THY’ larının uçuş programları arasında İoanna Kuçuradi hocanın belgeselinin bulunduğunu görmek ve hararetle izleyenlere rastlamak çok güzel bir tesadüftü. Rahmetli Hocanın emeğine değmiş ! İnandığı fikirler sahiplenildi, toplumu birleştirdi, umutla yaşanması gerektiğini öğretti.
🔴 METZ | « Gen Z et travailleurs révolutionnaires ! »
Lycéens, étudiants et travailleurs défilent ensemble dans les rues de Metz en appelant à la grève générale !
🏆2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson'a
📚2026 Nobel Edebiyat Ödülü, Kanadalı şair, deneme yazarı ve çevirmen Anne Carson’a verildi. Nobel Komitesi, Carson’ın ödüle “klasik gelenekle kurduğu oyunbaz diyalog içinde çağdaş edebiyat için yeni biçimler yaratan cesur ve yaratıcı eserleri” nedeniyle layık görüldüğünü açıkladı. Carson, Nobel kazandığını İzlanda’da rüzgârı dinlerken öğrendi.
https://t.co/FyNMZ3gB58
Nobel Edebiyat Ödülü şair, denemeci ve çevirmen Anne Carson’ın oldu. 76 yaşında, mutfağında Nobel haberini aldığı anı gösteren bu kare ayrıca çok hoş.
Bir dönem çalıştığı üniversitesi kalıcı akademisyen olarak tutmamış. Kariyeri karmakarışık, belirsiz bir haldeyken bile yıllarca, 76 yaşına dek en sevdiği şeyi yapmış. Yazmış.
En sevdiğim başarı stili bu sanırım. Ödülün, itibarın, başarının peşinden koşmadan, kimseye bir şey kanıtlama ihtiyacı duymadan "ne zaman olacak?" diye kendini yiyip bitirmeden, kendi dünyanda en iyi bildiğin şeyi sadık bir istikrar ve tutkulu bir azimle yaparken kendiliğinden gelen başarı. Tebrikler Anne Carson ✨
#annecarson
ÇOCUKLARIN CAN GÜVENLİĞİ EN ÖNEMLİ TOPLUMSAL SORUMLULUĞUMUZDUR !
İstanbul Başakşehir’de bir ortaokulda öğrencilere yönelik gerçekleştirilen bıçaklı saldırıda 1 öğrencinin yaşamını yitirdiğini ve 7 öğrencinin yaralandığını derin bir üzüntüyle öğrendik.
Okullar, çocukların kendilerini huzurlu ve güvende hissettiği eğitim yuvaları olmalıdır. Eğitim ortamında yaşanan şiddet, çocukların yaşam hakkını tehdit ederken öğrencilerin, ailelerin ve öğretmenlerin güven duygusuna da zarar vermektedir. Bu nedenle okul güvenliği, fiziksel önlemlerin yanında çocukların gelişimini destekleyen, şiddeti önleyen ve riskleri erken aşamada belirleyen bütünlüklü bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli, aile ve okul arasındaki iletişim desteklenmeli, çocukların yardım alabilecekleri kanallar erişilebilir olmalıdır. Olay tüm yönleriyle aydınlatılmalı, varsa ihmaller ortaya çıkarılmalı ve saldırıdan etkilenen öğrencilere kesintisiz psikososyal destek sağlanmalıdır.
Şiddetin önlenmesi yalnızca okul ortamında alınacak önlemlerle sınırlı görülmemelidir. Çocukların ve gençlerin izlediği medya içeriklerinde şiddeti özendiren, normalleştiren veya sıradanlaştıran yayınlardan kaçınılması; televizyon, dijital platformlar ve diğer yayın kuruluşlarının çocukların üstün yararını gözeten sorumlu bir yayıncılık anlayışı benimsemesi gerekmektedir. Yayın kuruluşları, şiddet içeren olayları aktarırken özendirici, sansasyonel ve travmayı derinleştirici bir dil kullanmaktan kaçınmalı; çocukların gelişimsel özelliklerini ve toplumsal etkileri gözetmelidir.
Başta Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olmak üzere ilgili kamu kurumları da çocukları şiddet içeriklerinden korumaya yönelik denetim, gözetim ve düzenleme görevlerini etkin biçimde yerine getirmelidir. Medyada ve dijital mecralarda çocukların karşılaştığı zararlı içeriklerin önlenmesi, yalnızca ailelerin değil, yayıncıların ve kamunun da ortak sorumluluğudur.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği olarak, çocukların üstün yararını temel alan bilimsel ve önleyici politikaların tüm eğitim kurumlarında ve çocukların yaşamını etkileyen tüm kamusal alanlarda uygulanmasını istiyoruz. Çocukların okula güvenle gitmesi, güvenli bir sosyal ve medya ortamında gelişmesi ve evlerine sağlıklı dönmesi, ertelenemeyecek bir kamusal sorumluluktur.
