Türkiye'nin dört bir yanından Hakan'ı tanıyan insanları getirseniz ve "Hakan'ı birkaç kelimeyle anlatın" deseniz, çoğu aynı şeyi söylerdi: Ahlaklı, namuslu ve vicdanlı bir insan.
@adalet_bakanlik
Kamera kayıtları ve tüm deliller gün gibi ortadadır.
#HakanTosunİçinAdalet
BASINA ve KAMUOYUNA
Yıllardır ülkenin dört bir yanına ses veren, hazırlayıp sunduğu Kent ve Yaşam programıyla toprağın, doğanın, köylünün, kentlinin ve tüm canlıların hak mücadelesini görünür kılan mimar Osman Güdü'nün aracı, evine yakın bir noktada henüz kimliği belirlenemeyen kişi ya da kişiler tarafından kundaklandı.
Bu saldırıyı en güçlü biçimde kınıyoruz. Yaşamı, doğayı ve halkın haber alma hakkını savunanlara yönelik hiçbir baskı ve saldırı kabul edilemez.
Sevgili Osman Güdü'ye geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Karadeniz'in her deresinin, her dağının, her ormanının; ülkemizin dört bir yanında yaşam mücadelesi veren insanların sesi olan Osman Güdü'nün yanındayız.
Karıncalar Karadeniz Dayanışması olarak, yaşamı, doğayı ve gerçeği savunma mücadelesinde omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Hiçbir baskı ve saldırı bizi dayanışmadan ve yaşamı savunmaktan vazgeçiremez.
@osmangudu yanındayız..
Dayanışma Yaşatır.✊️
#DayanışmaYaşatır
ÇAYELİ PANELİMİZ GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMA İLE GERÇEKLEŞTİ
Bugün Çayeli'nde gerçekleştirdiğimiz "Karadeniz'de Madencilik Gerçeği ve Mücadele Deneyimleri" panelimiz, yoğun katılım, güçlü dayanışma ve coşkulu bir atmosfer içinde tamamlandı. Yaklaşık yüz kişinin katıldığı panelimizde salon tamamen doldu. Oturacak yer kalmadığı için birçok katılımcı paneli kapı önünde ayakta takip etti. Çayeli başta olmak üzere Rize Merkez, Fındıklı, İkizdere, Çamlıhemşin, Gündoğdu, Ardeşen, İyidere ve çevre ilçelerden yaşam savunucuları bizlerleydi. Trabzon'dan Araklı Çevre Derneği, ve Maçka'dan gelen yaşam savunucuları da dayanışmalarıyla yanımızda oldu. Heslerden itibaren toprak ve yaşam mücadelesinde olan, Fındıklı'dan Prof. Dr. @MBekaroglu hocamız ve çok sayıda yaşam savunucusunun katılımı panele ayrı bir motivasyon kattı. Panelimiz, Karıncalar Karadeniz Dayanışması adına yapılan açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, geçirdiği acil operasyon nedeniyle aramızda olamayan Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu'nun hastane odasından gönderdiği dayanışma mesajını hep birlikte izledik. Hocamızın bu anlamlı mesajı salonda büyük bir ilgi ve duygu yarattı.
Daha sonra gazeteci-yazar @ibrahimggunduzz hocamız madencilik politikaları, Karadeniz'deki mücadele deneyimleri ve yaşanan süreçlere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Panelimizin bir diğer konuşmacısı ise Çayelili, yıllarca Eti Bakır Çayeli İşletmesi'nde çalışmış ve emekli olmuş Mehmet Albayrak'tı. Mehmet Albayrak, madencilik sahasındaki deneyimlerini, teknik bilgilerini ve yıllara dayanan tanıklıklarını katılımcılarla paylaştı. Sunumların ardından yoğun bir soru-cevap bölümü gerçekleşti. Katılımcıların merak ettiği sorular İbrahim Gündüz ve Mehmet Albayrak tarafından yanıtlandı. Ardından açık kürsü uygulamasına geçildi; söz almak isteyen herkes düşüncelerini, önerilerini ve dayanışma mesajlarını salondaki katılımcılarla paylaştı.
