Top Tweets for #cdbc
Dijital Euro Tasarısına Onay: ECB'nin CBDC Projesinde Kritik Adım
https://t.co/lMVFA40wnX
#dijitaleuro #econ #cdbc

🚨⚠️El Føro Ecønómico Mundial (FEM) ha CONFIRMADO un acuerdo global ⚠️
C0NTROL DIGITAL Se lo venderán a todo el mundo como “por su bien” o “por su seguridad” o “por su comodidad”.
Pero en realidad es otra estafa, para ellos tomar el control y transferir enormes cantidades de riqueza.
ES LA PERDIDA DE AUTONOMÍA-LIBERTAD.
ADMITEN que rastrearán lo que comes, tus viajes, con quién hablas y todo lo que haces en la vida 👇
El FEM debería ser considerado organización criminal, sus miembros detenidos y sus colaboradores investigados de forma inmediata.
DESPIERTA!! antes de que sea demasiado tarde ⚔️🔥
Nhớ kỹ.!
Nền tảng của @quantnetwork @FusionLayer25 không chỉ phục vụ mỗi #CDBC.
Fusionlayer hoạt động với mọi loại tài sàn, mọi loại tiền điện tử.
ALL KIND OF DIGITAL ASSETs.
Network of Network.
$QNT
🇺🇸 LATEST: Republican lawmakers are pushing for a permanent CBDC ban to be included in the 21st Century ROAD to Housing Act, with a House vote expected this week.

@dejanirasilveir El #Euro digital es como el #peso en Chile, no debemos dejar que nos sometan, todo pasa por el nivel de conocimiento de que significa las #CDBC (MONEDA DIGITAL DE LOS BANCOS CENTRALES) tendrán el control tal como sucede en #China
#Reacciona #Atina #Investiga #NoTeSometas
@JoanaCotar @Tinimaus1110 #WoSollDasEnden?
Sie sagen es offen!
2030, du wirst nichts besitzen und glücklich sein...
Wann steht der Michel auf?
#DigitalID
#chinaSystem
#DigitalEuro
#Cdbc
#SocialCreditSystem
#Co2Konto
#CarbonFootprint
#Doppenmoral
#Medienkartell
#WefPuppets
#DDR2.0

@EelcoHoecke @PiepzeideM Nee t dwingt ons tot voedselkeuze die "zij" goed vinden.
Zij bepalen wat je eet, wat je drinkt, welke en hoeveel brandstof, welke auto je rijdt. Ze onteigenen je. Ze bepalen tot in detail jouw leven #cdbc. Voldoe je niet dan krijg je niets of minder. Overtreft COMMUNISME
@DrLuetke Es gibt nicht Butter UND Kanonen, es gibt nur Butter ODER Kanonen!
Die Regierungen plündern Europa aus!
#WoSollDasEnden?
#Doppenmoral
#Medienkartell
#WefPuppets
#DDR2.0
#DigitalID
#chinaSystem
#DigitalEuro
#Cdbc
#SocialCreditSystem
#Co2Konto
#CarbonFootprint

@Wftproof @esther241101 @mariannezw Het is een overheid vol wantrouwen, in combinatie met een ongezonde relatie met haar burgers.
Ik zei het al in 2022 bij de plannen voor de #cdbc, want alles moet gemonitord kunnen worden. 👇
@JoostJansen6 Het is de nativiteit waar ze gebruik van maken. Onder het mom van “ik heb niks te verbergen”, maar was er überhaupt een verdenking dan? 🤨 Grenzeloos wantrouwen van de overheid tegen alle burgers? Een gezonde relatie berust op vertrouwen en dit soort relaties worden ongezond!
This next one just cut through.
MACHETE
A Mexican lager with subtle lime and a crisp finish.
Clean. Light. Easy all day.
Straightforward, but done right.
Next one brightens up but it’s not playing by the rules.
#DrinkOutsideTheBox #Lager #CraftBeer #CDBC

Swift
Project Agora (Global RLN)
Bank of England
Bank of Japan
European Central bank
Hold your Beer
$QNT
#CDBC #tokenisedeposit #programablepayment #DLT
#interoperability #crossborderpayment
@BismarckOt82951 2030, ihr werdet nichts besitzen und glücklich sein!
Man sollte den #WefPuppets zuhören.
Sie wollen den #GreatReset, #DigitalID, #CDBC, #CarbonFootprint, #ChinaSystem...
https://t.co/U98Ro5wBbM
So klug, was der 90-jährige Professor für Ästhetik Bazon Brock in der Weltwoche 46/2025 sagt! Es passt auf
• Krieg („Endsieg”)
• Viren („NoCovid”)
• Klima („Transformation”)
Hintergrund: Immer dieselben gaukeln uns vor, man könne Russland besiegen, wenn man nur genügend aufrüstet, Viren ausrotten, wenn man Lockdowns nur hart und lang genug macht oder die Erdtemperatur durch internationale Konferenzen steuern.
Und es sind meist Leute, die ihr eigenes Leben nicht geregelt bekommen und von leeren Versprechungen zehren. Leider zu oft mit Erfolg und zum Schaden anderer.

