@SoyFranNavarro 40 yıllık bir çamaşır makinesini yeni attık. 5 sene önce de çamaşır ve kurutma makinesi aldık ve tertemiz yıkıyor. Ayrıca torbalı ve şarjlı Hx2 süpürgemiz de canavar gibi temizliyor. Çamaşır makinesinde Petek doku kazan sistemi çamaşırları çok iyi koruyor ve makine ağırlığı 90 kg
1915’teki zorunlu göç kararı, Doğu cephesinde Ruslarla iş birliği yapan Ermeni isyan örgütlerinin Müslüman köylerini basıp katliamlar düzenlemesi üzerine alınan bir güvenlik tedbiridir. Rus arşiv belgeleri ve dönemin raporları, Rus Dışişleri Bakanı Sazonov’un Osmanlı Ermenilerini silahlandırma talimatı verdiğini, Kafkasya’da Ermeni gönüllü birlikleri kurulduğunu ve Van’da 1915 Nisan’ında başlayan isyanın Rus ilerleyişiyle eşzamanlı gerçekleştiğini gösterir. İngiliz ve Fransız konsolosluk raporları da Van’daki olayların Ermeni tarafının silahlanması ve isyanıyla başladığını kaydeder. Amerikalı tarihçi Justin McCarthy, “The Armenian Rebellion at Van” eserinde Van isyanını ve Ermeni devrimci örgütlerinin Ruslarla iş birliğini belgelerle ortaya koyarken; siyaset bilimci Guenter Lewy ise “The Armenian Massacres in Ottoman Turkey: A Disputed Genocide” kitabında merkezi bir soykırım niyetinin belgelerle kanıtlanamadığını ve ölümlerin büyük ölçüde savaş koşulları, hastalık ve isyan ortamından kaynaklandığını belirtir. Osmanlı arşivlerinde ise göç kafilelerinin korunması ve iaşesi için emirler vardır; sistematik bir yok etme kastı yoktur.
Osmanlı arşivleri araştırmacılara açıkken, Ermeni Devrimci Federasyonu’nun (Taşnak) Boston’daki arşivleri ile Kudüs Ermeni Patrikhanesi gibi kritik diaspora koleksiyonları uzun yıllar kısıtlı erişim uygulamış ve hâlâ seçici biçimde tutulmaktadır. Türkiye, 2005’ten itibaren tüm arşivlerin incelenmesi için Türk, Ermeni ve uluslararası tarihçilerden oluşan ortak tarih komisyonu kurulmasını önermiş; Ermenistan tarafı ise olayları sözde “tartışılmaz soykırım” olarak kabul ederek bu öneriyi kasıtlı şekilde reddetmiştir. 2009 Zürih Protokolleri’ndeki benzer düzenleme de hayata geçmemiştir. Komisyon teklifi Türkiye tarafından hâlâ masada durmaktadır.
İzmir yangını iddiası da aynı tek taraflı kurgunun parçasıdır. Yangın, Türk ordusunun şehre girişinden günler sonra Ermeni mahallesinde başladı. Fransız Amiral Dumesnil’in raporlarında Türklerin yangından sorumlu olmadığı, aksine düzeni sağlamaya çalıştıkları belirtilir; Dumesnil, yangını Ermenilere bağlar. Fransız Konsolosu Graillet de nihayetinde aynı görüşe vararak kundakçıların Ermeni ve Rumlar olduğunu kaydeder. İzmir İtfaiye Müdürü Paul Grescovich (Avusturyalı), kendi itfaiyecilerinin ve Türk muhafızlarının yangın çıkaran Ermeni gençlerini (kadın veya düzensiz asker kılığında) vurduğunu, Ermeni kurumlarında petrole batırılmış yanıcı maddeler bulunduğunu rapor etmiştir. Amerikalı Mark O. Prentiss de bu bulgulara dayanarak yangını Ermeni ve Rumların çıkardığını yazar. Fransız gazeteleri (Le Figaro, Le Matin) ve İspanyol ABC de Türklerin sorumluluğunu reddeder.
Türkler ne 1915’te ne 1922’de kasıtlı bir yok etme veya kundaklama eylemi gerçekleştirmemiştir. Anlatılanlar, bilinçli biçimde oluşturulmuş kurgulara, seçilmiş tanıklıklara ve siyasi propagandaya dayanır.
@muhammetdem2r@populicc Bana denk gelmedi de 😅İstinye Park'ta gezerken gördüm ve Adidas mağazasına girerken ben de peşinden gittim. Halı saha maçı için ayakkabı bakacakmış, ben de tam ayakkabıları denerken yanına yaklaştım. O bi yandan ayakkabı denerken ben de sohbet ettim ve sonra fotoğraf çektirdim.