Biz hiç kimseyi, hiç bir cemaati Allah adına tezkiye edecek değiliz. Ancak şu kimsenin inkar edemeyeceği bir hakikat ki CB Bürokratı dün tehdit etti bugün Furkan Cemaatine operasyon yapıldı. Demek ki yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı sadece bir şehir efsanesi imiş.
Türkiye bu hukuk sistemi ile nereye gidebilir?
🧭İlahiyatçı Yazar Abdullah İmamoğlu;
"Komşunun evi yanarken ne yaparsın?
Gece vakti bir uyandınız ki eviniz alev almış, eşinizi teheccüd namazı kılmaya mı davet edersiniz? Komşunuzu yardıma çağırdınız, ne yapmasını beklersiniz?"
"Terör Sorunu" Çözüme Doğru Giderken "Kürt Meselesi" de Çözülecek mi?
🖋️"Güçlü ve cesur adımlar atılması, salt teröristlerin affedilmesini değil, teröristleri doğuran kirli düzenle hesaplaşmayı da gerektirmektedir."
🖋️"Bu meselenin gerçek çözümü; sömürgecilikle mücadele edilmesi ve tüm ırkları aynı çatı altında kardeşçe yaşatabilecek İslam’ın hayata dönüşüyle mümkündür."
Terörsüz Türkiye
Komşunun evi yanarken ne yaparsın?
Gece vakti bir uyandınız ki evinizi ateş almış, eşinizi teheccüd namazı kılmaya mı davet edersiniz? Komşunuzu yardıma çağırdınız, ne yapmasını beklersiniz?
Kutsal Mekke’de İhanet Anlaşması
Bilindiği üzere Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan, Mekke’de bir ortak savunma anlaşmasına imza attılar ve güçlerini birleştirdiler. Anlaşmanın kutsal topraklarda, İslam beldeleri arasında gerçekleştirilmesi "Acaba yöneticiler nihayet kâfirlere ve Siyonist "İsrail’e" karşı birleşiyor mu? Acaba bu birliktelik Gazze’yi esaretten kurtarmak için mi?" düşüncelerini oluşturmuş olabilir ki amaç da zaten bu şekilde düşünülmesini sağlamak. Yoksa onların asıl amaçları yine kendi çıkar ve menfaatlerini sağlamaktan öteye geçmedi.
Yine Gazze’ye ihanet ettiler...
Yine bize yalan söylediler...
İmzanın Mekke’de atılması, adına “Mekke Sözleşmesi” denilmesi bu ihaneti örtmüyor. Mekke’nin kutsallığı, orada imzalanan her anlaşmayı kutsal kılmaz. Çünkü tarih bize Mekke’de yapılan anlaşmaların her zaman Müslümanların lehine olmadığını da gösteriyor.
Hatırlayın, Mekke’de müşrikler Rasulullah'ı ve sahabelerini davalarından vazgeçirmek için farklı yöntemlere başvurdular. Önce Rasulullah'ı davetinden vazgeçirmeye çalıştılar. Bunun karşılığında mal, makam ve kadın teklif ettiler. Fakat Rasulullah bunların hiçbirini kabul etmedi.
Bunun üzerine baskılarını artırdılar ve Müslümanları toplumdan tamamen dışlamaya yönelik boykot uygulamasına karar verdiler. Müşrikler kendi aralarında bir anlaşma yaparak Benî Hâşim ve Benî Abdülmuttalib'e karşı ekonomik ve sosyal boykot uygulamaya başladılar.
Anlaşmaya göre onlarla alışveriş yapılmayacak, kız alınıp verilmeyecek ve onlarla herhangi bir sosyal ilişki kurulmayacaktı. Bu boykot yaklaşık üç yıl sürdü. Müslümanlar büyük bir sıkıntı içerisinde kaldılar.
Ta ki müşriklerin Kâbe'ye astıkları anlaşma metninin, Allah'ın adı bulunan kısmı dışında, güveler tarafından yenilmesine kadar.