Ramazan Notları:12
#CDBC
#DijitalPara
#Djitalkölelik
#İnsanveÖzgürlük
#TürkiyeNeYapacak?
Devletin en temel iddiası şudur:
Düzen ve güvenlik üretmek.
Fakat her düzen üretimi, aynı zamanda bir görünürlük üretimidir.
Devlet, yönetebilmek için görmek ister. Görmek için ölçer; ölçmek için kaydeder; kaydettiği şeyi ise sınıflandırır. İktidarın en rafine biçimi, kaba zor kullanımı değil; davranışı önceden tahmin edebilme kapasitesidir.
#CBDC gibi dijital para sistemleri, tam da bu noktada siyasal bir anlam kazanır.
Çünkü para yalnızca ekonomik bir araç değildir; toplumsal hareketin dolaşım kanalıdır.
İnsanların nerede, ne zaman, neye değer verdiğini gösteren en saf veridir. Bu nedenle paranın dijitalleşmesi, devletin ekonomik alanı “okuma” kapasitesini radikal biçimde artırır.
Burada klasik iktidar anlayışından farklı bir
evreye geçiş söz konusudur.
Artık mesele yasak koymak değil; davranışı yönlendirmek, teşvik etmek, caydırmak, programlamak hâline gelir.
Programlanabilir para, hukukun yavaş işleyişini yazılımın hızına taşır. Bir kararnameye gerek kalmadan, kod satırıyla sınır çizilebilir.
“Tek tuşla özgürlük alanlarını daraltmak, iradeyi ortadan kaldırmak ve insanı dijital sistemler üzerinden yöneticinin kontrolüne bırakmak mümkün hâle geliyor.”
Gözetim ve zombileşen toplum tartışmalarında sıkça vurgulanan bir ilke vardır:
Sürekli görülen birey, zamanla kendini denetlemeye başlar.
Bir müddet sonra kendi olmaktan çıkmış bir insan modeli çıkacak karşımıza.
Bu, dış baskının içselleştirilmesidir.
Eğer finansal davranışlar bütünüyle izlenebilir ve analiz edilebilir hâle gelirse, birey ekonomik tercihlerini yalnızca ihtiyaç ve arzuya göre değil, “nasıl algılanacağına” göre de yapmaya başlayabilir.
Böylece iktidar, dışsal zor olmaktan çıkar; öznenin bilinç yapısına sızar.
Modern devlet teorisinde egemenlik, parayı basma ve vergiyi toplama gücüyle tanımlanır. #CBDC, bu iki gücü aynı dijital altyapıda birleştirir. Para akışını anlık görmek, gerektiğinde dondurmak, yönlendirmek veya kısıtlamak; egemenliğin teknik kapasitesini büyütür. Bu, devletin zayıflaması değil; aksine veri temelli güçlenmesidir.
Ancak burada ince bir denge vardır. Liberal siyasal düşünce, iktidarın sınırlandırılması gerektiğini savunur. Güç arttıkça denetim mekanizmalarının da artması gerekir. Dijital para sistemleri, şeffaflığı yalnızca yurttaş için değil, devlet için de zorunlu kılacak biçimde tasarlanmazsa, güç asimetrisi büyüyebilir.
Soru şudur:
Veri çağında özgürlük nasıl korunur?
Çünkü özgürlük, yalnızca seçim yapabilmek değildir; seçimin gözetim baskısı altında olmamasıdır. Eğer her ekonomik hareket potansiyel bir veri puanına dönüşüyorsa, siyasal alan ile özel alan arasındaki sınır incelir.
Yine de şunu da görmek gerekir: Dijitalleşme otomatik olarak totaliterliğe götürmez. Aynı teknoloji; şeffaf, hesap verebilir ve katılımcı bir yönetim modeli de üretebilir.
Türkiye’nin bu anlamda sorumlulugu çok büyük Çin’de uygulanan sosyal laboratuvar üzerinden diktatör bir model şekillendiriililiyor ve doğrudan Çin toplumunun özgürlükleri ve iradesi yok ediliyor
Eğer Türkiye böyle bir modeli tercih ederse KÜRESELCİ EPSTEİN SİYONİSTLERİNİN hedeflediklerini gerçekleştirmiş olur Mesele araçta değil, kurumsal kültürde ve hukuki çerçevededir.
Siyasal-felsefî açıdan bakıldığında, #CBDC şu soruyu yeniden gündeme getirir:
Devlet, yurttaşın güvenliğini sağlamak için ne kadar görme hakkına sahiptir?
Ve yurttaş, güvenlik karşılığında ne kadar mahremiyetini devredebilir?
İktidar ile özgürlük arasındaki gerilim, dijital çağda daha sofistike bir hâl alıyor. Eskinin açık baskısı yerini, verimlilik ve konfor söylemiyle örtülmüş bir yönlendirme kapasitesine bırakabilir.
Sonuçta mesele para değildir.
Mesele, görünürlük ile hürriyet arasındaki dengedir.
Dijital çağın siyasal sorusu şudur:
İnsan, yönetilen bir veri nesnesi mi olacak;
yoksa veriyi kullanan bilinçli bir özne mi kalacak?
Bu sorunun cevabı teknik değil, varoluş değerleri odaklıdır.

