Depolardan sergilere bir yolculuk: Bir eser nasıl muhafaza edilir?
Müzecilik Buluşmaları 🏛️ Çağdaş Sanatta Konservasyonun Kırılma Noktaları
💬 Konuşmacılar: Evren Kıvançer, Nil Baydar, Mine Diri, Özer Aktimur
👩🏻⚖️ Moderatör: Behiye Bobaroğlu
🗓️ 17 Mayıs, Pazar
🕑 14:00
Uluslararası Müzeler Günü kapsamında hayata geçirilen “Müzecilik Buluşmaları” serisi, müze içindeki farklı departmanlarda yürütülen çalışmaları görünür kılmayı amaçlıyor.
Her yıl farklı bir departmana odaklanacak olan seri, müze çalışanlarının uzmanlık alanlarını ve deneyimlerini, alanında yetkin katılımcılarla paylaşabilecekleri ortak bir düşünme ve sohbet alanı sunuyor.
Frankfurt Okulu, Batı düşünce tarihinin en bunalımlı yıllarında bir kırılma ânına rastlar. Bir grup entelektüel, kapitalizm ve faşizm için alternatif sayılabilecek dünya görüşlerini “Frankfurt Okulu” çatısı altında bir araya toplamışlardı. Adorno, Horkheimer, Benjamin, Marcuse, Fromm –müteakiben Habermas– ve bu çevrenin diğer mensupları, geçmişin katı ve geleceğin umutsuz göründüğü bir zaman dilimi arasında sıkışmışlardı. Ama yine de Batı düşüncesini yeniden yorumlayabilecek kayda değer yapıtları onlar ortaya koymuştu.
https://t.co/ytJvNeISmi
#sosyoloji #frankfurtokulu #adorno #horkheimer #benjamin #marcuse
.
Yeni çevirim yayımlandı, sevinçliyim:
William Blake: Cennet ile Cehennemin Evliliği, @EverestKitap: 2026.
Tıpkıbasım görselleriyle, karşılıklı sayfalarda aslı ve çevirisiyle, geniş ve ayrıntılı bir açıklamalar ve notlar bölümüyle...
Anadolu Aydınlanma Vakfı yeni sezon toplantıları başladı.
Bu sezonun başlığı: "Din, İdeoloji ve Felsefe Bağlamında Ahlak ve İktidar"
Metin Bobaroğlu - Din, İdeoloji ve Felsefe Bağlamında Ahlak ve İktidar https://t.co/QXygip1OoX
ADAM OLMAK
çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse
sen aklı başında kalabilirsen eğer
herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır
hem kendine güvenebilirsen eğer
bekleyebilirsen usanmadan
yalanla karşılık vermezsen yalana
kendini evliya sanmadan
kin tutmayabilirsen kin tutana
düşlere kapılmadan düş kurabilir
yolunu saptırmadan düşünebilirsen eğer
ne kazandım diye sevinir, ne yıkıldım diye yerinir
ikisine de vermeyebilirsen değer
söylediğin gerçeği eğip büken düzenbaz
kandırabilir diye safları dert edinmezsen
ömür verdiğin işler bozulsa da yılmaz
koyulabilirsen işe yeniden
döküp ortaya varını yoğunu
bir yazı-turada yitirsen bile
yitirdiklerini dolamaksızın dile
baştan tutabilirsen yolunu
yüreğine sinirine dayan diyecek
direncinden başka şeyin kalmasa da
herkesin bırakıp gittiği noktada
sen dayanabilirsen tek
herkesle düşüp kalkar erdemli kalabilirsen
unutmayabilirsen halkı krallarla gezerken
dost da düşman da incitemezse seni
ne küçümser ne de büyültürsen çevreni
her saatin her dakikasına
emeğini katarsan hakçasına
her şeyiyle dünya önüne serilir
üstelik oğlum adam oldun demektir.
Rudyard Kipling, "IF", 1895 (çev. Bülent Ecevit)
Herkes görünmek ister ama sosyal medya görünürlüğü değerle karıştırır. Oysa sanat bize daha farklı bir ölçü verir: kalıcılık. Bir eseri ölümsüz yapan şey alkışların çokluğu değil, izleyicisinde bıraktığı derin izdir. Onay geçicidir, ama öz değer zamana meydan okur.