SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 2 📢
Dün başladığımız serimize Bülent Çiftçi @cftcblnt ile devam istiyoruz:
İlk olarak sürecin başında "mülakatı ben mi yaptım" dedi.
Kanun çıkarılmasını istediğimizde "3 katı kişi çağırmak zorundayız yine eleme olur" bahanesini sundu.
2024 Aralık ayında Hacı Bayram Üniversitesi'nde görüştüğümüzde "emsal karar çıkınca, dava açanların hepsi atanacak" dedi. Aynısını Ocak sonunda bakan Yusuf Tekin'le görüştüğümüz gün de söyledi, bu söz üzerine bir süre sahadan çekildik ve bu sözü mücadeleyi zayıflattı.
2025 sonbaharında mülakat mağduru anneleri Ankara'ya gitti, Bülent Çiftçi ile görüştü. Görüşme sonrasında anneler ve bir annenin kızı video çekti diye yetkili sendikanın sekreteri Talat Yavuz'a "ben bunlar için mi uğraşıyorum söylemediğim şeyleri söyledi diyorlar" deyip atamamızı vermeyeceği şeklinde bir bahane sunmuştu.
Süreçte kendisiyle görüşenlere sürekli eylem yapmayın işe yaramıyor diyerek eylem kırıcı rolünü üstlendi.
MHP kanunu verdikten sonra "kendimin ve bakanın ahiretimi yakamam, hakkınızı vereceğiz" diyerek mesaj attı. Kendisiyle görüşen mağdur annelerine "ben geçmeyecek kanunu niye hazırlayayım" dedi.
SÖZLER VE ALGILAR SERİSİ 📢
Bu paylaşım serisine başlarken yetkililerin her zaman yaptıkları gibi söylediklerini inkar edeceklerini, "o anlamda demedim" dilini kullanacaklarını bilerek paylaşım yapma kararı aldık. Hatta aşağıda isimlerini vereceğimiz kişiler bazı görüşmelerimizde, odalarında görüşmeye başladığımız an sanki karşılıklı yazılı sözleşme yapmış gibi "görüştüğümüz kimseye söylemeyin", "adımı vermeyin yoksa inkar ederim" diye ikazda bulunup söylediklerini inkar etmenin tabanını o an hazırladılar.
1.5 yıldır onlarca kez iftiraya, algıya, sözler verilip tutulmamasına maruz kaldık. Hakkımızı vermemek için uydurulan bahaneleri öncelikle sıralamak istiyoruz:
-"Puan süreniz doldu."
-"Atama versek dahi üç katı çağırmak zorundayız."
-"Tam atama olacakken harekete geçtiniz hakkınız verilmedi."
-"Bakanı eylem yaparak kızdırdınız bundan dolayı atamanız gecikti."
-Size kanunla atama veririz ama 2024 ek atama laf eder."
Her seferinde farklı bir söylemle karşımıza çıkmaları, atama hakkımızı iade etmek istememelerinin bahanesi olduğu aşikardır.
Öncelikle bize bu zulmü yaşatan baş aktör bakan Yusuf Tekin @Yusuf__Tekin ile başlamak istiyoruz"
Sürecin başında bakan kendisiyle görüşen şube müdürlerine "mülakat mağdurlarına ek atama verirsem mülakatı mülakat gibi yapmadığım anlaşılır" demişti.
Bize süreç boyunca destek olan diğer bir vekil Ayşe Bohürler @aysebohurler
ve farklı vekillere "işime karışmayın, ben de sizin işinize karışmam" şekilde konuşup haksızlığı örtbas etme rolünü devam ettirdi.