Ramazan Notları: 11
#CDBC
#DijitalPara
#Kölelik
#İnsan
#Özgürlük
Zamanın içinden geçmiyoruz; zaman bizim içimizden geçiyor.
Mekânı işgal etmiyoruz; mekân bizi taşıyor.
Fakat şimdi başka bir eşiğe yaklaşıyoruz. Paranın taş hâlinden kâğıda, kâğıttan sayıya, sayıdan koda evrildiği bu çağda yalnızca ekonomik bir dönüşüm yaşamıyoruz; değer anlayışımızın ontolojisi değişiyor.
#CBDC adı verilen #dijitalpara, sadece bir ödeme aracı değildir. O, değerin görünmezleşmesi ve aynı anda mutlak biçimde görünür kılınmasıdır.
Eskiden elimizde tuttuğumuz nakit, sessiz bir özgürlük alanıydı; insanın kendi iradesiyle temas edebildiği son maddi temsillerden biriydi. Şimdi ise değer, bir veri akışına, algoritmik bir kayda, sistem hafızasına dönüşüyor.
Burada soru teknik değil, varoluşsaldır:
Değer nedir?
Değeri kim tayin eder?
Ve insan, değerinin kodla ölçülmesine ne kadar razıdır?
Anonim ödeme imkânının ortadan kalkması yalnızca pratik bir değişim değildir. Bu, insanın iç dünyası ile kamusal alan arasındaki sınırın incelmesi demektir. Para, insanın niyetine en yakın aynalardan biridir. Harcama bir tercihtir; tercih ise iradenin yansımasıdır. Eğer her tercih kayda geçiyor ve analiz ediliyorsa, irade ne kadar hür kalabilir?
Dijital kimlik ile dijital para birleştiğinde ortaya çıkan şey, sadece takip edilebilir bir ekonomi değildir; aynı zamanda şeffaflaştırılmış bir insan tasavvurudur. Bu, insanı davranış kalıplarına, risk puanlarına ve istatistiksel eğilimlere indirgeme tehlikesidir. Orwell’in 1984’ü kaba bir gözetim düzenini anlatıyordu; bugünün dünyası ise gönüllü mahremiyetin alenileştirilmesi yok edilmesi, sahte konfor ve görünmez denetim ve iradenin yok edilmesi üzerinden işleyen bir izlenebilirlik ve dijital bir diktatörlük sistemi kurma peşindeler
Ancak burada unutmamamız gereken bir hakikat vardır:
Teknoloji kader değildir.
Teknolojiyi insanlığa ŞEYTANİZM ODAKLI kaçınılmaz bir yazgı gibi dayatmak isteyen anlayışlara karşı, Türkiye’nin teknolojiye anlam kazandıracak bir değerler manzumesi üretme kapasitesi vardır.
Üzücü olan, siyasetin bu konulara yokmuş gibi davranması ve küresel ölçekte üretilen ŞEYTANİZM odaklı dalgaya uyum sağlamanın meseleleri çözeceği yönünde bir görüntü vermesidir.
Kader, insanın iradesine verdiği değerdir.
Eğer kaderimizi, kendi irademiz ve siyasal tercihlerimizle, değer merkezinden kopuk biçimde ŞEYTANİZMİN İNSANI YOK ETMEYE ODAKLI şekillendirmeye kalkarsak; bizden sonraki nesillerin kimlik ve inanç bakımından savrulmuş bir zeminde PAGANLAŞACAGI VE PAGANİZM esaslı hayatı yaşayabileceği be ülkemizin PAGANLIK MERKEZİ olma ihtimalini de tarihe not düşmüş oluruz.
Bu durum, dindarlık ve Müslüman kimlik vurgusunun güçlü olduğu bir SİYASAL İKTİDAR dönemin, paradoksal biçimde başka bir süreci PAGANLAŞMA SÜRECÜNİ hazırladığı şeklinde kayda geçer.
Zaman ve mekânın emanet olduğu bilinciyle yaşayan insan için mesele şudur:
Değerimizi sistem mi tanımlayacak, yoksa biz mi değeri tanımlayacağız?
Paranın dijitalleşmesi kaçınılmaz görünebilir. Ancak onun ilkelerini, ahlakını ve yönetilme biçimini ŞEYTANİZM ODAKLI DEĞİL,
insan onuruna ve yaratılışın doğal dengesine uygun şekilde şekillendirmek mümkündür. “Bu mümkün değildir” diyen yenik ve kompleksli akıllarla bu süreç sağlıklı biçimde yönetilemez.
Fakat insanın özünün algoritmaya indirgenmesi kaçınılmaz değildir.
Algoritma kalbe müdahale edemez.
Algoritma insan ruhunu ölçemez.
O hâlde insan ruhunu, iradeyi ve aklı teslim ederek kendimizi savunmasız hâle getirmek doğru değildir.
Asıl mücadele para biçimleri arasında değil; insanın haysiyeti ile sistemin verimliliği arasındadır.
@tcbestepe @RTErdogan @ibrahimkaragul @ufukcoskunn @HuseyinLikoglu @GungormusBahar @MuratKaya2025 @TandoganHazar @Nalan_Kocak @hasanoymez @AydinlikGazete @DuvenAlpaslan @aliozger1453 @HasanAydeniz @VeysiCe @ulkucuresmitc @hermes_z @siradisi_bilim

