15 yaşındaki vatandaş Sarah için İngiliz devletinin yaptıklarını hatırlıyorum. Ne büyük devle vatandaşını nasılda koruyor demiştik ...
Bugün bir meslektaşımın, bir ergen psikiyatristinin, bir babanın evladı için yaptığı bu çağrıya devlet kulak vermelidir.
Kendi vatandaşı olan bu savunmasız çocuk, uzman bir heyet tarafından muayene ettirilmeli ve babasıyla görüştürülmelidir. Gerekirse hukuki süreç başlatılmalı; ihmal veya istismar şüphesi varsa gerekli adımlar gecikmeden atılmalıdır.
Bir devlet, kendi vatandaşını çaresiz bırakamaz.
Dışişleri’nden beklentimiz budur
@VeysiCe@TC_Disisleri
ACİL HAREKETE GEÇME ÇAĞRISI!
Daha önce belgeleriyle paylaştığım üzere 7 yaşındaki masum oğlum Litvanya’da annesi ve annesinin kocası tarafından şiddete uğramakta. Uzun zamandır bir baba olarak ona sarılamamak, sesini duyamamak, gözyaşlarını silememek benim için zor olsa da burda önemli olan ben değilim. Çünkü oğlum gözünü intikam ve nefret bürümüş ve kendisine şiddet uygulayan annesinin engellemesi nedeniyle buradaki hiçbir arkadaşı ve sevdiğiyle telefonla bile iletişim kuramıyor. Oradaki yetkililerse çocuğumun şiddete uğradığını defalarca belirtmesine rağmen kıllarını kıpırdatmayarak bu şiddetin giderek artmasına araç oluyor.
Şimdi öğrendim ki o küçük bedeni ve ruhu bu şiddet ortamının yaralarıyla baş edemez hale gelmiş ve kendisine oradaki psikiyatristler eliyle FLUOKSETİN isimli bir antidepresan ile TİAPRİD isimli ağır bir şizofreni ilacı başlanmış. Bu ağır ilaçların başlanmış olması da henüz 7 yaşında olan ve öğretmeninden psikologuna Türkiye’de kendisini tanıyan herkesin dünya tatlısı, mutlusu ve akıllısı dediği çocuğumun, Litvanya’daki şiddet ve ihmal nedeniyle psikolojisinin günden güne bozulmakta olduğunu ve artık o narin ruhu ile bedeninin de bunları taşıyamayarak alarm verdiğinin evrensel bir kanıtı aslında.
Buna rağmen oranın yetkilileri burada onu haksızca teslim eden bizim yetkililerin aksine kendi vatandaşlarını koruma güdüsüyle harekete geçmiyor. Bir çocuk psikiyatristi ve baba olarak evladımı koruyamamanın acısıyla yüreğim yanıyor, bu gidişatın artık onun hayatını tehdit ettiğini ve anne ile kocasının bu tutumlarını durdurmazsak oğlumun hayatını kaybedebileceği hususunda gerek Türk gerekse de Litvan yetkilileri uyarmak istiyor, sizleri de küçücük yavrumu korumak için sesinizi yükseltip harekete geçerek destek olmaya davet ediyorum!
Lütfen bu küçük çocuğun masum yüzü, ve yapayalnız kalmış kırılgan yüreğini düşünün ve onu bu karanlıktan kurtarmak için harekete geçin. Bu mecradaki birlik ve berberlik ruhunun nice haksızlıklarla acıları dindirdiğine çok şahit oldum ve gururla vesile olmuş biri olarak şimdi 7 yaşındaki oğlum için de kenetlenmenizi rica ediyorum. Ben 15 aydır haksız yere fiziksel temasım ve 6 aydır telefonla görüşmem bile engellenmiş bir baba olarak çocuğumun psikolojisinin bozulmasına engel olamadım. Ve çocuğumun psikolojik ve duygusal açıdan günden güne daha da kötüye gidişatını engelleyemiyorum.
Çocuk şiddete uğradığını söylüyor, davranış sorunları sergiliyor, yetmiyor kendisine iki tane psikiyatrik ilaç başlanıyor. Orada kötü bakıldığına ikna olmak için daha ne olması lazım. İllaki ölmesi mi lazım?
