Kürt arkadaşlara bir şey sormak isterim
Kürtleri savunma işini bu elemana mı verdiniz?
Çetinkaya Mağazasında 8'i kadın, 1'i çocuk toplamda 12 kişiyi diri diri yakan bu eleman, eğer Kürtlerin Temsilcisi ise söyleyin bilelim.
Yok eğer değilse şimdi bu elemanı susturun. Susturun ki Bu ülke ile sorununuzun olmadığını gösterin.
@SaldrayYlmaz2@AmedRonahi21@specialist1998@marsi9797 Bir p.ç zihniyetli caniye köpek diyerek, asil, merhametli, sadık, vefalı, sevgi dolu masum köpeklere hakaret etmeyin. Her kim toplumumuzda ağız alışkanlığı haline getirdiyse yazıklar olsun. Sırtlan bile bu katil düşmandan şereflidir
@ademyildiz32@pehlivanmurat10@srypnck_evsen@Herifinho Hayır efendim, beyin de yaramaz bunlara; karakter ve şeref gerek bu omurgasızlara. Türke düşmanlık edenlerle aynı değerde olan ve soyunun kurutulması gereken parazitlerdir.
40.000 Türk Yunanlılar tarafından acımasızca katledildi...
İngiliz tarihçi Walter L. Phillips, Mora katliamı ile ilgili şöyle yazmıştı:
⚡“Üç gün boyunca şehrin sakinleri, bir vahşi çetenin kötülüğüne ve keyfine bırakıldı. Yaş ve cinsiyet ayrımı yapılmadı. Kadınlar ve çocuklar öldürülmeden önce işkencelere tabi tutuldu. Şehirdeki Yunan zaferinden sonra yol kenarları cesetlerle doldu. Kadınların ve çocukların bulunduğu Müslüman kitleleri, yakınlardaki dağlarda sığır gibi doğrandı.”
İngiliz Araştırmaları Enstitüsü yayınlarında Tripoliçe’de görev alan yabancı subayların hatıralarından yola çıkarak Mora katliamını şöyle özetlemişti:
⚡ Türklere işkence edildi. Kolları ve bacakları kesildi ve ateşin üzerinde yavaş yavaş kızartıldılar. Hamile olan kadınların karınları kesildi, kafaları kesildi ve köpek kafaları bacaklarının arasına sokuldu. Cuma’dan pazara kadar hava çığlık sesleriyle doluydu. Bir Yunan ‘90 kişiyi öldürdüm’ diye övünüyordu. Su kuyuları cesetlerle dolduruldu. Mora’daki soykırım ancak öldürecek başka Türk kalmadığında sona erdi."
⚡Mora isyanının lideri Teodoros Kolokotronis anılarında cesetlerin çokluğundan atının şehir duvarlarından saraya kadar hiç toprağa basmadığını anlatmıştır...
⚡Barbar Yunan bu soykırımı milli marşlarında da övünerek yazmaktadır. Aynı soykırımı 1919’dan 1922’ye kadar Anadolu’da, 1974’e kadar da Kıbrıs’ta tekrarlamışlardır.
⚡Biz bu Türk soykırımlarını dünyaya anlatmadığımız sürece onlar “uygar”, biz ise “barbar” gösteriliyoruz. Oysa asıl barbar, Osmanlı’da 400 yıl boyunca kilisesine, dinine dokunulmadığı, hatta veziriazamlık makamına kadar yükseldiği halde ilk fırsatta Türkleri boğazlayan Yunandır.
Adnan Menderes'in yakınındaki Gazeteci Orhan Karaveli’nin bizzat Menderes’ten duyduğu sözler:
"⚡Kendimi Türkiye’ye Mesih olarak gönderilmiş görüyorum. Türkiye bunu anlamalı ve ben Türkiye’yi uzun süre yönetmeliyim...
⚡İktidarı bu muhalefete bırakamam...
İktidarı bırakmak istemediği için:
• Muhalif gazetecileri cezaevine attı
• Muhalefete zulmetti
• Kendisine oy vermeyen Kırşehir’i ilçe yaparak cezalandırdı...
Demokrasinin nimetlerinden faydalanarak iktidar oldu ,sonra da kendini Mesih zannederek iktidarı bırakmak istemedi ,iktidar insanı böyle zehirliyor işte..."
“Göbeklitepe’nin 4. katman kazılarında Göbeklitepe’nin Türk olduğu ortaya çıktı.”
👉 Tarihçi Ramazan Sevinç’in Göbeklitepe tezi yeniden gündem oldu:
“Hakkari’de 2 tane taş yazıt bulundu. Eski Arkaik Dönem’e ait.
