Thank you President 🇸🇮.
Palestine is the moral compass of our time.
From Spain to Slovenia there is hope for Europe. A Europe that puts people above banks and markets, rights above profits, and respects int'l law regardless of political calculus.
Pour Yasin Aktay, l’affaire Ghannouchi ne se limite pas à une décision de justice tunisienne. Elle révèle l’effacement progressif de l’expérience démocratique née en 2011 et la criminalisation d’un compromis entre islam et démocratie.
الأحكام المتلاحقة الصادرة بحق راشد الغنوشي ليست سوى امتداد للانقلاب على الديمقراطية التي جاءت بها الثورة التونسية، واستمرارًا لمسار استهداف الحريات وإقصاء الخصوم السياسيين.
راشد الغنوشي واحدًا من أبرز المفكرين المجددين في العالم العربي والإسلامي، ومن أبرز الداعين إلى الحرية والديمقراطية والتعددية والتداول السلمي للسلطة، وقد دافع عن هذه المبادئ قولًا وعملًا، وتحمل في سبيلها سنوات طويلة من السجن والمنفى والملاحقة.
إن الزج بالمعارضين في السجون وتوظيف القضاء في الصراع السياسي لن يحل أزمات تونس، بل يقوض ما حققه الشعب التونسي من مكاسب في الحرية والتعددية وسيادة القانون.
ستبقى إرادة الشعوب في الحرية والكرامة والديمقراطية أقوى من كل محاولات القمع والإقصاء
ولا بد لليل أن ينجلي، ولا بد للقيد أن ينكسر،
Amnesty has an Urgent Action on behalf of Dr. Hussam Abu Safiya. Israel must release him now. Why oh why such cruelty? Why oh why those with the power to hold Israel authorities accountable for their cruelty failing over and over?
Dr. Hussam Abu Safiya should be with his loved ones, and caring for the many many people in need of his skills. The last place where he should be is solitary confinement.
https://t.co/ewJQfpEfpZ
تحول المهاجر الذي تقطعت به السبل إلى "متنفس" لفئة تسكنها الكراهية وتحترف العنف ضد المرأة وضد عابر السبيل وضد الطفل والسود وكل شخص يصادف وجوده أمامهم.
المهاجر الأعزل لا يتمتع بأي حماية بعد تآكل المجتمع المدني وانقراض المنظمات العاملة في مجال حقوق المهاجرين بعد سجن القائمين عليها
The IDF has been accused of horrific war crimes in Gaza by the UN Human Rights Council & Amnesty International.
It is just common sense that those involved in war crimes should be held to account.
Freedom for Dr Salah Sultan
12 years since arbitrary detention for Dr Salah Sultan, Islamic Sharia professor at Cairo University
"Got arrested in September 2013, from Cairo international airport, then he received a life time imprisonment sentence at Fath Mosque case, death sentence at Rabia case, that has been decreased to 5 years
#FreeThemAll
#Egyptian_hell
@leahmcelrath@MARYAMALKHAWAJA@GissouNia
📑 جماعة العدل والإحسان تدين الحكم الجائر في حق الشيخ راشد الغنوشي وباقي القيادات في تونس
✨✨▪️✨✨▪️✨✨
﷽ والصلاة والسلام على سيدنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعين
جماعة العدل والإحسان || الرباط
الدائرة السياسية
الأمانة العامة
📄 إدانة واستنكار للحكم الجائر على الأستاذ راشد الغنوشي
في خطوة ارتدادية أخرى تعيشها تونس الشقيقة، تلقت الأمانة العامة للدائرة السياسية لجماعة العدل والإحسان ببالغ الاستنكار والأسف نبأ الحكم الجائر الصادر في حق الأستاذ راشد الغنوشي، رئيس البرلمان التونسي السابق والبالغ من العمر 85 سنة والقاضي بسجنه مدى الحياة، بعد سلسلة أحكام سابقة بلغ مجموع مددها 106 سنة، وكذا الأحكام الظالمة الصادرة في حق باقي قيادات النهضة، وذلك في حلقة جديدة من حلقات التضييق على الحريات العامة واستهداف الرموز السياسية والفكرية في تونس.
