The Government of Türkiye is a peace-loving government, as clearly demonstrated by the effective humanitarian assistance it provides to countries affected by crises.
Türkiye plays a vital role in protecting vulnerable people, promoting community safety, and supporting children, mothers, and persons with disabilities. It also makes significant contributions to rebuilding and restoring the beauty of countries affected by disasters and conflicts.
Indeed, Türkiye stands as a shining example to the world of peace, solidarity, and humanitarian compassion.
🇹🇷🤝🌍
Somaliland yanlış hamleler yapmaya devam ediyor. İsrail'in bölgedeki destekçisi olmakla kalmayıp Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesiminden 'tanınma' istiyor.
https://t.co/zy3drNdsBB
Somali ve Türkiye arasındaki kardeşlik ilişkilerinin yeniden kurulmasının 15. yıl dönümü münasebetiyle bugün düzenlenen törene katılmak benim için büyük bir onurdu.
Somali ile Türkiye arasındaki tarihi ve kardeşlik bağları, Osmanlı Devleti’nin bölgede varlık gösterdiği ve İmam Ahmed Gurey’in mücadelesinin yaşandığı 16. yüzyıla kadar uzanmaktadır.
2011 yılı, özellikle dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Somali’nin ağır kuraklık ve insani krizle mücadele ettiği bir dönemde, 19 Ağustos’ta Mogadişu’ya gerçekleştirdiği ziyaretle tarihî bir dönüm noktası olmuştur.
Bu ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin bugün savunma, ekonomi, istihbarat ve diplomasi alanlarında iş birliğine dayanan en üst seviyeye ulaşmasının önünü açmıştır.
Bir diplomat, istihbarat başkanı ve çeşitli bakanlık görevlerinde bulunmuş, bugün ise Somali Federal Cumhuriyeti Halk Meclisi Başkanı olarak görev yapan biri olarak, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeniden inşasına ve güçlendirilmesine sunduğum önemli katkılardan gurur duyuyorum.
Somali’nin milli çıkarlarını koruyarak bu stratejik ilişkinin daha da güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarımı kararlılıkla sürdüreceğim.
Senegalli bilim adamı tarihçi Şeyh Anta Diop aslında herkese hitap eden bir tespitte bulunmuş. Sömürgeciliğin Afrikalılara kendilerinden şüphelenme duygusunu taşıdığını 1983’te söylemiş. Bir kişinin, toplumun, milletin kendinden şüphe eder hale gelmesi ona karşı yapılacak en ciddi eziyettir.
Yeni bir yolculuk başlıyor!
Fokus + Afrika YouTube kanalımız açıldı.
Afrika’ya farklı bir bakış, derin içerikler ve samimi anlatımlar sizi bekliyor.
Hemen abone ol, kaçırma!
https://t.co/tYyIedjfDa
Sahel'in yeni güvenlik lisanı: Rusça
@TurkishIndy için yazdım:
🌍 Sahel'in yeni patronu Moskova mı?
🔥 Fransa gitti, Rusya mı geldi?
🤝 AES neden Rusya'yı seçti?
🇷🇺 Moskova neden Sahel'de?
https://t.co/2wVo3LOq4c
#Russia#Sahel#Afrique#Africa#AES#France
"An independent and adequately resourced international force must be deployed to Sudan to protect civilians against crimes by all parties to the conflict. Without urgent action from the international community, attacks on civilians – and the immense suffering and trauma being inflicted on children – will continue unhindered." Given the past acts of genocide and the potential for future massacres, the notion of a protection force must be apart of the discussion at this stage. Even if it is unrealistic to assume that the money to pay for it can be found (it cant), or that troop contributors will step up quickly (they wont) or that the belligerents will allow the deployment of international forces (they wont), raising it and seriously pursuing it could well impact the course of the conflict and that in itself is worth pushing for. https://t.co/Za258DUk8f
"Erdogan has no exit strategy from power and that is dangerous" is the title Athens Voice gave their interview with me about my Erdogan biography
https://t.co/Mi9PMq4aPU
📌Tanzimatı Anlamak
💬Hayat bazen Tanzimat’tır büyük umutlarla başlanır ama sonunda yine Abdülhamid kazanır...
🔗Devamı Oku: https://t.co/rtb6ZQ0eGr
Güney Yazar (@guneyyazar) yazdı...
• Batılı sinemada Müslümanlar ve Afrikalılar, uzun yıllar boyunca oryantalist ve sömürgeci anlatılar çerçevesinde temsil edildi.
• Erken dönem filmlerden günümüze uzanan birçok yapım, Doğu’yu ve Afrika’yı geri kalmış ve Batı’nın müdahalesine muhtaç coğrafyalar olarak kurguladı.
• Sinema yalnızca bir eğlence aracı değil, sömürgeci ideolojilerin meşrulaştırılmasında etkili bir kültürel araç olarak kullanıldı.
Yunus Namaz (@sinenamaz) Platform için yazdı.
https://t.co/7vxh8gRKHW
🔴İran'ın Yabancı Öğrenci Devşirme Mekanizması: Kum'daki el-Mustafa Üniversitesi🔴
📌1979 yılındaki İran İslam Devrimi'nin hemen ardından, yabancı öğrencilerin eğitimini koordine etmek amacıyla Kum şehrinde el-Mustafa Üniversitenin temelleri atıldı. Bu üniversite geleneksel medrese eğitimi ile modern akademik eğitim sistemini birleştiren kendine has bir yapıya sahiptir.
