“Hangi çiçek, diğerini ‘sarı açtı’ diye ayıplar?
Hangi kuş, ‘farklı ötünce’ diğerine yasak koyar?
Derisinden, dilinden ötürü öldürülüyor insanlar.
Ah insanlar! Her şeyi bulup kendini bulamayanlar…”
Charles Bukowski
'Kabilecelik taassubu'nun yasaklanması
yalnızca 'etnik kabilecilik' için değildir;
hemşehricilik, cemaatçilik, sendikacılık, vb.
kabileler için de geçerlidir.
Mensûbiyetleri ve âidiyetleri aşan,
toplumun müşterek ilkeler'i ve değerler'ine göre
'iş-görmeyen'
herkes 'kabileci'dir.
Başkalarının kusurlarının ve yanlışlarının dökümünü çıkartan kişinin en büyük kaybı
kendi kusurlarını ve yanlışlarını tespit ve tashih edecek
vakti zayi etmesidir.
Hermann Hesse'nin ölüm yıl dönümü bugün.
"Siddhartha testinin bir türlü dolmadığını, aklının bu kadarla yetinmek istemediğini, ruhunun dinginliğe kavuşup gönlündeki açlık ve susuzluğun giderilemediğini sezmeye başlamıştı."
[Siddhartha, çev. K. Şipal, Can Yay.: 2022, s. 15]
'Geçmiş' ile 'gelecek' kavga ederse 'şimdi';
'geçmiş' ile 'şimdi' kavga ederse 'gelecek';
'şimdi' ile 'gelecek' kavga ederse 'geçmiş'
kaybeder.
Her üçü de kavgalıysa tüm bir millet...
Bir mutluluk kapısı kapandığında, mutlaka bir başkası açılır. Ancak genellikle kapanan kapıya bakmaya devam ettiğimiz için yeni açılan kapının farkına bile varamıyoruz.
Helen Keller
#müthişpsikoloji#psikoloji#mutluluk#motivasyon
• abdal anlamak, aptal anlaşılmak ister, oysa ilkinin anlaşılmaya, ikincisinin anlamaya ihtiyacı vardır.
• abdal “hali değişen” demektir, aptal“değişmeyen”; o nedenle ilki evrilir, ikincisi devrilir.
• abdal anlar ve susar, aptal anlamaz ve konuşmaya devam eder.
İnsan
Karnı doyunca sorun çıkaran
Vaktini çarçur edebilen
Verili yeteneklerini hiç kullanmayabilen
Hiç bir zevki ağız tadıyla yaşayamayan
Öleceğini bilen
Bunu umursamayan
Olmamış için endişe, geçmişe pişmanlık üretebilen
Önündekinden ziyade ihtimale odaklanabilen
tek canlı...
Her insan kendini eğitmek zorundadır; çünkü en büyük düşman, kontrolsüz bir zihin, eğitilmemiş bir karakter ve alışkanlıkların kölesi olmuş bir ruhtur.
Seneca
#müthişpsikoloji#psikoloji#eğitim#karakter#insan
"Yalnızca doğru düşünmeyi sağlayacak
bir mantık kurmak yeterli değildir"
der Hintli bilgeler;
"aynı zamanda aklı da barış'a(selîm) kavuşturacak
bir mantık kurmalıyız".
Çünkü kendi içinde
maddî ve manevî güvenlik sorunu
yaşayan bir insan
dışarıya teklifte bulunmaz, ancak saldırır.
Özgürlük ideali şimdilerde kapitalizmin güdümünde olan bir kement gibi duruyor insanların boyunlarında. İnsanlar üretilen arzu nesnelerini tüketme telaşı içerisinde git gide uzaklaşıyprlar ulvi maksutlarından.
Çok olgunlaşmadıkça insan, susmayı beceremez; cahil, suskun göründüğünde bile zihninde durmadan konuşur çünkü dinlemeyi bilmez; bilgelikle dinlese karşısındakinden birazdan ömründe hiç bilmediği ve bilemeyeceği bir şeyi duyup öğrenecek ancak insanda nerede o bilgelik!
Hepimiz 'toz-duman' içinde
gücümüz oranında bakıp yargıda bulunuyoruz.
Gün gelecek toz-duman dağılınca
kimin ata kimin eşeğe bindiği ortaya çıkacak.
O zaman görmenin
ne kadar niyetle
ne kadar ahlakla
ve ne kadar nazarla
ilişkili olduğunu herkes anlayacak;
ve dahi vicdanla...