O gün Mekke’de yapılan anlaşma Müslümanların aleyhine bir anlaşmaydı. Bugün yapılan anlaşma ise Ümmetin hayrına yapılan bir anlaşma değildir. Ümmetin hayrını düşünen yöneticiler de yok zaten. Zira Halifemiz yok!
O gün anlaşma kâfirler tarafından yapılmıştı, bugün ise Müslümanların elleriyle yine kâfirler tarafından yapıldı.
Bugün yapılan anlaşma belki de o gün yapılan anlaşmadan daha kötü, daha acıdır. Zira o günkü anlaşma, Rasulullah’a ve İslam’a olan düşmanlıklarını açıkça ortaya koyan müşrikler tarafından yapılmıştı. Bugün ise bu anlaşma, o müşriklerin yolunu takip eden kâfirleri memnun etmek, onların sevgisini kazanmak için kendilerine Müslüman diyen fakat yönünü kaybetmiş yöneticilerin eliyle yapıldı.
Ey Yöneticiler!
Artık göz boyamayı bırakın. Siz başından beri Gazze’yi yalnız bıraktınız. Müslümanları yalnız ve çaresiz bıraktınız. Yaptıklarınız ile bu temiz Müslümanları artık kandıramazsınız!
Kutsallarımızı, değerlerimizi kullanarak bizleri aldatamazsınız!
Ey Müslümanlar!
Artık uyanın. Başımızdaki yöneticilerin gerçek yüzlerini görün. Sahabeler Mekke’de yapılan anlaşmaya kanmadılar, boyun eğmediler. "Güç sahiplerinin bir bildiği vardır" demediler. Aksine zulme ve küfür düzenine karşı geldiler. Allah’ın emri olan Raşid-i Hilafet için çalıştılar.
Madem ki Sahabelerin talip olduğu cennete biz de talibiz, o hâlde onların yürüdüğü yoldan yürümemiz gerekmez mi?
Sümeyye AVCI
https://t.co/v5IfVeTPe5
#GazzedeZulümArşaDayandı
#Gazze
Süleymancılar
Cemaat
Recep Tayyip Erdoğan
Size yalan söylediler
Söylemeye de devam edecekler.
Onlar yalancıdır, işleri aldatmaktır.
Yalanlarıyla, sinsi planlarıyla mazlum ve masum kardeşlerimize tuzak kurdular.
Allah bu Ümmete onların yalanlarını, plan ve tuzaklarını başlarına geçirmeyi nasip etsin.
#SizeYalanSöylediler
Gazze’yi ateşe verenleri, iman eden müminleri ateş çukurlarında yakanları Allah kahretsin.
"(Müminleri yakmak için) hendek kazıp (içini) ateşle dolduranlar kahrolsun!" [Buruc 4-5]
Veyl olsun Gazze’nin bağrında yanan ateşi; hendeğin etrafında izleyen yöneticilere…
Veyl olsun ateş çukurunun başında oturup diplomasi trafiğinin gölgesinde Müslüman katliamına seyirci kalan idarecilere…
"O Allah ki, mutlak güç ve intikam sahibidir."
Amenna ve Saddakna....
Size Yalan Söylediler!
🖋️"Yapılan ateşkes, katliamlara perde ve İslam ümmetinin sessizliğine kapı aralayan bir aldatmacadan başka bir şey değilken her zaman olduğu gibi yine size yalan söylediler."
#Gazze#SizeYalanSöylediler
https://t.co/0yQZUTA23v
🧭Gazze'li Müslüman Sitem Etti
🗣️Ey islam Ümmet-i Bizi Bu Hâlde Bırakmaktan Utanmıyor musunuz?
Bizi aç ve susuz bırakmaktan utanmıyor musunuz?
Allah'tan Korkmuyor musunuz?
#GazzeİçinBenVarım#SiziKandırdılar
Düşmanın silahıyla silahlanmak için bile inanç ve fikir gerekir, inancın ve dost düşman ayrımını yapacağın fikrin yoksa kendi silahını bile düşmanın/NATO'nun hizmetine verirsin. Kendisine doğrultulan silahı alıp düşmana doğrultan cesur Filistinli yiğide bin selam olsun.