Sayın İmamoğlu’nun avukatı Mehmet Pehlivan, Avukatlık Kanunu m.58 uyarınca bakanlıktan izin prosedürü dahi işletilmeksizin tutuklanalı bugün 362 gün oldu.
Bu perşembe tutukluluk incelemesi var.
Avukat Pehlivan’ın muhtemel tahliyesi, bu dosyalarda görev yapan diğer avukatların üzerindeki tutuklanma baskısına son verilmesi anlamı da taşıyacağından önem arz ediyor.
Aksi halde, dosyada verilecek karar ne olursa olsun, savunma hakkının usulünce kullandırılmamış olması kararı sakatlayacaktır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne istinaf mahkemesinin kararı sonrasında getirilen yönetimin bugün yaptığı ilk Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu belirtilen bir kişi tarafından üyelerimizin de aralarında bulunduğu gazetecilere yönelik olarak önceki CHP yönetiminden maddi çıkar elde ettiklerine ilişkin imalarda bulunulmasını kınıyoruz.
Türkiye’nin çok zor bir dönemden geçtiği, hukukun üstünlüğünün ve Anayasa’nın hukuk devleti ilkesinin her geçen gün daha fazla tartışılır hale geldiği koşullarda; kamuoyunun haber alma hakkı için çalışan, sansürle, baskıyla, işsizlik tehdidiyle ve yargı süreçleriyle mücadele eden gazetecilerin böylesine mesnetsiz ithamlarla hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz.
Gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı zan altında bırakan bu iddialar yeni değildir. Söz konusu suçlamalar sosyal medya üzerinden isimsiz hesaplar tarafından dolaşıma sokulduğu andan itibaren Çağdaş Gazeteciler Derneği olarak aynı tutumu sergiledik. İddiaların ortaya atıldığı günden bu yana CHP yönetiminden Parti Sözcüsü Müslim Sarı, İletişim Koordinatörü Ali Haydar Fırat ve Basın Danışmanı Atakan Sönmez ile görüşülmüş, bu ağır suçlamaların aydınlatılması talep edilmiştir.
Tutumumuz nettir: Herhangi bir gazetecinin haber yapması/ yapmaması için maddi çıkar sağladığına ilişkin somut bilgi ve belge varsa bunlar derhal kamuoyuyla paylaşılmalı, sorumlular açıkça ortaya konulmalıdır. Ancak ortada herhangi bir kanıt bulunmaksızın gazetecilerin topluca zan altında bırakılması, isim verilmeden suçlanması ve meslek itibarlarının hedef alınması kabul edilemez.
Birçok meslektaşımız bu iddialar nedeniyle yargı yoluna başvurmuştur. Gelinen noktada konu, gazetecilere yönelik sistematik bir itibar suikastine dönüşmüştür. Bu nedenle CHP yönetimine çağrımızı bir kez daha yineliyoruz: Elde somut bilgi ve belge varsa kamuoyuna açıklanmalı; yoksa gazetecileri hedef alan bu mesnetsiz iddiaların ve imaların sürdürülmesine son verilmelidir.
Basın Meslek Örgütlerinden ortak açıklama:
Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki yönetim değişikliğinin ardından gazetecilerin para karşılığı haber yaptıkları veya yapmadıkları yönünde hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan iddialar ortaya atılmaktadır.
Bugün gerçekleştirilen CHP Parti Meclisi toplantısının ardından, Parti Sözcüsü’nün danışmanı olduğu iddia edilen bir kişi tarafından gazetecilere yönelik bu iddialar sürdürülmüştür.
Halkın haber alma hakkı için çalışan gazetecilerin herhangi bir kanıt ortaya konulmaksızın zan altında bırakılması, mesleki itibarlarının hedef alınması ve kamuoyu önünde suçlanması basın özgürlüğüne zarar vermektedir.
Söz konusu iddialara ilişkin somut bilgi ve belgeler varsa hemen kamuoyuyla paylaşılmalıdır. Aksi halde gazetecileri hedef alan, mesnetsiz suçlamalara ve imalara son verilmelidir.
Basın Meslek örgütleri olarak gazetecilik mesleğini ve meslektaşlarımızı töhmet altında bırakan bu yaklaşımları kınıyor, tüm kişi ve kurumları gazetecilere yönelik suçlayıcı ve hedef gösterici söylemlerden kaçınmaya davet ediyoruz.
Basın Konseyi
Çağdaş Gazeteciler Derneği
DİSK Basın-İş
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Foto Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
@BasinKonseyi@diskbasinis@EkonomiMd@Cemiyet1946@igcizmir@KESKHaberSen@PMDTurkiye@PMD1964@FotoMuhabirleri@TGS_org_tr
Basın toplantısı yapılırken partide görevi olmadığı söylenen kişi orada ne yapıyor ve gazetecileri nasıl itham edebiliyor?
Gazeteci gazeteciyi tanır. Bu insanlar kim ve ne iş yapıyor?
