Okunmaya değer.
Chris Hohn ile yapılan röportaj yazısı – @FT 'de..
· Intuition; the intelligence of the soul
· Investing; one of the purest ways to apply intellect to making money
· The key metric for any company is pricing power -the ability to push through inflation-busting price increases.. not stratospheric revenue growth
Piyasadaki fiyat hareketlerini anlayabilmek için okunması gereken bir kitap:
İskoç yazar Charles Mackay’in 1841’de yazdığı “Extraordinary Popular Delusions and the Madness of Crowds” (Olağanüstü Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı) kitabı.
Bernard Barush ve John Templeton dahil birçok yatırımcının da başucu kitabı olduğu söylenir.
Mackay, 1637 Lale Çılgınlığı, 1720 South Sea Bubble ve Mississippi Scheme gibi örnekler üzerinden, insanların hızlı zengin olma isteğiyle nasıl mantıksız yatırımlara koşuştuğunu anlatıyor. Kitabın yazıldığı zamandan bugüne birçok şey değişmiş olsa da finansal piyasalarda insanların davranış biçimleri pek değişmemiş.
Kitap aslında çok daha kapsamlı; cadı avları, haçlı seferleri, simya, falcılık vb. gibi kitleleri etkileyen daha bir çok konuyu da anlatıyor. Ama ilgi alanım şimdilik finansal konularla sınırlı.
Bir varlığın fiyatı yükseliyor diye değeri de artmış olmaz. Ama, balonlar şişerken insanlar genelde değere değil, fiyat hareketine bakar. Fiyat yükseldikçe daha güvende hissederler. Halbuki çoğu zaman bu, riskin de yükseldiği anlamına gelmez mi.
Kalabalık içinde insan başkasının fikrini kendi fikri gibi benimser, sürüden ayrılmaktan korkar ve güzel vaatlere inanmak ister. Emek, zaman ve analiz gerektiren yavaş zenginleşme yolu çok sıkıcı gelir. Kolay para hikayeleri ise her zaman daha caziptir. Bu yüzden balonlar tekrar tekrar oluşur işte. Kalabalıklar dönem dönem deliliğe kapılır, sonra da er ya da geç bunun bedelini öder.
Yatırım dünyasında kalabalıkların peşine takılmak tehlikeli olabilir. Bir yatırım fikrini herkes konuşmaya başlamışsa muhtemelen geç kaldık demektir. Bir şey için “kaçırılmayacak fırsat” deniyorsa, özellikle kaçmak gerek. Sadece başkaları da alıyor diye bir şeye yatırım yapıyorsak, uçurumun kenarında olabiliriz.
Hızlı zengin olma arzusu, kalabalığa uymanın verdiği sahte güven hissi, yükselen fiyatları değer artışı sanmak ve “bu sefer farklı” düşüncesi, finansal balonların değişmeyen ortak noktaları. Sağduyulu olup kalabalığın çılgınlığına kapılmayanlar ise hem hayatta kalabilir hem de uzun vadede ciddi kazançlar elde edebilir. Rudyard Kipling’in dediği gibi, çoğunluk kendini kaybederken kendini kontrol edebilirsen, dünyalar senin olabilir.
Akıllı yatırımcı herkesin ne yaptığına değil, işin gerçek değerine bakar. İş modelini, rekabet avantajını, uzun vadeli nakit üretme gücünü, bilanço yapısını ve yönetimin basiretli ve iyi niyetli olup olmadığını anlamaya çalışmalıyız.
Mackay’in kitabını okurken anlıyorum ki; dönem dönem piyasada kullanılan enstrümanlar değişiyor, hikayeler değişiyor, revaçta olan varlık sınıfları değişiyor. Ama insan doğası, korku ve açgözlülük çoğu zaman aynı kalıyor.
Buffett’ın öğüdü de unutulmamalı: “Başkaları açgözlü olduğunda kork, başkaları korktuğunda açgözlü ol.”
