Burası Armutlu Semt Pazarı karşısında kurduğumuz TKP Kriz Masasının revir ve eczane bölümü, 112 Ambulans görevlileri tıbbi malzeme ve ilaç almaya buraya geliyorlar… Çok fazla söze gerek olduğunu sanmıyorum. Paranın saltanatına karşı halkın TKP’si var.
TKP'ye laf geçirmek için pusuda bekleyen zevatın böylesi kritik eşiklerde sessizliğe bürünmesi... Neredesiniz ya solun akil adamları, ultrasolcular, yorgun demokratlar, yüksek sosyete...
ABD’nin Küba’ya yönelik ablukası yalnızca ekonomik bir yaptırım değil, doğrudan insan hayatını hedef alan bir kuşatma.
📌Yaşamları elektrikle çalışan tıbbi cihazlara bağlı 3 bin Kübalı çocuk ölüm tehdidiyle karşı karşıya. Küba’ya ulaşması gereken 9 bin konteynır ise baskılar nedeniyle rotasını değiştiriyor.
🖊️Ali Ufuk Arikan (@aliufukarikan) yazdı: Tüm dünyanın utanç hikayesi
https://t.co/z9J1bS11io
Önemli bir oylamada parti üye ya da vekillerini “serbest” bırakmak gelişkin bir demokrasi anlayışının değil ilkesiz siyasetin göstergesi olabilir ancak. Parti olmak taraf olmaktır. Yurttaş sorduğunda ne yapmak gerektiği, “gönlünden ne geçiyorsa onu yap” diyerek siyaset yapılmaz.
Aylardır mücadele eden maden işçileri kararlı, alınlarından akan her bir damlanın hakkı söke söke alınacak!
Yıldızlar SSS Holding tarafından maaşları, kıdem tazminatları ve çeşitli alacakları gasp edilen Doruk maden işçileri, 14 gündür Ankara'da verdikleri mücadelenin sonunda bugün açlık grevine başladı.
Diğer yandan Elazığ Eti Gümüş madencileri de yine aynı şirket tarafından gasp edilen hakları için Doruk Maden işçileriyle birlikte bugün Ankara'ya geldi ve 100'ü aşkın işçi Enerji Bakanlığı önünde gözaltına alındı.
Aylardır bu kepazeliği izleyen yetkililerin görmezden geldiği, hak aramayı suç ilan ettiği sürecin sonunda, Ankara Valiliği hiçbir dayanağı olmadan ve herhangi bir kanaldan ilan etmeden Yıldızlar SSS Holding ile ilgili eylem yapmayı 15 gün yasaklama kararı aldı.
Açıkça ilan ediyoruz, Ankara'da ya da bu ülkenin herhangi bir noktasında işçilerin onurlu mücadelesini engellemeye kimsenin gücü yetmez. Temas ettiği herkes tarafından hırsızlığı tescillenmiş, işçilerin emeği üzerinden sermayesini semirmiş bir holdingi koruyanların da, bu işçi düşmanı-emek hırsızı holdinglerin de ensesinde olacağız.
İlk günden bu yana mücadele eden maden emekçilerinin yanındaydık, tüm hakları alınana kadar yanlarında olmaya devam edeceğiz.
Bu kadarı yetmez. Bir avuç asalağın çöreklendiği tüm madenlerimiz devletleştirilene kadar Türkiye Komünist Partisi mücadele etmeye devam edecek.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan: Hayır demek için fazlasıyla neden var
Okuyan “çerçeve yasa”nın kendi başına bir anlam taşımadığını konunun “yeni” bir Türkiye olduğunu belirtti.
“‘Yeni’ Türkiye, eskidir, Yeni-Osmanlı’dır” diyen Okuyan “Türk-Kürt-Arap ittifakı ancak bir emperyalist projenin kodlanması olabilir” diye yazdı.
Okuyan “Hayır demek için fazlasıyla neden var. ‘Siz demokrasi istemiyorsunuz’ diyenlere de söyleyecek çok sözümüz” ifadesini kullandı.
https://t.co/10RXGlEpFK
TİP Çerçeve Yasa’ya Evet oyu verecekmiş. Evet dedikleri şey AKP’nin yayılmacı “Yeni Osmanlı” oylamasıdır. O vekillikler bugünler için veriliyor, o ceylan derisi koltuklarınız yerin dibine batsın, yazıklar olsun. Bu en basit tabirle ülkemize ve emekçi halkımıza ihanettir.
Cumhuriyet bir devrim sürecine doğdu. İleriye doğru atıldı. Büyük dönüşümler yaşandı. Bazı meselelerse çözümsüz kaldı, geriye gidişin dinamikleri bu tarihsel sıçramanın içine sinsice yerleşti.