Şimdi açıklayacağımız şey ise kanun sürecinin tıkanmasıyla ilgili en büyük sorunlardandır:
TBMM Eğitim komisyonu başkanı Ayşen Gürcan @ProfDrAGurcan Cumhurbaşkanı tarafından kanunun çıkmasının onaylandığını,
hukuki durumu bildiğini, mülakat mağduriyetinin kendilerince kabul edildiğini ve çözeceklerini söylediği halde meclisten bizzat görüştüğümüz vekiller ve danışmanları bizlere "bakanı ikna etmek için çok uğraştıklarını ama ikna olmadığını, mülakatların tartışmaya açılmasını istemediğini" söyledi.
📌 Öğretmen adaylarımızın sabır taşı çatladı. Kontenjanlar artırılacak mı, artırılmayacak mı? 2024 KPSS mağdurları için ek atama yapılacak mı, yapılmayacak mı? 2023 KPSS sürecinde mağduriyet yaşayan öğretmenlere yönelik herhangi bir düzenleme yapılacak mı, yapılmayacak mı? Temmuz ayında yapılacak AGS öncesi bu sorular cevap bulmalıdır.
"Öğretmenler! Yeni nesil, sizin eseriniz olacaktır."
Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yaktığı bağımsızlık meşalesinin ve fikri hür nesiller yetiştirme ülküsünün her zaman izindeyiz.
Cumhuriyetimizin teminatı olan gençlerimizi, adaletin ve liyakatin ışığında geleceğe hazırlamak için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Sınıflarımıza ve öğrencilerimize kavuşacağımız adil yarınlara olan inancımızla;
19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'mız kutlu olsun!
#19MAYIS
19 Mayıs; bağımsızlığa atılan ilk adımın, gençliğe duyulan sonsuz güvenin adıdır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençlere emanet ettiği bu özel gün; adaletin, liyakatin ve fırsat eşitliğinin simgesidir.
Çünkü bir ülkenin geleceği, gençlerinin hayallerine sahip çıktığı kadar güçlüdür.
Yıllarca emek veren, gecesini gündüzüne katan öğretmen adaylarının tek isteği; hak ettiğiyle değerlendirilmektir.
Bizler sınavlara girerken aynı sorulara cevap verdik, aynı hayaller için mücadele ettik.
Ancak bugün 1611 öğretmenin hayatı; şeffaflıktan uzak mülakat uygulamaları nedeniyle değiştirildi.
Alın teri geri plana itildi, emek görmezden gelindi.
Oysa 19 Mayıs’ın ruhu; gençlerin umutlarını büyütmek, onların geleceğe güvenle bakmasını sağlamaktır.
Çünkü gençliğin kırıldığı yerde, bir milletin yarınları da yara alır.
Bugün geldiğimiz noktada ise fırsat ve imkân eşitliği ilkesi göz ardı edilerek, 1611 öğretmenin gençliği, emeği ve hayalleri mülakatta çalınmıştır.
#19Mayıs
#19MayistaHakHukukLiyakat
EĞİTİM SENDİKALARINA ÇAĞRI 📢
Mülakat mağduru öğretmenler olarak, KPSS’de yüksek başarılar elde etmiş ancak mülakat sistemi nedeniyle mağduriyet yaşamış öğretmenler olarak 1.5 yıldır adalet savaşı vermekteyiz. İller ve komisyonlar arası fark olduğunu, puanların önceden belirlendiğini belgelerle, komisyon itiraflarıyla ortaya koyduk. Mahkemelerden gelen belgelerde yüzlerce maddi hata olduğu görüldü. Sırf dava açan öğretmenlerde %25'e yakın hata varken dava açmayan ve bakanlığın çerçeveyi 60 bin kişiden baz aldığına bakılırsa binlerce öğretmende hata olduğu aşikardır. Mülakatların geneli adalet çerçevesinden saparak gerçekleştirilmiştir.
