Uzun süredir üzerinde çalıştığım bir projeyi bugün duyurmanın mutluluğunu yaşıyorum.
Bilge ve Yonga: 7-12 yaş çocuklar için 32 kitaplık bir bilgisayar mimarisi serisi. Tamamı ücretsiz, bugün yayında.
Yıllardır üniversitede bilgisayar mimarisi anlatıyorum. Öğrencilerin çoğu bir işlemcinin içinde ne olup bittiğini ilk kez ikinci ya da üçüncü sınıfta duyuyor. Oysa bu konuların özü, doğru anlatıldığında bir çocuğun rahatlıkla kavrayacağı şeyler: bir anahtar açılır ve kapanır, her şey sıfır ve birle yazılır, işlemci bir buyruğu alır, anlar ve yapar.
Seride meraklı bir çocuk olan Bilge ile küçük robot arkadaşı Yonga var. Bilge sorar, Yonga anlatır. Kumdan yonga nasıl çıkar, bilgisayar neden ısınır, önbellek ne işe yarar, bir program nasıl makine diline dönüşür. Her kitabın sonunda kısa bir "Bugün Ne Öğrendik?" özeti var.
426 sayfa, her sayfanın kendi çizimi var. Kapaklarla birlikte 458 özgün görsel. Tarayıcıda okunuyor, isteyen PDF ya da EPUB indiriyor.
Bir şeyi de açıkça söyleyeyim. Bu seriyi birkaç yayınevine anlattım, destek çıkan olmadı, çoğundan yanıt bile gelmedi. Açık erişimi ilke olarak zaten tercih ediyorum, kitaplar bu yüzden ücretsiz. Ama çocukların kitabı eline alıp sayfasını çevirme deneyimini yaşayamıyor olması benim için bir eksiklik.
Ülkemizde yayıncılığın mürekkep ve kağıt masrafını hesaplamanın ötesine geçmesi gerekiyor. Bir eserin değeri satacağı kopya sayısıyla ölçülmüyor.
Basmak isteyen bir yayınevi çıkarsa kapım açık. Tek koşulum, kitapların dijitalde ücretsiz kalması.
https://t.co/o5sHPrIwzT
Dün Fatsa’da arazi kavgası yüzünden birisi kardeşini, yeğenini ve yengesini öldürdü. Sadece Ordu’da Haziran ayı içinde 7 kişi intihar etmiş. Ahalinin en büyük dertlerinden biri sanal kumarda milyonlar kaybetmiş çoluk çocuğu. Esnaf batık ya da borç yüzünden kaçak… Zaten vaziyetleri pek umut verici görünmeyen çocuklar ile gençler ise bu yıkımın ortasında berbat bir karanlığa sürükleniyor. Küçük yerlerde yaşayınca hadiseler istatistik olmaktan çıkıp daha derli toplu incelenen vakalara dönüşüyor. İleriye doğru bir kırılma şüphesiz yaşanacak ama devrim umut edilen yerden gelmeyecek; yaşadığımız toplumsal anomi, yeni ortaçağın kapılarını aralıyor.
All Paid Courses (Free for First 4500 People).
𝗣𝗮𝗶𝗱 𝗖𝗼𝘂𝗿𝘀𝗲 𝗙𝗥𝗘𝗘 (PART - 1)
1. Artificial Intelligence
2. Machine Learning
3. Prompt Engineering
4. Claude, ChatGPT, Grok
5. Data Analytics
6. AWS Certified
7. Data Science
8. BIG DATA
9. Python
10. Ethical Hacking
(72 Hours only )
Like + RT + comment '' Drive ''
Must Follow me so I can DM you.
@ozansihay Ben hukukcuyum hocam, muhendis bile degilim. Ama matematikle aram asiri iyidir. O yuzden veri dahil her konuyu zorlanmadan ögrendim. Neyi nerden hangi yasta ogrendiginiz degil, ögrendiklerinizi nasil birlestirip kullandiginiz yani çıktınız önemli.
15 DAKİKADA YAPAY ZEKA İKİNCİ BEYİN KURUYORSUN. KOD BİLMEK YOK. 1000 DOLARLIK KURS YOK.
Nasıl yapılır, 5 adımda anlatayım:
Adım 1: Claude Desktop'ı indir.
Adım 2: Obsidian Desktop'ı indir.