Türkçe runik harfleriyle yazılmış.
Biz dedik ki Türkler 4500 sene önce burada yaşıyordu.
Yazıtın yaşı 4500.
4500 sene önce Hakkari, şimdi Hakkari denilen yerde Türkler yaşıyordu. Al sana kanıt dedik.
7 sene uğraştık.
Akademi dünyası 7. yılın sonunda kabul etti. O süreye kadar ‘Hayır, öyle bir şey yok, kanıt yok’ dediler.
E kanıt var. E kanıtı kabul etmiyorsun.
Çünkü senin ağababan, küresel akademi dünyası kabul etmemenizi söylüyor.
Aynı Göbeklitepe’de olduğu gibi. Türk olduğu, dördüncü katmanda ortaya çıktı.
Bir de 17 bin yıla uzandığı ortaya çıkınca bütün siyasal tarih, bütün dinler tarihi çöp oldu.
Ve bütün fonlar kesildi. Yani o kazıları fonlayan uluslararası yapılar fonları kesti.”
👉 ll. Abdülhamid devrinde, Almanya adına İzmir'de elçilik görevlisi olarak çalışan Dr Hans Barth, gözlemlerini 1895 yılında kitaplaştırıp, Hınçaklar ve Taşnaklar konusunda tedbir alması için ll. Abdülhamid'e göndermiştir.
İşte Osmanlı'da vaziyet ⤵️
https://t.co/CJDGx2cHcW
👉Fatih Altaylı: 600 yıllık Osmanlı'dan neden Cumhuriyet'e bir tane Türk kökenli zengin devretmedi?
İlk zenginimiz Lozan'da kapitülasyonlar kalktıktan sonra ortaya çıktı.
Neden boğazın iki yakasında ve Marmara Denizi çevresindeki yalılarda Türk yaşamadı?
ABD'nin kurucu babası böyle dedi: Kızılderililer Türk:
Amerika Birleşik Devletleri üçüncü başkanı Thomas Jefferson (13 Nisan 1743 - 4 Temmuz 1826), Kızılderililerin Bering Denizini geçen Türk ve Tatarlar olduğunu düşünmüştür. (Kaynak : Boorstin, Daniel J. The Lost World of Thomas Jefferson, Chicago: U of Chicago P, 1993.)
300 sene önce öneri sürülen bu düşüncenin, buğün doğru olduğunu söyleyebiliriz.
Buğün, Amerikanın yerli halkı olan Kızılderili, Maya, ve Asteklerin, 10.000 önce Bering köprüsünü geçtikleri bilinmektedir. Bering köprüsü deniz seviyesi yükselmesiyle yok olmuş, ve Amerika kıtasının Sibirya ile bağlantısı kesilmiştir. Bunun yüzünden o halkların dil, din ve kültürü değişik gelişmiştir. Unutmayın, Türkçe-Kore ve Japonca, buğün birbirimizi anlıyamıyoruz, ama bu üç dilin kökeni aynıdır(Altay dili), ayrıca bir tek 'Kızılderili' dili yoktur, boyların kendi lehçeleri oluşmuştur, güney ve kuzey Kızılderililerin dili iki ayrı dil haline gelmiştir. Bu rağmen bazı lehçelerde hala Türkçeye benzer kelimeler bulunabilir. Bir kaç örnek :
Maya dilinde bulunan bir kaç kelime ve Türkçe karşılıkları
“kin”(gün)
“kinish”(güneş)
''Tul''(Tolu, Dolu)
''Baat'' (Balta)
''Ashac'' (Uşak, Aşağı)
'Tchac'' (Çok)
Tchetun (Çetin)
Tchol (Çolak, Solak)
Kutz (Kuş)
İçil (İçinde)
İş (Dişi)
Kaşnak (Kasnak)
Kaynak : Doç. Dr. Haluk BERKMEN
(Olmec, Toltec and Maya)
"Sputnik Türkiye" tarafından, 24.02.2016 tarihinde yayınlanan bir haberde, Kızılderililerin Sibirya'dan göç ettikleri böyle bildirilmektedir: ''Yüzyıldan uzun süredir bilim dünyasını meşgul eden bir konu aydınlandı. Amerikan yerlilerinin Sibirya bölgesindeki etnik gruplarla akraba olduğu bilimsel olarak da kanıtlandı.
