“I want to make sure that you all understand that each and every one of you has a role to play. You may not know it, you may not find it, but your life matters and you are here for a reason.”
Dr. Jane Goodall shares her final message to the world in Famous Last Words.
Global military spending reached a record high of $2.7 trillion in 2024.
The choice is stark: continue to fund militaries or invest in sustainable development to build a truly secure future.
Sendikamızın Genel Başkanı Özkan Atar’ın konuşma metnidir:
Anayasa’ya aykırı
grev yasaklarını tanımıyoruz!
Değerli basın emekçileri,
Sendikamızın örgütlü olduğu 5 işletme grev sürecindedir. 4’ü MESS üyesi olan ve trafo sektöründe bulunan bu 5 işletme şunlar: GE Grid Solutions, Hitachi Energy, Schneider Elektrik, Arıtaş Kriyojenik ile Green Transfo. Bu işletmeden 4’ü MESS üyesiyken Green Transfo ise geçtiğimiz ay MESS’ten ayrıldı.
Bu işletmelerden Hitachi işletmesinin Kartal, Tuzla, Dilovası ve Dudullu'daki fabrikalarında grevimiz 4 Aralık’ta başladı ve kararlılıkla sürüyor.
GE Grid Solutions ve Schneider Elektrik işletmelerine bağlı 3 fabrikada dün (13 Aralık Cuma) greve çıktık.
Bunların dışında, Balıkesir Gönen’de bulunan MESS üyesi Arıtaş Kriyojenik fabrikasında 19 Aralık günü,
Kocaeli/Çayırova’da bulunan Green Transfo fabrikasında ise 25 Aralık günü greve çıkacağız.
Böylece 5 işletmeye bağlı 9 fabrikada yaklaşık 2 bin üyemiz greve çıkmış olacak.
Neden grevde olduğumuzu günlerdir açıklıyoruz. Şimdi kısaca yeniden belirtmek istiyorum:
Yoksulluk sınırının altında düşük ücretlerle çalışan, sürekli reel ücret kaybına uğrayan metal işçilerinin ücretlerinde biraz olsun iyileştirmek, insanca yaşamalarını sağlamak amacıyla yüzde 125 oranında ücret zammı talep ettik.
Aylarca süren görüşmelerde MESS bize yüzde 40 oranında ücret zammı teklif etti. Bu oranın anlamı, metal işçilerinin açlık sınırında ve yoksulluk sınırının altında yaşamaya devam etmeleri anlamına geldiğinden anlaşma sağlanamadı.
Sendikamızın bu süreci masada bitirme çabasına rağmen maalesef talep ve beklentilerimize uygun bir ücret zammı teklifi verilmedi. Bunun yanında, hiçbir talebimiz kabul edilmediği gibi haklarımızı geriye götürmeyi hedefleyen karşı tekliflerle karlı karşıyayız.
MESS, metal işçilerine açlık ve sefaleti reva görüyor.
Değerli basın emekçileri,
Bugün itibariyle 7 fabrikada 1600 civarındaki üyemiz grevdedir. Önümüzdeki günlerde 2 fabrikada daha 400 üyemiz greve başlayacaktır.
Bütün bu gelişmelere rağmen dün gece yarısı Resmi Gazetede yayımlanan 13.12.2024 tarih ve 9231 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 4 işletmeye bağlı 10 fabrika için grevlerimiz “ertelenmiştir.”
Öncelikle belirtmek isteriz ki bu karar bir erteleme değil, yasaklamadır. Çünkü, erteleme grevlerin daha sonra yapılması anlamını taşır. Oysa burada yapılan, “erteleme” adı altında yasaklamadır; çünkü daha sonra yapılması söz konusu değildir.
Grevlerimizi yasaklama kararının gerekçesi, “milli güvenliği bozucu nitelikte” olmasıdır.
Grev yasaklamalarının yapıldığı işyerleri trafo üreten ve ürettiklerinin tümünü de ihraç eden işletmelerdir. Dolayısıyla, bu fabrikaların yurt içine yönelik üretimleri yoktur ve bu nedenle de Türkiye’nin milli güvenliği bozması sözkonusu olamaz.
Ayrıca, trafo üreten fabrikaların milli güvenliği nasıl bozduğunu anlamak mümkün değildir.
Grev yasaklama kapsamında bulunan fabrikalardan birisi de Balıkesir/Gönen’de bulunan MESS üyesi Arıtaş Kriyojenik işyeridir. Bu fabrika kriyojenik üretimi yapmaktadır. Yapılan üretim düşük sıcaklıklarda sıvılaştırılmış gazların depolanması ve taşınması için tasarlanmış depolardır.
Sıvı gazın taşınması için yapılan üretim, milli güvenliği nasıl bozmaktadır?
Üstelik Türkiye’de bu üretimleri yapan bu işletmeler dışında onlarca işletme vardır.
Yine grev kararı aldığımız bir başka işletme olan ve MESS üyesi olmayan Green Transfo işyerinde ise grev kararımız yasaklanmamıştır. Dolayısıyla aynı işi yapan bir fabrikada grev milli güvenliği bozarken, bir başka fabrikada ise milli güvenliği bozmamaktadır. Bu durum nasıl açıklanacaktır bilemiyoruz.
Diğer yandan çeşitli sektörlerde halen devam eden çok sayıda grev varken üstelik sendikamızın örgütlü olduğu Mersen işyerinde de aylardır grevimiz sürerken yasaklama sadece 4 işletme için yapılmıştır. Diğer hiçbir işletme milli güvenliği bozmamakta ama MESS’e üye 4 işletme mi milli güvenliği bozmaktadır?
Bütün bunlar grev yasağının ne kadar hukuk dışı olduğunun özetidir. Yasaklanan grevlerin olduğu işletmeler MESS’e üyedir. Sadece MESS üyesi işletmelerdeki grevler tam da adrese teslim olarak yasaklanmıştır. Oysa birkaç ay önce MESS’ten ayrılan ve yine grev kararı aldığımız bir işyeri olan Green Transfo’da grev yasaklanmamıştır. Bunun anlamı açıktır. Yapılan işlemin milli güvenlikle ilgisi yoktur ve bir sermaye örgütünün korunmasından başka bir anlamı da yoktur.
Değerli basın emekçileri,
Günlerdir belirtiyoruz. Sakın ola grev yasaklama yoluna gitmeyin ve grev yasaklarından medet ummayın, diye… Metal işçileri ilk defa grev yasakları ile karşılaşmıyor.
2003 -2023 dönemi içerisinde (AKP dönemi) toplam 19 “Grev Erteleme” kararı verilmiştir.
Bu dönem içinde ertelenen grevlere 195 bin işçi katılacaktı. Bu yasaklar nedeniyle 195 bin işçinin özgür toplu pazarlık hakkını kullanması iktidar tarafından engellenmiştir.
Yasaklanan grevler arasında bulunan, 29 Ocak 2015 tarihinde 22 işyerinde, 19 Şubat 2015 tarihinde ise 20 işyerinde uygulanmak üzere alınan grev kararı, 30 Ocak 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmiş, bu karar üzerine Anayasa Mahkemesi’ne gidilmiştir.
Anayasa Mahkemesi, (2015/14862 - Karar Tarihi: 9/5/2018 - R.G. Tarih ve Sayı: 20/7/2018-30484) grevin ertelenmesine ilişkin ilk derece mahkemelerinin kararlarında ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığı sonucuna varıldığından Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar vermiş ve 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir.
Daha önce yasaklama yapılan işyerleri arasında bugün yeniden yasaklama yapılan işyerleri de bulunmaktadır. Dolayısıyla, şimdi yapılan yasaklama Anayasa Mahkemesi tarafından hukuka uygun bulunmamıştır.
