Hukuk guvenligi geldiginde diger kararlar gibi bu karar da hukuk coplugunde yerini bulacaktir.
Saniklar musteki, mustekiler sanik olmus; elbirligiyle ulkeyi mahvettiniz...
7-zulümdür. Bu durum müvekillerim ve ailelerine 4 yıla yakın süredir yapılan sistemli psikolojik baskının devam ettiğini gösteriyor. Her hafta bir bayanın çocuklarıyla toplam 400-500 km yol gitmeye zorlanmasını idrak ve insafınıza bırakıyorum.
6-İşkencenin alenileştiği, uluslararası raporlara girdiği bir ortamda bu şekilde uzun süre haber alınamaması tutuklu ailelerini endişelendiriyor.
▪ Bununla birlikte müvekkillerimin ailesi ve yakınlarının bulunduğu şehirden hiçbir gerekçe olmadan başka bir şehire sevk edilmesi
5-Konuldukları hücreler soğukmuş ve bununla mücadele ediyorlar.
Yurt Atayün'e istediği eşyalar verilmemiş. Gerekçe ise casusluk suçlaması öne sürülmüş. Tek kişilik soğuk bir hücrede tutulan bir insan istediği eşyalarla nasıl bir casusluk yapacak akıl ermiyor.
4-ancak 1 gün sonra Yurt Atayün'ün Edirne F Tipi cezaevine, Ömer Köse'nin ise Tekirdağ 2 Nolu cezaevine yerleştirildikleri öğrenilmiştir.
▪ İkisinin durumu da iyi, herhangi bir kötü muamele yok ama ailelerinden öğrenebildiğimiz kadarıyla tek kişilik hücrelere konulmuşlar.
3-Kırklareli, Tekirdağ, Edirne cezaevleri sırasıyla aranmış. Ancak ilgili muhatap bulunamamış.
Akşama kadar Yurt Atayün ve Ömer Köse'nin nerede oldukları öğrenilemediğinden ailelerinin endişeleri artmıştır.
Israrlı aramalar sonucunda,
2-"Özel emir var, biz bilgi veremiyoruz. Savcıya sorun." Savcıya ulaşmak ise ne mümkün!
Geçtiğimiz hafta Yakup Saygılı ve ekibinin Vatan emniyette tekrar sorguya alınması geldi aklımıza.
Vatan emniyet de aranmasina rağmen orada olmadıkları söylenmiş.
1-24 ocak çarşamba günü müvekkiller Yurt Atayün ve Ömer Köse tutuklu bulundukları Silivri Cezaevinden yakınlarına haber verilmeden çıkarılıp kendilerinden uzun süre haber alınamamıştır..
Aileleri ve yakınları tarafından Silivri cezaevi aranıldığında ise verilen cevap çok ilginç: