BENDEN NE OLUR DEME…
"Bu videoyu izleyen ve bugüne kadar Filistin hakkında tek bir paylaşım yapmamış olan her sayfa sahiplerine sesleniyorum:
Bu videoyu geçebilirsin, ama bu akşam kafanı yastığa koyduğunda o çocukların çığlığından kaçamayacaksın. Şimdi bir hikaye paylaş ve sessizliğini boz."☝🏼🗣️🇵🇸
Bazen yutkunmak mümkün olmuyor... Önce söz konusu duruma içiniz sızlıyor sonra nankör, istekleri bitmeyen nefsinizi hatırlayınca başınız öne eğiliyor. Mahcubiyet düğüm düğüm oluyor boğazınızda.
"... Kullarım arasında hakkıyla şükredenler pek azdır."
Sebe' Suresi 13. Ayet
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim” dedi sesini kısarak.
Yahya, 48 yaşında. Bir beyaz adamın dükkanı önüne koyduğu dikiş makinesiyle terzilik yapıyor.
Eskiden kıyafet satıyormuş. 10 yıllık birikimiyle aldığı kıyafetler çalınınca beş parasız kalmış. Güney Afrika’ya gidip işçilik yapmış ama bir yıl sonra geri dönmüş.
Neden döndün diye sorunca, “Oradaki göçmen ortamı, bir Müslüman’a yakışmazdı.” diyerek geçiştirdi.
Yahya, 18 yıldır terzilik yapıyor.
İkindiye kadar 12 TL kazanmıştı. Yetiyor mu diye sorunca, “Buna da şükür, bazı günler hiç kazanamıyorum.” dedi.
Sevinçle elindeki önlüğü gösterdi. Beyaz adamın eşi için dikiyormuş. Eğer bitirebilirse 6 TL de oradan kazanacakmış.
Burada emeğin karşılığı yok ama buna rağmen fiyatlar çok pahalı. Bu yüzden Yahya hiç öğle yemeği yemiyor.
Fakat şanslı. Normalde çoğu kişinin dikiş makinesi kiralık olur. Makine sahibi ile terzi, parayı bölüşür. Yahya’nın makinesi eşine aitmiş. 10 yıl önce bir iş adamı hediye etmiş.
Sadece bir dikiş makinesi ile 5 kişilik ailesini geçindirmeye çalışıyor.
Evini sordum, “7 kilometre uzakta.” dedi. Minibüs parası günlük kazancının iki katından fazlaymış, bu yüzden her gün yürüyerek geliyormuş.
- Zor olmuyor mu?
“Yok, koşarsam 45 dakikada da gelirim.” dedi.
- Bisikletin yok mu?
“Eskiden vardı ama tekerleği tükendi artık.”
- Tamir ettir.
“Param yetmez”
- Biriktir.
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim. Tahtadan bir kumbara yapıp içine her gün para atıyordum, bir gün eve gidip tahta kumbarayı kırdım ve yemek aldım.”
Yahya makinesini beyaz adamın dükkanı önünde tutmak isterse ona kira ödemek zorunda. Bu yüzden 500 metre ötedeki bir depoya taşıyor her akşam. Depo sahibi iyi adammış, para almıyormuş.
Arkadaşım, Yahya’ya 100 TL uzatınca mahcup bir şekilde kabul etti. Ne yapacaksın diye sordum, “Uzun zamandır yalnızca nsima (mısır unu bulamacı) yiyoruz. Bugün yanına patates alacağım.” dedi.
Oradan ayrılırken dönüp Yahya'ya baktım. Mutluluğunu uzaktan bile görmek mümkündü.
Şimdi vakit akşam, muhtemelen Yahya bir sofra başında çocuklarıyla patates yemenin mutluluğunu yaşıyor.
Acının olağanlaşması acıdan daha acı.
Soykırımın olağanlaşması soykırımdan daha korkunç.
Hayatta her şey normalleşmekle başlar... Görüp geçme, olağanlaştırma, susma.
Ve Filistin hakkında konuşmayı asla durdurma. #GazzeİçinHareketeGeç
Hadi ya :)
Oradaki İsrailli biri değil yalnız cani bir asker.
Vahşet saçan cani bir askeri öldürmek bir şereftir. İnsanlık onuruna sahip çıkmaktır.
Mazlum bebekleri, kadınları, yaşlıları katledenlerin tarafında olmak ise utanılacak bir şeydir.
İki aylık taze bir anneyim. Birkaç gün sonra desteksiz tek başıma devam edeceğiz miniğimle. Bu süreç destekçim olan anneme "sen nasıl başettin, Allah senden razı olsun, hakkını helal et" diye diye geçti...
Allah bütün annelerin yardımcısı olsun. 🥹
"Desteksiz annelik" en ağır mesai.
11 aylık bebeğim var. Sadece geceleri 4-5 kez uyanıyorum hala. Ailem ve eşimin ailesi yaşadığımız şehirde değil. Bir bakıcım da yok.
Ve bunu çıtkırıldım biri olarak değil pandemide full mesai yapmış, nöbetli & ek görevli bir mesai düzeninde yıllarca çalışmış biri olarak söylüyorum. Annelik hepsinden daha zor.
Çocuk artış hızının düşüren sayısız neden arasında ilk sırada desteksiz olmak var bence. Doğum öncesi & sonrası izinler, yarım zamanlı mesai düzeni gibi birçok şey hiçbiri yeterli değil bunu telafi için.
Birçok kadın bedensel değişimi çok kafaya takıyor ama spor bile yapmadan 6 ayda eski kiloma geldim kendi adıma. Ve bu süreçte beden zaten en son düşündüğünüz şey oluyor.
Ama bütün bunlara rağmen keşke daha önce anne olsaydım bile diyorum. Fiziksel, ruhsal, mental zorluğuna bedel eşsiz bir hazzı var. Bedeninizde bir çiçek büyüyor ve o çiçekle kocaman bir ağaç oluyorsunuz beraber... Başka sebepler için değil ama zorluğu yüzünden erteleyen/istemeyen herkese diyeceğim ilk şey bu. (Annelik üzerine uzun bir yazı/video vaktim gelmiş sanırım)