وإننا إذ ندين هذا الحكم بأشد عبارات الإدانة والاستنكار، نعتبره ظلما فظيعا، وانتهاكا صارخا لمبادئ العدالة وسيادة القانون، وإمعانا في توظيف القضاء لتصفية الخلافات السياسية وإقصاء المخالفين في الرأي والموقف.
كما نؤكد تضامننا الكامل مع الأستاذ راشد الغنوشي ومع أسرته وإخوانه ومحبيه، ومع جميع المعتقلين السياسيين وسجناء الرأي في تونس، ومع الشعب التونسي الذي سُرقت منه ثورته المجيدة فتم وأدها والانتقام من روادها.
لقد تعرض الشيخ راشد الغنوشي خلال مسيرته الطويلة لأحكام قاسية وملاحقات متعددة، وكان هذا الحكم بالمؤبد هو الرابع من نوعه في حياته؛ إذ سبق أن صدرت في حقه أحكام مماثلة خلال عهدي الحبيب بورقيبة وزين العابدين بن علي. غير أن الله سبحانه قدر أن تلك الأحكام لم تصمد أمام حركة التاريخ، ولم تمنع أصحاب الحق من مواصلة أداء أدوارهم، بينما آلت الأنظمة التي أصدرتها إلى ما هو معلوم من أفول وزوال.
ومن هذه الزاوية، فإن هذا الحكم لا يمثل فقط اعتداء على شخص الأستاذ الغنوشي وحقوقه، بل يشكل نذير شؤم على من يقفون وراءه ويراهنون على إخضاع الشعوب وكسر إرادة الأحرار عبر القمع والمحاكمات السياسية. فالتاريخ القريب في تونس وغيرها يعلمنا أن الظلم لا يدوم، وأن إرادة الشعوب أقوى من كل أدوات الإقصاء والاستبداد.
كما ندعو القوى الحية في تونس إلى لم صفوفها وتوحيد جهودها للوقوف ضد هذا النهج الذي يزيد من تعقيد الأوضاع السياسية والحقوقية، والعمل على إطلاق سراح جميع المعتقلين السياسيين، وترسيخ مناخ سياسي توافقي يحفظ لتونس أمنها واستقرارها ووحدتها.
نسأل الله تعالى أن يفك أسر المظلومين في كل مكان، وأن يحفظ تونس وأهلها من كل سوء، وأن يهيئ لها ولأمتنا أسباب الحرية والعدل والكرامة.
والسلام.
الأمانة العامة للدائرة السياسية لجماعة العدل
والإحسان || المغرب
✒️ عبد الواحد متوكل
رئيس الدائرة السياسية
🗓️ الرباط، في 17 ذو الحجة الحرام 1447، موافق 3 يونيو 2026.
A Tunisian court just sentenced an 84-year-old respected leader and advocate for democracy whose health is deteriorating, Rached Ghannouchi, to die in prison "for the crime of leading the opposition to the dictatorship of Kais Saied." https://t.co/R6mVWKqfOE
قالت الحائزة على جائزة نوبل للسلام، توكل كرمان، إن الأحكام المتلاحقة الصادرة بحق راشد الغنوشي ليست سوى امتداد للانقلاب على الديمقراطية التي جاءت بها الثورة #التونسية، واستمراراً لمسار استهداف الحريات وإقصاء الخصوم السياسيين.
وأوضحت في منشور على حسابها بمنصة فيسبوك، أن الغنوشي (رئيس حركة النهضة) يعد واحداً من أبرز المفكرين المجددين في العالم العربي والإسلامي، ومن أبرز الداعين إلى الحرية والديمقراطية والتعددية والتداول السلمي للسلطة، وقد دافع عن هذه المبادئ قولاً وعملاً، وتحمل في سبيلها سنوات طويلة من السجن والمنفى والملاحقة.