Panelimize; Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanlığı ve Çayeli İlçe Başkanlığı, CHP Kadın Kolları Başkanı ve temsilcileri, Saadet Partisi Rize İl Başkanlığı, İYİ Parti Rize İl Başkanlığı ve Çayeli ilçe temsilcileri ile Yeniden Refah Partisi Rize İl Başkanlığı temsilcileri de destek verdi.
Çayeli Ziraat Mühendisleri Odası, TEMA Vakfı Rize İl Temsilciliği, DİSK Emekli-Sen Rize Şubesi, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yaşam savunucusu da dayanışmalarıyla yanımızdaydı. Panelimizi ilk olarak Çayeli Muhtarlar Derneği'nde gerçekleştirmeyi planlamıştık. Ancak yaşanan süreçte dernek üzerinde politik bir baskı oluştuğunu öğrenmemizin ardından yeni bir mekân arayışına girdik. Talebimizi olumlu karşılayan ve panelimizi gerçekleştirebilmemiz için Çayeli sahilindeki nikâh salonunu bizlere tahsis eden @Cayelibeltr Belediye Başkanı Sayın @ihcbaskan'ye teşekkür ediyoruz. Sahilde, ferah ve uygun koşullara sahip bir ortamda; ses sistemi, ışık düzeni ve teknik altyapısıyla son derece başarılı bir organizasyon gerçekleştirdik. Demokratik bir buluşmanın gerçekleşmesine sunduğu katkı ve onurlu duruşu için Sayın İsmail Çiftçi'ye teşekkür ederiz.Bugün Çayeli'nde yalnızca bir panel gerçekleştirmedik; Karadeniz'in farklı bölgelerinden gelen insanların ortak kaygılarını, umutlarını ve mücadele iradesini bir araya getirdik. Bu verimli ve coşkulu gün için tüm katılımcılara; sivil toplum kuruluşlarına, siyasi parti temsilcilerine, akademisyenlere, gazetecilere, basın emekçilerine, yaşam savunucularına ve Karadeniz'in dört bir yanından dayanışmaya gelen tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. İsimlerini tek tek sayamadığımız, istemeden eksik bıraktığımız tüm kişi ve kurumların da bu dayanışmanın çok değerli bir parçası olduğunu belirtmek isteriz.
@oguzkurdoglu hocamızın video mesajının sonunda söylediği gibi:
"Dayanışma Yaşatır."
Bizler de dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz.
Karıncalar dayanışmaya devam edecek.Karıncalar birleşiyor.Karadeniz birlikte güçleniyor.Yaşam kazanacak.
#KaradenizSatılıkDeğildir
ÇAYELİ PANELİMİZ GÜÇLÜ BİR DAYANIŞMA İLE GERÇEKLEŞTİ
Bugün Çayeli'nde gerçekleştirdiğimiz "Karadeniz'de Madencilik Gerçeği ve Mücadele Deneyimleri" panelimiz, yoğun katılım, güçlü dayanışma ve coşkulu bir atmosfer içinde tamamlandı. Yaklaşık yüz kişinin katıldığı panelimizde salon tamamen doldu. Oturacak yer kalmadığı için birçok katılımcı paneli kapı önünde ayakta takip etti. Çayeli başta olmak üzere Rize Merkez, Fındıklı, İkizdere, Çamlıhemşin, Gündoğdu, Ardeşen, İyidere ve çevre ilçelerden yaşam savunucuları bizlerleydi. Trabzon'dan Araklı Çevre Derneği, ve Maçka'dan gelen yaşam savunucuları da dayanışmalarıyla yanımızda oldu. Heslerden itibaren toprak ve yaşam mücadelesinde olan, Fındıklı'dan Prof. Dr. Mehmet Bekaroğlu hocamız ve çok sayıda yaşam savunucusunun katılımı panele ayrı bir motivasyon kattı. Panelimiz, Karıncalar Karadeniz Dayanışması adına yapılan açılış konuşmasıyla başladı. Ardından, geçirdiği acil operasyon nedeniyle aramızda olamayan Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu'nun hastane odasından gönderdiği dayanışma mesajını hep birlikte izledik. Hocamızın bu anlamlı mesajı salonda büyük bir ilgi ve duygu yarattı. Daha sonra Ankara'dan gelen gazeteci-yazar İbrahim Gündüz, madencilik politikaları, Karadeniz'deki mücadele deneyimleri ve yaşanan süreçlere ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi.
