Tosya ormanları beşli çeteden @KoloHolding (KOLİN) talanına açıldı.
1325 ha ve 1107 ha büyüklüğünde iki bölgede maden işletmesi kuracak.
El değmemiş orman ekosistemi yok edilecek, tertemiz sular kimyasal atıklarla zehirlenecek.
Maden Kastamonu’ya yıkım, KOLİN’e para getirecek.
Yarın akşam saat 21.00’de,
14-18 Kasım’da Antalya’da gerçekleştirilecek olan Halkların İklim Zirvesinin detaylarını, HİZ Koordinatörü Halime Şaman ile X Space odamızda konuşacağız.
İklim krizini, mücadeleyi ve zirvenin gündemini birlikte konuşmak için tüm dostlarımızı bekliyoruz. 🌿✊
🎙️FON VURGUNU: "LAĞIM PATLADI"
Fon krizi, birkaç kişinin hatası sonucu ortaya çıkan bireysel bir sorun değil; servet ve sermaye transferi üzerine kurulmuş bir vurgun sisteminin yaşanan sonucudur.
Fon vurgununda adı ifşa edilen eski bakan, görevde olduğu dönemde de kabul edilemez nitelikte işler yapmış. Bu bakan, görevde olduğu süre boyunca her ay iki özel kalem müdürü değiştirmiş. Ataması yapılmayan ve hakkını aramak için sesini duyurmak isteyenlere polis saldırısı yaşanırken bu eski bakan, bu yolla en az 60 kişiyi sınavsız şekilde devlet memurluğuna geçirme işinin faili olmuştur.
Fon krizi geçmişte yaşanan Susurluk skandalı benzeri bir durumdur. Bu kriz, adeta bu alanda birikmiş pisliğin dışa vurumu şeklinde yaşanan bir lağım patlamasıdır.
Fon vurgununda adı geçen ve şu an BTK yönetiminde bulunan bir bürokrat da fon konusunu konuşan ve yazan herkesi susturma ve sosyal medya üzerinde sansür uygulama seferberliğine girmiş durumda.
#FonKrizi #FonVurgunu #FonMagdurlarınıDuyun
✍️Eş Sözcümüz @AhmetAsena yazdı:
LAĞIM PATLADI
"...İktidar, açılan soruşturmaları kendi temizliğinin kanıtı olarak sunmak istiyor. Oysa asıl soru, bu ilişkilerin nasıl kurulduğu ve yıllarca nasıl sürdürülebildiğidir. Birkaç kişinin teşhir edilmesi, onları zenginleştiren ve güçlendiren düzenin hesabının sorulduğu anlamına gelmez. Lağımın içinden çıkanları iğrenerek görüyoruz. Lağımı esas dolduran ekonomik ve siyasi ilişkiler ise henüz bütün boyutlarıyla ortaya konmuş değil."
Artvin’de ormanı keserek mesire alanı yapacak olan Yapısoy Beton’a karşı çıkan köylülere planlayarak ateş açan Merttürk ailesi ve çalışan Muhammet Ustabaş çetesi tutuklanmalıdır.
Sadece tetiği çeken değil saldırıyı planlayan herkes suçludur
#ReşitKibar
Reşit Kibar ormanları korumaya çalışırken vuruldu…
Peki Reşit Kibar’ı kim öldürdü?
Şirket elemanı Muhammet Ustabaş mı?
Yapısoy Beton sahibi Yunus Merttürk mü?
Yoksa ormanlarda mesire projelerine izin vererek ağaç katliamına yol açan iktidar mı?
#ReşitKibarİçinAdalet
Bir nehir ölürse orada yaşam da biter!
“Murat Nehri öldürülmesin” dediğimizde neyi kastettiğimizi anlamak isteyenler, 30 dakikasını ayırıp aşağıda linkini paylaştığım ‘Gündöndü” belgeselini izlesinler.
Bu belgeselde sevgili @NejlaDemirci1, rant ve para hırsı sonucunda bir nehrin nasıl öldürüldüğünü, nehir öldüğünde o bölgede yaşamın nasıl solduğunu Trakya’daki Ergene Nehri örneği üzerinden çok güzel anlatmış.
Biz, “Nehirlerin Kardeşliği” hikâyesinin, onların ölümü üzerinden değil, yaşama kaynaklık eden hayat dolu akışları üzerinden anlatılabilmesi için mücadele ediyoruz.
Biz, nehirlerimizi ölümde değil, yaşamda kardeşleştirmek istiyoruz. Nehirlerimizin kaderi zehirde, yok oluşta değil, pırıl pırıl akan suların kucaklaştığı bir gelecekte buluşsun istiyoruz.
Dün Ergene’de, İliç faciasında Karasu’da, Gediz’de ve diğer ırmakların sularında akan ölüm, #Diyadin’de olmasın, Murat Nehri ölmesin istiyoruz.
#MollakaraAltınMadeni'nde şirketler para kazanacak ama bunun bedelini büyük bir coğrafya, yaşamıyla ödeyecek.
Yaşamın sesine ses katmak ve #MollakaraAltınMadeniKapatılsın demek için tüm halklarımızı 26 Eylül Cumartesi günü Diyadin’deki buluşmaya davet ediyorum.
https://t.co/f82HommGaz
Amasya Gümüşhacıköy ilçesinde madencilik yapmak istedikleri yere bakın. Koskoca bölgenin bütün suyunu yok edecekler. En bereketli topraklar bir avuç sermayedar için gözden çıkarılıyor. Dikkatli izleyin lütfen.
