Gazeteci Yazar Faik Bulut: Qasımlo'nun ölüm emrini veren Hamaney idi.
Ahmedinejad da Kasımlo'nun öldürüldüğü masada müzakere ettiği ekibin içindeydi, ancak bir şekilde kaçmayı başarmıştı.
@NaimBaburoglu Osmanlı İmparatorluğu bakiyesi olarak kurulan devlet te, yazdıklarınız gerçekçi değildir.
Hala bu uyuşmazlığı diretmek, mutluluk ve huzur getirmedi, getirmiyecektir.
@m_cemilkilic Hesabınıza geldiğinde "Türk" ırk değil üst kimliktir diyorsunuz.
Madem "Türklük" Türkiye'deki halkları içinde barındıran sadece isim ise, İsmin dili olurmu
@TCAytunCiray Nasıl dalga geçiyorsunuz yahu.
Türk zaten etnik kimlik değil mi ?
Ders kitaplarında Türk ün kim olduğu anlatılmiyor mü?
C.B forsundaki ve bakanlık ablemlerideki yıldızlar etnik kimliği anlatmıyor mü?
Dalga geçmeyin!
Mərvani Kürt Devleti’nin (983-1085) sikkelerini hiç gördünüz mü?
Bu paraların bir yüzünde açıkça tevhid yazısı yer alır:
“Lâ ilâhe illallâh vahdehû lâ şerîke lehû” -Allah’tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur.
Diğer yüzünde ise doğrudan hükümdarın adı bulunur. " Emir Nasrü’d-Devle Ahmed bin Mervan" yazıyor.
Bu sikkeler bugün:
Diyarbakır Arkeoloji Müzesi,
İstanbul Arkeoloji Müzeleri
ve Anadolu Medeniyetleri Müzesi koleksiyonlarında resmî envanterle korunmaktadır. Giderseniz muhakkak ziyaret edin.
(Mervani Devletinin Başkenti Diyarbakır(amid) Silvan)
1-İbnü-l Ezrak - Tārīkh Mayyāfāriqīn wa Āmid- 1170’ler
2-İbnü’l-Esir - El kamil fi tarih 1231
Türk Nedir? Karar Verin.
Türk kimdir? Kime Türk denir?
Anayasa’nın 66. maddesi diyor ki: Türkiye Cumhuriyeti’ne vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes Türktür.
Yani Arap da Türk, Kurd da Türk, Fars da Türk, kimlik taşıyan herkes Türk.
Peki o zaman soruyorum:
Eğer Türklük buysa, yani sadece bir kimlik kartı meselesiyse, o zaman Türk milliyetçilerinin anlattığı soy, köken, tarih, ırk söylemi nedir?
Bir tarafta “Türk bir ırktır, kökendir, tarihtir” diyorsunuz.
Diğer tarafta “Kimlik taşıyan herkes Türktür” diyorsunuz.
Bu iki iddia aynı anda doğru olamaz.
Eğer Türklük etnik bir kökense, o zaman Anadolu’daki Ermeni Türk değildir. Kurd Türk değildir. Arap Türk değildir. Fars Türk değildir. Çünkü etnik olarak başka halklardır.
Ama eğer Türklük sadece vatandaşlık bağıysa, o zaman Orta Asya’ya, Kafkasya’ya uzanan o büyük soy anlatısı neyin iddiasıdır? O insanlar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı değilse, anayasal tanıma göre Türk de değillerdir.
Karar verin.
Türklük bir soy mu, yoksa bir nüfus kâğıdı mı?
İkisini birden savunamazsınız.
Aynı kelimeye iki zıt anlam yükleyip sonra bunu mutlak hakikat gibi sunamazsınız.
Ya anayasanın tanımı geçerlidir,
ya etnik milliyetçiliğin tanımı geçerlidir.
İki doğru olmaz.
Bu mesele netleşmeden “Türküm” demek de, “Herkes Türktür” demek de, “Türk soyu” demek de havada kalır.
Önce kelimenin anlamını temize çekin. Sonra hüküm verin.
Hadi size bir soru daha!
Fatih Sultan Mehmet 1453’te koskoca İstanbul’u fethedip Batı Anadolu’daki ve İç Anadolu’daki beylikleri ortadan kaldırarak Osmanlı’ya bağlarken, neden Güneydoğu ve Doğu Anadolu’daki -Kürdistandaki- Kürt emirliklerine dokunmadı?
Neden onları düşman olarak değil, dost olarak gördü; üzerlerine sefer düzenlemedi?
Ta ki 1512 sonrası süreçte (Yavuz Döneminde) Kürt beyleri kendi istekleriyle Osmanlı ile ittifaka girene kadar. Bu ittifak, özerklik ve yurtluk-ocaklık sistemi temelinde kuruldu.
Cevap şu olabilir mi?
Kürdistan, doğudan gelecek her tehlikeye karşı Osmanlı için bir kalkan, bir muhafızdı. Dönemin şartları içerisinde Kürt gibi Sünni bir dost Doğu da en büyük değerdi. Fatih bunun farkındaydı.
Ki Kanuni Sultan Süleyman bu konudakş görüşü cevabımı doğrular:
Kanuni S. Süleyman:
"Allah, İskender-i Zülkarneyn'e Ye'cüc Seddi'ni inşa etmeyi nasip ettiği gibi; benim korunan topraklarımdan (Osmanlı ülkesinden) Acem (İran) fitnesini defetmek için de Kürdistan'ı sağlam bir sed ve demir bir kale eylemiştir. Allah'a binlerce şükürler olsun. Umulur ki çocuklarımız (gelecek nesillerimiz) gaflet ve ihmal gösterip Kürt emirlerinin (beylerinin) bağlılıklarını elden kaçırmazlar ve onlara lütuf ve güler yüz göstermekten geri durmazlar."(Azîz Efendi (1632) “Kânûn-nâme-i Sultânî Li-Azîz Efendi” adlı risalesi, Berlin Staatsbibliothek, Preussischer Kulturbesitz, Orientabteilung (Berlin Devlet Kütüphanesi Doğu Bölümü), Nr. 227, Ms. or. quart 1209, Teil 11 (bölüm 11)’de kayıtlıdır; Efendi Murphey, 1985: 35)
Türk tarihini resmi kaynaklardan okuyup tarihteki herkesi Türk zanneden sevgili arkadaşlar, Türk tarihçi Prof. Dr. Mustafa Demirci’nin bu videosunu iyi izleyin.
Müfit Yüksel:
Milli Savunma Bakanlığı, Harita Genel Müdürlüğü, Kaşgarlı Mahmud'un كتاب ديوان لغات الترك Kitâbu Divâni Lüğâti't-Turk adlı ünlü eserinde yer alan "Kaşgarlı Mahmud'un Dünya Haritası" Yayınında açık ve kasıtlı, inanılmaz tahrifatta bulunmuş. Haritanın aslında bulunan ارض الاكراد kaydı çıkarılmış.
Oysaki, Kaşgarlı Mahmud'un bu ünlü eserinin tek-parti dönemi yayınlarında dahi böyle bir tahrifat yapılmamıştı. Orijinali korunmuştu. İslâmcıların bunu yapması çok tehlikeli. Tek-Parti döneminin bile gerisine gidiyorlar.
Solda Harita Genel Müdürlüğü Yayını. Sağda Kitabın Fatih-Millet Kütüphanesinde bulunan yegane yazma nüshasındaki haritanın görüntüsü