Ramazan Notları: 11
#CDBC
#DijitalPara
#Kölelik
#İnsan
#Özgürlük
Zamanın içinden geçmiyoruz; zaman bizim içimizden geçiyor.
Mekânı işgal etmiyoruz; mekân bizi taşıyor.
Fakat şimdi başka bir eşiğe yaklaşıyoruz. Paranın taş hâlinden kâğıda, kâğıttan sayıya, sayıdan koda evrildiği bu çağda yalnızca ekonomik bir dönüşüm yaşamıyoruz; değer anlayışımızın ontolojisi değişiyor.
#CBDC adı verilen #dijitalpara, sadece bir ödeme aracı değildir. O, değerin görünmezleşmesi ve aynı anda mutlak biçimde görünür kılınmasıdır.
Eskiden elimizde tuttuğumuz nakit, sessiz bir özgürlük alanıydı; insanın kendi iradesiyle temas edebildiği son maddi temsillerden biriydi. Şimdi ise değer, bir veri akışına, algoritmik bir kayda, sistem hafızasına dönüşüyor.
Burada soru teknik değil, varoluşsaldır:
Değer nedir?
Değeri kim tayin eder?
Ve insan, değerinin kodla ölçülmesine ne kadar razıdır?
Anonim ödeme imkânının ortadan kalkması yalnızca pratik bir değişim değildir. Bu, insanın iç dünyası ile kamusal alan arasındaki sınırın incelmesi demektir. Para, insanın niyetine en yakın aynalardan biridir. Harcama bir tercihtir; tercih ise iradenin yansımasıdır. Eğer her tercih kayda geçiyor ve analiz ediliyorsa, irade ne kadar hür kalabilir?
Dijital kimlik ile dijital para birleştiğinde ortaya çıkan şey, sadece takip edilebilir bir ekonomi değildir; aynı zamanda şeffaflaştırılmış bir insan tasavvurudur. Bu, insanı davranış kalıplarına, risk puanlarına ve istatistiksel eğilimlere indirgeme tehlikesidir. Orwell’in 1984’ü kaba bir gözetim düzenini anlatıyordu; bugünün dünyası ise gönüllü mahremiyetin alenileştirilmesi yok edilmesi, sahte konfor ve görünmez denetim ve iradenin yok edilmesi üzerinden işleyen bir izlenebilirlik ve dijital bir diktatörlük sistemi kurma peşindeler
Ancak burada unutmamamız gereken bir hakikat vardır:
Teknoloji kader değildir.
Teknolojiyi insanlığa ŞEYTANİZM ODAKLI kaçınılmaz bir yazgı gibi dayatmak isteyen anlayışlara karşı, Türkiye’nin teknolojiye anlam kazandıracak bir değerler manzumesi üretme kapasitesi vardır.
Üzücü olan, siyasetin bu konulara yokmuş gibi davranması ve küresel ölçekte üretilen ŞEYTANİZM odaklı dalgaya uyum sağlamanın meseleleri çözeceği yönünde bir görüntü vermesidir.
Kader, insanın iradesine verdiği değerdir.
Eğer kaderimizi, kendi irademiz ve siyasal tercihlerimizle, değer merkezinden kopuk biçimde ŞEYTANİZMİN İNSANI YOK ETMEYE ODAKLI şekillendirmeye kalkarsak; bizden sonraki nesillerin kimlik ve inanç bakımından savrulmuş bir zeminde PAGANLAŞACAGI VE PAGANİZM esaslı hayatı yaşayabileceği be ülkemizin PAGANLIK MERKEZİ olma ihtimalini de tarihe not düşmüş oluruz.
Bu durum, dindarlık ve Müslüman kimlik vurgusunun güçlü olduğu bir SİYASAL İKTİDAR dönemin, paradoksal biçimde başka bir süreci PAGANLAŞMA SÜRECÜNİ hazırladığı şeklinde kayda geçer.
Zaman ve mekânın emanet olduğu bilinciyle yaşayan insan için mesele şudur:
Değerimizi sistem mi tanımlayacak, yoksa biz mi değeri tanımlayacağız?
Paranın dijitalleşmesi kaçınılmaz görünebilir. Ancak onun ilkelerini, ahlakını ve yönetilme biçimini ŞEYTANİZM ODAKLI DEĞİL,
insan onuruna ve yaratılışın doğal dengesine uygun şekilde şekillendirmek mümkündür. “Bu mümkün değildir” diyen yenik ve kompleksli akıllarla bu süreç sağlıklı biçimde yönetilemez.
Fakat insanın özünün algoritmaya indirgenmesi kaçınılmaz değildir.
Algoritma kalbe müdahale edemez.
Algoritma insan ruhunu ölçemez.
O hâlde insan ruhunu, iradeyi ve aklı teslim ederek kendimizi savunmasız hâle getirmek doğru değildir.
Asıl mücadele para biçimleri arasında değil; insanın haysiyeti ile sistemin verimliliği arasındadır.
@tcbestepe @RTErdogan @ibrahimkaragul @ufukcoskunn @HuseyinLikoglu @GungormusBahar @MuratKaya2025 @TandoganHazar @Nalan_Kocak @hasanoymez @AydinlikGazete @DuvenAlpaslan @aliozger1453 @HasanAydeniz @VeysiCe @ulkucuresmitc @hermes_z @siradisi_bilim

