İstanbul Barosu başkan adayı Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu hakkında, İstanbul Barosu Genel Kurulunda yaptığı konuşma nedeniyle soruşturma başlatılmıştır.
Baro kürsüleri avukatlarındır.
Sav, savunma ve hükümden oluşan yargı bütünlüğü içinde bağımsız savunmayı temsil eden avukatların yargıyı eleştirmesi, hukuka aykırılıklara karşı çıkması ve bunların giderilmesi için mücadele etmesi, mesleki sorumluluklarının doğal bir gereğidir.
Değişim İçin Avukatlar olarak, ifade özgürlüğü kapsamında kalan ve suç oluşturmayan sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan meslektaşımız Av. Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu’nun yanındayız.
İstanbul Barosu biat etmez!
Değişim İçin Avukatlar
@ibrahimkaboglu
baroların azınlıkların haklarını gözetmesi, onları görünür kılması, yanlarında durması bütün mesleki faaliyetlerinden daha kıymetlidir. tarihsel görev ve sorumluluk da budur, baroyu apartman yöneticiliğinden ayıran da.
@prusias_cholus Pardon da yalan olduğunu hangi delille ispatladız bana? aAıntıladığınız tweet’imin muhatabı ortada Kerem bey istiyorsa bana cevap verebilir neticede tartışmamız meslektaşlarımızla
Bir kadın fikrini beyan etti diye kuduran,saldıran ve bana etnik kimlik atayan erkolar size kötü bir haberim var maalesef ailem karadenizli ve türk.Yani Türkiyeli avukatım. Sözde avukat diyenler de tarafıma kendi diplomalarını atarsa sevinirim. Cahil cühela ile uğraşamayacağım 🤷🏻♀️
Mevzu sizlerin rahatsızlığı ya da sahte hoşgörüsü değil. Zılgıtlarla zafer işaretleriyle yapılmış bir katliam yok. Bozkurt işaretinin ise hangi katliamları temsil ettiği apaçık
Atanmışlıkta YK’ya yükseldi kendisi.Şimdi hangi baro mekanını kiralayanların avukatı olacak meraktayız
Siz bu kadar bildirimle nasıl uğraşıyorsunuz hiç mi işiniz gücünüz yok ya ben meslektaşıma görüşleri hakkında cevap verirken ilgili ilgisiz herkesin kudurması…. Ama teşekkür ederim bana Twitter’a bildirilecek tweetler attığınız için 🤷🏻♀️
@erdostbalci Ay ben de ilk alıntılayanlardan olmama rağmen herkese cevap vermişken Erdost bey bana cevap vermedi diye üzülüyordum 🤭
Ayrıca dilinden benden daha iyi anladığınız için genel kurulda mikrofondan cevap vermediniz mi 🤷🏻♀️
Değişimci meslektaşlar,
Seçimi kaybedince bir anda alanı terk ettiniz. Eşyalarınızı da toplamadınız.
Ben de ayran ve kavurma kaşarlı sandviçlerinizi görevi başındaki çevik kuvvet personeline dağıttım.
Üzülmeyin. Kaybınız kazanmanızdan daha çok işe yaradı.
@degisim_avukat@ibrahimkaboglu
Biz genç avukatken o birey genç avukatlar merkezinin atanmış başkanıydı. Sayesinden barodan soğumuştuk. Genç avukatlar için çalışmak yerine su parasına balmumcuyu kiralayanların avukatı olmuştu. Kira parasından daha az mı avukatlık ücreti aldı açıklarsa seviniris
Dünkü seçim sonucuyla birlikte, İstanbul Barosu tarihinde ilk defa ülkücüler Yönetime girdi, bozkurt işaretlerinin gölgesinde ve Türkçü sloganlarla seçim galibiyeti kutlandı.
Bu gelişme, Baromuzun tarihi ve çizgisi açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor.
Demokrasi, eşitlik, adalet, temel hak ve özgürlükler mücadelesinde İstanbul Barosunun artık bir aktör olmayacağı yeni bir döneme giriyoruz.
Diğer bir deyişle; iktidara açık veya örtülü rıza mekanizmalarıyla bağlı, ‘makul’ ve ‘makbul’ bir yeni İstanbul Barosu.