Atamalarda mülakat puanlarının adaletsiz bir şekilde kullanılması, binlerce meslektaşımızın emeğinin zayi olmasına ve liyakat ilkesinin zedelenmesine yol açmıştır. Bu mağduriyetin kalıcı ve kesin çözümü ancak kanuni bir düzenleme ile mümkündür. MHP tarafından verilen teklif Cumhur ittifakı ortağı tarafından mağduriyetin tescillendiğinin göstergesidir. AK Parti tarafından hazırlanan fakat taslak aşamasında kalan çalışma TBMM Eğitim Komisyonu'na Temmuz öncesinde, yasama yılı bitmeden sunulmalıdır.
Eğitim çalışanlarının haklarını savunma misyonunu taşıyan eğitim sendikaları olarak sizleri; meclis düzeyinde hakkımızı savunmaya yönelik çalışmalar yürütmeye, siyasi partilerle yasa teklifi odaklı görüşmeler yapmaya ve sesimizi ortak eylemlerle duyurmaya davet ediyoruz. Öğretmenlerin geleceğini ve eğitimin liyakat zeminini korumak için bu yasal mücadelede omuz omuza vermeyi talep ediyoruz.
@HurEgitimSen@EgitimBirSen@egitimsen@anadoluaes@egitimis@egitimgucusen@maarifsen@turanegitimsen@EksenEgitimSen@egitimilkesen@eysensendikasi@ozguregitim_sen@turkegitimsen@demecegitimsen@gencegitimsen@tecsen@sendikatobsen@tem_sen@anadolusenkonf@yurtegitim@EksenEgitimSen@milegitimsen1@ozguregitim_sen@ogretimsen@SendikasizSen
Mülakatla emeğimin gasp edilmesinin üzerinden 1 seneden fazla geçmiş, ama hala içim acıyor. Hakkımı yemeselerdi şuan bambaşka bir hayatım olabilirdi diyip diyip duruyorum. Galiba bu iç acısı hiç geçmeyecek
EMEĞİN VE LİYAKATİN SAVUNMASI: MÜLAKAT MAĞDURİYETİ
Öğretmenlik, sadece bir meslek değil, hayatını eğitime adamış binlerce gencin en büyük idealidir ancak bugün, bu ideale ulaşmak için gece gündüz demeden çalışan binlerce öğretmen, mülakat sisteminin yarattığı derin bir adaletsizlikle karşı karşıyadır.
Yıllarca verilen bu emeğin karşılığı, maalesef birkaç dakikalık, objektif kriterlerden uzak mülakat odalarında belirlenmektedir. KPSS'de yüksek puan alarak kontenjana giren meslektaşlarımız, mülakatlarda verilen taraflı veya adaletsiz puanlarla kontenjan dışına itilmekte; emekleri bir kalemde silinmektedir. Liyakat ilkesinin zedelendiği bu sistem, adalete olan inancı sarsmaktadır.
Bu mağduriyeti çözmek için "ahiretimizi yakamayız, hakkınızı veriyoruz", "hakkınızı helal edin", "böyle olacağını bilsek size de yüksek puan verirdik" söylemleri iç rahatlatmadan öte resmi adımlara dönüşmek zorundadır. Yaşanan bu mağduriyet sadece mesleki bir kayıp değildir. Genç öğretmenlerin ve ailelerinin geleceğe dair umutları çalınmakta, büyük bir psikolojik çöküntüye yol açılmaktadır. Yıllarca atama bekleyen, emeği gasp edilen öğretmenler maddi imkansızlıklarla ve geleceksizlikle baş başa bırakılmaktadır.
Çağrımız Net ve Açıktır:
Mülakat sistemi, eğitimde adaleti ve kaliteyi yok eden bir uygulamaya dönüşmüştür. Bakanlık yetkililerini ve milletvekillerini bu haksızlığa karşı somut adım atmaya çağırıyoruz. İlgili kanuna eklenecek bir geçici madde ile 2023 ve 2024 KPSS ile branşlarında verilen kontenjana mülakata çağrılıken, çağrılma sıralaması bazında dahil olup olup mülakat sonrasında bu kontenjanın dışına çıkan öğretmenlere atama hakları iade edilmelidir. Emeğin mülakata kurban edilmediği bir eğitim sistemi için mücadelemiz atama sürecimiz tamamlanana kadar sürecektir.
