📢 Kadir İnanır son yolculuğuna uğurlanıyor
🎙️ Hayat arkadaşı Jülide Kural: Bu dünyadayken ya da ayrılırken en büyük vasiyetidir memleketine, o büyük barışı mutlaka biz halklar kuracağız der, dünyanın en güzel gülümsemesiyle…
MUTLAK BUTLAN KARARI SİVİL SİYASETE YAPILMIŞ BİR DARBEDİR !
Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Olağan Kurultayı ile 21. Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi tarafından verilen “mutlak butlan” kararı; sivil siyasete, seçme ve seçilme hakkına ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ağır bir müdahaledir.
Bu kararla birlikte Genel Başkan Özgür Özel, Merkez Yürütme Kurulu üyeleri, Parti Meclisi üyeleri ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin görevlerinin sona erdirildiğinin belirtilmesi; ayrıca 38. Kurultay öncesi görevde bulunan eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na görevin iadesi yönünde hüküm kurulması, doğrudan halk iradesine yönelik bir tasarruf niteliği taşımaktadır.
Cumhuriyet Halk Partisi’ne yönelik özellikle belediyeler üzerinden yürütülen yargı süreçlerinin antidemokratik yönüne ilişkin daha önce de defalarca açıklamalar yaptık. Gözaltılar ve tutuklamaların ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü üzerinde ciddi baskılar yarattığını, demokratik toplum düzenini zedelediğini vurguladık.
Bugün verilen bu karar ise yalnızca bir parti içi mesele değil, açık biçimde sivil siyasete yönelik yargısal müdahaledir. Halkın iradesiyle seçilmiş yöneticilerin mahkeme kararıyla görevden uzaklaştırılması, seçme ve seçilme hakkına vurulmuş ağır bir darbedir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu bu karar, aynı zamanda seçim hukukunun temel güvencelerini de tartışmalı hâle getirmektedir. Zira bu karar, kurultay süreçlerine ilişkin denetim ve yetki çerçevesinde verilmiş, kesin ve itiraz edilemez nitelikte kabul edilen Yüksek Seçim Kurulu kararlarını fiilen yok sayan bir sonuç doğurmaktadır. Hukuki güvenlik ilkesini zedeleyen bu yaklaşım, yalnızca bir siyasi partinin iç işleyişini değil; seçim süreçlerine ilişkin kurumsal güvencelere duyulan toplumsal güveni de ortadan kaldırma riski taşımaktadır.
Önümüzdeki siyasal süreç açısından değerlendirildiğinde bu karar açıkça göstermektedir ki otoriter yönetim artık yargı eliyle siyasal partileri dizayn etmeye yönelmiştir. Bu karar, siyasi partilerden, derneklere, meslek odalarından sendikalara kadar seçilmiş her iradenin mutlak tehdit altında olduğunu göstermektedir. İfade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğü, seçme seçilme hakkı tehdit altındadır.
İnsan hakları savunucuları olarak; Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin görevden el çektirilmesi sonucunu doğuran bu “mutlak butlan” kararını insan hakları, demokrasi ve hukuk güvenliği ilkelerine tamamen aykırı bulduğumuzu ifade ediyor, Türkiye yargısını bu büyük yanlıştan dönmeye çağırıyoruz.
Gülistan Doku soruşturmasını kapatanlardan birisi olan dönemin Tunceli il Emniyet müdürü Yılmaz Delen'in, halen Yalova İl Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı anlaşılalı birkaç saat oldu
🔴Gülistan Doku soruşturmasında tutuklanan Zainal Abarakov’un babası Engin Yücel'in ifadesi:
👉Zeinal’ı “bunaldığı, annesinin panik yaptığı” için Rusya’ya göndermek istedik. Amirime sorduk, “Sorun yok” dedi, gönderdik.
👉Elazığ’daki eve İl Emniyet Müdürü Yılmaz D., Asayiş Müdürü Ertuğrul A. ve korumalar geldi. “Vali’nin selamı var, Zeinal’ı getir, hiçbir şey olmayacak” dediler.
👉Aynı görüşmede “Sizi Antalya Belek’te otele yerleştireceğiz, kimsenin haberi olmayacak, Vali Bey para yardımı da yapacak” dediler.
👉Bir gün sonra asayişten Hakan polis zarf içinde 4000 TL civarı nakit para getirdi. Vali “Parayı nakit verin, hesaptan göndermeyin” diye talimat vermiş.
