Oybirliği Kariyer Programı Başvuruları Başladı!
Geleceğin hukukçularını desteklemek ve kariyer yolculuklarında bir adım öne çıkmalarını sağlamak amacıyla hazırladığımız burs destekli Kariyer Programımız için başvurular açıldı!
Peki, bu programda seni neler bekliyor?
Her sınıf seviyesine özel olarak hazırladığımız kademelerimizle seni profesyonel hayata hazırlıyoruz:
Keşif Kademesi (Hukuk 1. Sınıflar):
Yüksek yargı mensupları, akademisyenler ve tecrübeli avukatlarla tanışıp tecrübe paylaşımı yapabilir, mentörün eşliğinde adliye, baro ve hukuk bürosu atmosferini yakından deneyimleyebilirsin.
Gelişim Kademesi (Hukuk 2. Sınıflar):
Hukuk kültürü, muhakeme, düşünce tarihi ve metodoloji okumalarıyla hukuk vizyonunu genişlet.
Uzmanlık Kademesi (Hukuk 3. Sınıflar - Gelişim'i tamamlayanlar):
Uzmanlık atölyeleri ve birebir mentörlük imkanlarıyla kariyerine tam odaklan. Gelecekte uzmanlaşmak istediğin alanı keşfet.
Program sadece İstanbul’daki hukuk fakültesi öğrencilerine yöneliktir.
Programlara %80 katılım şartı aranmaktadır.
Başvuru Tarihi: 18 - 24 Eylül 2026
Mülakat Tarihi: 26 - 27 Eylül 2026
Program Açılışı: 2 Ekim 2026
Başvuru: https://t.co/WXfvBTskbL
Ramazan’ın ruhunu derinden hissettiğimiz bir akşamda, GAYE Vakfı’n��n iftarında gönüller buluştu. Prof. Dr. Cevat Akşit’in hikmetli sözleri ve Ayasofya Kebir Camii’nde Ali Erbaş’ın imametinde eda edilen teravihte birleşen yürekler… Rabbim birliğimizi daim eylesin. 🌙
#Ramazan
Epstein dosyasında gördüklerimiz, yalnızca görmemize izin verilen kısmı.
Asıl korkutucu olan da bu.
Epstein’ın kurduğu istismar şebekesi, ilk ihbarlardan itibaren yıllarca görmezden gelindi.
Masum çocuklar, sistematik biçimde çalındı; şantaj üretiminin en “verimli” hammaddesi h��line getirildi.
Modern dünyada güç, utançla ve sırlarla inşa ediliyor. Epstein’ın istismar ağı, bu hakikatin en karanlık tezahürlerinden biri.
Ortaya saçılan belgeler, pedofilinin örgütlü bir güç üretme aracı olarak nasıl kullanıldığını gösteriyor: İstismar kayıt altına alınıyor, arşivleniyor ve zamanı geldiğinde politik, ekonomik ve diplomatik bir baskı enstrümanına dönüştürülüyor.
Yayınlanan milyonlarca sayfa belge, ağır redaksiyonlarla karartılmış durumda. Yıllara yayılan örtbaslar, bilerek geciktirilen soruşturmalar ve güçlü çevrelerin sağladığı koruma sayesinde, çoğu çocuk olmak üzere binlerce hayat mahvedildi.
Tam da bu yüzden mesele yalnızca “Batı’daki bir skandal” olarak görülemez. Bu dosya, çocukların güvenliğinin piyasa ahlakına, ideolojik körlüklere ya da küresel güç dengelerine terk edildiğinde nelerin yaşanabileceğini gösteren ibretlik bir tablodur.
ABD ve Batı medeniyetinin gerçek yüzü de budur. Bu çürümüş sözde medeniyet çökmeye, yok olmaya mahkumdur.
Türk siyaseti açısından buradan çıkarılacak ders açıktır: Çocukların ve gençlerin korunması, tartışmalı kültürel ajandalara teslim edilemez.
Çocuklar ve gençler devlet aklının ile aile politikalarının merkezinde yer almak zorundadır. Çocuğu ve genci korumayan hiçbir özgürlük söylemi masum değildir.
Aileyi zayıflatan, ebeveyn otoritesini aşındıran, çocukları ve gençleri ideolojik deney alanına çeviren her yaklaşım, istismara açık bir zemin üretir.
Güçlü aile, sıfır toleranslı hukuk ve caydırıcı cezalar… Türkiye’nin çocuklarını koruyacak olan budur. Epstein dosyasının fısıldadığı karanlık hakikat de tam olarak şunu söylüyor.
Çocukların ve gençlerin güvenliği, milli güvenlik meselesidir.
📌 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca hangi tarihler arasında, hangi faiz oranının uygulanacağına ilişkin hazırladığım pratik tablonun, uygulamadaki sorunları bir nebze olsun hafifletmesini ümit ederim.
#Hukuk#Temerrüt#Bilirkişi#Avukat
“ABD İran'da nükleer tesisleri vurdu”, YANLIŞ!
“ABD şiileri vurdu”, YANLIŞ!
DOĞRU OLAN;
ABD, yani küresel emperyalizmin ve siyonizmin mevcut öncüsü, BİZi vurdu. Hepimizi vurdu. İslam dünyasını vurdu, dün Afganistan’da, Irak’ta; bugün Filistin’de, İran’da vurduğu gibi…
BİZ KİMİZ?
BİZ hinterlantımızla Anadoluyuz,
Geniş gönül coğrafyasına sahibiz!
BİZ İslam dünyasıyız; mezheplerden, ırklardan, ulus devletlerden öteyiz!