@Akparti@MHP_Bilgi@herkesicinCHP@iyiparti@_aliyalcin_@TalipGeylan06@leventkuruoglu@kademozbay_@KemalIrmak_@mfaarslan@isamesihsahin@PrfDrFilizKilic@ProfDrAGurcan@cftcblnt@avabdullahguler@AvOzlemZengin
Beceriksizliğin adına
@bilalmacit "Olur böyle hatalar" demişti.
@emirhasan80 ise "insan hatası" olarak kusurları örtmeye çalışmıştı.
1611 öğretmenin emekleri siyasi ve bürokratların keyiflerine kurban edilemez.
***Pazartesi'den Pazartesi'ye***
▪︎▪︎▪︎KATMERLİ MAĞDURİYET, MÜLAKAT!▪︎▪︎▪︎
Sınava girdiler, kontenjan içindeydiler, mülakat sonrası atanamadılar, yerlerine daha düşük puanlı adaylar atandı, mağdur oldular. Yollara düştüler, hep beraber “çözülecek” dedik, aylardır çalmadığımız kapı, başvurmadığımız merci kalmadı, şimdi bildiğimiz bütün çözümler tükendi! Yeni sınava da çalışamadılar ve mağduriyet katmerlendi.
Peki, neden böyle oldu? Öğretmen alımında 2002 yılında KPSS, 2013 yılında ilave alan sınavları, 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası, 2016 yılından itibaren ise güvenlik kaygısı ile mülakatlar gündeme gelmişti. Gerekçe güvenlik olunca mülakatlarda amaç daha iyi öğretmen seçmek değil örgüt üyesi adayları atamamak olmuştu.
Bu yöntem çok sağlıklı olmasa da karşılık bulmuştu. Önceleri komisyonlara artı-eksi beş, daha sonra üç puan yetkisi verildi. Bu uygulama da tepki alınca, elenenlerin mahkemeye başvurduğu, puanlardaki ondalık kısmın otomatik yuvarlama yapıldığı uygulamaya geçildi.
Akademi öncesi, 2023 KPSS puanı ve mülakatla son atama yapılacakken bir anda; “mülakatı, mülakat gibi yapacağız.” aşamasına geçildi. Hiç gereği yoktu, zaten akademi tartışmaları başlamıştı. Adayların isimleri ile de��il son anda verilecek kodla gireceği, sınav puanını komisyonun görmeyeceği, bir ders saati sürecek, örnek ders anlatımının yapılacağı, puanın hemen öğrenileceği vs. bir sistem çalışıldı.
Sistem çalışıldı ancak yerleşik bir uygulama vardı. Komisyonlar özenli kurulamadı, uygulayıcılar eğitime alınamadı, yeni sistem çalışılamadı. Uygulama kâğıtta yazıldığı gibi olmadı, komisyonlar adayın puanını gördü, süre bir ders saati olmadı. Önceden prensip kararı alıp, eski alışkanlıkla sınav puanını mülakat puanı olarak veren komisyonlar olduğu gibi, tamamen özgün puanlayan komisyonlar da oldu. Sonuçta iller, hatta aynı ildeki komisyonların puanları arasında uçurumlar oluştu.
Sınav puanı ve yerleşik yuvarlama yöntemi uygulanmış olsaydı atamaya hak kazanacak adayın, hayatının kalan kısmını üzerine bina edeceği mülakatta, verdiği beş puan türünü doğru toplayıp yazamayan komisyonlar bile gördük mahkeme evraklarında. Karalamalar da cabası.
