FotoHaber - Cumhurbaşkanı Danışmanı Mehmet Uçum'dan AİHM'ye sert tepki: ''Lan biz kendi anayasımızı bile tanımıyoruz, siz kimsiniz?!''
https://t.co/sworP9OXil
“Fakir olduğum için mi benim sesimi duymuyorsunuz” diyen Nizamettin Amcamızın hatrı için Rojin Kabaiş’in sesi olalım:
“Rojin'in bedenine yapılan otopside, midesinde ve iç organlarında, solunum yolu felcine sebebiyet veren Rocuronium, midesinde ise Ornidazole tespit edilmiştir!”
— Abdurrahman Karabulut
Rojin Kabaiş’in sesini duyurduğumuz için en az 2 hesabımız erişime engellendi. İnadına ses olmaya devam edeceğim.
Nizamettin amcamızın o güzel hatrı için Rojin’in sesi olun!
Katiller 10 yıl da geçse, ADALETE HESAP VERECEKSİNİZ! #RojinİçinAdalet
AİHM Büyük Dairesi, 25 Ağustos 2026 tarihli Kavala/Türkiye (No. 2) kararında Osman Kavala’nın tutukluluğu, yargılanması ve mahkûmiyeti nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin birçok maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. ⬇️
Her ne yaşarsak yaşayalım zaman geçiyor. Ömür bitiyor! Bu geçici ömrü zalimin tarafında ve emrinde geçirmek, bir insanın kendine yapabileceği en büyük kötülük olsa gerek! Çünkü zalimin zulmü kadınları, çocukları, yaşlıları, yuvaları, hayalleri, hayatları, iyiliği, güzelliği, masumiyeti hedef alıyor! Bu kadar hakkı sırtına yüklemek ne kadar büyük bir ahmaklık! Üstelik karşılığında aldıkları şey haram para, haram rızık, haram azık, haram katık! Kaybettikleri ise huzur, muhabbet, merhamet, bereket, vefa, vicdan, kısacası insanlık ve dahi sonsuzluk!
3 kişi bile seyretse, doğru bildiğimi anlatmaya ve bu yayınlara devam edeceğim demiştim.
Bugün YouTube kanalımız 165.000 kişiye ulaştı. 🙏
Üstelik Türkiye’den hesaplarıma VPN olmadan erişimin bile zor olduğu bir dönemde bu sayıya ulaşmak benim için ayrıca çok anlamlı.
İzleyerek destek veren, yorumlarıyla katkı sağlayan, eleştiren ve farklı düşünen herkese gönülden teşekkür ederim. Eleştiri değerlidir; yeter ki iyi niyetli ve gerçekler üzerinden olsun.
Bir de kendisine anlatılanlara inanıp, araştırmadan hakaret ve iftira edenlere küçük bir not:
Beni tanımadan, bilmeden ve doğrulamadan söyledikleriniz sizin tercihinizdir. Benim cevabım ise üretmeye, konuşmaya ve bildiğim doğruları anlatmaya devam etmek olacak.
3 kişi de izlese devam edecektim.
165 bin olduk. 🤗🙃
https://t.co/TtYNVLAbng
👆 abone olmayan varsa link..
Daha yolumuz uzun. ❤️
İzleyen, destekleyen, eleştiren herkese teşekkürler.
Bırak bu hamaset kokan lafları. Kayınpederinin verdiği ihalelerle, kredilerle, hibe arazilerle, çöktüğün savunma sanayi ile karun kadar zengin oldun. Sen damat oldukça merak etme rotan da olur rüzgarın da.
Kargaların mahkeme kurduğu yerde bülbüller seslerinden yargılanır.
Ve kargaların kurduğu mahkemelerde beraat edenler değil,
mahkum edilenler umut verir.
Birine yapılan zulme karşı çıkarken “aynı düşünmesek de, çok farklı görüşlere sahip olsak da…” gibi açıklamalar yapmak biraz yakışıksız kaçıyor!
Kime yapılırsa yapılsın; zulüm, zulümdür.
İzaha lüzum yoktur.
Alparslan Kuytul’a yapılan adaletsizliktir, haksızlıktır, zulümdür.
Alparslan Kuytul ve Semra Kuytul ile tanışma ve sohbet etme fırsatım olmuştu. Suç örgütü olduklarına dair tek bir izlenimim yok ki geçmişte devam eden bazı dosyalarını da incelemiştim.‘Cemaatler kapatılsın’ zihniyetinin ürünü olan bu operasyonlara bir son verilmeli, zira hukuk herkese lazım.
Sizden olmayan muhalif dini gruplar kendi içlerinde bir araya gelebilir, yasal bir şekilde örgütlenebilir , şirket kurabilir, yardımlaşabilir, ticaret yapabilir, herhangi bir haberleşme programını kullanabilir. Bu gözdağlarına ve hukuksuz gözaltılarına son verin.