Panelimizin bir diğer konuşmacısı ise Çayelili, yıllarca Eti Bakır Çayeli İşletmesi'nde çalışmış ve emekli olmuş Mehmet Albayrak'tı. Mehmet Albayrak, madencilik sahasındaki deneyimlerini, teknik bilgilerini ve yıllara dayanan tanıklıklarını katılımcılarla paylaştı. Sunumların ardından yoğun bir soru-cevap bölümü gerçekleşti. Katılımcıların merak ettiği sorular İbrahim Gündüz ve Mehmet Albayrak tarafından yanıtlandı. Ardından açık kürsü uygulamasına geçildi; söz almak isteyen herkes düşüncelerini, önerilerini ve dayanışma mesajlarını salondaki katılımcılarla paylaştı.
Panelimize; Cumhuriyet Halk Partisi Rize İl Başkanlığı ve Çayeli İlçe Başkanlığı, CHP Kadın Kolları Başkanı ve temsilcileri, Saadet Partisi Rize İl Başkanlığı, İYİ Parti Rize İl Başkanlığı ve Çayeli ilçe temsilcileri ile Yeniden Refah Partisi Rize İl ve Sol Parti Rize İl Başkanlığı temsilcileri de destek verdi. Çayeli Ziraat Mühendisleri Odası, TEMA Vakfı Rize İl Temsilciliği, DİSK Emekli-Sen Rize Şubesi, sivil toplum kuruluşları, demokratik kitle örgütleri ve çok sayıda yaşam savunucusu da dayanışmalarıyla yanımızdaydı. Panelimizi ilk olarak Çayeli Muhtarlar Derneği'nde gerçekleştirmeyi planlamıştık. Ancak yaşanan süreçte dernek üzerinde politik bir baskı oluştuğunu öğrenmemizin ardından yeni bir mekân arayışına girdik. Talebimizi olumlu karşılayan ve panelimizi gerçekleştirebilmemiz için Çayeli sahilindeki nikâh salonunu bizlere tahsis eden Çayeli Belediye Başkanı Sayın İsmail Çiftçi'ye teşekkür ediyoruz. Sahilde, ferah ve uygun koşullara sahip bir ortamda; ses sistemi, ışık düzeni ve teknik altyapısıyla son derece başarılı bir organizasyon gerçekleştirdik. Demokratik bir buluşmanın gerçekleşmesine sunduğu katkı ve onurlu duruşu için Sayın İsmail Çiftçi'ye teşekkür ederiz.Bugün Çayeli'nde yalnızca bir panel gerçekleştirmedik; Karadeniz'in farklı bölgelerinden gelen insanların ortak kaygılarını, umutlarını ve mücadele iradesini bir araya getirdik. Bu verimli ve coşkulu gün için tüm katılımcılara; sivil toplum kuruluşlarına, siyasi parti temsilcilerine, akademisyenlere, gazetecilere, basın emekçilerine, yaşam savunucularına ve Karadeniz'in dört bir yanından dayanışmaya gelen tüm dostlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. İsimlerini tek tek sayamadığımız, istemeden eksik bıraktığımız tüm kişi ve kurumların da bu dayanışmanın çok değerli bir parçası olduğunu belirtmek isteriz.
Oğuz Kurdoğlu hocamızın video mesajının sonunda söylediği gibi:
"Dayanışma Yaşatır."
Bizler de dayanışmamızı büyütmeye devam edeceğiz.
Karıncalar dayanışmaya devam edecek.Karıncalar birleşiyor.Karadeniz birlikte güçleniyor.Yaşam kazanacak.
#KarıncalarBi̇rleşin
#KaradenizSatılıkDeğildir
Prof. Dr. @MBekaroglu hocamız, Rize'nin Fındıklı ilçesinden yetişmiş, kök salmış; yalnızca akademik birikimiyle değil, vicdanlı, adaletli ve onurlu duruşuyla da hepimize örnek olmuş bir isimdir.
Yaklaşık otuz yıldır Karadeniz'de HES'lerden madenlere uzanan doğa, toprak ve yaşam mücadelesinde sadece bölgenin değil, dünyanın neresinde olursa olsun hakkı gasp edilen, sesi duyulmayan tüm insanların ve canlıların yanında olmayı sürdürüyor.