Bu konularla ilgili, John Kenneth Galbraith’in “A Short History of Financial Euphoria” kitabını da okuyabilirsiniz:
https://t.co/xxcgqsxwLv
Neredeyse üç buçuk asır önce borsa hakkında yazılmış bir kitabı okurken, anlatılanların bugünün piyasaları için hala bu kadar geçerli olduğunu görmek beni gerçekten şaşırttı.
Joseph de la Vega’nın 1688’de yazdığı “Confusion of Confusions” (Karmaşıklığın Karmaşası) kitabını okumanızı tavsiye ederim. Yüzyılın başlarında kurulmuş olan Amsterdam Borsası’nı anlatan en eski kitaplardan biri.
De la Vega özellikle, o dönem çok popüler olan Dutch East India Company hisseleri üzerinden dönemin borsa işlemlerini, spekülasyonlarını ve deyim yerindeyse piyasa dalaverelerini anlatıyor. İlk hisse işlemleri ve spekülasyonun da 1602’de bu şirketin hisseleriyle başladığı söylenir.
Kitapta hisse alım-satımı, blok satış, açığa satış, spekülasyon, kaldıraç, vadeli ve opsiyon işlemleri, hedge, lot altı işlemler için kullanılan ducaton hisseleri, boğa ve ayı grupları, söylentiler ve piyasa manipülasyonları ele alınıyor. Kısacası De la Vega, fiyat dalgalanmalarının arkasındaki mekanizmayı anlatıyor.
Ama kitabı yalnızca teknik bir piyasa kitabı gibi düşünmemek gerekir. Kitap, bir filozof, bir tüccar ve bir hissedar arasında geçen diyaloglar şeklinde yazılmış. Bu yönüyle aynı zamanda yatırımcı psikolojisini anlatan edebi bir eser.
Borsa yalnızca fiyatların oluştuğu bir yer değil. İnsan karakterinin tüm çıplaklığıyla ortaya çıktığı bir sahne aslında. Açgözlülük, korku, sabırsızlık, kıskançlık, sürü psikolojisi, aşırı özgüven ve pişmanlık korkusu piyasayı sürekli şekillendiriyor. De la Vega’nın “confusion” dediği şey de biraz bu.
De la Vega borsacıları üç gruba ayırıyor:
🔹Kar payı için yatırım yapan, fiyat hareketleriyle ilgilenmeyen büyük kapitalistler
🔹Kısa vadeli ekonomik ve politik tahminlerle yatırım stratejileri geliştiren traderlar
🔹Spekülasyon yapan kumarbazlar
Bu ayrım bugün de tanıdık gelmiyor mu?
İnsanlar fiyatların yükseleceğine veya düşeceğine dair pozisyon alıyor. Bazıları asılsız söylenti yayıyor. Bazıları kaldıraçla gereğinden fazla risk alıyor. Bazıları kısa vadeli fiyat hareketlerini nihai bilgelik sanıyor. Bazıları da kalabalık ne yapıyorsa onu yapıyor.
Piyasada başarılı olmak için haklı olmak da yetmez, aynı zamanda sabır, disiplin ve psikolojik sağlamlık gerekli, diyor. Haksız sayılmaz.
Bence “Confusion of Confusions” yalnızca eski bir borsa kitabı değil. İnsan doğasının piyasalarda neden tekrar tekrar aynı şekilde sahneye çıktığını gösteren zamansız bir yatırım klasiği.
95 yaşındaki Buffett, bu yılki Berkshire Hathaway hissedarlar toplantısında esas oyuncu değildi. CEO Greg Abel toplantıyı, #60 Buffett formasını tavana asarak (jersey retirement) ve onu kalıcı olarak emekliye ayırarak başlattı.