Ülkede bir grup var, troller bügün terörist ilan etse; yarın elinde silah, evladının kapısına dayanır! “Sen teröristmişsin, devlet diyorsa vardır bir bildiği” der! Cehalet, gaflet ve dalalet birleşince; eşine, dostuna, akrabasına, komşusuna hiyanet kaçınılmaz oluyor! Bu yüzden bin yalanı gün yüzüne çıkmış troller dahi bu ülkede gündemi değiştirebiliyor! Karanlık bir zihniyet! Acınası bir durum!
bu ülkenin 90 milyon vatandaşının yararlanması gereken sahilleri, oteller ne hakla işgal eder? şemsiyeni, havlunu alıp herhangi bir sahilde denize giremiyorsun, çünkü otellere haraç vermek zorundasın. rezalete bakın! her şeyi almışlar, garibana sadece şehit olmayı bırakmışlar.
Kadının korku içindeki fotoğrafını o şekilde yayınlamışlar. Ama daha dün 23 yaşındaki, sağır ve dilsiz bir kadına cinsel saldırıda bulundukları gerekçesiyle tutuklanan 5 kişinin fotoğraflarını, yüzleri görünmeyecek şekilde, arkadan çekilmiş haliyle servis ettiler.
Rezilsiniz!
Bugüne kadar sosyal medyada yazarken en zorlandığım konu, küfretmemek, aşağılık insanların seviyesine düşmemek oldu. Ancak öyle fotoğraf kareleri, öyle zulüm örnekleri düşüyor ki önümüze; küfretmemek de, kahretmemek de imkansız hale geliyor! Alçaklığın, münafıklığın, zalimliğin ve aşağılıklığın kol gezdiği bir dönemde, bize de bu düştü! Edebimizden, adabımızdan ödün vermeden hak, hakikat ve hukuk çizgisinde kalmak! Zalime boyun eğmeden, tasmalı itlerinin çektiği bataklığa düşmeden adalet, eşitlik ve özgürlük mücadelesi vermek!
Amerika’da pek çok göçmenle tanıştım.
Aralarında büyük şirketlerde üst düzey görevlerde bulunanlar, iş insanları, akademisyenler ve farklı alanlarda önemli başarılara imza atanlar var.
Hikâyeleri şaşırtıcı biçimde birbirine benziyor.
Vaktiyle anne babaları hayatlarını birkaç valize, bazen bir sırt çantasına sığdırıp ülkelerine veda etmek zorunda kalmış. Zulümden, baskıdan ve hukuksuzluktan kaçıp, bilmedikleri bir ülkede sıfırdan başlamışlar.
Dil öğrenmiş, çalışmış, yokluk çekmiş, çocuklarını gurbette büyütmüşler.
Ödedikleri bedeller, sonraki neslin önünde yeni kapılar açmış.
Bugün o çocuklar şirketler yönetiyor, bilim üretiyor, iş kuruyor, insan yetiştiriyor. Köklerinden koparılan ailelerin çocukları, başka topraklarda yeniden kök salıp kendi alanlarında değer üretiyor.
Bizim hikâyemiz de buna çok benziyor.
Yaşadığımız acılara, kayıplara ve zorluklara baktığımızda; çoğu zaman yalnızca bugünü görüyoruz.
Oysa bir neslin yaşadığı büyük kırılmaların gerçek sonucu bazen ancak bir sonraki nesilde ortaya çıkıyor.
Ve şimdi, bütün bu sancıların arasından yeni bir nesil yetişiyor.
Dünyanın en iyi üniversitelerinde okuyor, üretiyor, dünyayı tanıyor ve kendine yepyeni yollar açıyor.
Biz köklerimizden koparıldık.
Ama çocuklarımız başka topraklarda yeniden kök salıyor.
Ve kim bilir…
Belki de bizim kaybettiklerimizle onların geleceği inşa ediliyor. Belki de ileride Türkiye’nin milletçe sahipleneceği ve gurur duyacağı başarı hikayeleri şimdi yazılıyor!
Gözyaşlarımı tutamadım. Harbiyelilerin duruşu ile gurur duydum. Onlara bakarken vefanın zirvesini gördüm. Gencecik yaşlarına rağmen, yıkılmayan koca çınarları izledim. İşkenceci ve kumpasçı mahluklara karşı derin bir öfke ve hesap sorma duygusunda boğuldum! Hala içeride olan 135 harbiyeliyi, erleri, kursiyerleri, onbinlerce vatan evladını düşündüm. Gözyaşlarımı tutamadım. Masumiyetin bir insanı taşıyacağı zirvelerden esen ılık rüzgarlarla, baharın tüm çiçeklerini kokladım. Yüreğinize sağlık 🫡
Yargıtay Üyesi Hüsamettin Uğur'a gözaltından sonra Savcı tarafından Adalet Akademisinde ders anlatıp anlatmadığı sorulmuştur!
Hakim ve savcılar hakkında düzenlenen iddianamelerde de bu konu suçlama olarak ortaya çıkmıştır.