Biri bana “seni üzmek istemiyorum,” diyorsa, benim sevgimi istemediğini anlıyorum. Çünkü sevgi, birinin senin için endişelenmesi, üzülmesi, bazen senin yüzünden kırılmasıdır. Üzmek istememek ve üzülmekten korkmak, sevgiden korkmaktır.
"Aslında insan kendini nesnelerde yansıtıyor, ona kendi imgesini yansıtan her şeyi güzel kabul ediyor: 'güzel' yargısı onun türünün kibirliliğidir."
~Nietzsche
Geçenlerde insanların sadece %40ı kadarının bir iç diyaloğa sahip olduğunu anlatan bir araştırma makalesi okumuştum. İnsanların yarıdan fazlasının kafasında hiç bir şey olmadan dolaşıyor olabilişine bir müddet şaşırdım, sonra yaşanan tüm her şey daha anlamlı gelmeye başladı.
İnsan, ötekindeki kendisini seviyor, kendisini ötekinde kurduğu için kendisine benzeyeni seviyor. Kendisine benzeyen birini sevenin de kendisini sevmesi çok anlamlı bir şey.
Öteki olmadığında o kendisine, o ayna imgesine ulaşamıyor. "
Dr. Agah Aydın
https://t.co/UnZh8Q1bof
Yalan söylemek ya da bilinmesi gereken bir bilgiyi gizlemek —>”Senin bununla başa çıkacak güçte olduğuna inanmıyorum”değil de; aslında “ben senin bu gerçeği bilmenin sonuçlarıyla başa çıkabilecek güçte değilim”.
"Lüks hisler" var. Ve lüks iletişim stilleri: Estetik, derin ve ruhsal hakiki muhataplık bağları.
Özdeğer, özsaygı, sevmek, sevilmek, güven hisleri fazlasıyla tatmin edilmiş insanlar çok daha estetik hislerin, arayışların ve bağların peşinde oluyor.
Özlem duyduğun diğer gerçeklik, ancak kendi içinde vardır. Sana, zaten varlığı senin içinde var olmayan hiçbir şey veremem. Önüne, kendi ruhundan başka hiçbir resim sergisi açamam.
Bozkırkurdu | Herman Hesse
Güzelleştirmeyi bilmek, güzel olmaktan daha güzel.
Güzel olan, güzellik yitimine uğramaktan kurtulamaz. Oysa güzelleştirmenin sihrini bilen sonsuza değin güzelliğe ait olur.
Ve dokunduğu her şeyi güzel kılar: Kendini, sahip olduklarını, aşkını, yazgısını ve tüm yaşamını.