Yaşamını yitiren öğrenciye rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı; yaralı öğrencilere ise acil şifalar diliyoruz. Saldırıdan etkilenen vatandaşlarımıza ve ulusumuza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Bir tarihi kültürel değerimizi daha restore ettik.
Yarın kapılarını açıyor İstanbullulara kavuşuyor. Yeniden hoşgeldin Cemal Reşit Rey ❤️
Her şey İstanbullular için…
#İBBMiras#CemalReşitRey#İBBKültür
💡776 gün bakanlık yaptı, 60 özel kalem müdürü değiştirdi.
👉İddia çok vahim, muhatabı ise Fatma Betül Sayan Kaya, namıdiğer Nene Hatun!
❓Peki neden bu kadar sık özel kalem müdürü değiştirdi?
❓Geçimsiz olduğu için mi yoksa aldıklarını beğenmediği için mi?
👉Bence ikisi de değil; burada bir hile-i şeriyye var, yani kanun açıkça istismar edilmiş, 60 kişiye ya da daha doğru bir ifadeyle 60 yandaşa "istisnai kadro verilmiş."
📘657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na göre; özel kalem müdürlüğü görevini yapanlar, bir başka kamu görevine "sınavsız" olarak atanabiliyor.
📙Belli ki bu yasa istismar edilerek 60 yandaşa "sınavsız" devlet memurluğu bahşedilmiş.
👉Atanamayan yüz binlerce öğretmen var bu güzel ülkede,
👉KPSS'de çok yüksek puan almasına rağmen, "mülakatlarda elenen" on binlerce genç var bu güzel ülkede,
👉İşsizlikten canına kıyan yüzlerce genç var bu güzel ülkede,
👉Umudunu, hayalini, istikbalini kaybetmiş tam 5,5 milyon ev genci var bu güzel ülkede,
💡Ve siz, bu güzel ülkede, milyarları götürdünüz, tapuları istiflediniz, milyonlarca gencin de hakkını yediniz, öyle mi?
☀️Konuyu Meclis gündemine taşıyoruz, takipçisi olacağız.
https://t.co/FGFNQso2Q5
Durmadan avuçlarım terliyor,
İnildiyor ardımdan
Girdiğim çıktığım kapılar.
Trenim gecikmeli, yüreğim bungun,
Bir bir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar.
Ne zaman bir dosta gitsem,
Evde yoklar.
metin altıok & ioanna kuçuradi
[04 Ekim 1936, İstanbul — 02 Ekim 2026, İstanbul]
2 milyona yakın çocuk nerede?
🔴MEB verilerine göre 1,9 milyondan fazla çocuk okula kayıt yaptırmayarak eğitim sisteminin tamamen dışında kaldı
🔴Açık öğretim ve çocuk işçiliğiyle eleştirilen MESEM'e kayıtlı öğrencilerle birlikte örgün eğitimden kopan çocuk sayısı 3,4 milyonu aştı
🔴Eğitim kademeleri yükseldikçe okullaşma oranı düşerken, lise çağındaki 1 milyonu aşkın ��ocuğun akıbeti belirsizliğini koruyor
Haberin tamamı:
https://t.co/mXQh7Tj23Z
Keşanlı Ali Destanı (Haldun Taner)
Üst Sıra:Aykut Oray, Umur Bugay, Gülriz Sururi, Turgut Boralı, Engin Cezzar, Oğuz Oktay, Gülsen Tuncer, Şükrü Üstün, Nurdan Alpgiray
Alt Sıra:Muhsin Kurtaran, Ülkü Tamer, Orhan Aydınbaş, Beyhan Benek, İbrahim Alben, Zeki Dinçoy, Güner Namlı
"İki bakkal var, ikisi de doğru tartıyor; ilki insanları kandırmaması gerektiği için bunu yapıyor, diğeri müşteri kaybetmemek için."
- Ioanna Kuçuradi
Huzur içinde uyusun.
İoanna Kuçuradi Hocanın Ardından: “Felsefe: İnsan Olabilmenin ve İnsan Kalabilmenin Çabasıdır” (1/3)
Felsefe, insan olabilmenin ve insan kalabilmenin çabasıdır. İoanna Kuçuradi’nin düşünce dünyasını bu ifadeyle okumak, felsefeyi gündelik hayatımızın içine yerleştirir. Sabah verdiğimiz bir kararda, bir başkasını değerlendirirken kullandığımız ölçülerde, gücümüzü kullanma biçimimizde felsefi bir sorunla karşılaşırız. İnsan olarak doğmak, önümüze insanca yaşamanın olanaklarını açar; bu olanakları hangi eylemlerle gerçekleştireceğimiz ise yaşam boyunca belirlenir. İnsan kalabilmek, her yeni durumda karşımızdakinin insanlığını görebilme ve kendi davranışımızın sorumluluğunu üstlenebilme çabasıdır. Kuçuradi’nin etik yaklaşımı, bu çabanın bilgiyle aydınlanmasını ister. Çünkü yaptığımızın anlamını yeterince kavramadığımızda, korumak istediğimiz değerlere kendi ellerimizle zarar verebiliriz.