Buffett’ın varlığı hala bir çok kişinin Omaha’ya gitme nedeni olabilir. Benimki ise, onun kadar, belki de daha fazla, hissedarlar toplantısı öncesinde ve sonrasında birkaç güne yayılan, yatırımla ilgilenenlerin bir araya geldiği, tanıştığı, eğlendiği ve birbirinden öğrendiği oldukça verimli birkaç gün geçirmesini sağlayan yan etkinlikler.
Programların çakışması nedeniyle katılamadığım birçok etkinlik olsa da zamanımı olabildiğince verimli geçirmeye çalıştım.
Gabelli Value Investor Conference’ında Chris Bloomstan'ı @ChrisBloomstran (BRK’yi en derinlikli analiz edenlerden), Adam J. Mead’i @BRK_Student (BRK tarihini en ayrıntılı yazan), Brett Gardner’i @brettgardner_10 (Buffett’ın gizli kalmış ilk yatırımlarını yazan), Pieter Slegers’i @QCompounding ve “Little Berkshire” olarak anılan Markel’in CEO’su Thomas Gayner’i dinledim.
Guy Spier’in @GSpier düzenlediği VALUExBRK ise konuşmacılar açısından oldukça zengindi. Adam Mead, Bryan R. Lawrence @brl11 , Bill Ackman @BillAckman , Tom Gayner, Tom Russo, Chris Bloomstran, Mohnish Pabrai @MohnishPabrai ve bir bu kadar daha konuşmacı vardı.
Robotti/Fordham Gabelli School of Business’ın Omaha buluşmasında ise konuşmacılar kadar, Bob Robotti @BobRobotti , Chris Bloomstran ve Curtis Jensen, moderatör Paul Johnson da müthişti.
Creighton University Value Investing Panel, Bob Robotti ve Vitaliy Katsenelson’u @vitaliyk dinlemek için başka bir fırsattı.
University of Nebraska Omaha’da Mohnish Pabrai’nin Mental Models üzerine söyleşisi vardı. CFA Society Nebraska’nın düzenlediği yemekte ise Meb Faber @MebFaber konuşmacıydı.
BRK hissedarlar toplantısının ertesi günü Pazar sabahlarının geleneği olan Markel brunch bu sene yoktu. Ama CEO Tom Gayner’i bir çok etkinlikte dinleme imkanı vardı. Markel, Mayıs sonlarında Richmond’da kendi reunion etkinliğini düzenliyor.
Markel brunch yerine Vitaliy Katsenelson’ın düzenlediği kahvaltı etkinliği vardı. Vitaliy düşündüğü gibi konuşuyor, konuştuğu gibi de yazıyor. Bu etkinliğin sonraki yıllarda çok daha önemli bir hale geleceğinden eminim.
Ayrıca birçok yazarla konuşma ve kitaplarını imzalatma imkanım da oldu; Dr. Robert Cialdini @RobertCialdini , Luca Dellanna @DellAnnaLuca , Meb Faber, Brett Gardner, Jeff Gramm @jeff_gramm , Steve Jordon @JordonOmaha , Vitaliy Katsenelson, Adam Mead, Gillian Zoe Segal @GillianZoeSegal , Pieter Slegers ve Asif Suria @AsifSuria .
Akıllı yatırım yolculuğumuz boyunca takip etmemiz gereken yatırımcı ve yazarlardan bazılarının isimlerine burada yer vermiş oldum. Onlardan öğrenilecek çok şey var.
BRK haftasının anısına aldığım ufak objeler ve imzalanmış kitaplarla birlikte, uzun bir yolculuktan sonra tazelenmiş olarak ofisime geri döndüm.
O yılki yatırım getirilerimiz ne olursa olsun, bu birkaç günün sonunda evlerimize oldukça “kazançlı” döndüğümüz kesin; yeni arkadaşlıklar, yeni fikirler ve aynı zamanda dürüstlük, erdem ve gurur duyacağımız bir hayatla ilgili kazanımlar.