Anayasa Mahkemesi, “millî güvenlik” kavramının uygulayıcıların kişisel görüş ve anlayışlarına göre genişleyebilecek, öznel yorumlara elverişli, bu nedenle de keyfiliğe dek varabilir çeşitli ve aşamalı uygulamalara yol açacak genel bir kavram olduğunu,
Bakanlar Kurulu kararında yalnızca grevin ertelenme sebebinin zikredildiği, bunun dışında bir açıklamaya yer verilmediğini,
Grevin uygulandığı işyerlerindeki üretimin bir süre durmasının millî güvenliği nasıl ve ne şekilde bozduğunun açıkça ortaya konulması gerektiğini, ikna edici bir gerekçe olmaksızın çok geniş bir şekilde yorumlanmasının ekonomik bazı sonuçları olacak olan bütün grevlerin millî güvenliği bozabileceği sonucuna ulaştırabilecek ve Anayasal haklara demokratik toplumda gerekli olmayan ve ölçüsüz müdahalelere yol açabileceğini,
Somut olayda ise idarenin MESS ile yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde başvurucu sendikanın temsil ettiği otuz sekiz işyerinin tamamı için grev erteleme kararı aldığını, söz konusu kararı için ikna edici bir açıklama getirmediğini,
Sendikaya YHK'ya başvurmaktan başka seçenek bırakılmadığını ve söz konusu erteleme kararı ile anayasal bir hak olan grev ve toplu sözleşme hakkının kullanılmasının fiilen anlamsız hâle geldiğini, işçilerin grev yaparak işverenleri daha avantajlı bir toplu iş sözleşmesi yapmaya zorlama fırsatını kullanamadığını belirterek, grevin ertelenmesine ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadığı sonucuna varıldığından Anayasa’nın 51. maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine karar vermiştir.
Anayasa Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler bugün de aynı şekilde geçerlidir.
Değerli basın emekçileri,
Günlerdir açıkladığımız gibi metal işçileri anayasal haklarına sahip çıkacak ve hukuk dışı bu karar yerine Anayasa’dan doğan haklarını kullanmaya devam edeceklerdir. Siyasi iktidar da Anayasa’ya ve Anayasa Mahkemesi kararlarına saygı duymalıdır.
Anayasa Mahkemesi’nin sendikamızla ilgili verdiği kararın yanı sıra Kristal-İş Sendikası’nın2014 yılında yaptığı başvurusu üzerine bir başka kararı da vardır ve bu kararda da grev yasağının Anayasa’ya aykırı olduğu belirtilmektedir.
Şimdi metal işçileri Anayasa’dan doğan haklarına sahip çıkacak ve Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulayacak ve grevlerini sürdürecektir.
Grevlerimiz, üyelerimizin kabul edeceği adil bir toplu iş sözleşmesi imzalanıncaya kadar dün olduğu şekliyle sürecektir. Sermaye ve iktidara düşen görev, grevleri yasaklayarak özgür toplu sözleşme hakkını engellemek değil, işçilerin talep ve beklentilerinin gereğinin yerine getirilmesidir.
Sendikamız Aleyhine Verilen Grev Erteleme Kararları:
1. 29 Ocak 2015 tarihinde 22 işyerinde, 19 Şubat 2015 tarihinde ise 20 işyerinde uygulanmak üzere alınan grev kararı 30 Ocak 2015 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmiştir.
2. 18 Ocak 2017 tarihinde uygulanmak üzere alınan grev kararı 18 Ocak 2017 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmiştir.
3. 20.01.2017 tarihinde ABB Elektrik Sanayi A.Ş. - Grid Solutions Enerji Endüstrisi San Ve Tic. A.Ş. - Schneider Elektrik San Ve Tic. A.Ş - Schneider Enerji Endüstrisi San. Ve Tic. A.Ş işyerlerinde Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmiştir.
4. MESS’e bağlı 30 işyerinde 2 Şubat 2018 tarihinde uygulanmak üzere alınan grev kararı 26.01.2018 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile ertelenmiştir.
5. 13 Aralık 2022 tarihinde Bekaert İzmit Çelik Kord Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketinde uygulanmak üzere alınan grev kararı 13.12.2022 tarihinde Cumhurbaşkanı kararı ile ertelenmiştir.