وحذرت من أن الزج بالمعارضين في السجون وتوظيف القضاء في الصراع السياسي لن يحل أزمات تونس، بل يقوض ما حققه الشعب التونسي من مكاسب في الحرية والتعددية وسيادة القانون، مؤكدة أن إرادة الشعوب في الحرية والكرامة والديمقراطية ستبقى أقوى من كل محاولات القمع والإقصاء.
#تونس
#قناة_بلقيس
Mornaguia Cezaevi'nden
Raşid Gannuşi'den mesaj var
Hamdolsun.
Bu yıldönümü fark edilmeden geçti. Ancak ben, yürüdüğümüz yolun doğru yol olduğundan eminim. Gerçeklik de bunu göstermektedir. Ülkedeki ve dünyadaki gelişmeler, diktatörlüğün ve tek adam yönetiminin milletlerimizin sorunlarına çözüm olamayacağını ortaya koymaktadır. Diktatörlük ve bireysel iktidar bir çare değil, bizzat hastalığın kendisidir. Bu yüzden hiçbir zaman tereddüt etmedik; 25 Temmuz seçeneğinin yanlış olduğuna dair kanaatimizden vazgeçmedik. Tunus da o tarihten itibaren yanlış bir yola sürüklendi.
Bugün, 25 Temmuz 2021 gecesi tanklarla kapatılmış parlamentonun kapısında söylediğim sözlerin ve 17 Nisan 2023 gecesi tutuklanmadan önce yaptığım son konuşmanın doğruluğu ortaya çıkmıştır: Tunus adım adım bir felakete sürüklenmektedir. Kendisine muhalif olanları dışlayan bir tek adam yönetimi ülkeye hiçbir hayır getirmemiştir.
Üç yıl önce Kurtuluş Cephesi’nin bir toplantısında yaptığım konuşma, ülkesini seven, vatanı için kaygılanan bir insanın konuşmasıydı. Dünyaya ilham veren mübarek devrimin geri çevrilmesinden duyduğum korkuyu ve endişeyi dile getirmiştim. O gün demiştim ki, çoğulculuğun, diyalogun ve farklılıkları kabul etmenin alternatifi iç çatışmadır. Karşı tarafı dinlemek ise barış içinde bir arada yaşamanın güvencesidir.
Fakat nasihat ve uyarı amacı taşıyan bu konuşma bir anda “komplo planı”na dönüştürüldü. Sonuçta, yargının araçsallaştırıldığı bir dava açıldı ve birbirleriyle ilgisi olmayan birçok dostumuz bu davaya dâhil edildi. Aynı yerde bulunmamış, hatta belki de farklı fikirlere sahip insanlar aynı dosyada sanık yapıldı. Akıl sahibi hiç kimse, cezaevine atılan bu grubun bir yönetimi devirebilecek güçte olduğuna inanmaz. Bu, siyaseti hafife almak, insanların aklıyla alay etmek ve onların zekâsını küçümsemektir.
Aradan geçen üç yılda Tunus bu darbeden ne kazandı? Bir krizden diğerine sürüklenmekten, her alanda artan gerilimden ve halkın gerçek sorunlarının gölgelenmesinden başka ne elde edildi?
Ülkenin ihtiyacı olan şey, dışlayıcılıktan uzak bir diyalogdur; kimseyi dışlamayan, uzlaşmayı hedefleyen ve Tunus’un karşı karşıya olduğu sorunlara ortak bir ulusal yaklaşım geliştirmeyi amaçlayan bir diyalog.