BİZ doğuyuz, “Şark”ız yani; son iki yüzyılda sömürülen, işgal edilen ama şimdilerde farklı dinlerden/milletlerden tüm direnenleriz!
YANİ;
13 Haziran ve bu sabahki İran saldırısı bir kaç generale ya da nükleer tesislere yapılan saldırı değildir! Topyekün BİZ’e yapılan saldırıdır!
Dolayısıyla mevzumuz İsrail ve Amerika’nın ötesinde; küresel zalimlere karşı tek vücut olup her yönüyle direnmektir!
SONUÇ;
Irak’ta atom bombasını bahane edip işgal ettiler, “yokmuş, pardon!” dediler…
Bugün İran’ı nükleer bahaneyle vuruyorlar, nükleeri yalnız kendilerine hak görerek…
Yarın da bizim nükleer araştırmalarımızı ya da yöneticilerimizi bahane edecekler…
Yani mevzu nükleer falan değil,
Mevzu BİZ’iz,
Topyekün BİZ!
Her rengiyle BİZ!
KAYBEDECEKLER!
Kesinlikle hamaset değil bu!
Nasıl ki ABD, 11 Eylül sonrası tüm işgallerinin sonucunda artık daha zayıf ve daha kaotikse; 7 Ekim sonrası Gazze işgaliyle (İsrail=ABD), bugünkü İran’a saldırıyla daha da zayıflayacak ve bir süre sonra kaybedecekler!
BİZ,
BİZ OLURSAK,
KURTULACAĞIZ!
VE İNSANLIK KURTULACAK!
İsrail'in Ortadoğu dedikleri bu kadim coğrafyada yalnız kaldığı gün geldiğinde, tüm dünya burada tarihin nasıl yazıldığına bir kez daha şahitlik edecektir. Yakında yada uzakta, bir gün muhakkak.
@mfatihserdar Sizinle çalışmak ve tecrübelerinizden istifade etmek benim için büyük bir kazanım oldu. Canla başla çalıştığınıza, gerçek bir dava adamı olduğunuza şahitlik ettim. Daha nice önemli hizmetlere imza atacağınıza inancım tam. Mevla yar ve yardımcınız olsun.
Anormallikler hakikaten arşa çıktı. Bir hukuk profesörü bir hukuk öğrencisini yetiştiriyor ve mezun ediyor. O öğrenci avukatlık ruhsatını aldıktan bir sene sonra bizim hukuk büromuzda kendisini yetiştiren o profesörden fazla maaş alıyor.
Bizdeki maaşta bir anormallik yok. Helal hoş olsun. Tüm meslektaşlarımla beraber son derece yoğun çalışıyoruz ve her kıdem seviyesindeki tüm meslektaşlarımın olağanüstü çabası ve katma değeri var.
Anormallik ülkemizdeki öğretmen, akademisyen, memur, işçi, emekli maaşlarında. Özel sektör elbette kendine ait bir maaş evreninde ve bambaşka parametrelerle rekabet ediyor. Ancak şu da bir gerçek:
28 yıldır serbest avukatlık yapıyorum, 20 yıldır kendi hukuk büromun sahibiyim ve ekibimizi yetiştiren akademisyen maaşlarıyla bizdeki maaşlar arasında böylesine uçurum oluştuğunu hiç görmedim.
Büyükelçi Dr. Mustafa Göksu, İstanbul Medeniyet Üniveristesi Muhasebe ve Finansman Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Fatih Yiğit’i makamında kabul etti.
📌İsrail'le ticaretin kesilmesinin üzerinden bir ay geçti. Gelinen noktada bu kararın etkilerini ve nedenlerini uzmanlara sorduk.
📌Bu karar İsrail-Türkiye ilişkilerinde geri dönülemez bir dönüm noktası mıdır?
Okumak için👉 https://t.co/x1P6weHPph
@mercanmh@drfatihyigit
@_Gokhan_Batu @mercanmh@drfatihyigit katkıları ile hazırlanan 7 Ekim’in Gölgesinde Türkiye-İsrail Ticari İlişkileri uzman görüşü yazısına ulaşmak için 👉 https://t.co/x1P6weHPph
Cezayir’de nihai bağımsızlık savaşı başlamadan önce Evras/Aurès dağlık bölgesinde Fransız sömürge askerlerinin 8 Mayıs 1945 günü 50 bin masum ve silahsız Cezayirliyi bir günde öldürmesiyle günümüzde onbinlerce Filistinliyi öldüren İsrail askerleri arasında fark var mıdır?.
“Asla yalnız değilsin”
Bugün demokratik yollarla Mısır’ın cumhurbaşkanı olan #MuhammedMursi'nin ölüm yıl dönümü…
Hukuksuz bir darbeye rağmen cuntacılara boyun eğmeyen halkın cumhurbaşkanını rahmetle anıyoruz.
Akademik Koordinasyon Biriminin şahsıma tevdi edildiği @mumderorgtr 14. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştirdik. Aldığımız bayrağı ötelere taşımak temennisiyle yönetim kurulu başkanımız @engingenc34 ve tüm yönetim kurulu üyelerini tebrik ederim.
Kadim dostlarım @ErhanKirbac, @irfanersin ve Huzeyfe Aladağ ile @finlexit’te bir araya gelerek eskileri yad ettik, günü konuştuk, geleceğe ilişkin hayaller kurduk. Daha yapacak çok işimiz var.
Kıymetli dostum Av. İsmail Gazel ile ziyaret ettiğimiz @hukukcularder genel başkanı @avahmettyilmaz’a misafirperverliklerinden ve büyük münevver Fethi Gemuhluoğlu’nu andığımız hoş sohbetlerinden dolayı teşekkür ederim.