Mutlu olmak çok kolayken, mutsuz olmak çok zordur. Aslında tam tersi gibi gözükür ama öyle değildir. Mutsuz olmak için ekstra bir çaba gerekir. Düşünmek gerekir. Kafada kurmak gerekir. Mutlu olmak içinse küçük bir şey, güzel bir söz yeterlidir aslında.
İnsanın nefes alışındaki hikmeti,
kalbin atışındaki düzeni,
annenin şefkatindeki rahmeti,
bir bakışın taşıdığı derinliği,
var olan her şeyin haykırdığı tesbihi…
hepsini O’nun adıyla okumak.
İşte ilk emir budur.
Bu emri layıkıyla yerine getirenler,
sadece bilgi toplayan değil;
Allah’ın rızasını arayan, dini doğru temsil eden kimselerdir.
Instagramda birisi Paris'i görsen ne olacakki, sen daha Sivas Divriği Ulu Camiyi görmemişsin demiş.
Biraz haklılık payı var gibi. Muhteşem bir yapı. 1228 yılında yapılmış.
Bugün yoldan geçen bir teyzeye bir şey sorduk. Yol üstünde dertleştk fikir alışverişi yaptık evine davet edildik kahve içtik. Birbirimizin isimlerni bile öğrenmedik ama küçük bir anda samimi dakikalar geçirdik. Ayrılırkende bize bahçesinden gözü gibi baktığı mahsullerinden verdi
@bayrakmedya Parazitin dişi ve erkek türü var. Erkek türü tek başına bir yerde kümelenirken dişisi görseldeki gibi bir çok yerde yayılım gösterip ikiside insanda sepsise neden olarak ölüme sebebiyet vermektedir.
Ayrıca beldesinin bile adını bilmediğimiz bir yerde böyle bir eseri bugün öğrendik. Güzelim Türkiyemde hangi köylerde, hangi beldelerde neler var hangi eserlere eve sahipliği yapıyor acaba?
Ayasofya’dan sonra anadoludaki en büyük ikinci ortodoks kilisesi Aziz Vlasios (Konaklı) Kilisesi. 1848’den bu yana ayakta kalmış her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışıyor. #Niğde#Konaklı
Germir’de bir kuş köşkü… Kendi dışında başka canlılara da saygı duyan, böylesine güzel düşünen hangi insan böyle bir eseri yaptı? Kaç yıl önce yaptı? Burada kaç kuş yaşama merhaba dedi sonrasında veda etti? Bu kuş köşkü kaç insan ömrüne şahitlik etti?
Yaşadığım yerdeki bütün tarihi yerleri en detayına kadar gezmeyi seviyorum. Bundan iki ay öncesine kadar Germir diye bir yer bilmiyordum. #Germir#AyaPanagiaRumKilisesi
"Çocuklar o dönem hasta olmazmış; HASTALIK şimdi çıkmışmış!"... Binlerce çocuk vebadan, su çiçeğinden, çocuk felcinden, zatürreden, boğmacadan, tetanozdan, soğuk ısırmasından, beslenme yetersizliğinden, kanlı ishalden, lepradan, kara dinli cehaletten vs öldü demiyor ama diyor ki HASTALIK yeni çıktı. Çünkü onun çocukları es kaza hayatta kaldı kundakla, höllük denen yokluk zamanı toprağı ile vs... Çünkü o HÖLLÜK ile böyütmüş çocuklarını... Kara dinli yokluktan, yokluğu zapturapt eden yolsuzluktan, enflasyon denen çiğ osuruk kokusundan bahsetmiyor ama HASTALIK yeni icat edilmiş! 1950 yıllarından televizyonlarda "EASY use Diaper"ler her yerde iken filkete ile tutturulan tek kullanımlık bezler her yerde iken hastalık yoktu yeni icat edildi diyor... Elin oğlu el DELİSİ diye gezmeyip pişik kremini bol bol tüpleyip köşe bucağa ulaştırırken pişik belasına, altındaki kakayı yıkamak için dahi köy çeşmesinden su getirip kaynatan yokluğa mahkum insanlardan bahsetmiyor ama HASTALIK yeni icat edildi diyor ve sene 2003... Aklını çıvdırmadan yaşamak çok zor... Varlık içinde yokluk övülmez. Hastalıklar binlerce yıldır var... Ama höllük gidince artmışmış...
Kadın olduğu için hemşire zannedilen bir doktor bu konuya ve hemşirelere olan samimi yaklaşıma tepki gösterdi.
"Sen beni hemşire zannettiğinde böyle hitap etme hakkını nerden buldun"