Ramazan notları:10
#CDBC
#İnsanınözgürlükanlamı
#DijitalKölelik
Zaman bize ait değildir; biz zamana emanetiz.
Mekân bizim değildir; biz mekânda misafiriz.
İnsan, varlık sahnesine “emanet” yüklenerek çıkmıştır.
Kur’an’ın ifadesiyle göklerin ve yerin taşımaktan çekindiği bir yükü omuzlamıştır: irade yükünü. İşte bütün mesele burada başlar.
Para dediğimiz şey de aslında bir emanetin temsilidir.
Değer, insana verilen rızkın ve nasibin sembolüdür.
Nakit, insanın elinde duran küçük bir özgürlük alanıydı; kul ile Rabbi arasında, niyet ile amel arasında sessiz bir köprüydü.
Harcama bir tercihti; tercih ise kalbin yönelişiydi.
Şimdi değer, kodlara dönüşüyor. #CBDC denilen dijital para, zahirde bir kolaylık gibi görünse de batında başka bir soruyu gündeme getiriyor:
Emanet, algoritmaya teslim edilebilir mi?
Tasavvuf bize şunu öğretir:
Kulun hürriyeti, Allah’a teslimiyeti kadardır.
Ama kulun hürriyeti, beşerî tahakküm altında daralır.
Eğer insanın ekonomik hareketleri bütünüyle görünür, ölçülür, sınıflandırılır ve gerektiğinde yönlendirilir hâle gelirse; irade ne kadar serbest kalabilir?
Çünkü irade yalnızca büyük tercihlerde değil, küçük seçimlerde tecelli eder. Bir lokma ekmek alırken, bir ihtiyaç giderirken, bir infakta bulunurken…
Dijital kimlik ile dijital para birleştiğinde ortaya çıkan şey sadece teknik bir sistem değildir; insanın “fiil alanı”nın kayıt altına alınmasıdır.
Oysa kulun Rabbiyle arasındaki alan mahremdir.
Tasavvuf, insanın iç âlemini korumayı öğütler. Sürekli gözetim altında bir bilinç, zamanla kendi kendini sansürlemeye başlar.
Bu ise zahiri bir düzen içinde batıni bir daralma üretir.
Mesele teknolojiye karşı olmak değildir.
Mesele, emaneti kime teslim ettiğimizdir.
Emanet bilinci şunu söyler:
Mal da, para da, güç de bize ait değildir.
Ama onların kullanım iradesi bize bırakılmıştır.
Eğer o irade, sistem tarafından programlanabilir bir nesneye dönüşürse; insanın “kul” olma bilinci zedelenir. Çünkü kul, Allah’a karşı sorumludur; algoritmaya karşı değil.
Zaman ve mekân emanet ise, para da emanettir.
Emanet ise, hür irade ile taşınır.
Asıl soru şudur:
Dijital çağda insan, iradesini koruyabilecek mi?
Yoksa konfor uğruna, adım adım içsel hürriyetinden mi vazgeçecek?
Hakiki özgürlük, sistemden kaçmak değil; sistem içinde bile kalbi hür tutabilmektir.
Fakat bunun için önce şuur gerekir.
Şuur olmazsa, kolaylık zannedilen şey zincire dönüşebilir.
Şuur olursa, zincir bile imtihan olur.
SON SÖZ:DJİTAL KÖLE OLMAMALIYIZ
TÜRKIYE’DE INSANLAR DİJİTAL KÖLE HALINE GETIRECEK BİR MODELDEN UZAK DURMALIDIR
EĞER IKTIDAR VE GÜÇ ADINA TEKNOLOJİK YAPIYI KULUN İÇSEL VE DIŞSAL BÜTÜN ÖZGÜRLÜKLERİNİ YOK ETMEK ÜZERE KURGULANMIŞ BİR MODELİ MERKEZE KOYULURSA BURADAN ORTAYA ÇIKACAK OLAN DOĞRUDAN ALLAHIN DOĞAL DIYALEKTIĞINE AYKIRI BIR ŞEKILDE YERYÜZÜNDE LOKAL TANRI IDDIASI ORTAYA ÇIKAR.
BU KABUL EDİLEMEZ.

