𝐓𝐡𝐞𝐨𝐫𝐲 𝐨𝐟 𝐄𝐯𝐨𝐥𝐮𝐭𝐢𝐨𝐧 𝐚𝐧𝐝 𝐌𝐨𝐝𝐞𝐫𝐧 𝐁𝐢𝐨𝐥𝐨𝐠𝐲
National Socialist Monthly declares Darwinian Evolution to be the foundation of National Socialist racial biology‼️
𝔊𝔬𝔱𝔱𝔤𝔩ä𝔲𝔟𝔦𝔤𝔨𝔢𝔦𝔱:
https://t.co/Tv8AAMBvlM
________________________________________
"Medieval mystical modes of thought disappeared from research; biology became a genuine natural science. The victory of the theory of evolution was complete and final. Today, the genetic view of life seems self-evident to us, and we have almost forgotten what a bitter and vicious campaign the denominations and reactionaries waged against the theory of evolution, and which they are attempting to wage again today wherever they can.
With the turn of the century began the magnificent development of genetics. While it initially stood alone alongside the theory of evolution, at least in certain subfields, today it has merged with it. The theory of evolution and genetics form an inseparable unity, having fused into a general, comprehensive genetics, which, as a modern natural science, tackles the problems of development with the cleanest methodology and tackles them successfully! Given this state of affairs, given the now very intensive genetic permeation of all biological work, it is astonishing when one asks in circles that are further removed from biology what they imagine by the theory of evolution, the theory of ancestry, etc., what they have heard about it and what significance they attribute to it for the present day.
At a time when a brilliant government is using a core idea of the theory of evolution, namely the selection of the best and most useful, i.e., what we biologically call Darwinism, to save our people from biological extinction, the cry rings out: Darwinism?...That's just Western liberalism! That's just mechanism and materialism, that belongs to the system of Marxism. Those who take up such claims—and we know where they come from—are likely quite unaware of the complete lack of basis in these supposed connections.
No one has demonstrated why biological Darwinism, the aristocratic principle of natural selection, is related to materialism or even Marxism! Then one hears: "The theory of evolution itself—that's just ape theory!" Then the names of Darwin and Haeckel are mentioned, and with a smug smile, it's declared: "That's all been refuted long ago." Here one becomes aware that a historical and extensive, predominantly orthodox propaganda has managed to present internal discussions about special questions of developmental history as fundamental, thereby characterizing the theory of evolution as at least an unproven hypothesis.
[...] However, let it now be stated: Within biology, the fundamental CORRECTNESS of the theory of evolution is no longer up for debate, especially in circles disparagingly referred to as "conventional school biology" and slandered as materialistic. As things stand, this would be grotesque. We biologists in the National Socialist state certainly have more pressing matters to attend to at present. [...] We would better turn to our objective work, and it is the task of this essay to give an overview of what stands before us as the all-pervading edifice of the theory of evolution. Our task is furthermore to characterize this theory of evolution in its biological significance to the National Socialist state."
___________________________
Source:
"Abstammungslehre und moderne Biologie" Nationalsozialistische Monatshefte Heft 79, Jahrgang 7, October. Franz Eher Nachf Verlag München 1936 p.2
https://t.co/V5R60EQDL6
⚠️ İslamabol yayın evinin Dr. Rıza NUR 13, 14 cilt diye sunduğu Türk tarihi, gerçek DEĞİL!
Video ve video da bahs ettiğim 13 ve 14 cildi vieeonun mesaj kısmından indirip kontrol edebilirisiniz: https://t.co/J53YoEhyMF
***
📚 DR. RIZA NUR’UN TÜRK TARİHİ’NDE 13 VE 14. CİLT MESELESİ...
Bahas ettiğim Toker yayınlarının 13 ve 14. cildini mesaj kısmından indirip kontrol edebilirsiniz.
Bu video da, Dr. Rıza NUR’un Türk Tarihi adlı eserinin yayın serüvenindeki önemli ve tartışmalı bir konuyu ele alıyorum.
🔎 "İslambol yayınları" tarafından Dr. Rıza NUR’un "Türk Tarihi". eserinin devamı olarak yayımlanan ve 13–14. ciltler şeklinde sunulan metinler gerçekten Rıza Nur’un özgün Türk Tarihi ciltleri midir?
Benim üzerinde durduğum temel mesele tam olarak budur.
📖 Video da;
🔸 Toker yayınları baskılarındaki 13–14. cilt meselesini...
🔸 Millî Kıyam / Millî Mücadelenin İçyüzü adıyla yayımlanan metinlerin mahiyetini...
