Metin Külünk, çok konuşulacak açıklamalarda bulunuyor!
"Erdoğan bu örgütü masada buldu... Türkiye'yi kontrol etmek isteyen güçlerle konuşulan masada..."
Amerika'sız, Almanya'sız, İsrail'siz, İngilteresiz Türkiye düşünülebilir mi? İngilizlerin bir kısmı Türkiye'yi hâlâ Hindistan veya Kanada gibi görmek istiyor.
Dış politika, derin devlet ilişkileri ve Türkiye'nin uluslararası konumu üzerine çarpıcı değerlendirmeler.
👉 Konunun tamamı için abone olmayı ve videoyu beğenmeyi unutmayın!
---
Metin Külünk | AK Parti | Erdoğan | Türkiye Dış Politikası | Geopolitik | Derin Devlet | Uluslararası İlişkiler
#MetinKülünk #AKParti #Erdoğan #Türkiye #DışPolitika #Geopolitik
15 Temmuz gecesi gözlerinde iman, yüzünde cesaret vardı. Tanklara, kurşunlara rağmen Liderinin ve Milletinin önünde dimdik durdu. @mkulunk yalnızca bir siyasetçi değil, gerektiğinde canını ortaya koyan bir kahramandı.
#15Temmuz#ZaferinAdıTürkiye#SenVefasınMetinKülünk
Emniyet Teşkilatı Üzerinden Oynanabilecek Oyunlara Karşı Uyanık Olmak Gerekir
Çünkü açık ve seçik son günlerdeki gelişmeler gösteriyor ki içeride çok uyanık ve dikkatli olmamız gerekiyor
FETÖ ve benzeri yapılar hareket halinde
Bu yapılara karşı güçlü mücadelenin yolu yargının güçlü olması ve beraberinde iç güvenlik bürokrasinin moral ve motivasyon değerleri olarak güçlü olması esas olmalıdır
Önümüzdeki süreçte karşı karşıya kalabileceğimiz en önemli tehlikelerden biri, Türk Emniyet Teşkilatı üzerinde oynanacak oyunlardır.
Özellikle teşkilatın kendi iç hiyerarşisi üzerinden yürütülecek tartışmalarla, kurumun etkisizleştirilmesi ya da etki gücünün zayıflatılması hedeflenebilir.
Bu durum, kamu yönetiminde yeni bir tartışma alanı oluşturarak kurumsal güveni sarsma riski taşımaktadır.
Özellikle içinden geçtiğimiz çetin süreç esas alınmalıdır ve bu süreçte içeride olabilecek hiçbir tartışma bu ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğüne ve birliğine hizmet etmez.
Şunu çok iyi biliyoruz Fetö Sayın Cumhurbaşkanımızdan nasıl intikam almak istiyorsa,
aynı şekilde Türk Ordusundan
Türk Polisinden
Türk Jandarmasından
Türk istihbarat teşkilatından da intikam almak için aklınıza gelen ve gelebilecek bütün planları yapıyor.
Sızdıkları yerleri birlikte bir büyük güç olarak hukukun emrinde arayıp bulmak esas olmalıdır.
İyi niyetle ortaya konacak bazı değerlendirmeler dahi, geçmişte FETÖ’cü yapılanmaların planladığı gibi, teşkilatı içeriden zayıflatmayı hedefleyen sinsi hesapların parçası olabilir.
Bu yüzden, geçmişte FETÖ’nün ortaya koyduğu yapılanmalarının izleri ve etkileri hâlen diri ve belirgindir.
Dolayısıyla herkesin dikkatli olması gerekmektedir. Emniyet teşkilatının iç yapısını tartışmaya açmaktan ziyade, asimetrik yapıların sokakta etkilerini artırma riskine karşı, hukukun sınırları içerisinde etkin bir mücadele yürütülmesi elzemdir.
Bu bağlamda, Emniyet Teşkilatı’nın sahada daha güçlü ve caydırıcı bir rol üstlenmesini sağlayacak yasal ve yapısal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
Tıpkı Amerika Birleşik Devletleri’nde ve Avrupa ülkelerinde olduğu gibi, emniyetin sokakta kamu düzenini sağlama noktasında daha donanımlı ve etkili hale gelmesi sağlanmalıdır.