Rusya’da çalışma yürüten araştırma ekibi, İnkalar, Aztekler ve diğer Amerikan yerlilerinin Sibirya kökenli olduğunu doğruladı. Ekip üyelerinden Rus genetik bilimci Valeriy İlyinskiy, “Sibirya halklarının Amerikan yerlileriyle yakın akraba olduğu yapılan çalışmalarla da doğrulandı. Bu inanılmaz çünkü bu insanlar dünyanın tam öbür ucuna yerleşmiş” dedi.
Nature ve Science dergilerinde 2013 yılında yayınlanan bir makalede, yürütülen son araştırmalara göre Amerikan yerlilerinin atalarının 20 bin ila 30 bin yıl arası süre önce Sibirya’dan göç ettiği belirtilmişti.''
(Kaynak:https://t.co/WVKY0lpgPx…/1021…/am...rya-yerli.html)
İngilizce haber yayınlayan ''Russia Beyond The Headlines'' isimli bir site'de, 23.02.2016 tarihinde yayınlanan bir haber:
''Bir yüzyıldan fazla süren tahmin, uluslararası bir Genetikçi grup tarafından kanıtlandı: Astekler, İnkalar ve İrokualar(Kuzey Amerika Kızılderilileri), Altaylılar (Türk halkı) ile akrabalar.
Bilimadamları çok uzun bir zaman, yerli Amerikalıların Altaylılar ile akraba olduklarını düşündüler. Altaylıların, Sibiryadan Alaskaya, Alaska'dan güney Amerikaya göç ettiklerini ileri süren teori, yüzyıl önce ortaya çıktı.
O zaman'dan beri araştırmacılar bunu kanıtlamaya çalıştı, ve 2015 yılında, ünlü Rus Genetikçi, Oleg Balanovsky, bu teorinin doğru olduğunu kanıtladı. Altaylılardan başka, bazı Kızılderili grupların Avustralyanın yerli halkı ile akraba olduklarıda ortaya çıktı.
RAS - İnstitute of General Genetics(Genel Genetik enstitüsü)'de, Rus Genetikçi Valery Ilyinsky :
''Araştırmalar, Altaylıların (Türk halkı) ve Kızılderililerin akraba olduklarını kanıtlıyor. Artık temiz kanıtlarımız var, ve buna karşı çıkmak imkansız''
(Kaynak : Page Not Found | Russia Beyond The Headlines)
2+++ bu makaleme daha yeni yorum yazan Slovenyalı bir bilim insanı “proto-Türkçe 40 bin yaşındadır ve Avrupa dillerinin elbette kökündedir” diyor.
Şimdi asıl büyük mesele: Atatürk’ün dil tarih tezini bile mahzenlere gömen bu Batı merkezli “bilim” karartmasını nasıl ve ne zaman aydınlatacağız?
Kaan Arslanoğlu
MAKALEYİ VE SÖZCÜK LİSTESİNİ OKUMAK İÇİN: https://t.co/WAtxlJOEJd
ABD Kurucu Başkanı Thomas Jefferson: Kızılderililer Türk’tür:
Son uluslararası makalemde Kızılderili dilleriyle Türkçenin ortaklığını kanıtlıyorum. Bunu kanıtlamak Türkçenin en eski dil olduğunu kanıtlamaktır. Türkçenin Hint Avrupa denen dillerle yoğun ortaklığı biliniyor. Bu durumda tüm Avrupa dillerinin kökünün Türkçe olduğu da kanıtlanıyor.
Araştırmam sırasında rastladığım en ilginç kitaplardan biri 2012’de Donald N. Yates, tarafından yayınlanan “Çerokelerin Kökleri” adlı kitap.
Bazı bilim insanlarının Kızılderili-Türk genetik akrabalığını ortaya koyan çalışmaları üstüne yazılmış. Giriş bölümünde aynı zamanda bir düşünür yazar olan ABD kurucu başkanı Thomas Jefferson’un görüşleri aktarılıyor. Jefferson başka bazı yazarlara karşı Türk-Kızılderili akrabalığını savunuyor. Bu kitapta bahsedilen başka bir yazar yine aynı görüşte olan Constantine Samuel Rafinesque.
Norm Kisamov’un günümüzde yayınladığı Abrar Karimullin’in uzun bir makalesinden de yararlandım. Bu makalede 1600’lerden başlayarak, 1800-1900’lerde yoğunlaşan ve günümüze dek süren aynı güçlü sav özetleniyor. Birçok kitap ve yayından söz ediliyor. Hepsi Türkçe Kızılderili dilleri akrabalığını savunan bu yazarlar tek tek anlatılmış.