Omaha’ya “uçak bileti” alarak tüm bunlara ulaşmak mümkün.
@vitaliyk Vitaliy, I’m sure that your event will be one of the most popular side event of Berkshire week. A good reason for coming to Omaha next year again..
En iyi ihtimalle, seçtiğimiz hisselerin yarısı endeksi geçecek (hit rate) diğer yarısı ise endeksin altında kalacak. Hiç de kötü değil, %51’lik bir oran ise gayet iyi.
Kazananı seçme oranı (hit rate) önemli, çok daha önemli olan ise kazançların kayıpları karşılama oranı (payoff ratio). Yani portföyde benchmark üstü getiri sağlayan hisselerden elde edilen relatif kazançlar toplamının, benchmark gerisinde kalanlar nedeniyle oluşan relatif kayıpların üzerinde olması gerekir. 1,5x oranı tatmin edici olabilir.
Bunun için yalnızca kazanacak hisseleri tahmin etmek yeterli değil; aynı zamanda seçtiğimiz hisse senetlerine yatırım zamanlaması (timing) ve portföy büyüklükleri (sizing) konusunda da isabetli kararlar almak gerekir. Seçtiğimiz hisseyi ne zaman ve hangi büyüklükte almaya başlayacağımız, ekleme ve azaltmalarla hangi ağırlıkta tutacağımız (sizing adjustment) ve ne zaman satacağımız gibi kararlar önemli.
Portföyde kazananların sayısı daha az olması kabul edilebilir belki; ancak kazanan pozisyonlardan oldukça yüksek getiriler elde ederken kaybettiren pozisyonlarda kayıpların olabildiğince sınırlı tutulması şart.
Bu konuda @iancassel 'in yazısı ve bu söyleşi gayet iyi, tavsiye ederim..
In this conversation, @Valuehunte and I sit down with Lee Freeman-Shor and Clare Flynn Levy to talk about their new book, Stock Market Maestros.
I really enjoyed this conversation.
https://t.co/Qzkn4Pmzg8
New Article
John LeFrere, an analyst hired by Michael Steinhardt in the 1970s, recalls his first weeks on the job; he visited IBM and returned convinced that its profits were headed upward.
LeFrere recommended buying IBM stock ahead of that Friday's quarterly results, but Steinhardt pushed back. He had been watching IBM splutter about aimlessly on the stock ticker, and he had a black feeling in his gut that the stock was going nowhere.
“Mike, I think you're wrong,” LeFrere said. It took courage to contradict Steinhardt, but LeFrere had a strong build and figured he could bench him.
“I hate the pig,” said Steinhardt.
“Mike, I don't care how it looks on the tape. The results are going to be good and the stock's going up.”
Steinhardt's contrarian radar flickered. “How much you want to buy then?”
“How about ten thousand?” LeFrere ventured, calculating that, with IBM trading at $365, owning three and a half million dollars' worth of one stock was about the maximum conceivable.
Steinhardt hit a button and ordered his trader to buy 25,000 IBM immediately.
“Mike, I said ten thousand,” LeFrere said anxiously.
“How convinced are you of your fuckin' opinion?” Steinhardt barked.
“I'm very convinced.”
“You better be right,” Steinhardt said grimly. He hit the button again and bought another 25,000.
That exchange left Steinhardt with some $18 million worth of IBM, representing perhaps a quarter of his capital. It was a hefty concentration of risk in one stock, five times the size that LeFrere had recommended. But when IBM's results came out at the end of the week, the stock shot up 20 points, yielding an instant profit of $1 million.
LeFrere had survived his rite of passage.
https://t.co/ysrK51JgqR
If we assume the point of investing is ultimately to improve your quality of life and the quality of life of those you most care about, investments that consistently add stress over long periods of time probably don’t make sense.
Money is traded for things or experiences that catalyze certain feelings. If your investments are generating the opposite spectrum of feelings, it might be time to reassess. It’s easy to miss the forest for the trees.