İlkelerinden ve adalet duygusundan hiçbir zaman taviz vermeyen hocamızın, Çayeli'ndeki dayanışmamıza da omuz vermesi bizlere güç ve umut verdi.
İyi ki varsınız hocam. Bilginiz, cesaretiniz ve vicdanınız mücadelemize ışık olmaya devam edecek.
Dayanışmayla.
#KaradenizZehirleniyor
#ÜlkedeTalanVar
#TrampBizimkileriNedenSeviyor
#AyağaKalkKaradeniz
COP31 sürecine doğru, resmi zirveye alternatif bir buluşma olarak düzenlenen İklim Adaleti Forumu, Antalya Barosu ile İstanbul Barosu'nun ortaklığında İstanbul Barosu'nda gerçekleştirildi.
Forumun açılışı, İstanbul Barosu Başkanı Prof. Dr. @ibrahimkaboglu konuşmasıyla yapıldı. Kaboğlu, iklim adaleti ve hukuk ilişkisini anayasa hukuku perspektifinden ele alan bir sunum gerçekleştirdi.
Farklı şehirlerden gelen yaşam savunucularının, hukukçuların, akademisyenlerin, ekoloji örgütlerinin ve hak temelli mücadelelerin temsilcilerinin katıldığı forumda, yerelden yükselen mücadelelere söz hakkı verildi. Açık kürsü bölümüyle köylerinde, kentlerinde, ormanlarında, derelerinde, yaşam alanlarında mücadele edenlerin deneyimleri ve talepleri doğrudan paylaşıldı.
Bu önemli buluşmanın gerçekleşmesine emek veren Antalya Barosu'na, İstanbul Barosu'na ve forumun hazırlanmasında büyük özveri gösteren emektar avukatlara yürekten teşekkür ediyoruz.
Forumda, Karadeniz'de de bir İklim Adaleti Forumu düzenlenmesi yönündeki talebimiz karşılık buldu ve bu konuda barolarımızdan söz aldık. Şimdi dayanışmayı büyütme, ortak mücadeleyi güçlendirme zamanı.
COP31'e giden süreçte zirveyi yalnızca devletlerin ve şirketlerin belirlediği bir alana bırakmayacağız. COP31 süreci; köylerinde toprağını, suyunu ve ormanını savunanların, dağlarda direnenlerin, derelerini koruyanların, hayvan hakları için mücadele edenlerin, emekçilerin, göçmenlerin ve tüm hak temelli mücadelelerin ortak sesiyle hazırlanacak.
İklim adaleti; yaşamı savunanların, direnenlerin ve dayanışmayı büyütenlerin ortak mücadelesiyle kurulacaktır.
#İklimAdaletiForumu
#Cop31AlternatifZirve
#DayanışmaYaşatır
@istbarosu@antalyabarosu
Bu akşam saat 21.00’de @kuzeyormanlari X hesabı üzerinden yapılacak ilk paylaşım ile Hakan Tosun’un 8 Temmuz'daki duruşması için dayanışma başlatıyoruz. Bizler de bu paylaşımı retweet ederek sesimizin daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayalım.
Dayanışma yaşatır.
Hakan Tosun için adalet çağrımızı birlikte büyütüyoruz.
Hastag
#HakanTosunİçinAdalet
#HakanTosunYalnızDeğildir
İSTANBUL BAROSU ve ANTALYA BAROSU 06 TEMMUZ 2026 TARİHİNDE HERKESİ İKLİM KRİZİNE KARŞI BİRLİKTE MÜCADELE ETMEYE ÇAĞIRIYOR!
İklim krizi bizleri uzak bir gelecekte beklemiyor, bugünün gerçeği olarak tam karşımızda!
İklim krizi; sıcak hava dalgalarından hastalıklara, artan faturalardan pahalı gıdaya, susuzluktan sel ve su baskınlarına, güvencesiz çalışma koşullarından zorunlu göçlere kadar yaşamımızı zorlaştıran, hepimizi etkileyen somut bir adalet krizidir.
