"Kendinize zaman ayırın. İnsanlarla çok ülfet etmeyin. Kendinize yorgun zaman değil; zihnin ve bedenin diri zamanlarını ayırın ve yalnız kalmasını öğrenin. Yorgun oluyorsunuz, zihin de gönül de yorgun oluyor, oradan bir şey çıkmaz, çıkmıyor."
|Sâdettin Ökten
"Çiçeklere ne kadar iyi bakarsan bak, toprak kötüyse bir işe yaramaz. İyi toprak çiçeğin ömrüne ömür katıyor. Çiçekmiş, insanmış fark etmiyor. Soluduğun hava, içtiğin su iyi olursa iyi yaşıyorsun."
@doguyucel-Kimdir Bu Mithat Karaman?
#bidünyakitapgrubu
Dünyanın yaşayan en önemli tarihçilerinden birisi olan Prof. Dr. İlber Ortaylı 2 saat önce yayınlanan söyleşisinde Suriyeli sığınmacılar konusunda çok açık konuşmuş. Bütün yurttaşlarımızın dinlemesi gereken bir açıklama. @zaferpartisi
bilginiz arttıkça kendinizi daha yalnız hissedersiniz; görgünüz arttıkça daha fazla acı çekersiniz, çünkü doğruluk, ruhu yanlış karşısında yalnızlaştırır, güzellikse onu çirkinlik karşısında daha duyarlı hale getirir.
bir kabus içinde deviniyoruz.
geçmişin anlamı yok artık, sırf bu yüzden geleceğin de.
yalnızca andayız, bir karabasan anında.
ülke şu an ebedi uykusunda.
Kimsenin şüphesi olmasın; hukukunu müdafaa edemeyecek tarihi büyüklerimizin savunmasını tarihçiler ve tarih bilenler yapacaktır. Bu sene Atatürk’ün ölümünün 85. yılını idrak edeceğiz; anısı hâlâ böyle baş tacı edilen bir başkası yoktur. Hayatının hiçbir safhasında zamanın ve zeminin olumsuzluklarına teslim olmayan Atatürk’ü tartışmak kimsenin haddi değildir.
Anadolu’dan asla çıkmayacağımızın belgesi olan 26 Ağustos 1922’deki Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin yıldönümünün yaklaştığı şu günlerde başlayan tartışma tarihin hiçbir zaman geride kalmadığının göstergesidir.
Atatürk dünya tarihinin nadiren gördüğü bir dehadır. Bu gerçeği dünyanın önde gelen tarihçileri kabul etmekte ve kitaplarında detaylarına girmektedirler. Sağlığında ve ölümünden sonra tüm dünyaya örnek gösterilen bu tarihi şahsiyet dün olduğu gibi bugün de sahipsiz değildir.
Mesele sadece uluslararası bir şirketin çektiği diziyi yayından çekmesi değil, yakın tarihimizin ülkemizin kurucusu Atatürk’ümüz üzerinden tartışmaya açılmasıdır. Bu konu üyelik iptali veya kanal kapatmayla geçiştirilecek bir olay değildir. Biz ne kadar meseleleri görmezden gelsek de dünyada birtakım çevreler, son zamanlarda özellikle Almanya, yakın tarihimizi tartışmaya açmak istemekte, kendi soykırım utancına ortak aramaktadır. Çabaları nafiledir; nice yabancı tarihçi Osmanlı Arşivi’ne girdikten sonra Türkiye’nin sadık dostları olmuştur.
Türkiye’nin aciliyetli olarak enternasyonal nitelikli bir araştırma grubu, ki buna Ermeni alimleri de dahil, kurması ve çalışmaya başlaması şarttır.
Devletin imkanları Osmanlı’nın kuruluş dönemleri kadar yakın tarihimiz ve kurucumuz Atatürk için de kullanılmalıdır. Bugünlerde sinema dünyasında merakla beklenen Ridley Scott tarafından yönetilen Napoleon filmi gibi kaliteli bir film neden Atatürk için yapılmasın? Bu kaliteyi yakalayacak yönetmenimiz de senaristimiz de oyuncumuz da var. Eğer bu ülkenin kurucusunun hayatını, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, hiçbir mağlup milletin direniş göstermediği zamanda siviller ve askerlerle dünyaya meydan okuyuşumuzun hikayesini başkalarına bırakırsak sadece protesto etmekle kalırız. Türkiye hem kahramanlarını koruma hem de tarihini anlatma gücüne sahiptir. Yeter ki nitelikli insan gücümüz kullanılsın ve işi uzmanlarına bırakalım.
Seyahatte, kafanı boşaltmışken iyi düşünürsün; bir yerden bir yere giderken iyi düşünürsün; yürürken, yemek yerken iyi düşünürsün. Tuvalette bile düşünürsün yahu! Ama iyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir. Bu temel şarttır, yalnız kalmayı bilmek gerekir. Yalnız kalmayı bilmeyen milletlerden fazla bir şey çıkmaz. Mesela iyi bir düşünür çıkmaz.
Maalesef biz Türklerin böyle bir kabiliyeti yok, bu yüzden de bizden iyi düşünür pek çıkmıyor. Aptal olduğumuz için mi? Estağfurullah. Ama şu var; Türk yalnız kalamaz, milletimizde böyle bir huy yoktur. Beraber ders çalışır, beraber yazı yazar, beraber gezmeye gider, beraber aylaklık eder. Türkler sinemaya bile tek gitmez; yalnız kalmayı bilmez, sevmez. Yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikeden uzak yaşamanın konforuna güvenir. Ama işte bu garanti de yaratıcılığı sakatlar, iş çıkarma kabiliyetini azaltır.
Yalnız kalamayan insanın düşünce ve gözleme kabiliyeti yarım oluyor. Bu yüzden ben insanlara yalnız kalmayı öğrenmelerini öneriyorum. Yalnız kalmayı bilmek iyidir, önemlidir; Türkiye gibi bir yerde avantajdır. Zira evlilik müessesesi bile bizde yalnız kalmamak üzerine kurulmuştur. Halkımız evliliğin gerçek mahiyetini anlamaz. Evlenince, kumrular gibi dip dibe oturmaları gerektiğini zanneder. Öyle şey olur mu? Biraz da birbirinden ayrı duracaksın. Nefes alacak, aldıracaksın.
Evlilik sürekli dip dibe duracak, yan yana yürüyecek bir şey değildir. Çok açık ki bunun da artık anlaşılması lazım. Tabii herkesin kendisini, yaşamının onda sekizinde aynı yerde bulması da evlilikle bağdaşmaz.
#ilberortaylı
#birömürnasılyaşanır
#insangelecegininasilkurar
Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın!
Yapılması gereken tek sey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır.
Önemli olan; hayatta, "en çok şey"e sahip olmak değil, "en az şey"e ihtiyaç duymaktır.
#platon#hzinsan#dücanecündioglu