6. 23 Ocak 2023 tarihinde Schneider Enerji Endüstrisi San. ve Tic. A.Ş. işyerinde (Green Transfo Energy Turkey Enerji Endüstrisi San. ve Tic. A.Ş.) uygulanmak üzere alınan grev kararı 24.01.2023 tarihinde yayınlanan Cumhurbaşkanı kararı ile ertelenmiştir.
BİRLEŞİK METAL-İŞ SENDİKASI
GENEL YÖNETİM KURULU
İHD İstanbul (@ihdistanbul), Cezaevindeki yakınına ve ihtiyaç sahibi birkaç mahpusa 450 lira yatırdığı için tutuklanan 34 gündür cezaevinde tutulan İHD İstanbul Hapishane Komisyonu üyesi Hatice Onaran’ın serbest bırakılması için çağrıda bulundu.
#HaticeOnaran Serbest Bırakılsın!
Yeni yasa teklifindeki 16. Madde kanunilik ve öngörülebilirlik prensiplerine aykırı, muğlak ve suistimale açık düzenlemeler içeriyor. Vekillere sesleniyoruz: #EtkiAjanıYasasınıDurdur
Muğlak yasa teklifi hak savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin meşru faaliyetlerini tehdit ediyor. Vekillere sesleniyoruz: #EtkiAjanıYasasınıDurdur
Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Üyesi Melike Baysal "Ötanaziyi hiçbir koşulda kabul etmeyeceğiz. Birçok meslektaşımız istifayı göze aldığını bildirdi" dedi
https://t.co/yCQIYwXqfI
"...sahipsiz hayvan popülasyonunun kamu güvenliği açısından tehdit oluşturması halinde sağlıklı hayvanlara da ötanazi yapılmasının yolu açılıyor." https://t.co/6U4NBE6hQU
#yasayıgeriçek
Söz yok! İfade özgürlüğü resmî ideolojinin kırmızı çizgilerini eleştirmek ile olur. Ama bu coğrafyada imzalanan uluslararası sözleşmeler ‘garanti altına alsa da’ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ YOK! YASAK! #ifadeözgürlüğü
"Yatılı Bölge Okullarında...öğrencilerin farklı şiddet türlerine maruz kaldığı...kültürleri, dilleri ve etnik aidiyetleri nedeniyle dışlanıp aşağılandığı ve Türkleştirilmesi gereken Kürt halkının çocukları olarak görüldüğü gibi önemli tartışmaları bu kitapta bulmak mümkün."
“Şiddet ve Asimilasyon Aracı Olarak YİBO” başlıklı e-kitap yayında
#HafızaveGençlik katılımcılarından Şükran Demir ve Özgür Ünal’ın kaleme aldığı çalışma, YİBO’larda eğitim görmüş Kürt çocukların tecrübelerini ve hafızasını ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
► https://t.co/XYYI0HDf9K
"In the name of 'Heritage'": War, Gaza, and archaeology, by Georgia Andreou, organized by @brownarchaeolog Register for this webinar here: https://t.co/7N8UV3NFFH...
Trans kadınlara büyük zulüm! İçlerinde yaşlı ve hasta olanlar var. Kendilerine ‘demokratım’ diyen herkesin bu zulme karşı çıkması gerek. Sizin ‘normal’ diye dayattığınız ‘ahlak’ anlayışı zulüm üretiyor!
GM Solana
It's a new day, and we are another day closer to the conference in Istanbul, Turkey. We've got 20+ rockstar speakers, all geared up towards educating you about Solana and how to utilize Solana opportunities.
Date: May 10th-11th
Venue: Hilton Bosphorus establishment Istanbul, Turkey.
Get your early birds tickets at solanacrossroads(.)com.
Following his poisoning, unjust imprisonment and torture in prison, Aleksei Navalny has died after languishing for 37 months behind bars and being sent to one of Russia’s most remote and harshest prisons.
Read more 👇
https://t.co/pCB7H6Nkl7