Şirketlerin "yeşil dönüşüm" reklamlarına ya da bu yıl Antalya’da gerçekleştirilecek COP-31 gibi, devletlerin kapalı kapılar ardındaki zirvelerine bırakılamayacak kadar önemli ve bize ait olan bu mücadelede; işçilerin, kadınların, gençlerin, sendikaların, tüm canlıların ve doğanın haklarını savunmak için işçilerle, kadınlarla, gençlerle, sendikalarla ve halkımızla bir araya geliyoruz. Kuracağımız serbest kürsüde açık, özgür, katılımcı, aracısız ve yan yana sözümüzü söyleyecek; sesini, derdini, çözümünü paylaşmak isteyen herkesle bu kürsüyü büyüteceğiz.
İstanbul'un ormanlarını, kıyılarını, mahallelerini ve emeğimizi ranta karşı korumak, sesimizi dünyaya duyurmak, tüm türlerle barış içinde bir arada yaşamayı savunmak için sizleri de bu dayanışmaya davet ediyoruz.
İstanbul Barosu Çevre, Kent ve İmar Hukuku Komisyonu & Antalya Barosu Çevre ve İmar İzleme Kurulu
📆 TARİH: 06.07.2026 PAZARTESİ
⏰ SAAT: 18.00
📌 ADRES: İstanbul Barosu Konferans Salonu - İstiklal Caddesi, Orhan Adli Apaydın Sokak, No:2 Kat: -2, Beyoğlu / İstanbul
🚨 BUGÜN ÇAYELİ, YARIN TÜM KARADENİZ ZEHİRLENECEK!
Çayeli'nde 24 köyü kıskacına alan vahşi madencilik yalnızca Çayeli'nin ya da Rize'nin sorunu değildir. Burada yaşanacak tahribatın etkileri bütün Karadeniz boyunca hissedilecektir.
Çayeli denizin kıyısında yer alan bir ilçedir. Maden faaliyetlerinde kullanılacak siyanür ve diğer zehirli kimyasallar dere yatakları aracılığıyla denize ulaşacak, deniz ekosistemini, balıkçılığı, tarımı ve yaşam alanlarımızı tehdit edecektir.
Madencilik projeleri sadece doğayı ve değil, tüm canlı yaşamını da hedef almaktadır. Topraksızlaştırma, mülksüzleştirme ve insanları göçe zorlama politikaları köylerin geleceğini tehdit etmektedir. İnsanlar üretimden, toprağından ve yaşam alanlarından koparılmak istenmektedir.
Bir halkı topraksızlaştırmak, onu KİMLİKSİZLEŞTİRMEKTİR! Toprağını kaybeden halk, kültürünü, hafızasını, üretim biçimini ve geleceğini de kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Bunun yanında madencilik faaliyetlerinin yaratacağı çevresel kirlilik nedeniyle kanser vakalarının artmasından duyulan kaygılar da her geçen gün büyümektedir. Hiçbir ekonomik çıkar, halk sağlığından ve yaşam hakkından daha değerli değildir. Bugün Çayeli'nde başlayan mücadele aslında tüm Karadeniz'in mücadelesidir.
Artvin ve Ordu’lu iki değerli uzmanın sunumlarının ardından, soru ve cevap şeklinde programa devam edilecektir.
Çayeli, Rize ve tüm Karadeniz'i dayanışmaya çağırıyoruz.
"TOPRAKSIZ VATAN OLMAZ"
DAYANIŞMA YAŞATIR 🐜
#VAHŞİMADENCİLİĞEHAYIR
#KaradenizZehirleniyor
#TopraklarımızSatılıkDeğildir
Bu mesele yalnızca Çayeli'nin meselesi değildir.
Bir ilçede, 24 KÖYDEKİ vahşi madencilik faaliyetlerinin etkisi köy sınırlarında kalmayacak.
Denizin kıyısında olan ilçeden zehirli atıklar KARADENİZ'E akacak!
Bu yüzden mesele sadece Çayelililerin değil; Rize'nin, Trabzon'un, Artvin'in, Giresun'un, Ordu'nun, Samsun'un ve Karadeniz'e kıyısı olan herkesin meselesidir.
Çünkü Çayeli'nden Karadeniz'e yalnızca su değil, bırakılan zehir de akacak. Bugün Çayeli için yükselen ses, Karadeniz'in geleceği için yükselmektedir.
Çayeli'ni savunmak, Karadeniz'i savunmaktır.