Ben de yavrum için adaleti, bugüne değin bu mecrada kendilerine ses olmaya çalıştığım değerli anne babalar Nizamettin Kabaiş, Bedriye Doku, Yasemin Minguzzi ve Şaban Vatansever gibi öldükten sonra aramak istemiyor ve onu buradaki cennetinden koparanların o ölmeden onu orada koruyup yeniden buradaki cennetine ulaştırmalarını talep ediyorum.
Çocuğun en temel hakkı olan sevgi, güvenlik ve huzur ortamına kavuşması için sesinizi onun yerine nolur yükseltin.
Oğlum için siz de bir abi, abla, teyze, amca olun; onu orda yalnız bırakmayın!
Şimdiden atacağınız en küçük adım ve ses için sonsuz teşekkürler
@RTErdogan@dbdevletbahceli@LithuanianGovt@GitanasNauseda@IRuginiene@HakanFidan@LithuaniaMJ@LithuaniaMFA@ABilotaite@IRuginiene@GitanasNauseda@UNICEF@save_children@LithuaniaME @vaikoteises
Algida 'nın Bazı Alt Markaları Maalesef Bilinmeden Tüketiliyor.
Özellikle Bu Yıl Piyasaya Giren
OANDO ve Açık Satılan La Galateria Gibi Markalar Paylaşalım ki Herkes Dikkat Etsin ⚠️
Down sendromlu bir çocuğa (ismi Mehdi el-Arabi) yapmadıkları eziyet kalmadı. Bu görüntü neden hiçbir şekilde infial yaratmıyor?
Sadece 1 saat içinde İsrail’in yapmış olduğu zulümleri anlatsak, sayısız olayı aktarmak zorunda kalırız. Onlar kaç zamandır bu zulümleri yaşıyor.
Küresel Sumud Filosu Gazze yolunda!
Canlarını ortaya koyarak yola çıkan Sumud yolcularına selam olsun!
İsrail sessizlik istiyor, Gaze'nin unutulmasını istiyor. Sumud'un ve Gazze'nin sesini yükseltelim!
Halfetide bir gül var, rengi siyaha çalıyor. Dünyada başka hiçbir yerde o rengi tutturamıyorsun. Aynı tohumu al İzmire dik kırmızı açıyor, Antalyaya dik kırmızı açıyor, Halfetiye dik siyah açıyor.
Sebep şu: Fıratın o bölgedeki pH değeri, topraktaki demir oranı ve gecelerin ani soğuması gülün antosiyanin pigmentini aşırı üretmeye zorluyor. Yani gül aslında karanlığı seçmiyor, zorlu koşulda hayatta kalmak için kendini koyulaştırıyor. Rengi stresin kimyasal imzası.
Şimdi burada işler tuhaflaşıyor çünkü insanlar aynı mekanizmayla çalışıyor. Bir insanın neden derin göründüğünü merak ettin mi hiç. Rahat büyümüş biriyle zorlu büyümüş birini yan yana koy, ikincisi her zaman daha koyu konuşur, daha az gülümser, odaya girince fark edilir. Bunu karizma sanıyoruz ama karizma değil, pigment. Psikolojik antosiyanin.
Ve burada kimsenin itiraf etmediği şey şu: o koyuluğa hayran olan insanlar aslında o koşullarda yaşamayı asla kabul etmez. Halfeti gülünü herkes ister, Halfetinin yazında 48 derecede toprakla uğraşmayı kimse istemez. Koyu insana hayran olanlar da onun geçtiği yerden geçmeyi kabul etmez, sadece çıktısını koklamak ister.
Yani en karanlık görünen en özeldir cümlesi yarım. Tamamı şu: o karanlık bedava değil, birinin orada kalıp ödediği bir fatura. Gülün kendisi bile bilmiyor neden siyah açtığını, sadece toprak ne verdiyse onu renge çevirmiş.
Belki de özel olmak seçim değil, kalamadığın yerden kaçamamanın rengi.
Göz göre göre milleti alkole özendiriyorlar.
Firma da bu hesapları besliyor.
Ticaret Bakanlığı günlerdir sıradan tüketici gibi görünüp, mevzuata aykırı şekilde alkol reklamı yapan hesaplara şu ana kadar tek bir yaptırım uygulamadı.
Bakanlık acilen harekete geçmelidir.
@ticaret
HERKES PAYLAŞIRSA İPTAL EDİLİR ⚠️
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta
yaşanan olaylar henüz tazeyken;
Gazze’de soykırım, Doğu Türkistan’da zulüm ve gözyaşı devam ederken,
Bu festival toplumsal vicdanı yok saymaktır.
