Meşrutiyet döneminin eğitim felsefesi "terbiye, dini selamet, dünyevi saadet, ahlaki mahasin kazanmak için çocuklara ilerdeki meslekini tayin ve talim ettirmek" şeklindeydi.
Görüldüğü üzere Emrullah Efendi maarifte teşkilat yapısından muallim politikasına, ilköğretimden Darülfünun’a, telif hukukundan bürokratik işleyişe kadar pek çok alanda kalıcı düzenlemeler yapmıştır. Aradan bir asırdan fazla zaman geçmesine rağmen eğitim tarihi çalışmalarında birçok tartışmanın kökleri hala onun dönemine uzanmaktadır.
Eğitim tarihimizin en dikkat çekici isimlerinden biri olan Emrullah Efendi adına Türk Eğitim Tarihi Çalıştayı düzenleniyor. “Tuba Ağacı Nazariyesi” ile hafızalara kazınan Emrullah Efendi, Osmanlı’nın son döneminde eğitim üzerine en fazla tartışılan maarif nazırlarından biri. Ben de bu vesileyle, nazırlığı sırasında hayata geçirdiği bazı önemli düzenlemeleri kısaca hatırlatmak istiyorum.
Emrullah Efendi, II. Meşrutiyet döneminde iki defa Maarif Nazırlığı yaptı. İlk görevi 12 Ocak 1910-19 Şubat 1911, ikinci görevi ise 2 Ocak 1912-21 Temmuz 1912 tarihleri arasındadır. Görev süresi uzun olmamasına rağmen, maarif teşkilatında kalıcı izler bırakan birçok düzenlemeye öncülük etmiştir.+++
Eğitim tarihimizin bürokratik ve felsefi zemininde müstesna bir yeri olan, Tuba Ağacı nazariyesiyle meşhur, aynı zamanda 'dalgınlığıyla' da bilinen Emrullah Efendi, YTÜ, İMÜ ve Türk Eğitim Tarihi Platformu ortaklığında yapılacak IV. Türk Eğitim Tarihi Çalıştayının konusu.
Yakında
II. Meşrutiyet sonrasında üniversitelerde öğrenci hareketlerinin giderek artması, Darülfünun’un idaresini de yeni tedbirler almaya yöneltti. Bu çerçevede 21 Nisan 1912 tarihinde Darülfünun ve Şuabatının İnzibatına Dair Nizamname yürürlüğe girdi. Nizamname ile Maarif Nazırına geniş yetkiler tanındı. Gerekli görüldüğünde bir dersin, bir sınıfın, hatta bir fakültenin faaliyetleri geçici olarak durdurulabilecek, böylece üniversitede düzenin korunması amaçlanacaktı.+++
“Maarif Nezareti ve Nazırları (1857-1922)” başlıklı tezimi savunarak doktora eğitimimi başarıyla tamamladım. Bu süreçte benden desteğini hiç bir zaman esirgemeyen, ilmi derinliği ve tecrübesi ile bana her zaman yol gösteren danışman hocam @Fuat0renc teşekkür ediyorum.
Tezime yaptıkları yapıcı tenkit ve kıymetli katkılarıyla çalışmamın daha olgun bir hale gelmesini sağlayan kıymetli jüri üyelerimiz @mstgndz3334@fgldemirel@nerimanersoy70 ve Mustafa Canatar hocalarıma da şükranlarımı arz ediyorum. Bu uzun ve meşakkatli süreçte sabrı, anlayışı ve desteğiyle her zaman yanımda olan kıymetli eşim @Gunaydin_Fatma ise ayrıca teşekkür etmeyi bir borç bilirim.
Bu çalışmanın, Osmanlı maarif tarihi sahasına mütevazı da olsa bir katkı sunmasını temenni ediyor, bu süreçte emeği ve duası olan herkese gönülden teşekkür ediyorum.