Ramazan notları:10
#CDBC
#İnsanınözgürlükanlamı
#DijitalKölelik
Zaman bize ait değildir; biz zamana emanetiz.
Mekân bizim değildir; biz mekânda misafiriz.
İnsan, varlık sahnesine “emanet” yüklenerek çıkmıştır.
Kur’an’ın ifadesiyle göklerin ve yerin taşımaktan çekindiği bir yükü omuzlamıştır: irade yükünü. İşte bütün mesele burada başlar.
Para dediğimiz şey de aslında bir emanetin temsilidir.
Değer, insana verilen rızkın ve nasibin sembolüdür.
Nakit, insanın elinde duran küçük bir özgürlük alanıydı; kul ile Rabbi arasında, niyet ile amel arasında sessiz bir köprüydü.
Harcama bir tercihti; tercih ise kalbin yönelişiydi.
Şimdi değer, kodlara dönüşüyor. #CBDC denilen dijital para, zahirde bir kolaylık gibi görünse de batında başka bir soruyu gündeme getiriyor:
Emanet, algoritmaya teslim edilebilir mi?
Tasavvuf bize şunu öğretir:
Kulun hürriyeti, Allah’a teslimiyeti kadardır.
Ama kulun hürriyeti, beşerî tahakküm altında daralır.
Eğer insanın ekonomik hareketleri bütünüyle görünür, ölçülür, sınıflandırılır ve gerektiğinde yönlendirilir hâle gelirse; irade ne kadar serbest kalabilir?
Çünkü irade yalnızca büyük tercihlerde değil, küçük seçimlerde tecelli eder. Bir lokma ekmek alırken, bir ihtiyaç giderirken, bir infakta bulunurken…
Dijital kimlik ile dijital para birleştiğinde ortaya çıkan şey sadece teknik bir sistem değildir; insanın “fiil alanı”nın kayıt altına alınmasıdır.
Oysa kulun Rabbiyle arasındaki alan mahremdir.
Tasavvuf, insanın iç âlemini korumayı öğütler. Sürekli gözetim altında bir bilinç, zamanla kendi kendini sansürlemeye başlar.
Bu ise zahiri bir düzen içinde batıni bir daralma üretir.
Mesele teknolojiye karşı olmak değildir.
Mesele, emaneti kime teslim ettiğimizdir.
Emanet bilinci şunu söyler:
Mal da, para da, güç de bize ait değildir.
Ama onların kullanım iradesi bize bırakılmıştır.
Eğer o irade, sistem tarafından programlanabilir bir nesneye dönüşürse; insanın “kul” olma bilinci zedelenir. Çünkü kul, Allah’a karşı sorumludur; algoritmaya karşı değil.
Zaman ve mekân emanet ise, para da emanettir.
Emanet ise, hür irade ile taşınır.
Asıl soru şudur:
Dijital çağda insan, iradesini koruyabilecek mi?
Yoksa konfor uğruna, adım adım içsel hürriyetinden mi vazgeçecek?
Hakiki özgürlük, sistemden kaçmak değil; sistem içinde bile kalbi hür tutabilmektir.
Fakat bunun için önce şuur gerekir.
Şuur olmazsa, kolaylık zannedilen şey zincire dönüşebilir.
Şuur olursa, zincir bile imtihan olur.
SON SÖZ:DJİTAL KÖLE OLMAMALIYIZ
TÜRKIYE’DE INSANLAR DİJİTAL KÖLE HALINE GETIRECEK BİR MODELDEN UZAK DURMALIDIR
EĞER IKTIDAR VE GÜÇ ADINA TEKNOLOJİK YAPIYI KULUN İÇSEL VE DIŞSAL BÜTÜN ÖZGÜRL��KLERİNİ YOK ETMEK ÜZERE KURGULANMIŞ BİR MODELİ MERKEZE KOYULURSA BURADAN ORTAYA ÇIKACAK OLAN DOĞRUDAN ALLAHIN DOĞAL DIYALEKTIĞINE AYKIRI BIR ŞEKILDE YERYÜZÜNDE LOKAL TANRI IDDIASI ORTAYA ÇIKAR.
BU KABUL EDİLEMEZ.