👉“Zeinal’a Rusya’dan Antalya’ya bilet aldığımız gecenin arifesinde 62 AJ 616 plakalı siyah Toyota jip geldi (emniyet müdürünün korumalarının aracı). İçinde Ertuğrul ve 4 polis vardı.”
👉“Gece yola çıkıp Antalya’ya gittik. Zeinal uçaktan iner inmez VIP araçla, VIP geçişten kimse görmeden havalimanı şube müdürlüğüne getirildi.”
👉“Bizi 5 yıldızlı Sueno Hotels Deluxe Belek’e yerleştirdiler. Kaydımız yapılmadı, 3 ay kaldık. Misafirlerimizi ücretsiz ağırladık.”
👉“Korumamızı sağlayan Ertuğrul müdür de aynı otelde 3 ay kaldı, onun da misafirleri geldi, ücretsiz kaldılar.”
Katil oğlun mustafa türkay soneli korumak için bütün bu insanları buraya hangi yetki kapsamında getirdiniz. Bu cinayetin altında kalacaksınız, bu kamu kurumlarıyla oynayıp 7 yıldır kızımızı ve bizi bıraktığınız karanlığın hesabını Adalette vereceksiniz Katil oğlunun kurtuluşu yok
Bi özel bilgi daha geçeyim
Gülistan Doku’ya tecavüzde hastane kayıtları silinmiş. Dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Dr. Çağdaş Özdemir olay olduğu sırada kadın doğum uzmanıymış, sonrasında vali Tuncay Sonel’in isteği üzerine il sağlık müdürü yapılmış
Gülistan Doku cinayeti kapsamında gizli tanık "Şubat"ın ifadesi ortaya çıktı.
• Valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Zeinal Abakarov ve Umut Altaş'ın grubu sık sık alkol ve uyuşturucu kullanıyordu.
• Gülistan Doku, Mustafa Türkay Sonel ve Umut Altaş tarafından rızası dışında darp edilerek tecavüze uğradı. Bu olay sonrası hamile kaldığı öğrenildi.
• Gülistan'ı valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel, Uzi veya Akrep tarzı bir silahla kafasından vurarak öldürdü.
• Cesedi ise Vali koruması Şükrü Eroğlu ve bir korucu tarafından gömüldü. Cesedin yeri bulunmasın diye birden fazla kez değiştirildi.
Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in; oğlunu kurtarmak için, aileden aldığı Gülistan Doku'ya ait sim kartı Ankara'daki Polis Memuru Gökhan Ertok’a yolladığı; sosyal medya ve Whatsapp yazışmaları silindikten sonra kartın savcılığa teslim edildiği anlaşılalı birkaç saat oldu
🔴 Gülistan Doku'nun ablası Aygül Doku ve Avukat Ali Çimen’den, yeni açıklamalar:
📌“Gülistan’ı valinin oğlu Mustafa Türkay Sonel öldürdü. Bilgiyi Altaş ailesinden aldık. Plan hazırdı, suç ABD’de olan Umut Altaş’a yıkılacaktı.”
📌"Gözaltında olan Gökhan isimli bir polis bize ulaştı. Gülistan’ın delillerini silmek karşılığında 10 bin dolar aldığını söyledi. Bu bilgileri belgeleriyle paylaştı."
📌“Delil karartma için para, Tuncay Sonel’in koruma amiri tarafından gönderildi. Banka kayıtları ve HTS var.”
📌 “Hastane ve kamera kayıtları değiştirildi, sim kart siber çetelerle Ankara’daki polise teslim edildi.”
📌“Tuncay Sonel hâlâ İçişleri Bakanlığı müfettişi. Derhal görevden alınıp gözaltına alınmalı.”
📌 “Can güvenliğimiz yok. Yetkililer acil harekete geçsin, dosya kritik aşamada.”
Ağrı'da hastanın yaşam hakkını ihlal eden doktor görevden alınması gerekirken, bunu ifşa eden Op.Dr. Emrullah Akyüz görevden alınıyor.
Bu karar başlı başına yaşam hakkının dolaylı ihalidir.
Derhal bu kararı geri alın!
Ağrı halkı ve Op. Dr. Emrullah Akyüz yalnız değildir.
Gazi katliamından bu yana 31 yıl geçti.Dönüm noktalarından biriydi. Alevi inancına sahip insanlarımızı ‘hedef’ alarak yapılan bir DERİN DEVLET operasyonuydu. Başbakan Tansu Çiller Emniyet genel müdürü Mehmet Ağar’dı. Yargılanmadılar! #gazikatliamı