📌Üniversitenin öncelikli hedef kitlesi İran dışından gelen yabancı öğrencilerdir. Kurum bünyesindeki öğrencilerin büyük çoğunluğunu farklı ülkelerden gelen yabancı uyruklu kişiler oluşturur. İranlı öğrencilerin sayısı ise %10'u geçemez.
📌Üniversite, doğrudan İran'ın dini liderlik makamına bağlı bir mütevelli heyeti tarafından yönetilir ve finanse edilir.
📌El-Mustafa Üniversitesi'nin dünya genelinde 60'tan fazla ülkede şubeleri, iş birliği yaptığı araştırma merkezleri ve bağlı okulları bulunmaktadır. (Örneğin Irak, Afrika ülkeleri ve Asya'nın çeşitli bölgelerinde aktif şubeleri vardır).
📌Al-Mustafa Open University ise Açık Öğretim Üniversitesi olarak faaliyet yürütür ve Kum'a fiziki olarak gelemeyen öğrenciler için tamamen internet üzerinden online eğitim veren çok dilli bir sanal kampüs altyapısına da sahiptir.
📌Kurum, akademik kimliğinin yanı sıra İran'ın dini ve devrimci ideolojisini küresel çapta yayma aracı olduğu gerekçesiyle sıkça uluslararası siyasi tartışmaların odağında yer almıştır.
📌Üniversitenin en temel stratejisi, yabancı öğrencileri Kum şehrinde eğitip kendi ülkelerine birer "kültür ve din elçisi" olarak geri göndermektir. Mezun olan öğrenciler; Latin Amerika, Afrika, Avrupa ve Asya'daki kendi ülkelerine döndüklerinde El-Mustafa fonlarıyla yeni camiler, İslami vakıflar, dijital medya organları ve kültür merkezleri kurarlar. Bu merkezler aracılığıyla yerel dillerde (İspanyolca, Portekizce, Swahili vb.) yayınlar yapılır, sosyal yardımlar dağıtılır ve İran’ın dini-siyasi çizgisini benimseyen yerel sempatizan halkalar oluşturulur.
📌Üniversite 30'dan fazla Afrika ülkesinde aktiftir. Binlerce Afrikalı öğrenciye ücretsiz eğitim, barınma ve aile yardımı gibi finansal paketler sunularak sadakat bağı oluşturulur. Nijerya, Gana ve Tanzanya gibi ülkelerde İran yanlısı kitlesel toplulukların taban bulmasında El-Mustafa mezunlarının etkisi büyüktür.
📌Orta Doğu'da ise özellikle Irakta aktiftir. El-Mustafa'nın Bağdat ve Necef'teki şubeleri, sıradan birer okul olmanın ötesinde İran yanlısı milis gruplarla (Haşdi Şabi, Asaib Ehlil Hak, Ketaib Hizbullah) doğrudan ortak ideolojik atölyeler ve eğitim kampları düzenler. Burada amaç, Irak'ın geleneksel ve nispeten bağımsız dini yapısını (Necef Havzası) kırıp, Kum merkezli siyasi Şiiliği hakim kılmaktır.
📌Berlin, Londra ve Viyana gibi merkezlerdeki şubeleri üzerinden Avrupa'daki Müslüman diasporaya ve yerel dönmelere yönelik faaliyet yürütülür. Alman iç istihbaratı (BfV), Berlin'deki El-Mustafa şubesiyle bağlantılı yüzlerce kişiyi radikalizm ve İran adına casusluk şüphesiyle yakın takibe almıştır.
📌El-Mustafa, Latin Amerikada özellikle Venezuela merkezli çok güçlü bir ağa sahiptir. Üniversitenin Latin Amerika masasının başında, Arjantin'deki 1994 AMIA bombalı saldırısının arkasındaki isimlerden biri olarak gösterilen Muhsin Rabbani gibi kritik figürler yer almaktadır.
📌Suriye'de Beşar Esad rejimini savunmak için İran tarafından kurulan, Afgan mültecilerden oluşan Fatımıyyun Tugayı ile Pakistanlı Şiilerden oluşan Zeynebiyun Tugayı'nın birçok komuta kademesi ve savaşçısının Kum'daki El-Mustafa kampüsünden devşirildiği kanıtlanmıştır. Örneğin Fatımıyyun Tugayı'nın Suriye'de öldürülen kurucu komutanı Alireza Tivasoli, bir El-Mustafa mezunuydu.
📌Batı ülkelerinden (ABD, Kanada, Avrupa) kültürel veya dini eğitim amacıyla gelen öğrencilerin veya "saf niyetli turistlerin", üniversite çatısı altındaki Devrim Muhafızları unsurları tarafından fark edilmeden istihbarat operasyonlarında lojistik veya bilgi sağlama amaçlı kullanıldığı rapor edilmiştir.
A growing movement in Spain’s Andalusia argues that everyday gestures and half-remembered prayers are the unwritten remnants of Muslim Iberia, and an answer to the far right’s narratives about national identity.
https://t.co/0vwycfmEZN