Money is a means, not an end.
And in the end, most things matter very, very little.
Do what helps you sleep at night and wake up with a low heart rate.
To me, those are the hallmarks of a world-class investor who gets the big picture.
John Kenneth Galbraith’in A Short History of Financial Euphoria kitabını okudum.
Kitap, 17. yüzyıldaki lale çılgınlığından 1987'deki ABD borsa çöküş��ne kadar uzanan spekülatif dönemlerin doğasına dair kısa ve öz ipuçları sunuyor.
Krizler sistemin bir parçası ve yapılabilecek en iyi şey bunun farkında olup kabullenmek. Krizler arasında şaşırtıcı derecede büyük benzerlikler var:
Kaldıraç, aşırı borçlanma ve kitlesel çılgınlıkla coşku artar. Ancak parti, müzik durana kadardır. Sonunda panik başlar ve spekülatif dönemler sessizce değil, büyük bir patlamayla sona erer.
Finansal hafıza son derece kısadır; yaklaşık 20 yıl içinde her şey unutulur. Krizlerde oyuncular değişir ama kitlesel çılgınlık aynı kalır.
Büyük serveti zeka ile ilişkilendirme eğilimi oldukça yaygındır. Oysa büyük servet (makul düzeyde servetten bahsetmiyorum) çoğu zaman zekadan ziyade şans ve hileyle daha yakından ilişkilidir.
“Yeni” finansal yenilik diye bir şey yoktur. Hepsi, mevcut ürünlerin küçük değişikliklerle daha sınırlı varlıklara karşı daha fazla kaldıraçlı borç yaratmasından ibarettir.
Finansal coşku (euphoria) bağımlılık yapar ve oldukça zeki insanları bile (Newton da zamanında bu tuzağa düşmüştür) içine çekebilir. Nitekim insanların en kolay inandıkları an, kendilerini en mutlu hissettikleri andır.
Belki de Galbraith’in dediği gibi, yapılabilecek en doğru şey olabildiğince şüpheci olmak. Yani, aşırı iyimserlik ile aptallık arasında güçlü bir ilişki olduğunu, buna karşılık devasa miktarda para ile zeka arasında zorunlu bir bağ bulunmadığını bilmek.
Bir piyasada “benzersiz bir fırsat” iddiaları yükseldiğinde ihtiyatlı olmak gerekir. Boşuna dememişler: Akıl olmayınca para elde durmaz.
“Fools are indeed separated, soon or eventually, from their money.”
François Rochon, yatırım yapmaya başladığı 1993’ten beri uzun vadeli değer odaklı bir yatırımcı. 1998’in sonunda Kanada’nın Montreal kentinde kurduğu Giverny Capital aracılığıyla bugün yaklaşık 3,6 milyar dolarlık varlığı yönetiyor. Fonunun yıllık ortalama getirisi %15’in üzerinde.
Rochon aynı zamanda bir sanat koleksiyoncusu ve yatırımı da bir sanat disiplini olarak görüyor. Son söyleşisinde, bir sanat eseri satın almakla yatırım yapılacak şirketi seçmenin oldukça benzer süreçler olduğunu vurguluyor. Harika bir sanat koleksiyonu oluşturmak için çok sayıda eser incelemek gerekir; iyi bir hisse senedi portföyü oluşturmak için de yüzlerce, hatta binlerce şirketi incelemek gerekir.
Asıl mesele, sahip olunması gereken az sayıdaki şirketi belirlemek ve onları gerçek değerlerinin belirgin şekilde altında fiyatlandıklarında satın alabilmek. Bunun için de ciddi bir sabır gerekiyor. Rochon, portföyüne eklediği bazı şirketler için 10–15 yıl beklediğini söylüyor.