#VAHŞİMADENCİLİĞEHAYIR
#KARADENİZEZEĤİRAKMASIN
#YaşamAlanlarımızaDokunmayın
#ZEHİRLENİYORUZ
Çernobil'i unutma !
"Ardeşen'de gündeme gelen maden arama ihalesi, bölge halkının tepkileri sonrasında iptal edildi. AK Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu, Ardeşen'deki maden ihalesinin halkın talepleri doğrultusunda iptal edildiğini açıkladı.
Peki şimdi Çayeli halkı ne düşünüyor?
Kendi ilçesinde madeni istemeyenler, Çayeli'nin dağlarına, derelerine, toprağına ve denizine yönelen tehdit karşısında neden sessiz kalıyor? Bir yerde toprağı, doğayı ve yaşamı korumak doğruysa, başka bir yerde göz göre göre işgale sessiz kalmak da aynı derecede sorgulanmalıdır.
TOPRAK ilçe sınırlarını tanımaz. Bir yerde oluşan kirlilik, zehirli atıklar ve ekolojik tahribat tüm bölgeyi etkiler. Ardeşen için gösterilen hassasiyet, Çayeli için de gösterilmelidir. Toprağını, suyunu ve geleceğini korumak isteyen herkesin bu soruyu kendisine sorması gerekiyor:
Ardeşen'e istemediğimiz siyanürlü madeni, Çayeli'ne neden reva görüyoruz?"
HEM DE BİR İLÇENİN 24 KÖYÜNE !
#MadencilikTalanınaDurDe
#ÇayeliZehirEliOlmasın
#KanserOluyoruz
#ToprağınÜstüAltındanDeğerlidir
#TopraklarımızSatılıkDeğildir
@CayeliOlay @cayelicom
@aktuel53@cayelibeltr@Cayelibeltr
RİZE'NİN %82'Sİ MADEN ŞİRKETLERİNE RUHSATLANDIRILDI!
ÇAYELİ'NDE 24 KÖYDE SİYANÜRLÜ MADENCİLİK!
Bir yanda "Türkiye'nin En Güvenilir Şehri Rize" söylemi... ? Bu ne yaman çelişki!
Diğer yanda ise Rize'nin büyük bölümünü kapsayan maden ruhsatları ve Çayeli'nde 24 köyü etkileyen siyanürlü madencilik projeleri.
Güven; sadece şehirlerin sokaklarında değil, içilen suda, yetiştirilen çayda, korunan toprakta ve gelecek kuşaklara bırakılan yaşam alanlarında aranmalıdır.
Rize'nin gerçek zenginliği maden sahaları değil; dereleri, ormanları, çay bahçeleri ve yaşamın kendisidir.
TÜRKİYE'NİN EN GÜVENİLİR ŞEHRİ RİZE...
PEKİ YA TOPRAKLARIMIZ VE YAŞAM GÜVENDE Mİ?
@cayeliolay@cayelibeltr
@cayelicom
#TopraksızVatanOlmaz
#TopraklarımızSatılıkDeğildir
#MadencilikTalanınaDurDe
#BuTopraklarHepimizin
#ToprağınÜstüAltındanDeğerlidir
YAŞAMI SAVUNANLARLA YAN YANAYIZ!
Araklı'da yaşam alanlarını korumak için mücadele eden karınca kardeşlerimizle bir araya geldik.
Araklı Karadere Vadisi ve Yaylalarını Koruma Derneğinin üyeleriyle @madendernegii@idef_ikizderere
İkizdere-Araklı dayanışma köprüsünde buluştuk.
Araklı'da açılması planlanan üç ayrı maden sahasına karşı toprağını, suyunu ve geleceğini savunan yürekli insanlarla dayanışmamızı büyütüyoruz. Karadere Vadisi'ni, ormanları, dereleri ve yaşam alanlarını sermayenin talanına teslim etmeyeceğiz. Sömürge madenciliğine karşı; suyun, toprağın, havanın, emeğin ve yaşamın yanında durmaya devam edeceğiz. Karadeniz'in dereleri özgür akacak, vadileri ve ormanları yaşam vermeye devam edecek.
YAŞAM İÇİN MÜCADELEYE DEVAM!
KARINCALAR BİRLEŞİN!
#MadencilikTalanınaDurDe
#TopraklarımızSatılıkDeğildir
#havamasuyumatoprağımadokunma