“Sosyal devlet” çağrısı ancak onun siyasi müttefiki olan demokrasiyle birlikte anlam kazanabilir. Çünkü “özgürlüğün yerine adalet konulabilir” iddiası yanlış ve bozuk bir görüştür. Evet, sosyal devlete evet; fakat ona giden yol ancak demokrasi mekanizmasından geçer. Dünyada demokratik olup da yoksul olan bir ülke bulmak zordur. Vahşi kapitalizm ahlaki bir yozlaşmadır; Karun’un Firavun’a hizmet etmesi gibi bir rol oynar ve sonu ayrışma ile istibdattır. Bu nedenle demokrasiyi adaletle karşı karşıya getirmek, birini diğerine alternatif gibi sunmak bir sapmadır, aldatmadır ve toplumsal çatışmayı derinleştirir.
Gelecek, farklı görüşlerin dışlanması üzerine değil, ortaklık ve katılımcılık üzerine kurulmalıdır. Bunun tek yolu da ortak bir sözde buluşma çağrısıdır. Bu ülke hiç kimsenin mirası değildir; halkın ortak malıdır. Bu yüzden karşılıklı dışlamanın hiçbir gerekçesi yoktur. Ne yazık ki bugün herkes ülke üzerinde tek hak sahibi olduğunu iddia etmekte ve her gelen kendinden öncekini suçlu ilan etmektedir.
Biz yönettik ya da en azından yönetime ortak olduk. Elbette hatalar yapmış olabiliriz; başkaları gibi biz de yanılmış olabiliriz. Ancak temel meselelerde hata yapmadık. En önemlisi de özgürlük ilkesine ve onu koruyan kurumlara dokunmadık.
İnsanları darağaçlarına göndermedik. Cezaevlerini fikir sahipleriyle doldurmadık. Muhalifleri dinledik, farklı düşünenlerle konuştuk. Siyasi partileri suçlu ilan etmedik, dernek ve sivil toplum kuruluşlarının merkezlerini kapatmadık. İnsanların var olma ve faaliyet gösterme haklarını ellerinden almadık.
Yargı bağımsızdı ve hukuk devletinin güvencelerinden yararlanıyordu. Bağımsız bir Yüksek Yargı Konseyi vardı. Savcılık, özgürlüklerin koruyucusu olarak hukukun doğru uygulanmasını gözetiyordu ve biz ona insanların haklarına müdahale etme yetkisi vermedik.
Hatalarımız ölümcül günahlar değildi. Tunus özgürlüğün, birlikte yaşamanın ve demokrasinin simgesi olarak kaldı. Uluslararası kuruluşların ve insan hakları örgütlerinin sürekli müdahale ettiği bir ülkeye dönüşmedi. Gazeteler kapatılmadı, sosyal medya paylaşımı nedeniyle ölüm cezası verilmedi.
Bugün hâlâ hakkımda yeni davalar açılıyor, yeni hükümler veriliyor. Fakat üç yıllık tutukluluğun ardından, bugün 84 yaşımda, her geçen gün artan mahkûmiyet kararlarına rağmen şu kanaatimi koruyorum: Mornaguia Cezaevi’ndeki varlığım tamamen siyasi bir karardır. Ayrıca, soruşturma ve yargılama süreçlerinde hukuki ve yargısal güvencelerin bulunmadığına dair inancım da sürmektedir. Bu nedenle yargıyı boykot etme kararımı değiştirmiyorum.
Tutukluluğumun günlerini saymaya devam eden herkese teşekkür ederim. Ben ise gün saymayı uzun zaman önce bıraktım; Allah hükmünü verinceye kadar.
Mornaguia Cezaevi
17 Nisan 2026 / 29 Şevval 1447
Raşid Gannuşi
#GannuşiYalnızDeğilsin
#Tunus
#SiyasiTutuklularaÖzgürlük
#تونس | أصدرت الدائرة الجنائية المختصة بالنظر في قضايا الإرهاب بالمحكمة الابتدائية في تونس أحكامًا بالسجن المؤبد بحق عدد من قيادات حركة النهضة، من بينهم رئيس الحركة ورئيس البرلمان السابق راشد الغنوشي، وذلك في القضية المعروفة إعلاميًا بـ"الجهاز السري"
https://t.co/WcuEMmw39u