Ona göre başarılı yatırım için üç temel insani özellik vazgeçilmez: alçakgönüllülük, rasyonellik ve sabır. İncelediğiniz sanatçıyı ya da şirketi derinlemesine anlamanız gerekir. Bu nedenle Rochon, portföyündeki şirketlerin günlük piyasa fiyatlarından çok, işlerinin nasıl geliştiğine ve gerçek değerlerindeki (intrinsic value) artışa odaklanıyor.
Rochon, en büyük yatırım hatalarından da bahsediyor (yatırımcı mektuplarında bunları açıkça yazıyor). Bunların ilki, pahalı bulduğu için almadığı ancak fiyatı yükselmeye devam eden hisseler. Ona göre kaçırılan fırsatlar, beklendiği gibi sonuç vermeyen yatırımlardan çok daha maliyetlidir (fırsat maliyeti).
Bir diğer büyük hata ise harika bir şirkete sahip olup onu çok erken satmaktır. Fiyat aşırı ve irrasyonel seviyelere çıkmadığı sürece, kaliteli şirketleri portföyden çıkarmamak gerekir.
Rochon ayrıca, sattıkları ürünün fiyatı üzerinde kontrolü olmayan emtia şirketlerinden ve regülasyonların yoğun olduğu sektörlerden özellikle uzak durduğunu belirtiyor.
Söyleşiyi buradan izleyebilirsiniz: https://t.co/TrlCULeX88 Art of Investing with Giverny Capital Founder François Rochon
Ayrıca, François Rochon’un yaklaşık üç yıl önce William Green @WilliamGreen72 ile yaptığı bir başka söyleşi hakkında yazdığım yazıyı da şu linkten okuyabilirsiniz:
https://t.co/lqnG1VCvHd
@danielgladis son mektubunda Latin Amerika’ya dair gözlem ve değerlendirmelerini paylaşıyor.
Doğal zenginliğin tek başına yeterli olmadığını, zayıf kurumsal yapının bölgeyi ekonomik olarak güçsüzleştirdiğini vurguluyor. Ülkeler farklı olsa da bölgenin kaderi büyük ölçüde ortak.
Enflasyonla ilgili bölümü okurken ister istemez Türkiye’yi de düşündüm; yüksek enflasyonun etkileri her yerde benzer.
Strateji Portföy Emerald Hisse Senedi Serbest Fon (EME) paylarını ilk olarak 26 Kasım’da ihraç ettik ve aynı gün yatırımlarımıza başladık.
Fon yatırımcılarına gönderdiğim ilk mektubu aşağıdaki linkte sizinle de paylaşıyorum.
https://t.co/PPACWnwVWr
Son beş yılda sosyal medyada yayımladığım ve güncelliğini uzun yıllar koruyacağını düşündüğüm yazıları derledim ve aşağıdaki linkle ulaşacağınız dosyada bir araya getirdim.
Dosyada; finansal planlama ve finansal özgürlükten, şirket analizi, değerleme ve yatırıma uzanan geniş bir çerçevede yüz elliden fazla yazı yer alıyor.
Aşağıdaki başarılı yatırımcılarla ilgili yazdıklarımı okuyarak onların yatırım yaklaşımlarını ve düşünce dünyalarını tanıma fırsatı bulacaksınız; Jesse Livermore, Ben Graham, Philip A. Fisher, Warren Buffett, Peter Lynch, Jim Simons, Howard Marks, Thomas Russo, Seth Klarman, Ray Dalio, François Rochon, Li Lu, Daniel Gladiš, Tony Deden ve Jennifer Wallace.
Ayrıca bu dosyada, yalnızca finans ve yatırım kitapları değil; bedenimize ve ruhumuza yapacağımız yatırımları konu alan kitaplar üzerine yazdığım on iki farklı yazı da yer alıyor.