Emekleriyle; geleceği inşa eden
tüm öğretmenlerimizin
Günü kutlu olsun!
Videodaki büyüğümüz,
Kendisi de öğretmen olan abimin
Değerli meslektaşı ve
öğretmen abisi.. Abimiz..
2019 Mayıs ayında kaybettik kendisini..
Rabbim mekanını Cennet eylesin..
✅Güne Merhaba
Bir kez daha söylüyoruz Sayın CB’nın Erdoğan küresel bir komplo ile karşı karşıya bırakılacak.
Çünkü yasa teklifini hazırlayanlar el kaldıranlar konuşulmayacak
Sadece HAYVAN KATLİAMINA izin verdi denilerek Sayın CB ERDOĞAN’a kin ve öfke nefret kampanyaları düzenlenecek
✅✅✅✅Bu yasa TBMM GENEL KURULUNA gelmemelidir ✅ ✅✅✅
KONUŞACAĞIZ BUGÜN
📌📌⏬️⏬️⏬️📌📌
Hayvan katliamının arkasındaki asıl gerçek… O yasa meclisten geçmeyecek (mi?)
Saat 16:00’da ‘Ali Tarakcı ile Gündem’i kaçırmayın
İzlemek için
https://t.co/eElAHMKMxD
#ötenazi #katliam #sokakcanlıları #başıboşköpekler #hayvanseverler #yasa #erdoğan #gündem #sokakhayvanları
Dışişleri Bakanlığı:
"Uluslararası Adalet Divanı’nın, İsrail’in Gazze’de yaşayan Filistin halkına yönelik saldırılarına ilişkin olarak bugün açıkladığı ihtiyati tedbir kararının İsrail tarafından derhal ve tam olarak uygulanmasını bekliyoruz."
Güne Merhaba
Yeniden İstanbul
Kilim
Tarihten bugüne, bugünden tarihe attığımız ilmeklerin adı, “kardeşliğimiz”dir.
Bu coğrafya öyle bir kilim dokudu ki, Batı’nın ne mızrağı, ne mermisi, ne füzesi, ne de fitnesi işleyecek bu topraklara!
Zira biz, her daim gönüllere talip olmuş, fethin ne demek olduğunu anlamış bir milletiz.
Bazen dâhil olduğumuz milletin büyüklüğünü ve şanını, Bosnalı bir annenin gözlerinden, Kırgız bir gencin sözlerindeki heyecandan anlarız.
Bu heyecan, tüm bu milletlerin önünde, onları asimile etmeden, sancağımızın altında yaşatabilmemizden ve her daim umutları oluşumuzdandır.
Tarih boyunca bu millet, “fetih” kelimesini savaş değil, “ön açmak, sancağı altındaki herkese yeni dünyaların kucağına taşımak” olarak bilmiştir.
Kendi sancağının önünde tuttuğu İslâm sancağını yeni medeniyetlere taşıyan bu tarihin kutlu milleti için Ağustos, “zaferler ayı” olarak anılır.
Malazgirt, Otlukbeli, Mercidabık, Çaldıran, Mohaç ve Dumlupınar mücadeleleri, Ağustos ayının sıcağını zafer rüzgârları ile serinletmiştir.
Malazgirt’te Anadolu’nun bu kutlu toprakları Sultan Alparslan’ı, âdeta evlât hasretiyle yanan bir ana kucağı gibi karşılamıştır.
Bu kutlu karşılamanın selâmı Alparslan’a, “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır!” dedirtmiştir.
Şüphesiz Sultan Alparslan’ın bu sözü, Üstad’ın tarifiyle “zaman mekân aşıp gelen” anlamları taşımaktadır.
Bu vatanı ebediyen bizim kılacak yegâne unsur, güç değil, kardeşlik ve barıştır. Ebedî kardeşlik, ebedî ümmet bilinci, ebedî ilim ve irfandır…
Malazgirt’ten Viyana’ya, oradan Tunus’a, Arap yarımadasına, huzura kapılar açılan hiçbir fetih, arkasında savaş bırakmamıştır.
