kız babasını kaybetti annesine guzel bi hayat kurmak icin cabalıyo ne guzel destek oluyo mentlerde yok iki gune batarlar yok annesi kapalıymıs bi daha dizisini izlemem falan yazmıslar nasıl curuk bi zihniyetsiniz siz
Yetişkinlikte arkadaşlık biraz daha anlayış istiyor. İnsanlar işe gidiyor. İnsanlar meşgul. İnsanlar iyileşmeye çalışıyor. İnsanlar kafa dinlemek istiyor. İnsanlar tıpkı sizin gibi kendilerine zaman ayırmaya çalışıyor. Daha az iletişimi daha az sevgiye yormayın.
Kahramanmaraş’ta katliamın yapıldığı okulun “Okul Aile Birliği Başkanı” olduğu söylenen hanımefendinin birkaç gün arayla yaptığı 2 farklı açıklama.
Vay bacım vay;
Ne dersen de, biz anladık mevzuyu…
Velilerime attığım mesaj:
-Son günlerde okullarda yaşanan üzücü olaylar nedeniyle daha önce defalarca söylediğim kural ve uyarıları tekrar hatırlatmak isterim.
-Pazartesi günü itibariyle okulumuzda bir güvenlik görevlisi olacak.Umuyoruz ki devamlı olacak.
Ancak en temel görev ve+
Artık insanların kıskançlığı eskisi gibi değil. Kimse sadece paranı, arabanı ya da sahip olduklarını kıskanmıyor. Çünkü bunların çoğu bir şekilde elde edilebilir şeyler. Asıl kıskanılan şey; senin enerjin, bulunduğun ortama kattığın hava ve insanların sana duyduğu gerçek bağ. Sen bir ortama girdiğinde dikkat çekiyorsan, insanlar seni dinliyorsa, yanında huzur buluyorsa işte orada görünmeyen bir değer oluşur. Bu, satın alınamaz, taklit edilemez. İnsanların seni desteklemesi, arkandan iyi konuşması ve sen yokken bile varlığını hissettirmeleri… Asıl mesele bu. Ve tam olarak bu yüzden, en çok da buna sahip olanlar kıskanılır. Çünkü bu, sahip olunan bir şey değil; olunan bir şeydir.
İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var; sanki çok büyük, geri dönülemez bir eşikteyiz. Öyle bir kayıp kapıda ki, bu kez toplu bir yıkımla yüzleşeceğiz. Bugüne kadar yaşadığımız her şeyden daha sert, daha keskin bir gidiş bu...
Sanki gökyüzü tutuşmuş, dünya alevler içinde kalmış gibi. Gelmekte olan, bildiğimiz tüm felaketlerin ötesinde; sanki tüm yeryüzü ve gökyüzü aynı anda yanıyor..
Not: Yukarıdaki ifadeler tamamen kişisel sezgiler ve astrolojik öngörülerle harmanlanmış hissi bir anlatımdır; herhangi bir kişisel veya siyasi yönlendirme içermemektedir.
2004 2005'lerden sonra doğan çocuklardaki en büyük sıkıntı ne biliyor musunuz? Aileleri. Hepsinin çocuğu çok özel, hepsinin çocuğu eşsiz, üstün zekalı. Bir tane bile normal çocuğu olan yok. Bir çoğu aşırı şımartılarak büyütülüyor. Bugün geldiğimiz noktada sonuçları ortada
Meslek hayatım boyunca maalesef defalarca, ruhsal bir hastalık tanısı koyarak tedavi önerdiğim bazı bireylerin ana babalarının bu durumu inkâr ederek gerekli önlemleri almadıklarına şahit oldum. Kimse evladına ruhsal bir hastalığı yakıştırmak istemez, anlıyorum. Fişlenme korkusu da tedavi kararı almaya engel olan bir diğer önemli sebep. Lakin birey ciddi bir davranım bozukluğu veya saldırganlık eğilimi gösteriyorsa, böylece kendisinin veya başkalarının can ve mal güvenliğini tehdit etme riski taşıyorsa, orada artık ailenin duygusallığı bir kenara bırakması ve bir an evvel bireyin tedavisi için harekete geçmesi gerekir.
arkadaşlıklarımı kategorize ettiğimden beri hayal kırıklığına uğramıyorum
gezip eğleneceğin arkadaş farklı oturup işle ilgili konuşabileceğin arkadaş farklı insanların kişiliğine göre beklenti oluşturmak gerekiyor
en sevdiğim özelliğim her an her şeyi romantize edebiliyor olmam. elbette sıkıntılarımız imtihanlarımız ve hüzünlendiğimiz anlarımız var ve olmaya devam edecek ama buna rağmen güneşli bir gökyüzünü ya da yeşeren yaprakları izlemenin bana kattığı o mutluluğu çok seviyorum.
hayatımda en hazmedemediğim şey vefasızlık. vefasız insana tahammülüm yok. bu nezaketsizliğin en uç noktası benim için. bir teşekkürü, bir tebriği, bir hoşçakalı çok gören insanlarla paylaşacak bir şeyim olamaz. inceliğin olmadığı yerde kalın bir duvar örmek kendime saygımdan.
Zarif insanları seviyorum, karşısındaki insanı incitmemek adına çaba sarf edenleri, gönül kırdığında onarmaya çalışanları, anlamlandıramadığı bir sızıya hak verebilenleri, ötekileştirmeden kabul edenleri, yüreği kocaman olanları seviyorum işte, hem de çok.
beni kaybetmek zordur. mücadele ederim, sevdiğim herkes ve her şey için çabalarım. gönül almayı bilir, kırılan her şeyi tamir etmek için elimden geleni yaparım. ama bir gün, bir şeyleri fazla zorlarsa birisi, yok olurum. hiç var olmamış kadar yok olurum ve bulunmam.
kızların hayal kırıklıkları
-15 yas
-ilk kaldırıma çöküp ağlama
-kalabalık arkadaş grubu
-notlar uygulaması
-eski en yakın dost
-akademik kariyerin bir anda düşüşü
-birini çok beklemek
-cevabını bildiği soruya yalan cevap verilmesi
Şunu fark ettim: Gerçek insanların genelde çok arkadaşı olmuyor. Çünkü herkese uymuyorlar, her ortama girmiyorlar, her şeye katlanmıyorlar. İçleriyle çelişmemek için bazen susuyor, bazen geri çekiliyorlar. Bu da kalabalıkları azaltıyor. Derin düşünen, çok hisseden insanlar kolay bağ kurmuyor; kurdukları bağ da yüzeysel olmuyor zaten. O yüzden sayısı az ama anlamı büyük oluyor. Herkesle gülüp eğlenmek yerine, birkaç kişiyle gerçekten anlaşmayı tercih ediyorlar. Bu durum çoğu zaman yalnızlık gibi görünüyor ama aslında bir seçicilik. Sahici kalmak, bazen az insanla yürümeyi göze almak demek. Ve bu, zayıflık değil; karakter meselesi.