Burada yer verdiğim kitaplar ve yazarları şunlar;
Bir Borsa Spekülatörünün Anıları - Edvin Lefévre,
Babil’in En Zengin Adamı - George S. Clason,
Security Analysis - Ben Graham & David Dodd,
The Intelligent Investor (Akıllı Yatırımcı) - Ben Graham,
Common Stocks and Uncommon Profits (Sıradan Hisseler Sıradışı Karlar) - Philip A. Fisher,
A Random Walk Down Wall Street (Borsada Rastgele Seyir) - Burton Gordon Malkiel,
Beating the Dow - Michael O’Higgins,
Duygusuz Yatırımcı - Robert Sheard,
Buffett and the Interpretation of Financial Statements - Mary Buffett & David Clark,
Büyük Açık - Michael Lewis,
Değerleme için Küçük Kitap - Aswath Damodaran,
Boomerang (Bumerang) - Michael Lewis,
Yalancının Pokeri - Michael Lewis,
Kızımla Ekonomi Sohbetleri - Yanis Varoufakis,
The Warren Buffett Shareholder - Lawrence A. Cunningham & Stephanie Cuba,
Jim Simons, Piyasaların Şifresini Çözen Adam - Gregory Zuckerman,
Global İş Dünyasında Sıradışı bir lider Süreyya Ciliv - Fırat Demirel,
İşten ve Yaşamdan Zevk Almanın Yolları - Dale Carnegie,
Var Olmanın Gücü - Eckhart Tolle,
Tahıl Beyin - Dr. David Perlmutter,
BİRİM - Dr. Deniz Şimşek,
Vucudunuz Hayır Diyorsa - Gabor Maté.
Bunun yanı sıra, finans ve insan davranışı temasını farklı açılardan ele alan dört film üzerine yazdıklarımı da bu dosyada bulabilirsiniz; The Big Short (Büyük Açık), Moneyball (Kazanma Sanatı), American Factory ve Sleepers.
2026 yılında da yeni yazılarla buluşmak dileğiyle,
Keyifli okumalar.
https://t.co/jSV7sIZODX
Hangisi?
Yatırım, spekülasyon ya da kumar..
Genelde, kullanım veya tüketim için satın aldığımız dışında, finansal kazanç amacıyla satın aldığımız herhangi bir şeye “yatırım” diyoruz. Hisse senetleri, tahvil, döviz, altın, gayrimenkul, kripto varlıklar, mücevher, sanat eserleri.. Peki, yatırım ile spekülasyon amaçlı yapılan işlemleri ve hatta kumarı ayrı kategorilerde değerlendirmemiz gerekmez mi?
Hepsinde amaç anaparayı çoğaltmak olsa da, alınan risk düşükten yükseğe doğru farklı seviyelerde. Hepsinde şans faktörü önemli, ama bunun ağırlığını azalttığımız (bilgi birikimi, analiz, çalışma vb. ile) ölçüde riskimiz de azalır ve yaptığımız işlem “yatırım” tanımına daha çok yaklaşır.
Howard Marks, bilinçli bir şekilde (knowledgeably) yeterince düşük bir fiyata satın alındığında hemen hemen her varlık iyi bir yatırım olabilir, diyor.
Ben Graham ve David Dodd’un “yatırım” tanımı ise biraz daha farklı ve sofistike, aslında her daim geçerli bir tanım;
“Bir yatırım işlemi, kapsamlı bir analizden sonra anapara güvenliği ve tatmin edici bir getiri vaat eden bir işlemdir. Bu gereksinimleri karşılamayan işlemler spekülatiftir.”
Graham ve Dodd’un “yatırım” tanımı size muğlak gelmiş olabilir ama kastedilen şey açık. Üç şeye vurgu var;
🔹kapsamlı analiz (thorough analysis); gerçeklerin mevcut standartlar ışığında incelenmesi
🔹anapara güvenliği (promises safety); istisnai olmayan, normal koşullar altında olası kayba karşı koruma sağlanması. İstisnai durumda hiçbir şeyin güvencesi yok zaten. Eğer ciddi bir kayıp ihtimalini mümkün kabul ettiğimizde bu işlem “spekülatif” tanımına girer.
