Çok yakında yeni basımı yapılacak, kapağı değişiyor.
DEĞERLERİN TİRANLIĞI
Bir Hukukçunun Değer Felsefesi Hakkındaki Mülahazaları
Carl Schmitt
https://t.co/8hnXN58B0j
şu twitin alaka görmesi dolayısıyla 139 (bazı görüşlere göre 145) yaşına ayak basan istanbul hukukun, genel kamu kürsüsünün geçmiş hocalarını konu alan bir zincir yapmaya karar verdim.
@mesutkesikk ayferi hoca 1930 konya doğumlu. dedesi hattat ve müzehhib musa saffet efendi. 1954'te istanbul hukuk'tan mezun oluyor. asistanlığa umumi hukuk tarihi kürsüsünde başlıyor. sonra genel kamuya geçiyor.1997'de iühf'den emekli oluyor. 2011'e dek maltepe hukuk'ta çalışıyor.
📚Yasin Yılmaz'ın @yaasinyilmaz kaleme aldığı "Son Dönem Osmanlı Hukuk Düşüncesi (İctihad Dergisi Üzerinden Bir İnceleme)" yayımlandı.
Açık erişim olarak incelemek için 👇 🔗
https://t.co/lB1Y37VbA0
#Hukuk#Akademi#AçıkErişim#LayihaYayınevi
17 Nisan Cuma günü IV. Türk Hukuk Tarihi Kongesinde “Muammer Raşid Seviğ’in Kayıp (?) Hukuk-ı Amme Ders Notları ve Dönemin Amme Hukuku Ders Kitapları İçindeki Yeri” başlıklı bir bildiri sunacağım. İki güne yayılan güzel bir etkinlik. Programa alıntılanan twitten ulaşılabilir.
Dr. Ali Adem Yörük tarafından yayına hazırlanarak 2012'de TTK tarafından basılan, İstanbul Hukuk Mektebi öğrencisi Mehmed Nazım Bey'in 1885-1890 arasında, mektebe girişinden çıkışına kadar, mekteple ilgili hemen hemen her şeyi kaydettiği emsalsiz eseri: "Mekteb-i Hukuk Günlerim":
Mektep tarihçiliğinde hatırat, günlük, mektup gibi şahsi unsurlar içeren metinler, resmi belgeler kadar önemli bir kaynak olarak öne çıkmaktadır. İdari yapı, müfredat, hocalar, öğrenciler, imtihan usulleri ve mezunlar gibi temel konularda iskeleti oluşturacak belgelerin yanı sıra bunları ete kemiğe büründürecek, anlamlandıracak unsurlara ihtiyaç vardır. Mektepleşmenin amacı, yaslandığı fikirler, mektep mensuplarının zihniyeti ve sosyal kökenleri gibi bazı konularda ise subjektif unsurlar taşıyan bu metinler, düşünce tarihi ve biyografi yazımı ile birlikte vazgeçilmez bir çalışma alanı olarak dikkati çeker. Bir hukuk öğrencisi tarafından kaleme alınan elinizdeki eser, bu açıdan eşi bulunmayan bir mesuliyet ve fikritakip numunesidir. Başından sonuna kadar Mekteb-i Hukuk'u konu almaktadır. Türkiye'deki hukuk eğitiminin tarihiyle ilgili bilgilerimizi daha üst bir noktaya taşıdığı izahtan varestedir. Vefat yazıları veya bir kişinin hayatının bütün safhalarından bahsedilen hatıralar gibi kaynaklarda da mekteplerle bu tür bilgiler yer alabilmektedir. Nazım Bey'in eserini diğerlerinden ayıran özellik ise tamamen bir mektebe tahsis edilmiş olmasıdır. Biz bu giriş yazısında Mekteb-i Hukuk'la ilgili bu ilk metni ve yazarlarını tanıtmak istiyoruz...