Gaziantep Manifest iptal edilmelidir.
@TC_icisleri 🇹🇷
#ManifestKonseriİptalEdilsin ✋
HERKES PAYLAŞIRSA İPTAL EDİLİR ⚠️
Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta
yaşanan olaylar henüz tazeyken;
Gazze’de soykırım, Doğu Türkistan’da zulüm ve gözyaşı devam ederken,
Bu festival toplumsal vicdanı yaralamaktadır.
Gaziantep Manifest iptal edilmelidir.
@TC_icisleri 🇹🇷
#ManifestKonseriİptalEdilsin
ACİL !
Sine-i Kamuoyu Vicdanı
Filistinli Esraa’ya yönelik skandal ihlaller bitmiyor. Gazze’deki çocuk katliamlarına isyan ederek, ABD’ye bir mesaj vermek isteyen Esraa’nın durumu artık olağanüstü skandallara dönüşmüştür.
Dilekçelerimizle, hukuk mercilerinde çabalarımızla anlamayanlara buradan kamuoyu önünde seslenmek istiyorum.
1.Esraa’nın ziyaret ettiği esnada ailesinin evine kapıları kırarak girdiniz.
2.Ailesinin yanında kafasına plastik torba geçirdiniz. Nefessiz bırakıp, bunu tekrar tekrar yaptınız. Yani işkence ettiniz.
3.Parmaklarını sıkarak (malum yönteminizle) acı çektirdiniz.
4.Bu yaptıklarınızın video ve/veya fotoğrafını çektiniz. Kime gönderdiniz bilmiyoruz.
5.“Skandal içerikli tehdidinizi” söylemiyorum bile ama o cümleyi kullanan Türk Polis olamaz ve olmamalı.
6.Esraa’nın anne, baba ve kız kardeşini olayla hiçbir alakası olmadıkları halde deport edip Türkiye’ye giriş yasağı koydunuz
7.Esraa ve kocasını 8 ay tutuklu olarak Silivri Cezaevinde tuttunuz.
8.ABD Konsolosluğu dahi mahkemede şikayetçi olmadığı halde, Esraa ile alakası olmayan vakaları ve ekstra suçları Esra’nın üzerine boca ettiniz.
9.Dün 21 Nisan’da sabah saatlerinde Mahkeme vereceği en ağır cezayı verdi ama o kadar uzun süre tutukluydu ki Esraa, hakkında “Tahliye Kararı” verildi.
10.Mahkeme kararına rağmen Esraa’yı Silivri’de geceye kadar bırakmadınız. Kocası kapının önünde 14 saat bekledi. Gece bir polis aracı gelip Esraa’yı aldı ve bilinmeyen bir yere götürdü.
11.Tüm aramalarımız sonucunda bu sabah saat 09:00’da Ümraniye Dudullu’da (ne alaka ise) en uzak bir polis karakolunda bulduk.
12.Şimdi de Esraa’yı hala bu karakolda tutuyor ve bırakılmayacağını söylüyorsunuz.
13.Sahi “siz” kimsiniz? Tüm bunları niye yapıyorsunuz? Türk halkının size verdiği yetkiyle ve kanuna göre yapmadığınız kesin.
14.Sayın yetkililer “yeter artık” isyan ediyoruz. Bu skandallar/ihlaller zincirini durdurun.
15.Bu olayı “özel” olarak takip/icra eden ilgili memur ya da memurlar bu muazzam öfkenizi ve sıkı iş takipçiliğinizi ülkemizde dolaşan İsrailli katillere yöneltseniz sadece Türk halkına değil insanlığa büyük hizmet edersiniz
16.ABD Dışişleri Bakanı Rubio’nun “bunlar barbar hayvanlar hepsi öldürülmeli” cümlesiyle bardağı taşan Esraa, sadece vicdanı isyan eden ve “durdurun bu soykırımı” diyen bir Filistinli genç. Üstelik Türkiye’yi ve Türk halkını o kadar seviyor ki memurların kendisine işledikleri suçu şu ana kadar şikayet konusu etmedi.
17.Yani lafın kısası “YETER ARTIK! Esraa’ya ve ailesine zulüm son bulsun. Esraa özgür ve güvende olsun.
Herkesi Esraa için ses vermeye davet ediyorum