Bazılarını sayarsak, Otto Rochrig (1819-1908), Stig Wikander (1908-1983), Benigno Ferrario (1887-1956), Georges Dumezil (1898 - 1986), John Josselyn (1638-1672), John Macintoch (published in 1844), Rolando Araujo Solis (published in 1965), Robert Gordon Latham (1812–1888), Karl Julius Platzmann (1832)…
Bunların hepsi zamanının önemli dilbilimcileri ve Doğu bilimcileri… Bazıları unutturulmuş, unutturulamayanların Türkçe konusundaki görüşleri sansürlenmiş. Amerikalı ve Rus iki yazarın da bu sansür konusundaki görüşü ortak. Hatta kitabın bir tanıtım makalesinde başka bir Amerikalı yazar aynen şöyle diyor: Bu kadar çok somut kanıt karşısında artık bu bilgilerin Amerikan tarih kitaplarına girmesini bekleyebilir miyiz? “Öngörüm şu: Asla!”.
İnsanlığın kadim göçlerinin genetik haritalarını çıkarma konusunda en büyük uzmanlardan biri Anatole Klyosov. O da Avrupa halklarının ağırlıklı olarak Asya’dan göç eden R1b geni tarafından oluşturulduğunu belirtiyor. Proto-Türklerin de bu grup içinde bulunduğunu söylüyor. Elbette bunu söylemesi “bilimsel” camiadan dışlanması için çok yeterli bir sebep. Klyosov bu halklara Arbin halkı, dillerine Arbin dili adı veriyor (R1b geni nedeniyle). Ona göre Avrupa dillerinde çok yoğun Proto-Türkçe bulunması son derece doğal.
Fakat burada benim işaret ettiğim şey gerçeğin başka bir yönü. Türkçe konuşanlar sadece R1b ile sınırlı değil. 10 kadar başka genetik grubu kapsayan çok yaygın bir aile Türkçe ailesi. Türkçe-Amerikan Yerli dil ortaklığı ağırlıklı olarak C ve Q haplogrupları üstünden gelişiyor. Bu haplogruplar Kırgızlar başta olmak üzere Doğu Asya Türk topluluklarında yaygın.
MATERYAL, METOD ve SONUÇ: Bu çalışmada Maya diliyle ilgili iki; Atabaskan diliyle ilgili dört; Tlingit diliyle ilgili iki sözlük taradım. Ayrıca başka iki ayrı çalışmanın mini sözlüklerinden yararlandım. Öncelikle 207 maddelik Swadesh standart listesini kullandım. Bu liste en eski, kök, temel sözcükleri içerir. Bu liste dışında rastladığım çarpıcı örtüşmeleri de ayrı bir listeye aldım.
207 maddelik Swadesh listesine göre 125 temel sözcük birbiriyle uyumludur. 37 kesin uyumlu, 57 güçlü uyumlu madde vardır. Türkçe – Kızılderili ortaklığı gösteren sözcüklerin çoğunda, değişik Amerikan yerli dilleri sözcükleri de benzerdir. Bu duruma göre en kötümser tahminle en az yüzde 32 ortaklık bulunmuştur. Sibirya’ya yakın Türk lehçeleriyle özel bir karşılaştırma yapılsa bu oranın belirgin oranda artacağı kuşkusuz. 20 bin yıl önce birbirinden ayrılmış halklar için bu oranlar kesin kanıt anlamına gelen çok yüksek oranlardır.
Bizim dil bilimciler, tarihçiler önlerine konan Altay dil ailesi – Hint, Avrupa dil ailesi ayrımıyla oyalansın dursun...
Onlar yasakladılar “Hayalet Dansı”nı Fakat biz yaşatacağız, tekrar yaşatacağız Kız kardeşim yukarıda kızıla boyanmış O, Yaralı Diz'de öldürüldü, bir azize o şimdi Büyük davulun var senin, mesafeler ötesinden Gökyüzündeki siyah kuş Duyduğun bu ses ve müzik buffalonun ağlamasıdır..
HAYALET DANSI
Kartal mesajı getirdi Güneşin Çocuklarına Buffalo'nun dönüşü için, Ve güzel günler yakında. Sen bedenimi öldürebilirsin, Ruhuma lanet okuyabilirsin Senin tanrına inanmadığım için. Benim dualarım karşısında durma şansın yok Sevgime karşı durma şansın yok!
Kızılderili katliamları sistematik bir hal almıştı!
Kimi zaman ise "TEHCİR YASASI" çıkartılmıştı.
(1817 de ilk tehcir yasasını Andrew Jakson Florida'daki Seminolerin çoğunu bölgeden sürerek çıkartmıştı!)
3 asır sonra ABD kalkmış,
bizi tehcir yapmakla suçluyor!