🔸 Rıza Nur’un hatıratı ile Türk Tarihi arasındaki ayrımı...
🔸 Almanya’da bulunduğunu belirttiğim yaklaşık 530 sayfalık tarih metniyle ilgili araştırmalarımı,
🔸 farklı baskıların birbirleriyle ilişkisini ve
🔸 “gerçek 13–14. cilt hangisidir?” sorusunu belgeler üzerinden tartışıyorum.
⚠️ Benim tezime göre, İslambol yayınları tarafından 13 ve 14. cilt olarak sunulan metinlerin, Dr. Rıza NUR’un özgün Türk tarihi eserinin kayıp/eksik ciltleri olarak kabul edilmesi doğru değildir.
Videoda bunun nedenlerini ve dayandığım materyalleri ayrıntılı biçimde açıklıyorum.
Bu mesele yalnızca bir yayınevi veya baskı tartışması değildir. Asıl mesele, tarihî bir eserin özgün metninin doğru biçimde tespit edilmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasıdır.
🇹🇷 Dr. Rıza Nur, ömrünün önemli bir bölümünü Türk tarihi, Türk kültürü ve Türk milliyetçiliği üzerine çalışmalara ayırmış bir fikir ve siyaset adamıdır.
Benim bu konudaki düşüncemi ise şu söz özetliyor:
“Büyük Türkçü o kitapları, başkaları onlardan para kazanıp kâr elde etsin diye değil; ömrünü Türk budununa adayarak millî bir hizmet ortaya koymak için yazdı.”
Kısacası ve öz olarak:
"İslam bol" yayın evinin çıkardığı ve "Dr. Rıza NUR'un Türk tarihinin 13 ve 14. cildi" dediği Türk tarihi serisi Rıza NUR'un Türk tarihi DEĞİLDİR! Bu 2 cilt, yani 13 ve 14. ciltler Toker yayınlarının NEREDE OLDUĞUNU BULAMADIK deyip tahmin yürüterek hatırattan kafalarına göre derlemedir. Onlardan Toker yayın evinin kitaplarını aynen kopya etmektedirler. Bu yüzden ben elimde olmasına rağmen Toker yayın evinin 13 ve 14. cildin pdf'sini yayınlamadım. İslam bol yayın evine nerede olduğunu söylesekte 530 sayfa kadar 12, 13. cilt olan Türk tarihini Almanya'dan almayıp, algı yaparak GERÇEK 13 ve 14 cilt gibi piyasaya sürdü(ler). Yakın gelecekte Almanya'dan alıp okuyucalara kavuşturmak dileğiyle, ben bedava dağıttığım için olur olmaz sitem ederek arkamdan kırıcı sözler edenlere şunu söylemek istiyorum:
"...Büyük Türkçü o kitaplardan para kazanıp kâr elde edesiniz diye değil, ömrünü Türk budununa bedava adayıp millî bir hizmet yapmak için yazdı!"
Türk Sosyolog Soner KARAMAN
Amacım, ilerleyen dönemde söz konusu tarihî nüshaların ve belgelerin daha kapsamlı biçimde incelenmesi ve okuyucuyla buluşturulmasıdır.
📚 Tarih sloganla değil, kaynakla konuşur.
📜 Belgeyi görelim, baskıları karşılaştıralım, hükmü okuyucu versin.
👍 Videoyu faydalı bulduysanız beğenmeyi...
💬 görüşlerinizi yorumlarda paylaşmayı...
🔔 tarih, sosyoloji ve Dr. Rıza Nur araştırmaları için kanala abone olmayı unutmayın.
#️⃣ Hashtagler:
#DrRızaNur #RızaNur #TürkTarihi #İslambolYayınları #TokerYayınları #Türkçülük #TürkMilliyetçiliği #TürkTarihçiliği #Tarih #TarihAraştırmaları #MillîKıyam #SonerKaraman #TürkSosyologSonerKaraman
Müttefikin Defteri: Almanlar İttihat ve Terakki'ye İnanmıyordu
31 Ocak 1916. Gustav Stresemann'ın İstanbul seyahati sırasında tuttuğu notlarda Alman büyükelçisinin söyledikleri şunlardır: "Türkler efendi millet. Ermeniler: 800.000 ilâ 1.000.000. Ermenilerin mal varlıklarına el konuldu. Böylece ülkenin en iyi yurttaşları sürülüp çıkarıldı. Bedeli ödenmeden el koymalar yapıldı."
