- Bu ülkede en çok satılan, en çok satın alınan fakat hiç kullanılmayan tek şey dindir. Bunu satın alan halk problemlidir! Halkın zihin yapısı problemlidir! Bu problemlerin faturasını millet olarak birlikte ödüyoruz..
* Bu kafa birini büyütüyor, sonra da gidip kendini ona öldürtüyor.
* Bu kafa, hastalıklı bir kafadır!
* Bu kafa, anakronik (çağ dışı) bir kafadır!
* Bu kafa, şizofrenik bir kafadır!
- On bin yıl öncesinin anlayışıyla bugünü yaşamaya çalışan bir kafadır!
- Kiralık kapitalle kapitalizm, kiralık felsefeyle bağımsızlık olmaz!..
En zor iş, çağdışı insan malzemesiyle çağdaş işler yapmaya kalkışmaktır.
Otuz yıl sonra ya teknolojik insan olacaksınız, ya da gereksiz insan. Mesele bu kadar basit.
- Batı'daki dinî mezhepler teolojiktir ve zihinseldir!
Bizdekiler ise siyasaldır!.. Meşrulaştırmak için teolojisi arkadan gelir.
- Sünnilikte düşünmenin “d”si yoktur! Adı üstünde teamülcü!
Allah'tan, uygulamacı olan elin oğlu, bize teknoloji satıyor da, onu alıp kullanıyoruz.. Satmasa ne yapacağız?
- 150 milyar dolar ihracatımız var ama, 300 milyar dolara yakın da ithalatımız var!..
Bunun anlamı şudur!.
Bir liralık mal satıp, iki lirayla geçineceksiniz.
- Yeraltı kaynaklarımızı sattık! Yer üstündekileri de sattık!
Şimdi havayı betonla doldurup onunla geçinmeye çalışıyoruz.
Gelin görün ki, bunu dert edinen kimse yok.
- Şeyhlik, şıhlık kavramı, 5000 yıl önceki totemizm kavramının insana dönüşmüş halidir.
Bu toplumda şeyh, şıh çok, fakat tek filozofumuz yok!
O nedenle olguyu okuyamıyoruz.
- Biyolojik yönden aklı bozuk insanların evliyadır diye peşlerinden koşup, “Benim hâlim ne olacak?” diye soranlarımız var!
- Batılıları sömürgeci diye eleştiriyoruz!
Fakat onlar kendi insanlarını sömürmüyorlar.
Biz ise dışarda değil, içerde sömürgeciyiz.
Kendi insanımızı sömürüyoruz.
Buna “ ekonomik ensest ilişki” deniyor.
Bana göre en büyük vatan hainliği budur.
- Adam ilâhiyat profesörü olmuş, yaptığı iş;
VİP cenaze namazı kıldırmak,
VİP umre ziyareti düzenlemek.
Anlayış olarak hâlâ Farabi'yi aşamamış.
4000 yıl önce yaşayan Sümerler'in kafasına sahip.
- Bilimin, tarihin ve sosyal bilimlerin bir felsefesi vardır!
O nedenledir ki, ülkemizde bir felsefe üniversitesi açılması şarttır. Buna teoloji felsefesi de dahildir.
- Kur'an üzerinde bütünsel bir çalışma yapmadığımız, daha açık bir ifadeyle, Kur'an'ın hedefi nedir, karakteri nedir sorularına cevap bulmadığımız sürece, 1500 yıl öncesine takılır kalırız.
- Aklımızın çapını genişletmeden, mevcudun dışına çıkamayız!.. Biz de, (Türkçe) akıl nedir ve nasıl çalışır diye bir kitap yok!..
Oysa Batı'da binlerce var!
- Şunu kafamıza iyice yerleştirelim. 21. yüzyılda dinsel düşünme diye bir şey yoktur, olamaz..
Çağımız, akılcı ve bilimsel düşünme çağıdır..
Bu çağda olduğu gibi, bundan sonraki çağlarda da dindar olunabilir.
Fakat dindar olmanın yolu, akılcılıktan ve bilimsel düşünmekten geçmelidir.
~~~
Prof. Dr. Niyazi Kahveci,
İlahiyatçı, yazar, araştırmacı,
Ali Yerlikaya'ya Soruyoruz: 10 Ton Kokain’in soruşturma dosyası Nerede?
İspanya polisi, Brezilya'dan gelen bir gemide yaklaşık 10 ton (9.994 kg) kokain yakaladı ve 13 kişiyi gözaltına aldı.
Operasyonun uluslararası ayağında DEA (ABD), Brezilya Federal Polisi, İngiltere NCA ile Fransa ve Portekiz makamlarının yer alıyor kim yok bizim polisimiz yok. Neden yok ? Bizimkiler torbacı peşinde…
Bu bir torbacı haberi değil. Bu, uluslararası bir sevkiyat. Para var, organizasyon var, rota var, liman var.
Mesele sokaktaki küçük satıcı değil; asıl mesele bu işi kuranlar ve parayı yönetenler.
Açık kaynak gemi kayıtlarında yakalamaya konu olduğu belirtilen "United S" isimli gemi için IMO 7359149 görünüyor; Registered Owner / Commercial Manager: KAMER SHIPPING & TRADING CO
Bu şirket İstanbul, Türkiye merkezli Türk şirketi olarak görünüyor.
Bu suç isnadı değildir; ancak şüphe varsa devletin görevi bakmak, soruşturmaktır.
Ali Yerlikaya, sana soruyorum siz bu dosyada ne yaptınız?
Bebek Otel'de ünlü avlamak kolay. Kamera önünde operasyon videosu paylaşmak kolay. Ama 10 ton kokain yakalanmışsa, asıl iş orada başlar: Bu mal nasıl yola çıktı? Kim finanse etti? Hangi şirket ağıyla taşındı? Para nereye aktı?
Ortada bir gerçek var: İktidarın uyuşturucuyla mücadelesi çoğu zaman mücadele değil, şov.
Kamera kuruluyor; oyuncu, fotomodel, iş insanı gibi popüler isimler üzerinden "bakın yakaladık" deniyor. Sosyal medyada birkaç video, birkaç fotoğraf... Bu kadar.
Uyuşturucuyla mücadele, magazin figürlerini servis etmek değildir. Uyuşturucuyla mücadele parayı, rotayı, organizatörü, lojistiği yakalamaktır.
Kamuoyunun Bilmeye Hakkı Var:
• Türkiye bu dosyada resen soruşturma başlattı mı?
• MASAK para trafiğine baktı mı?
• Liman çıkışları, yük evrakı, acente, broker bağlantıları incelendi mi?
• İspanya ile doğrudan bilgi paylaşımı yapıldı mı?
Bu ülke, uyuşturucuyla mücadeleyi küçük hedefler üzerinden gösteriye çevirerek yönetemez. 10 tonluk sevkiyat varsa, orada devletin sınavı vardır.
📌Manş Tüneli Fransa/ingiltere:
50,5 km – 10 milyar $
📌Seikan Tüneli Japonya :
54 km – 3,6 milyar $
📌Marmaray Türkiye:
1,4 km – 5 milyar $
📌Matematik yalan söylemez.
📌Bunların hiçbiri asrın projesi falan değil, asrın kazığı bu.
📌Demek ki mesele mühendislik de değil…
📌Mesele başka…
Arapların Türklere isyanlarında rol oynayan Lawrance'nin cümlesi: "Sizden en iyisi bana en çok ölü Türk getirsin"
Araplar, Türkleri arkadan vurmadı demek, açıkça cahilliktir, sapıklıktır.