Adım 3: Yeni bir vault oluştur, içine .MD dosyaları atmaya başla.
Adım 4: Claude Code'a, Andrej Karpathy'nin prompt'unu kullanarak vault'una doğrudan bağlanmasını söyle: https://t.co/lP2dUIugh7
Bu kadar.
Tüm bilgi tabanın dünyadaki en güçlü yapay zeka modeli tarafından aranabilir, bağlanabilir ve sorgulanabilir hale geliyor.
Şimdiye kadar yazdığın her not. Yakaladığın her fikir. Kaydettiğin her kaynak. Claude artık hepsini okuyabiliyor, kaçırdığın bağlantıları buluyor, unuttuğun kendi düşüncelerinden içgörüler çıkarıyor.
Çoğu insan Claude'u bir arama motoru gibi kullanıyor.
İkinci beyin kuranlar ise bildikleri her şeyin üzerine bir zeka katmanı olarak kullanıyor.
Bu iki kullanım arasındaki fark, Google'a soru sormakla, şimdiye kadar yazdığın her şeyi okumuş bir araştırma ortağına sahip olmak arasındaki farktır.
yapay zekanın kendi kendine öğrenmesi tam olarak böyle bir şeye benziyor. bir virüsün yayılmasından farksız. anthropic'in görsel anlatım dili çok güçlü.
Sanal dünyadaki zevke aşina olanlar kendisini imgesel olana, çocukluğuna götüren bu dünyadan çıkmak istemiyor. Üstelik sanal dünya onları, hakiki dünyanın sıkıntılarından da kuru ve yavan taraflarından da kurtarmasa bile bir süreliğine firar ettiriyor. Her firar, tutukluluktan daha güzel ve vaat doludur. Bu dünyaya Rollo May’in neden “şizoid” dediğini anlayabiliyor insan. Zira “fanteziye dalmak” şizoid kişiliğe sahip kimsenin temel zihin işleyişlerinden birisi.
TAMAMI @fikirturu için yazdığımız “Günümüzde kadın-erkek ilişkilerinin halleri” yazımızda. https://t.co/j4Y9e7ZUzu
Dünyanın en güzel aşk şarkılarından “Historia de un Amor,” Panamalı şair Carlos Elta tarafından 1955 yılında yazılmış. Pek çok ülkede pek çok şarkıcı tarafından yorumlanmış.
Kendine has uslûbuyla Hollandalı caz şarkıcısı Laura Fygi yorumunu dinleyelim.
HeyGen is now built into Codex
One click install
Your A-Roll, B-Roll, audio, captions, and motion graphics all live in one workflow
Call on your avatars, change looks, edit scenes, and generate videos without ever leaving Codex
Big thanks to @OpenAIDevs for the support
Bu makaleyi kesin kaydedin.
İnsanlar hâlâ içerik üretmek için ekip, kamera, stüdyo gerektiğini sanıyor ama oyun tamamen değişti. Bu adamı da kesin takip edin.
Claude + otomasyon + doğru dağıtım sistemiyle tek kişi medya şirketine dönüşebiliyor. Asıl değer sadece içerikte değil, sistemi kurabilmekte.
Bu adamı da takip edin, boş hype değil gerçekten uygulanabilir bilgiler paylaşıyor. AI çağında içerik üretimi ve dağıtımı öğrenmek isteyen herkes için ciddi faydalı hesap.
@Efe42080495@NezoNezooo@antihistamink Sen para kimde olsun istiyorsun? Cahil, hadsiz, suç makinesi milleti asagi goren torpilli insanlar zengin olsun mu istiyorsun? Okuyan, milletine faydali, duzgun insanlar yoksul mu olsun istiyorsun? Sadede gel.
bu ülkede istediğiniz parti programına bakın, liberal olsun sosyalist olsun fark etmez, jargon ve ideolojik yaklaşım değişir ama gerisi bol bol "vizyon", değer, sorun listesi ve tam tersi bir vaat ekseninde ilerler, hiçbirinde gerçek bir reform tasarımında olması gereken somut politika araçları, uygulanabilir bir kamu yönetimi mimarisi, sıradan seçmenin kararını değiştirecek bir ikna gücü bulamazsınız, sonra gidilir başkanlar ve adamlarının belirlediği listelere yerleşmiş adaylara zorunlu olarak oy verilir, sonuçlar ortada...