Osmanlı, kendi "en iyi yurttaşlarını" tehcire göndermiştir. Osmanlı ordusunun pratik idaresini elinde tutan ve savaşı kazanmak isteyen müttefik Almanların belgelerinde ne iddia edilen bir ihanetten söz ediliyor ne de bir isyandan. Tam tersine, ülkenin en iyi yurttaşlarının maruz kaldığı öldürme, tehcir ve mülke el koyma anlatılıyor. İttihat ve Terakki'nin manipülasyonlarına kendi müttefikleri de inanmıyor.
Kaynak: Politisches Archiv des Auswärtigen Amts (PAAA), Nachlass 306 (Gustav Stresemann), Bd. 158, "Abschrift aus dem Balkan-Tagebuch Stresemann. Balkanreise 1916", Bl. 7 (Mikrofilm-Serie H129893).
Atatürk (1931):
"Adana şehrinde 20000 ve merkez kazasında 35000 Nusayri vardır. Mersinden şarka doğru bütün sahil Nusayri köyleri ile kapalıdır. Burada hiç Türk yoktur. Nusayri kesafeti için idari, harsi ve sistematik mesai ve belki de olağanüstü tedbir düşünülmesi zorunludur."
1933: “İkinci derece unsurları bunlara (Türklere) yardımcı olarak kullanmak çok isabetli bir düşünce idi. Nitekim Avrupayı istila eden Hun Türkleri de böyle yapmışlardı; imkan bulabilip istila ve taarruz politikasını takip etmiş olan bütün Türkler aynı sistemi takip etmişlerdir.
Cumhuriyet Türkiye’sinde bu prensip değiştirilmelidir. Çünkü bunun tarihi mahzurları görülmüştür; bu mahzurların başlıcaları yüksek asil Türk ırkının hizmette kullanılan ırklarla karışmasıdır.”
"Oğuzlar 6. asırda Moğolistan'da o vakte kadar emsali görülmemiş büyük bir devlet yaptılar.
Bu devletin sükûtundan sonra Çinlilerin boyunduruğundan devletleri kurtarmışlardır.
Oğuzlar, *Türkiye Devleti de dahil olduğu halde* kudretli devletler yapmışlardır."
Atatürk.
Varlık Vergisi sırasında zorunlu çalışma kamplarında bulunan gayrimüslim mükellefleri Dersim'de yaşananlarla tehdit eden Albay: "Hepiniz kötü vatandaşlar ve hainlersiniz. Eğer [bana yukarıdan] en ufak bir emir verilirse, Dersim'deki Kürtlere yaptığım gibi hepinizin boğazını k...rim."
Office of Strategic Services, "Experiences in a Turkish Concentration Camp" (17 Şubat 1944), NARA, RG 226, Entry 16, Belge No. 65628; Rıfat N. Bali, The Varlik Vergisi Affair: A Study on Its Legacy (Piscataway, NJ: Gorgias Press, 2019), 313.
“İnanç haline gelen bu söylentiye göre azınlıkları kitlesel olarak imha etme tasarısı hükümetin bir planı idi. Çakmak, tasarıdan haberi olunca Nafıa Vekâletine bağlı askere alınan azınlıkları M.M. Vekâletine aldırarak onları imha edilmekten kurtardı.”
“Son zamanlarda Vilâyetimizde oturan tabamızdan Rum, Ermeni ve bilhassa Yahudi ırkına mensup olan kimselerden bir çoklarının birer bahane ileri sürerek ihtida etmeğe teşebbüs ettikleri ve bazı ecnebi tabalı kadınların da tabamızdan Türk veya diğer ırklardan bulunan erkeklerle evlenmek suretile vatandaşlık kanunumuza göre kocalarına izafeten tabiiyetimize alınmak isteğinde bulundukları tevali eden müracaatlarından anlaşılmaktadır(…)
Siyasî ve kan karışması bakımından içtimaî endişeleri mucip olacağı tabii görülerek bir takyide tabi tutulması düşünülmektedir. Bu husustaki yüksek direktiflerinin bildirilmesine müsaadelerini arz ve rica ederim.”
Türkiye Cumhuriyeti memurlarının her sene başında bir defa tanzim kılınacak mahrem tezkiye varakalarına ait cetvel (1927):
"Anasıl Türk müdür, yoksa Türkün gayri kavmiyetlerden birine mensup mudur?"
Askeri mekteplerimize girmeye talip Bulgaristanlı Türk talebe... B.E.H.R'nin teskeresine atfen 1928 tarihli talimatlarında "Türk ırkına mensup taliplerden ailelerinin Türklüğe merbutiyeti tahkik ve tasdik edilmiş olanların tefriki ile keyfiyetin B.E.H.R'liğine haber verilmesi..."