Ramazan Notları 9
Yeni bir Nuh Tufanı… Kim istiyor, biz ne yapıyoruz?
Artık yeryüzünde gizli saklı hiçbir şey yok. Batı uygarlığı doğrudan şeytan soylu olduğunu açıkça ilan etmiş ve doğrudan, başta insan olmak üzere yaratılmış olan her şeye düşmanlığını aşikâr etmiştir. Yeryüzünü talan etmek, yeryüzünü kontrol etmek ve yeryüzünden Allah’ı sözde silmek ve Baal diye tarif ettikleri sözde tanrılarının iktidarını ilan etmek peşinde oldukları açığa çıkmıştır.
Bu bir sürpriz değil. Hazreti Âdem’in yaratılışına itiraz etmemiş miydi o şeytan? Varoluş bilgisinin insana emanet edilmiş olması, yaratılmış ne varsa bütün eşyanın bilgisinin insana emanet edilmiş olması ve insan beyninin bütün evreni kuşatacak derecede güçlü olması ve Miraç ile evrende dolaşabilme kabiliyetinin karşısında ateşin toprağa göre daha güçlü olduğu iddiasıyla insana savaş açmıştı.
Kadim bilgi bunları bize öğretmektedir. Ancak bu bilgiyi saklayan, son yüzyılda küresel egemenlerin küresel düzen dedikleri ve merkezinde Allah’ı yeryüzünden sözde silerek sözde tanrı Baal’in iktidarını kurmak üzere ortaya koydukları sahte özgürlükler, sahte insan-kadın-çocuk hakları, sahte demokrasi, sahtekâr finansal ve ekonomik düzen kavramlarının arkasına saklandılar. Epstein adasında saklanan şeytanın açığa düşen yüzünü böyle örtmek istediler.
Bir diğer nokta ise, Walt Disney adı altında nesillerimizin zihin dünyalarına sürekli çizgi filmler ve Hollywood marifetiyle insanımıza yönelik saldırılarıdır. Maalesef küresel egemenlerin bu düzeni karşısında devletler ve milletler bilerek veya bilmeyerek bilmeyerek boyun eğmişlerdir. Böylece nesiller şeytana kurban edilecek kıvama getirilmiştir.
Açık seçik görülüyor ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak devlet aklı millet ile beraber üniversite, kanaat önderleri, sivil toplum, Diyanet ve tam mânâsıyla tüm dinamiklerimizi yan yana getirerek şapkamızı önümüze koyup bir karar vermemiz gerekiyor. Çünkü bu Baalcilerin saldırganlıkları, anlayıp görmezsek, görmezden gelirsek bitmeyecek. Bu milleti Batı uygarlığı için bir çöplük haline getirmeye çalıştıkları deşifre olmuştur. Vahşi, satanist, tacizci, katil, pedofili sapkınları üreten düzenin bütün normlarını reddeden ve yeni bir paradigma üreterek kendi perspektifinden bakan yeni bir sosyolojiyi inşa etmek zorundayız. Değilse, yapay zekâ devrimiyle şeytan, soldan geldiği gibi sağdan da gelecek ve yeryüzünde yeni Nuh tufanının kopması sürecini hızlandıracak.
@tcbestepe @RTErdogan
@DIBSafiArpagus @logosmedya @trhaber_com @TandoganHazar @ibrahimkaragul @mahirunal @HuseyinLikoglu @yazarmuratakan @YazarSalihTuna @HayatiSir
日本銀行が動いた🇯🇵
植田総裁「銀行のお金をデジタル化する実験を進めたい!」 🔥
これで送金が速くなって、土日も夜中もお金がすぐ動く世界が来るかも! 😳
現金より便利になる未来が楽しみや🚀
みんなの貯金や投資にもいい影響ありそう!
みんなはどう思う?
投資に影響出そう?🤔
#日本経済 #デジタル化