Buradaki insan olma düşüncesini dikkatle anlamak gerekir. Her insan, davranışları nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin, insan olarak temel haklara sahiptir. İnsan onuru, başarıyla kazanılan veya başarısızlıkla geri alınan bir ödül değildir. Bir kişinin eylemini yanlış bulabilir, onu sorumlu tutabilir, yaptığı haksızlığa karşı çıkabiliriz; bütün bunları yaparken onun haklarını koruma yükümlülüğümüz sürer. İnsan kalabilmenin güç sınavlarından biri, öfke duyduğumuz kişiye nasıl davrandığımızda ortaya çıkar. Kendimiz için istediğimiz güvencelerin, sevmediğimiz insanlar için de geçerli olmasını savunabilmek, etik tutarlılığımızı görünür kılar. Adaletin kişisel yakınlıklarımızdan bağımsızlaşması, bu tutarlılığa bağlıdır.
İnsan olabilmek ile insan kalabilmek arasında zamanın açtığı bir fark vardır. İlki, sahip olduğumuz olanakları geliştirmeye; ikincisi, bu gelişimi zor koşullarda da sürdürebilmeye işaret eder. Kendimizi güvende hissederken anlayışlı olmak kolaylaşabilir. Çıkarımız tehlikeye girdiğinde, korktuğumuzda veya öfkelendiğimizde ise benimsediğimizi söylediğimiz değerlerle kurduğumuz ilişki sınanır. O anda karşımızdakini bir insan olarak görmeyi sürdürmek, düşünülmüş bir tutum gerektirir. Bu açıdan felsefi çaba, kendi davranışlarımızı izleme ve gerekçelerimizi dürüstçe inceleme alışkanlığı kazandırabilir. İnsan, kendi haklılığının içine kapanabildiği gibi, başkasının yaşadığı durumu öğrenerek görüş alanını da genişletebilir. Bu açıklık, karşılaşmalarımızda yeniden kurulabilir. Başkasının itirazına yer açmak, kendi kararımızın gözden kaçırdığı bir gerçeği duymamızı sağlayabilir; değişmenin başlangıcı, bazen böyle bir dinleme anıdır.
Kuçuradi Hocanın ahlak ile etik arasında yaptığı ayrım, bu tutarlılığın düşünsel temelini kurar. Ahlaklar, toplulukların benimsediği davranış kurallarını ve değer yargılarını içerir; tarihsel koşullarla değişir, farklı toplumlarda farklı biçimler alır. Etik ise insan ilişkilerinde ortaya çıkan değer sorunlarını araştıran bir felsefe alanıdır. Toplumun onayladığı bir davranışın belirli bir kişiye ne yaptığını, hangi olanaklarını koruduğunu veya engellediğini sorgular. Böylece alışkanlıklarımızın kendiliğinden doğruluk ölçüsüne dönüşmesini önler. Herkesin yaptığı bir şey de haksızlık olabilir. İnsan kalma çabası, çevremizin onayını alırken gözden kaçırdığımız kişiyi ve onun uğradığı zararı görebilmeyi gerektirir.
Bu bakışın merkezinde değerlendirme sorunu bulunur. Birini bize yarar sağladığı için değerli gördüğümüzde, ona kendi ilişkimiz üzerinden değer atfederiz. Bir başkasını unvanına, kimliğine veya toplumun hazır ölçülerine göre yargıladığımızda değer biçeriz. Kuçuradi, doğru değerlendirme olanağını bunlardan ayırır. Doğru değerlendirme, somut kişiyi, eylemini ve koşullarını anlamaya; yapılanın insanın değeri bakımından anlamını belirlemeye dayanır. Bu nedenle bir davranışın dışarıdan görünüşü yeterli bilgi sağlamaz. Aynı söz, farklı durumlarda farklı anlamlar taşıyabilir.
Ülkemizde felsefe denilince akla gelen ilk isimlerden İonna Kuçuradi hoca vefat etmiş. 1936 doğumlu hoca Beyoğlu Zapyon kız lisesinin de yaşayan en eski mezunlarındandı. Hacettepe üniversitesi felsefe bölümünün kurucularındandı. Cenazesi Şişli Rum Ortodoks mezarlığında yarın toprağa verilecek. Görsel hocayı çalışma odasında kitaplar arasında gösteriyor. Fotoğrafı kimin çektiğini ne yazıkki bulamadım ama emekleri için çok teşekkür ediyorum 🙏 ölümsüz bir kare olmuş