BİRİ HAİN BİRİ KAHRAMAN (!) YAPTIKLARI İŞ AYNI
Semih terzi, darbeye kalkıştı, amacı devleti ele geçirmek, ABD'ye peşkeş çekmek, Başbakanı öldürmekti. Başarılı olamadı. Bir kahraman tarafından kafasından vurulup gebertildi
Binbaşı Enver, askeriyle dağa çıktı, Osmanlı askerine kurşun sıktı. komutanı Nazım Paşa'yı öldürttü
31 Mart'ta Bulgar Sandanski ile başkenti işgal etti, halife ve padişahı derdest edip hapsetti. Sandanski Fatih camii'nde hoca ve medrese talebelerini katletti.
Yıldız Sarayını yağmalattı. 3 bin Osmanlı askerini kurşuna dizdirtti
Ülkeyi Almanya'ya peşkeş çekti, ülkeyi soktuğu savaşta paramparça etti, Balkan ve Cihan harplerinde milyonların katline neden oldu
Çanakkale'de 50 askeri kurşuna dizmesine mani olan, kendisine tokat atan şehzadeye kinlendi, öldürttü. Şehzade Yusuf İzzettin tahtın adayıydı, Vahdettin yerine padişah olacaktı
Sarıkamış'ta 107bin Anadolu evladını -40 havada dağa sürüp yok etti
Ülkeyi batırıp Alman botuyla tüydü, Lenin'e yamandı yüz bulamadı, kafkasya'da çadırı Ruslar tarafından bulundu, pijamalarıyla kaçarken yakalanıp süngülenerek öldürüldü (mitralyoz olayı yalandır)
2 gram beyni olmayan tarih cahillerine göre KAHRAMAN 😂😂
Deniers like to claim the Holocaust wasn't taught in American schools until the late 1960s. The problem is they're equivocating the name and the event.
The proper noun "Holocaust" caught on later (I think mostly from NBC's 1978 miniseries with the same name). But the event it describes, the six million murdered, the camps, the SS, and the full timeline of Nazi persecution was in mainstream American high school textbooks within a few years of the war ending.
One example: page 629 of T. Walter Wallbank's Man's Story, a standard high school world history textbook. 1951 edition.
@iamyourfather89@1908cizgisinde@yssmuhibbani “F.G. 21. Yüzyılın İsmail Gaspıralısıdır” diyor kendi yazısında. Sahibi olduğu Türkiye Günlüğü dergisi içindeki bir çok yazar Zaman’da da yazıyordu.
"i) Sahil köylerinin bazılarında tek olarak Laz muhafaza memurları bulunmaktadır. Bunların ekserisinin senelerce kahve ve Lokanta çarsonluğu [garsonluğu], aşçı çıraklığı ve mümasili süfli hizmetlerde bulunmuş ve bilahara memuriyet sanatını üzerlerine eğreti olarak almış kimselerdir. Hükümete intisaplarından dolayı bir memuriyet onuruna sahi [sahip] olamıyorlar. [Daktiloda üzeri çizilmiş kısım: Hükümete intisaplarından dolayı] Ufak bir menfaat mukabilinde vukuu melhuz fenalıklara kolay alet olmaları çok melhuz olduğu gibi bu sırrın keşfi de müşkül ve hususi tedbirlere ihtiyaç gösteren bir mesele şeklini alacağından bunların münasip vesilelerle Hudut mıntıkalarından uzaklaştırılarak yerlerine Türk memurları tayin etmek suretiyle bu fenalığın önüne almak mümkündür."
Doğu hududundaki İstihbarat ve Casusluk işlerine dair IX. Kolordu kumandanlığınca gönderilen istihbarat raporu. (99 - 642 - 30)
Bir Osmanlı Teğmeninin 1915 Olayları Tanıklığı:
(Teğmen Seyyid Ahmed Muhtar Baas)
“Nisan 1915'te Erzurum'da konuşlanmıştım. İstanbul'dan, sınır kasaba ve köylerinde ikamet eden Ermenilerin iç kısımlara tehcir edilmesine dair bir emir geldi. (⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️⬇️)
Çetelerin karargahı da Kemah’taydı. Şefleri, tek başına 70,000 Ermeni öldürdüğünü iddia eden Kürt Murza Bey idi. Daha sonra Türkler tarafından tehlikeli olduğu düşünüldü ve bir jandarmayı darp etmekle suçlanarak hapse atıldı. Nihayetinde gizlice idam edildi.”