@dendolly1 @abflipse met dank aan @NJHoekman Autoriteit Persoonsgegeven en Raad vd Rechtspraak en pas gemeld in sept.2025 maar al in juli 2025 gehackt Bevolkingsonderzoek 😳‼️😳 al de beveiligingskosten🤢 slaan nergens op‼️ weg met #CDBC

@janoschdahmen Sie wollen Macht und Kontrolle!
Aber es wird Ihnen nichts nützen, das Linke TakaTuka Land zerfällt im Rekordtempo!
Trotz #DigitalID
#chinaSystem
#DigitalEuro
#Cdbc
#SocialCreditSystem
#Co2Konto
#carbonFootprint
Das digitale Gefängnis zerfällt weil immer mehr Menschen aufwachen

Obergrenze für #Barzahlungen kommt: Zusätzliche Ausweispflicht bei Händlern schon ab 3.000 Euro.
https://t.co/dJeCxCvkQS
Wer es die letzten 15Jahre nicht verstanden hat, wird es nie verstehen ! #Gold #Silber #CDBC

@MicSpehr @Axel_Bojanowski Das digitale Gefängnis nimmt Formen an!
#DigitalID
#DigitalEuro
#Cdbc
#SocialCreditSystem
#Co2Konto
#CarbonFootprint
#WefPuppets
#DDR2.0
Last Seen Hashtags on Sotwe
OfficinaPlantiniana
Seen from United States
bigtitsmomِ
Seen from United Kingdom
nolimit()+++filter:native_video
Seen from United States
beachday
Seen from Turkey
kimmy granger
Seen from Turkey
incesto madre e hijo
Seen from Ecuador
jdm
Seen from United States
omegle
Seen from Brazil
OiledAss
ometv
Seen from Turkey
Most Popular Users

Elon Musk 
@elonmusk
240.5M followers

Barack Obama 
@barackobama
119.3M followers

Donald J. Trump 
@realdonaldtrump
111.7M followers

Cristiano Ronaldo 
@cristiano
110.4M followers

Narendra Modi 
@narendramodi
107M followers

Rihanna 
@rihanna
97.6M followers

NASA 
@nasa
92.1M followers

Justin Bieber 
@justinbieber
90.9M followers

KATY PERRY 
@katyperry
87.5M followers

Taylor Swift 
@taylorswift13
81.4M followers

Lady Gaga 
@ladygaga
72.9M followers

Kim Kardashian 
@kimkardashian
69.7M followers

Virat Kohli 
@imvkohli
69.7M followers

YouTube 
@youtube
68.7M followers

Bill Gates 
@billgates
63.8M followers

The Ellen Show
@theellenshow
62.5M followers

Neymar Jr 
@neymarjr
62.4M followers

CNN 
@cnn
61.9M followers

X 
@x
60.8M followers

Selena Gomez 
@selenagomez
60.6M followers







































