#ÖZELHABER | Sözcü TV'nin gündeme getirdiği Sarıyer Poligon Mahallesi'ndeki tapu skandalında mahkemeden emsal karar! 🚨
Mahallelinin haberi olmadan, gerçek değerinin %60 altına inşaat şirketine satılan tapular için İstanbul 14. İdare Mahkemesi 'mülkiyet hakkı ihlali' diyerek satışı İPTAL etti! @ilknuryagumli@serdarcebe
Kanal İstanbul güzergâhındaki Sazlıdere’de su havzası, küresel emlak piyasasına peşkeş çekiliyor.
İstanbul’un suyu ve ortak yaşam hakkı, beton ve rant uğruna feda ediliyor.
Kayıt dışı yapı stoku büyüdükçe ne devlet kazanır ne vatandaş. Kayıt altına alınan her yapı, güvenli şehirlerin temelidir.
https://t.co/yhoKCY6xa6
#8MilyonunEviniYıkma
@ProfDrYavuzKaya@RYMagdurlari Stratejik planlı göçler: Türkiye'yi Türksüzleştirme.
Yabancıya ev ve toprak satışı, rezerv alan: Türkleri mülksüzleştirme.
Borç ekonomisi, yüksek enflasyon, yüksek vergi ve faizler, düşük maaş: Türkleri yoksullaştırma.
Din maskeli ihvancılık: Türkleri Araplaştırma Projesidir.
Ülkede @Akparti ye oy veren emekli bitirimis asgari ücretli bitirilmiş köyler boşaltılmış çifti bitirilmiş esnaf bitirilmiş18milyon insan aclik sınırinin altinda maaşa mahkum edilmis konut krizi kira krizi büyümüş bosanma %89 doğum orani %1.40gerçekler bu haci bey ak parti gidici
Hayırlı sabahlar
SARIYER POLİGON MAHALLESİ’NDEKİ VATANDAŞLARIMIZIN FERYADI DUYULMAK ZORUNDADIR!
“KANUN, VATANDAŞIN HUKUKUNU YOK SAYMANIN VE HAKKINI GÖZETMEKSİZİN SÜRECİ YÖNETMENİN ARACI OLAMAZ!”
Rezerv alan ne demektir!
Hangi şartlarda ilan edilir!
Hangi gerekçeyle ilan edilir!
Kanunun temel amacı
6306 sayılı Kanun’un 1. maddesinde amaç açıkça belirtilmiştir:
“Afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşam çevreleri oluşturmak.”
Yani kanunun amacı sadece bina yapmak değildir. Amaç;
Deprem riskini azaltmak,
Can ve mal kaybını önlemek,
Sağlıklı şehirleşmeyi sağlamak,
Kentsel dönüşüm için gerekli alanları oluşturmak,
Riskli yapılarda yaşayanları güvenli alanlara taşımaktır.
Bir yer neden rezerv yapı alanı ilan edilir!
Kanuna göre bir alan şu gerekçelerle rezerv yapı alanı ilan edilebilir:
Yeni yerleşim alanı oluşturmak.
Riskli alanlardan taşınacak kişilere konut ve iş yeri üretmek.
Kentsel dönüşüm projelerini gerçekleştirmek.
Güvenli ve planlı şehirleşmeyi sağlamak.
Kanunun öngördüğü diğer dönüşüm amaçlarını yerine getirmek.
Kanunun gerekçesine göre hangi kriterler esas alınır!
Uygulama Yönetmeliği ve kanunun amacı birlikte değerlendirildiğinde rezerv yapı alanı belirlenirken şu hususlar esas alınmaktadır:
Afet riskine karşı güvenli yapılaşmaya uygunluk,
Dönüşüm projelerinin gerçekleştirilebilir olması,
Teknik ve sosyal altyapının planlanabilmesi,
Sağlıklı yaşam çevresi oluşturulması,
Riskli bölgelerde yaşayanların taşınabileceği alanların oluşturulması.
Kanun, Bakanlığa geniş takdir yetkisi vermektedir. Ancak bu yetki sınırsız değildir. Bir alanın rezerv yapı alanı ilan edilmesi işlemi;
Kamu yararı,
Şehircilik ilkeleri,
Planlama esasları,
Ölçülülük ilkesi,
Gerekçelendirme yükümlülüğü
esaslarına dayanmak zorundadır.
Mülkiyet sahiplerinin müteahhit firma karşısındaki hakkı ve hukuku nedir!
Hiç kimse sizi;
Taşınmazınızı satmaya,
Düşük bedelle devretmeye,
Sözleşme imzalamaya
zorlayamaz.
Türk hukukunda mülkiyet hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 35. maddesiyle güvence altındadır.
Peki Bakanlık “Rezerv Yapı Alanı” ilan etmişse!
Bu durum, müteahhit firmaya vatandaşın taşınmazını gerçek değerinin çok altında alma hakkı vermez.
6306 sayılı Kanun idareye geniş yetkiler vermiş olsa da taşınmazın değerinin tespiti, hak sahipliği, uzlaşma, planlama ve gerektiğinde kamulaştırma gibi süreçler kanuna uygun yürütülmek zorundadır. Mülkiyet hakkı tamamen ortadan kaldırılamaz.
Peki müteahhit firma, Bakanlık tarafından rezerv alan ilan edilmesini kendisine bir güç unsuruna dönüştürüyorsa!
“Nasıl olsa rezerv alan oldu!”
“Sonra hiçbir şey alamazsınız!”
“Şimdi imzalayın!”
“Bu son teklif!”
Bunlar çoğu zaman hukuki zorunluluk değil, pazarlık baskısıdır.
Kanunda böyle bir hüküm yoktur.
Hukuken önemli olan nokta şudur:
Rezerv yapı alanı ilan edilmesi, tek başına vatandaşın tapusunun bedelsiz veya çok düşük bedelle alınabileceği anlamına gelmez.
Anayasa’nın 35. maddesi mülkiyet hakkını korur.
İdarenin yaptığı her işlem kamu yararına, ölçülülük ilkesine ve hukuki gerekçeye dayanmak zorundadır.
Eğer bir taşınmazın gerçek piyasa değeri ile teklif edilen bedel arasında fahiş bir fark varsa, bu kanunun vatandaşın aleyhine olacak şekilde kullanılmaya çalışılmasıdır. Bu, hukukun değil gücün öne çıkarılmasıdır.
Şimdi!
Poligon Mahallesi’nde vatandaşlarımızın mülkiyetleri, yalnızca rezerv yapı alanı ilan edilmiş olması gerekçe gösterilerek, yıkım tehdidi altında ellerinden alınabilir mi!
Müteahhit firmaların böyle bir hakkı var mıdır!
Satış fiyatları ile arsa sahiplerine teklif edilen rakamlar arasındaki uçurum, fiilen kul hakkıdır!
Kanun üzerinden vatandaşın maddi ve manevi hakkı be hukuku gözetilmeksizin süreç yönetilemez ; güçlü olmak her şey değildir.
📌İstanbul Sarıyer’de Bakanlık kararıyla ‘rezerv yapı alanı’ ilan edilen parselde, paylar ihale edilerek Pelit İnşaat-Nar Enerji ortaklığına devredildi.
🟥Hesaplarına piyasa rayicinin çok altında bedeller yatırılan mahalle sakinleri, ‘Bir gecede tapularımız silindi.’ dedi.
📝Haber: Sibel Koç Güven
@sibelkocguven
https://t.co/aE0NctZNFy