Kürt meselesi çözülemedi örneğin. Karmaşık nedenlerle.
Şimdi bir karşı-devrim gündemde ve devrimin çözemediğini karşı-devrimin çözeceğine inanmamız isteniyor.
Olmaz, asla olmaz.
Hayat böyle parçalı değil.
Bu Türkiye her konuda bir yöne gidecek ama Kürt yurttaşlarımızı başka bir yöne, özgürlüğe, demokrasiye götürecek.
Bu olmaz.
Karşımıza çıkarılan hukuki çerçeve kendi başına bir anlam taşımıyor. Oraya sıkışıp kalınamaz.
Konu bir seçimi daha kazanma çabasından ibaret değil.
Konu “yeni” bir Türkiye’dir! “Yeni” Türkiye, eskidir, Yeni-Osmanlı’dır.
Türkiye etnik temeller üzerinde hiçbir sorununu çözemez. Dile getirilen Türk-Kürt ittifakı ya da Türk-Kürt-Arap ittifakı ancak bir emperyalist projenin kodlanması olabilir.
Bugün yaşananları “terör örgütüne taviz” diye okuyanlar yanılıyor. Tanık olduğumuz, çok kapsamlı bir dönüşümde yeni bir evreye geçiş girişimidir. Bu girişimin aktörleri doğru tespit edilmeli, tek bir noktaya odaklanılmamalıdır.
Bu sürecin başında doğrultu önemli demiştik. Çok alametler belirdi üstüne. Sadece şu son bir aya sıkışanlara bakmak yeterli. Ha bakınca “Ankara NATO planlarını bozuyor” sonucuna ulaşanları tarihe havale edebiliriz.
Hayır demek için fazlasıyla neden var. “Siz demokrasi istemiyorsunuz” diyenlere de söyleyecek çok sözümüz.
Sostuve fraternal encuentro con el secretario general del Partido Comunista de Türkiye, el amigo Kemal Okuyan, y la delegación que lo acompaña para participar en #24EIPCO y las celebraciones por el centenario del Comandante en Jefe. Les agradecí su permanente apoyo y solidaridad.
24. Dünya Komünist ve İşçi Partileri Toplantısı ve Fidel’in 100. doğum yılı etkinlikleri dolayısıyla Küba’da bulunan Genel Sekreterimiz Kemal Okuyan ve beraberindeki parti heyetimizi konuk eden Küba Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri ve Küba Cumhuriyeti Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Bu vesileyle Küba ile dayanışmamızı kendisinin nezdinde Küba Komünist Partisi’ne ve Küba halkına bir kez daha ifade etme imkanı bulduk.
Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel ve TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan Havana'da bir araya geldi
💬 Díaz-Canel: Kardeşçe bir buluşma gerçekleştirdik. Kendilerine daimi destekleri ve dayanışmaları için teşekkür ettim
📌Türkiye Komünist Partisi ve Küba Komünist Partisi heyetlerinin de eşlik ettiği görüşmede kardeşlik ve dayanışma vurgusu yapıldı
https://t.co/9OFpeHhnd0
"Hepimiz seçimlerde, kampanyada destek alıyoruz. Allah aşkına, bunlar rüşvet sayılırsa hangi milletvekili dışarıda kalabilir?"
Savunması aslında bu düzenin çürümüşlüğünü seriyor önümüze. Doğru söylüyor Ağbaba. Mesela Yıldızlar Holding'in patronu olacak dolandırıcı hangi vekilin ya da vekillerin kampanyasına destek verdi de dokunulmaz oldu. Bugün Doruk maden işçileri bu kepazeliği hangi vekilin-vekillerin çıkarları güçlendiği için çekiyor.
Yok birbirinizden farkınız, biliyoruz ve açıkça söylüyoruz. Sizin aranızdaki kavga değil rekabet. Esas kavga sizinle bizim aramızda, esas kavga patronlar ve işçi sınıfı arasında. Hodri meydan!
Bu, 'İslam’ın NATO’su' değil; NATO’nun İslam’ıdır.
Köküne kadar Amerikancı'dır ve emperyalizmin emrindedir.
Türkiye'yi başta Yemen ve İran'a karşı açıkça taraf haline getirmektedir.
İttifakın hedefindeki Ortadoğu, siyonizme altın çağını yaşayacağı bir zemin sunmaktadır.
Soykırımcı epstein koalisyonu için mutlu bir gün!