Bugün basın toplantısı sonrasında gazetecilerle sohbet esnasında talihsiz bir olay yaşanmıştır. Resmî bir görevi olmayan bir partilimizin sözlerini tasvip etmiyorum. Basın emekçilerimizin soru sorma hakkını her zaman destekliyorum.
📢 Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminde CHP Basın Sözcüsü olarak görev yapan Müslim Sarı’nın danışmanı olduğu belirtilen bir kişi, gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu'nu "sarı zarf almakla" itham etti
📌 Gazeteciler, “Biz birbirimizi tanıyoruz, siz kimsiniz?" diyerek tepki gösterdi
📌 Yazıcıoğlu, basın toplantısında Sarı'ya İBB davası, çıplak arama ve ihraç sürecine dair sorular yöneltmişti
Çıplak arama için 2020’de, “kızınıza yapılsa ne hissederdiniz?” diyen Kılıçdaroğlu, bu kez sessiz kaldı. Kendini “muhalif” sayanlar, açıklamaları doğru sayıp geçti.
Her yıl onlarca kez konu gündeme geliyor. 2024’te Mücella Yapıcı ile ilgili davada da polisler ceza aldı.
YÜZLEŞME/
Belediyelerden geçinen, milletvekili olmak için yapmadığını bırakmamış kim varsa "arınmadan" söz ediyor. Gerçekten herkesin her şeyi yaptığı ve hiç yapmıyormuş, bilmiyormuş gibi davranıp başkalarının hayatlarının çalınmasından nemalanmaya çalıştığı tarihi bir dönem.
“Gazetecilere Özgürlük” demek için buluşuyoruz
Tüm tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrımızı yinelemek ve ardından da BirGün Muhabiri İsmail Arı’nın duruşmasını izlemek üzere buluşuyoruz. Basın Meslek örgütleri olarak yapacağımız basın açıklamasına meslektaşlarımızı, halkın haber alma hakkına inan tüm dostlarımızı bekliyoruz.
Yer: Ankara Adliyesi önü
Saat: 13:00
5 Haziran Cuma
Basın Konseyi
DİSK Basın-İş
Çağdaş Gazeteciler Derneği
Diplomasi Muhabirleri Derneği
Ekonomi Muhabirleri Derneği
Gazeteciler Cemiyeti
İzmir Gazeteciler Cemiyeti
KESK Haber-Sen
Parlamento Muhabirleri Derneği
Türkiye Gazeteciler Sendikası
6 yılı aşkın süre CHP’ye ve içime işlemiş olan foto muhabirliği görevime inançla hizmet ettim. Karşılığında aldığım şey ise SGK’dan bir SMS ile Kod 48 oldu!
Koltuklar değişir, yönetimler değişir, kararlar değişir. Ama verilen emek ve yaşananlar hafızalarda kalır! +++
🔴 Politikacılık gazeteciliğin önüne geçerse
📌 Barış Yarkadaş’ın politikacı kimliği gazeteciliğinin önüne geçti. Ekran konuşmalarında ve paylaşımlarında gazetecilik nesnelliği yok. CHP Genel Merkezi önündeki mitingte de görüldüğü gibi parti içindeki kavgada da taraf konumunda, hem de aktif bir taraf. Elbette kendi bilir ama ekranda gazeteci olarak sunulması ve gazeteciliğin araç haline getirilmesi yanlış…
✍️ Medya Ombudsmanı | Faruk Bildirici'nin yazısı...
https://t.co/fgsw8H3uR7
@farukbildirici
Gazeteciler de işlerini nasıl yapacağını sizden öğrenecek anlaşılan..
Başka bir meslek grubuna daha tavsiyeniz var mı?
Şimdiden söyleyin de bari herkes işini doğru yapsın!
Sevgili gazeteciler ve yorumcular; bizi değil, partiyi bu hale getiren itirafçıları ve onların yol arkadaşlarını sorgulayın. Kolay soru değil ama doğru soru bu.
CHP genel merkezinde çalışan insanların neden işten atıldıklarını bilmeyen mi var!
Fesih nedenleri Genel Başkan Özgür Özel ile çalışmalarıdır.
Tazminat ve işsizlik maaşı almamalı için de kod 48 ile işten atıldılar.
Ayrıca Atakan Sönmez kimdir?
Hangi yetkisi ve yeterliliği ile dosyaları, fesih nedenlerini inceleyecek?!
Tam bir saçmalık.
Tartışmalara konu olmuştu...
Kemal Kılıçdaroğlu'nun Basın Danışmanı Atakan Sönmez'den CHP'deki işten çıkarmalara ilişkin açıklama:
"Genel merkezdeki idari tasarrufla bunlar yapıldı. Fesih nedenlerini tek tek inceleyeceğim.
Haklı fesihe ikna olmadığım bir şey varsa arkadaşlarımızın sözleşmelerini devam ettiririz.
İşten çıkarmanın nedenlerini de paylaşacağız. İçeriden verilen yanlış bilgi varsa ‘özür diliyoruz işinize devam ederiz’ deriz."