Muğla’nın binlerce hektar ormanını, zeytinliklerini, su varlıklarını iki holdinge peşkeş çekerek köylüleri açlığa mahkum etmek kamu yararı değil apaçık TALANDIR.
#KamuYararıBiziz
İktidarın “aile” adı altında yürüttüğü operasyonlar, toplumun farklı kesimlerini baskı altına alma ve herkesi kendi tarif ettiği “makbul” yaşam biçimine sokma siyasetinin yeni bir örneğidir.
Bu iktidar farklılıklarla birlikte yaşamayı değil, farklılıkları bastırmayı tercih ediyor. İnsanları kimlikleri, yaşam biçimleri ve tercihleri üzerinden fişleyen, bazılarını “tehdit”, bazılarını “ahlaksızlık”, bazılarını da doğrudan suçla ilişkilendiren bir siyasal dil kuruyor.
Adalet Bakanı, daha ortada bir yargılama yokken insanları suçlu gösteriyor. Bu, hukuk devleti açısından kabul edilemez bir tutumdur.
Bu siyaset toplumsal barışı büyütmez. Korkuyu, düşmanlığı ve nefreti büyütür.
Devletin görevi insanların hayatlarına hükmetmek, toplumu tek tipe sokmak ve “makbul insan” üretmek değildir.
Bu ülkenin ihtiyacı iktidarın dayattığı tek tiplilik değil, eşit yurttaşlıktır. Korku ve nefret değil, özgürlük ve dayanışmadır.
Bu hukuksuzluğa derhal son verilmelidir!
Rize Pazar ilçesine bağlı Balıkçı (Zelek) köylülerinin uzun direnişlerine rağmen Kuzuoğlu Şirketi kafes balıkçılığı yapmak için malzemelerini limana indiriyor.
Verilen sözler tutulmadı.
Yöneticiler halkı ve doğayı değil bir şirketin kârını seçti.
Balıkçılık biterse hayat biter.
Eskişehir’in %71’ini madene ruhsatlayan iktidar şimdi gözünü Beylikova köylülerinin topraklarına dikti
Önce 258 tapulu araziyi bir imzayla çiftçinin elinden alarak mülksüzleştirdiler
Ardından 2.650 dönüm arazide nadir element çıkarmak için toprağı, suyu kimyasalla kirletecekler
71. Yılında 6-7 Eylül Pogromunu Unutmadık, Unutmayacağız!
6-7 Eylül pogromunda, İstanbul başta olmak üzere ülkenin birçok yerinde Rum yurttaşların evleri, işyerleri, ibadethaneleri yağmalandı, insanlar saldırıya uğradı, öldürüldü, yerlerinden edildi.
Yaşanan “toplumun galeyana gelmesi” değildi. Gerçekleştirilen pogrom, devletin sorumluluğunun, kışkırtmanın ve cezasızlığın iç içe geçtiği karanlık bir tarih sayfasıdır.
Bu topraklarda birlikte yaşamanın bedelini hiçbir halk, hiçbir inanç, hiçbir yurttaş ödemek zorunda değil.
Geçmişle yüzleşmeden demokratik bir gelecek kuramayız.
Pogromda yitirdiklerimizi saygıyla anıyor ve "bir daha asla!" diyoruz.
#Pogrom #altıyedieylül
Ormanı parçalayarak yol yapmak kent suçudur.
Bir öğrenciye zarar vermeye çalışmak ise insanlık suçudur.
Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri bölgeyi derhal terk etmelidir @ankarabbld#RantYolunaHayır
Belçika’da artık ekokırım suçu, ceza yasası kapsamında değerlendiriliyor.
@europeangreens ise, doğaya ve çevreye karşı işlenen ekokırım suçlarının tüm Avrupa’da ceza yasası kapsamına alınması çağrısı yapıyor.
Biz de Türkiye’de ekokırım suçunun ceza yasası kapsamına dahil edilmesi çağrısı yapıyoruz.
Hatırlanacağı gibi 2023’te 30 bine yakın yurttaşın imzasıyla ekokırım yasa teklifi @TBMMresmi Başkanlığına verilmiş, ancak iktidar grubu bu talebe olumlu bir yanıt vermemişti.
Daha fazla yol daha çok trafik, hava kirliliği ve gürültü demektir.
Kentleri rant gözeterek yönetmenin faturasını yaşayan insanlar ödeyecek.
#RantYolunaHayır
Demir çelik fabrikası ilçede yaşayan 125 bin insanın sağlığı için bir numaralı tehdit
Dünya Sağlık Örgütünün 15 mikrogram/m3 sınırının 3,5 katını soluyoruz.
Solunum sistemi ve kalp rahatsızlığı kaderimiz değildir.
Bacaların filtre masrafı insan hayatından değerli olamaz
#ERDEMİR
Ülkenin 4. fındık üreticisi Ünye’nin can damarlarını yok edecek bentonit madeni için 5.700 ha ruhsat verildi.
@OrduBBld iştiraki olan maden şirketi binlerce dönüm fındık bahçesini yok edecek, kat kat fazlasını toza bulayacak.
#Fındık stratejik bir üründür, yok edilemez!
Durdurun!
Fiskobirlik’i el birliği ile batıranlar şimdi alkışlasın.
Dünya üretiminin %60 üreten bir ülkede fındığın fiyatını FERRERO belirliyorsa bu ülkenin sömürge ülkelerinden ne farkı kalmış olabilir?