Nazım Bey, mektebe girişinden çıkışına kadar, 1885-1890 yılları arasında, mekteple ilgili hemen hemen her şeyi kaydetmiştir. Öğrenci kabul şartları ve prosedürü, yazılı ve sözlü imtihan soruları, kendisinin verdiği cevaplar ve yanlışları, imtihan usulleri, imtihanlara çalışma usul ve programları, imtihanlarda alınan notlar, imtihanların etkisiyle gördüğü rüyalar, tamamlayıcı bazı notlar içeren öğrenci listeleri, ders programları, idareciler, müdüriyetin ilanları, gazete haberleri, mekteple ilgili raporlar, atamalar, kendi zaviyesinden muallimler, pedagojik anlayış, devamsızlık meselesi, mektep dedikoduları, mesleğe giriş... Nazım Bey diğer sınıflarla ilgili hadiseleri de tespit etmiştir. Şüphesiz metnin merkezinde Nazım Bey, sınıfı ve imtihanları ve şahsi çabası bulunmaktadır. Bununla beraber diğer sınıflardaki öğrencileri, bunların derslerini, imtihanlarını vs.yi kayıt altına almıştır. Metnin bu yönü de nadirdir...
(Ali Adem Yörük, Mart 2010)
https://t.co/vauhcRG5g7
Son dönemde çok istifade ettiğim bir bülten. Abone olup periyodik olarak mail yoluyla yazını ve gelişmeleri takip etmeye yarıyor. Dilerim ömrü uzun olur
Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Gündemi - Şubat 2026 https://t.co/Le8QaX3Rqe
Tarık Özcan, yüksek lisans tezini, dün, Fethi Gedikli, Ali Adem Yörük, Emre Partalcı önünde başarıyla savundu. Diplomat, hoca ve siyasetçi Ethem Menemencioğlu’nun mirasını belirleyen derli toplu bir çalışmaya kavuşmuş olduk.
Kamu Hukukçuları Platformu'nun bu yıl ki sempozyum konusu "Dijital Çağda Devlet ve İnsan Hakları:
Dönüşüm, Olanak ve Tehditler". 23-24 Ekim'de Kadir Has Üniversitesinde düzenlenecek sempozyuma bildiri özeti göndermek için son tarih 2 Mart. Ayrıntılar için https://t.co/LlivRK9XFv
Benim ve yüzlerce hukukçunun değerli hocası Nami Barlas kısa bir otobiyografi yazmış. Üslubu, derslerindeki üslubu gibi hem akıcı hem bilgilendirici. Tavsiye ederim:
https://t.co/Ky2BQZX8zr
Not: Hoca Almanya'da lisansüstü tahsilinden dönüşte 50 bavul dolusu kitapla gelmiş diye efsaneler dolaşırdı öğrenciler arasında. Muhtemelen gerçeklik payı vardır çünkü o zamanlar USB vs. yoktu. Her şey fotokopiydi.
Nami Barlas'tan ders almış olup da öğretim üyesi olan hiçbir hukukçu yoktur ki onu örnek almış olmasın.
İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nin son sayısında Prof. Dr. Nami Barlas Hocamızın otobiyografisi yayınlanmış. Bilhassa hukuk öğrencilerine okumalarını tavsiye ediyorum: https://t.co/Dra1OptHNy
Kitaptan dün haberim oldu ve töre kavramının incelendiği 3. bölümü, kavrama olan ilgimden ötürü inceledim. Gayet orijinal ve ufuk açıcı idi. Kıymetli hocamı tebrik ediyorum. Türk hukuk düşüncesini tarihi ve felsefi bağlamlarıyla ele alan nice esere öncü olması temennisiyle...
Ahmet Mumcu’nun ölümünü az önce Valensiyada aldım. Kıdemli hukuk tarihçisi, beyefendi, disiplinli, ilkeli bir bilimci idi. Rahatsız olmasına rağmen, 2016da ikincisini düzenlediğimiz Türk Hukuk Tarihi Kongresine gelmiş, ağrılar içinde konuşmasını yaparak hepimizi çok etkilemişti.