Ancak umutsuzluğa yer yok. İstanbul Barosunun ilerici, demokrat, yurtsever, sosyalist damarı hala kuvvetli.
Bizlere düşen; buradan güç alarak saray rejimi ve yargısına karşı mücadeleyi ve faşizme karşı birleşik savunma cephesini büyütmektir. Bu halde İstanbul Barosunun yeniden çağdaş avukatlık geleneğine, kendi çizgisine dönmesi kaçınılmazdır.
Mevzu sizlerin rahatsızlığı ya da sahte hoşgörüsü değil. Zılgıtlarla zafer işaretleriyle yapılmış bir katliam yok. Bozkurt işaretinin ise hangi katliamları temsil ettiği apaçık
Atanmışlıkta YK’ya yükseldi kendisi.Şimdi hangi baro mekanını kiralayanların avukatı olacak meraktayız
Bozkurt işaretinden de zafer işaretinden de zılgıttan da halaydan da rahatsız olmuyorum. Aksine bunların zenginliklerimiz olduğunu biliyorum. Bu kazanımı gezide elde etmiştim.
İnsan hakları kisvesiyle terörün, milliyetçilik kisvesiyle ırkçılığın legalize edilmesine kökten karşıyım. İçimizde bu zihniyette kimse yok. Olursa da biz onu dışımıza koyarız. Asla sahiplenmeyiz.
Meslek ve meslektaş için; hukuk üstünlüğü için; insan hakları ve adalet için; laik, demokratik, sosyal hukuk devleti için; Atatürk Cumhuriyeti için samimi mücadelemiz omuz omuza devam edecektir. İstanbul Barosu kutup yıldızıdır. Bu geleneğinden milim taviz vermeyiz…
"...Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.
Genel Kurulda Uğur Mumcu’yu hatırladım: 'Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.'
Yazılarımı ve kitaplarımı okumadan Atatürkçülüğümü sorgulayanlar için Atatürk’ü burada, tereciye tere satar gibi elli kez tekrar etmeyeceğim."
İbrahim Hoca şımarıklığı, pragmatizmi aşarak, düşkünlük seviyesine gelmiş sağ sapmayı yerden yere vurmuş. Yarın sonuç ne olursa olsun bu cevap yeterli. 80 darbesinin Kenanistlerine az, okumuş adam tabi bu kadar söylemiş.
Genel başkanlarla fotoğraf çektirerek İstanbul Barosu yönetilemez!
Adliye kapılarında bekleyen kuyruklar, otopark sorunu, CMK ücretleri ve meslektaşlarımızın her gün karşılaştığı sorunlar çözüm beklerken baro yönetiminin önceliği siyasi ilişkiler kurmak olmamalıdır.
Biz, fotoğraf karelerinde değil, meslektaşlarımızın yanında olan; sorunları görmezden gelmeyen, çözüm üreten ve bağımsız savunmanın gücünü büyüten bir İstanbul Barosu istiyoruz.
Bütün İstanbul Barosu üyesi meslektaşlarımı bu videoyu izlemeye davet ediyorum. Hangi grubu destekliyor olursanız olun 2.5 dakikanızı ayırmanızı rica ediyorum. Tüm belgeler mevcut. İnceleyip kendiniz karar verin. Genç avukatlar ofis kapatırken kimleri zengin etmişler.
Baronun, baromuzun kaynaklarının her biri şu anda da adaylıkları bulunan "önce ikeli" yönetim zamanında nasıl hiç edildiğini, o parayla bizim için meslektaşlarımız için neler yapılabileceğini düşündükçe çıldırmamak elde değil.
avukatlık mesleğine nasıl sahip çıkılacağını; 1,5 yıldır tutsak olan av. mehmet pehlivan'ı 3 gün önce hatırlayıp 25 ekim'den sonra unutacak olanlardan, neredeyse on yıldır tutsak olan av. selçuk kozağaçlı'nın adını bile anmayanlardan, yk üyesi fırat epözdemir'in 4 aylık tutsaklığına sessiz kalanlardan, diğer tutsak meslektaşarımız av. ezgi önalan, av. yunusemre ışık, av. doğa incesu'dan haberi bile olmayanlardan öğrenecek değiliz.