Adaylar, aileleri, sendikalar, mahkemeler, siyasetçiler, gazeteciler. Eylemler, isyanlar, ağlamalar, mahkeme salonları. Herkes bir yerinden tutuyor ancak, adayların en son sığındığı, adaletine güvenmek istediği ve Türk milleti adına karar veren mahkemelerin, bu kadar ayan beyan ortada olan adaletsizliği nasıl görmediklerini anlayabilmiş değiliz. Sadece maddi hata ve karalama ile ilgili denetim yapan mahkemenin yaptığını, iki muhakkik okul müdürü de yapabilirdi.
Samimiyetle çırpındık, çözüm için çabaladık. Ek kontenjan verilsin dedik olmadı. İdari mahkeme dedik, üst mahkeme dedik, emsal karardan torba yasada istisna bir maddeye kadar zorladık. Muhalefet şovunu yaptı, bazı vekiller umut verdi, şimdi aldığımız son bilgi bizi suçlama aşamasına geçmişler.
Bu problem çözülmelidir. Bu hak teslim edilmelidir. Bu adaletsiz uygulama böyle unutturulamaz. Ben hala aradan aylar, yıllar geçse de bir gün bu hak teslim edilecek diye düşünüyorum. Bu yazıyı da bu inançla yazıyorum. Bir isyanı dile getirmek adına yazıyorum.
Bir hak teslim edilecekse, bir yanlış düzelecekse, bir adaletsizlik ortadan kaldırılacaksa; partiyi, sendikayı, siyaseti, bitmez tükenmez hesapları bir kenara bırakın ve bir çözüm bulun.
Danıştay’daki bir hâkim çıksın ve bir karar yazsın: “Bu mülakatlar şeklen hukuka uygun gibi görünse de uygulaması ve sonuçları itibari ile hukuka uygun değildir. Sınav puanına göre kontenjana dahil olduğu halde elenen adayların mülakatları yeniden yapılsın.” Desin.
Desin ve başından beri bu problemi çözmek için bizimle ve mağdur adaylarla sağlıklı diyalog kuran Personel Genel Müdürü Bülent Çiftçi atamaları hızlıca yapsın. Gelin bu ağır yükü bu gençlerimizin omuzlarından alalım ve hayatları boyunca bu duygu ile yaşamalarına seyirci kalmayalım.
++++
Sayın @oktay_saral Bey mülakat mağduru öğretmenler için @MHP_Bilgi tarafından verilen teklifi @Akparti verince geçiyormuş Cumhurbaşkanımız teklifte sadece bizi onaylamış tekrar bakanlık istemiyormuş deniliyor Cumhurbaşkanımızın bu haksızlığı çözmesini istiyoruz
@RTErdogan
Hayat insanı bazen öyle bir arafta bırakır ki ne o deveyi güdebilirsin ne de o diyardan gidebilirsin. Ne gidecek gücü ne de kalacak takati kalır insanın. “Ateş senin bağrında yanmıyorsa tavsiye vermek hep kolaydır” derler, öyledir insanın hikayesi bir diğerine genelde basit gelir. Birbirimize yapacağımız en hayırlı adım samimi içten bir dua, anlayan bir hal, doğru ve hakkaniyetli bir yaklaşımdır.
@mebpersonel Mülakat mağdurları en kısa zamanda görevlerinin başında olmak istiyor. 2 yıldır bizlerin yerine başkaları maaş alıyor, bizlerin yaşaması gereken hayatları başkaları yaşıyor. Bu vebal gerçekten çok ağır. Yetkililer bir an önce gereğini yapmalıdır. Kaybedecek 1 tek günümüz kalmadı.
@isamesihsahin Başkaları da hak ister diye mülakat mağduru öğretmenlerin yaşadığı mağduriyeti devam ettirmek hangi akla hangi vicdana sığar?
Yapılan haksızlık belli mağdurlar belli. Adında "Adalet" olan partiden "Adalet" dileniyoruz 2 yıldır.
@RTErdogan@_cevdetyilmaz@dbdevletbahceli