Çünkü her defasında bu davanın her şanlı mücahidi, Sultan Alparslan gibi, Yüce Yaratan’a, “Azametin karşısında yüzümü yere sürüyorum” demiştir.
Tıpkı Malazgirt’te olduğu gibi, bugün de davasında Hakk’a teslim olanların ufkundadır refah dolu zaferler.
“Köksüz bir millet değiliz!” İşte bu yüzden geleceği her defasında tarihten ve tarihle görmeliyiz.
Sadece Malazgirt’i anlamak bile, bizi ayrıştırarak oyaladığını sananları alt etmeye yeter!
Sadece Malazgirt bile, bugünün sözde medenî ülkelerine, azat edilen Bizans Kralı’nın acziyeti kadar kıymet vermeye yeter!
https://t.co/B5Awxgy3J4
Güne Merhaba
Yeniden İstanbul
Kilim
Tarihten bugüne, bugünden tarihe attığımız ilmeklerin adı, “kardeşliğimiz”dir.
Bu coğrafya öyle bir kilim dokudu ki, Batı’nın ne mızrağı, ne mermisi, ne füzesi, ne de fitnesi işleyecek bu topraklara!
Zira biz, her daim gönüllere talip olmuş, fethin ne demek olduğunu anlamış bir milletiz.
Bazen dâhil olduğumuz milletin büyüklüğünü ve şanını, Bosnalı bir annenin gözlerinden, Kırgız bir gencin sözlerindeki heyecandan anlarız.
Bu heyecan, tüm bu milletlerin önünde, onları asimile etmeden, sancağımızın altında yaşatabilmemizden ve her daim umutları oluşumuzdandır.
Tarih boyunca bu millet, “fetih” kelimesini savaş değil, “ön açmak, sancağı altındaki herkese yeni dünyaların kucağına taşımak” olarak bilmiştir.
Kendi sancağının önünde tuttuğu İslâm sancağını yeni medeniyetlere taşıyan bu tarihin kutlu milleti için Ağustos, “zaferler ayı” olarak anılır.
Malazgirt, Otlukbeli, Mercidabık, Çaldıran, Mohaç ve Dumlupınar mücadeleleri, Ağustos ayının sıcağını zafer rüzgârları ile serinletmiştir.
Malazgirt’te Anadolu’nun bu kutlu toprakları Sultan Alparslan’ı, âdeta evlât hasretiyle yanan bir ana kucağı gibi karşılamıştır.
Bu kutlu karşılamanın selâmı Alparslan’a, “Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır!” dedirtmiştir.
Şüphesiz Sultan Alparslan’ın bu sözü, Üstad’ın tarifiyle “zaman mekân aşıp gelen” anlamları taşımaktadır.
Bu vatanı ebediyen bizim kılacak yegâne unsur, güç değil, kardeşlik ve barıştır. Ebedî kardeşlik, ebedî ümmet bilinci, ebedî ilim ve irfandır…
Malazgirt’ten Viyana’ya, oradan Tunus’a, Arap yarımadasına, huzura kapılar açılan hiçbir fetih, arkasında savaş bırakmamıştır.
Çünkü her defasında bu davanın her şanlı mücahidi, Sultan Alparslan gibi, Yüce Yaratan’a, “Azametin karşısında yüzümü yere sürüyorum” demiştir.
Tıpkı Malazgirt’te olduğu gibi, bugün de davasında Hakk’a teslim olanların ufkundadır refah dolu zaferler.
“Köksüz bir millet değiliz!” İşte bu yüzden geleceği her defasında tarihten ve tarihle görmeliyiz.
Sadece Malazgirt’i anlamak bile, bizi ayrıştırarak oyaladığını sananları alt etmeye yeter!
Sadece Malazgirt bile, bugünün sözde medenî ülkelerine, azat edilen Bizans Kralı’nın acziyeti kadar kıymet vermeye yeter!
@umitonaltr ilgi alakanıza çok teşekkür ederim. Yazdıktan 15 dakika sonra temasa geçti arkadaşlarınız, bugün de halloldu.
Tekrar teşekkür ederim.
@TurkTelekom