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ile Küba Devlet Başkanı Diaz Canel’in kucaklaştığı anlar Küba Cumhuriyeti Başkanlık Ofisi tarafından paylaşıldı. @DiazCanelB
🇨🇺| El Primer Secretario del Comité Central del Partido Comunista de #Cuba, @DiazCanelB, participa en la inauguración del 24 Encuentro Internacional de Partidos Comunistas y Obreros, que se celebra en vísperas del centenario del Comandante en Jefe, #Fidel Castro Ruz.
1/2
Tarlabaşı Sahne’den Deniz Göktaş’a mektup:
“Sevgili Deniz,
Bir sahne kurduk.
Bunu sana haber vermek istedik.
Tarlabaşı Semt Evi’nin içinde. Mahallenin tam ortasında. Ayda bir konser veriyoruz. Tarlabaşı Band çalıyor, ardından başka müzisyenler geliyor. Kimi zaman aynı şarkıya eşlik edenler, birbirinin adını ilk kez o akşam öğreniyor. Biz sahneyi biraz da bunun için kurduk. İnsanların birbirini yeniden tanıması için.
Biliyorsun, bu düzen uzun zamandır insanları birbirinden uzak düşürmenin yeni bir yolunu buluyor. İnsanlar da yan yana gelmenin yeni yollarını buluyor. Bazen bir semt evinde, bazen bir konserde, bazen de hiç tanımadığı birine yazdığı bir mektupta. Biz galiba en çok o anlarla ilgileniyoruz. Çünkü bir araya gelen insanların kurduğu cümleler, çoğu zaman en yüksek seslerden daha kalıcı oluyor.
Biz o yolların birini büyütmeye çalışıyoruz.
Her konser gecesi aynı şeyi düşünüyoruz. Sandalyeleri dizerken de düşünüyoruz bunu, kablolar birbirine dolanırken de, çocuklar sahnenin önünü şenlendirirken de. Bu ülkede sanatın asıl marifeti kusursuz olmak değil; insanların birbirinden vazgeçmesini engellemek.
Belki de bu yüzden sanat hiçbir zaman sadece sanat olmuyor. Bir şarkı bazen insanları aynı nakaratta buluşturuyor. Bir oyun aynı salonda nefes aldırıyor. Bir roman hiç tanımadığın biriyle aynı cümlenin içinde buluşturuyor. Yerini bulan bir kahkaha ise bazen uzun uzun yapılan konuşmalardan daha fazla yankı yapıyor.
Bir şarkının, bir oyunun, bir romanın, bir karikatürün, bir stand-up gösterisinin bu kadar ciddiye alınması boşuna değil. Demek ki bazen tek bir cümle, sayfalarca nutuktan daha etkili olabiliyor. Demek ki yerini bulan bir kahkaha, en kalın duvarları aşıp çok uzağa gidebiliyor.
Bizim de sana yazma nedenimiz tam olarak bu.
Geçmiş olsun demek için değil.
Aynı cümlede olduğumuzu söylemek için.
Çünkü bizim “Deniz Göktaş’a ayıracak vaktimiz var”.
Çünkü son zamanlarda memlekette herkes birbirinin vaktine göz dikmiş durumda. Kimin ne konuşacağına, neyi dinleyeceğine, neye güleceğine, neyi önemseyeceğine karar vermeye çalışan çok. Biz ise inadına vaktimizi başka türlü kullanıyoruz.
Bir konsere ayırıyoruz.
Bir kitaba ayırıyoruz.
Mahallede kurduğumuz küçük sahneye ayırıyoruz.
Birbirimizi dinlemeye ayırıyoruz.
Sana ayırıyoruz.
Çünkü vakit dediğin şey takvimden önce bir tercihtir. Biz de tercihimizi uzun zaman önce yaptık.
Tarlabaşı Sahne’de ışıklar her ay yeniden yanıyor. Bu bazen dışarıdan bakınca küçük bir iş gibi görünebilir. Oysa biz biliyoruz; memleketin en büyük işleri çoğu zaman en küçük salonlarda başlıyor.
Bir gün o salonun seyircileri arasında seni de görmek isteriz.
O güne kadar, buradan yükselen her alkışın içinde sana da ayrılmış küçük bir pay olduğunu bil.
Dayanışmayla,
Tarlabaşı Sahne”
@idgoktas
Sera Kadıgil ve Erkan Baş vekil olmak tüm tuşlara basıp Yeni Parti’den daha yeni partili gibi davranırlarken içeriyi idare etme işi Doğan’a kalmış o da TİP partisinde çok eğreti durmuş. Doğan’ın aklıyla ağzının farklı şeyler söylediği çok belli. Omurgasızlık çok kötü bişey.