🔹tatmin edici getiri (satisfactory return); yeterli olandan daha fazla getiri, yani faiz veya temettü ile birlikte değer artış kazancını da içerir. Bu subjektiftir, yatırımcının talep ettiği getiri ile ilgilidir aslında.
Tanıma göre yatırım, anaparanın güvenliğini ve tatmin edici bir getiriyi “vadeden” bir işlemdir. Yatırım bunları “garanti” etmese de yüksek derecede kesinlik içermelidir. Bu da kapsamlı analiz sonucu yapıldığında mümkün olabilir.
Bir hisse senedinin (ve hatta bir tahvilin) bir fiyat seviyesinde yatırım değeri olabilirken farklı bir fiyat seviyesinde olmayabilir. Tek başına yapıldığında yeterli güvence vermeyen birkaç işlem de çeşitlendirme ile riskleri azalttığı için yatırım olabilir (pair trade, arbitraj, hedging gibi).
Peki spekülasyon kumar mıdır?
Kumar (gambling), daha önce olmayan risklerin yaratılmasını ifade eder (at yarışları gibi), riskin ortaya çıkması sağlanır ve bahisler üzerinden kazanan belirlenir. Spekülasyonda ise risk bizatihi durumun kendisinde vardır ve bu risk spekülatör tarafından alınır. Bu risk, getirileri ve götürüleri dikkatlice değerlendirildikten sonra alınırsa buna “akıllı spekülasyon” denir, yeterli çalışma yapılmadan risk alınıyorsa bu da “akılsız spekülasyon” olur.
Son dönemde Strateji Portföy Yönetimi A.Ş. ile birlikte attığımız ve benim için oldukça heyecan verici bir adımı sizinle paylaşmak istiyorum.
Kuruluşunu tamamladığımız Strateji Portföy Emerald Hisse Senedi Serbest Fon (EME) ile 26 Kasım’da yatırımlara başlıyoruz.
Ağustos 2019'dan itibaren 6 yılı aşkın süredir değer odaklı yatırım anlayışıyla yönettiğim friends&family portföyler için Türkiye’de hisse senetlerine yaptığımız yatırımlar US$ bazında yıllık ortalama %21,9 net getiri sağladı. Aynı dönemde BİST-100 Getiri Endeksi’nin getirisi yıllık ortalama %8,5 oldu.
Bundan sonra, yine aynı yatırım anlayışı ile yöneteceğim Strateji Portföy Emerald Hisse Senedi Serbest Fon’da da Borsa İstanbul’da hisseleri değerinin altında fiyatlandığına inandığım sağlam şirketlere uzun vadeli yatırımlar yapmaya devam edeceğiz.
Borsa İstanbul’daki bir çok şirketin mevcut fiyat seviyelerinde uzun vadeli yatırımcılar için çok büyük fırsatlar sunduğuna inanıyorum. Bu inançla, Fon Yöneticisi olarak, birikimimin önemli bir kısmını oluşturan Türkiye’deki hisse senedi yatırımlarımın %100’ü Strateji Portföy Emerald Hisse Senedi Serbest Fon’da olacak.
Fon'un yatırımcılarının da, Fon’un yatırım felsefesine inanan ve yaratacağımız değeri uzun yıllar boyunca paylaşabileceğimiz değer ortakları olması en büyük arzum. Sizi de Fon’un ilk yatırımcıları arasına katılmaya davet ediyorum.
İlgileniyorsanız bana yazın ([email protected] ), gerekli detay bilgilendirmeyi yapmaktan ve sorularınızı cevaplamaktan mutluluk duyarım.
Fon’un izahnamesi: https://t.co/IT2Htmp9XE
Fon’un KAP sayfası: https://t.co/DzCXeHadqA