💭 Bir devlet üniversitesi hastanesinin yabancıların tedavisine öncelik verilmesini yazılı olarak istemesi Türk vatandaşlarının negatif ayrımcılığa uğradığının ve devlet kurumlarının işgal altında olduğunun yeni bir ispatıdır.
@jokond Hocanın sabit fikirli olacağını sanmıyorum. Misal Kloop un Liverpool una yakın bir diziliş, oyun tipi de oynatılabilir görünüyor. Trossard (Mane), Oh (Firmino), Salah, 3lü dinamo orta saha, 2 agresif hücumcu bek. Van djik ımız yok tabi:) Oluru yok mu ?
ÖZEL HABER | TÜRK ŞİRKETİNİN YAPTIĞI BİNALARDA YAKLAŞIK 800 ÖLÜ, 600 KAYIP! KOMPLEKS İÇİN YIKIM KARARI ALINDI!
Komplekste yaşayan Venezuelalılar doğrudan Türkiye'ye seslendi: "Altyapı ve hasar tespiti için bize yardım edin. Madem depreme dayanıklıydı, neden dayanmadılar?"
Venezuela’da Türk şirketinin inşa ettiği 3.400+ konutluk devasa kompleks için depremin ardından yıkım kararı alındı. Sahadaki görevli ve yetkililerin aktarımlarına göre komplekste yaklaşık 800 can kaybı ve 600 kayıp olduğu kaydediliyor.
Mahalle sakinleri ise Sivil Savunma yetkililerinin kendilerine binaların dayanıksız olduğunu söylediğini belirtiyor. Yıkımın boyutu ve depremzedelerin tanıklıkları videoda..
📌 Mustafa Özdemir, La Guaira/ Venezuela
#Deprem #Venezuela #ÖzelHaber #Sondakika #Summa #Venezuella
Dil bariyeri açılınca Brezilyalıların Norveç maçı tepkilerini görmek muazzam. Bize benzeyen yorumlardan birisi de bu kişinin siyasi yorumu. Brezilya, 2006’da Atlantik Okyanusu’nda, kalın bir tuz tabakasının altında dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birini bulmuş. Dönemin hükümeti Brezilya'nın geleceği kurtuldu, bu parayla eğitim sağlık şahlanacak diye açıklamalar yapmış. Sonrasında bu petrol gelirleri ve devlet şirketi Petrobras, Brezilya tarihinin en büyük yolsuzluk skandalına (Lava Jato) karışmış. Milyarlarca dolar siyasetçilere, gizli ödeneklere aktarılmış; Abreu e Lima gibi devasa rafinerilerin maliyetleri milyarlarca dolar şişirilerek para hortumlanmış. Norveç’le karşılaştırmasının sebebi, Norveç 1960'larda petrol bulduğunda bu parayı hemen harcayıp ekonomiyi şişirmek yerine, gelecekte petrol bittiğinde torunları refah içinde yaşasın diye Norveç Petrol Fonu" (Government Pension Fund Global) kurmuş. Bugün gerçekten de yaklaşık 1,6 - 1,7 trilyon dolar büyüklüğe sahip ve dünyadaki tüm borsaların toplam hisselerinin kabaca %1,5'ini tek başına elinde tutan. dünyanın en iyi yönetilen fonlarından biriymiş. Özetle sahada futbolcularımız Norveç'e yenilebilir, bu dert değil. Ama petrol gibi bir zenginliği bulup, elin 5,5 milyonluk ülkesi torunlarına trilyon dolarlık miras bırakırken; bizim siyasetçilerimiz bu zenginliği yolsuzlukla yedi. Bizim asıl ezildiğimiz yer futbol sahası değil, devlet yönetme ahlakıdır”.
yurt dışından 2 temmuz'da dönerek tutuklanacağı günü de kendi seçti. (bkz: 2 temmuz 1993 sivas katliamı) kral her fırsatta ceberrut devlete ders veriyor
Ters kelepçe takmaları eziklikten başka bir şey değil. Güya gözdağı veriyorlar. Yahu Deniz gösteriyi çekmiş, yayınladı, onca hakarete, tehdite rağmen kaldırmadı, her gün paylaştı, bir de üstüne soruşturma açıldı haberinin üzerine kalktı kendisi geldi zaten, kime neyin artistliğini yapıyorsunuz?
Deniz Göktaş’ın yaptığı şakaların gerçeklere dayandığı bugün bir kez daha deneyimleniyor. Korku, yönetenlerin en büyük gücü; mizah da korkuya karşı en büyük güçlerden biri. Bir komedyeni hedef göstererek, sözlerini suç gibi göstermeye çalışmak tam da o şakaların anlattıklarına denk düşüyor. “Ölü Deniz” çok iyi bir gösteri. İzlemeyen kalmasın.
Bu arada, bir sonraki gösteride bizim gibi engelli insanlar hakkında da şakalarını bekliyorum. İnsanın başta kendiyle ve hayatta savunduklarıyla barışık olması lazım.
Deniz Göktaş'ın gösterisini önce 10 milyona, sonra 20 milyona taşımak hepimizin borcu. Türkiye'nin hikâyesini, yakın tarihin hayaletlerini, medyadan akademiye devletin makbul yüzlerini, son derece politik olan kişisel öykülerimizi AKP-MHP iktidarının savcıları, kalemleri ve kolluk kuvvetleri değil, en iyi Deniz Göktaş anlattı.
Bu oyunu kutulara sıkıştıran, hedef gösteren bütün o muhbirlerin hayal gücünün ötesinde bir ülke anlattı.
Madem o gözaltında, şaheserini biz paylaşalım.
Trafikte uyardığı üç kişi tarafından boğazından bıçaklanarak katledilen Samet Özgül’ün kız kardeşi:
“Samet’i öldüren 3 sanıktan 2 kişi serbest bırakıldı. Bu insanların 20 ayrı suç kaydı vardı.
Adalet bakanına her gün mail attım. Bu muydu adalet?”
Bu isyanı unutmayın!
6 yaşındaki H.K.G’yi, 29 yaşındaki mürit Kadir İstekli ile evlendirdiler. Tarikat dışına çıkarılmayan çocuk 7 yaşından itibaren cinsel istimara maruz bırakıldı. Çocuğa yıllarca bunun oyun olduğunu söylediler. H.K.G. bunu bütün kız çocuklarının yaşadığını zannediyordu. 14 yaşında annesinin götürdüğü doktor istismarı fark etti, polise haber verdi. Tarikat kemik yaşı testine 22 yaşındaki kadını soktu. Sapıklar kurtarıldı. 17 yaşında götürüldüğü
psikiyatrist ‘Sana 7 yaşından beri tecavüz etmiş’ dedi. H.K.G. Kadir İstekli’yi konuşturup istismarı itiraf ettirdi ve konuşmayı kaydetti. Bu kayıtla savcılığa suç duyurusunda bulundu. İki yıl dava açılmadı. Sapıklar medreselerde çocukların yanındaydı. H.K.G.’yi çok tehdit ettiler, şikayetini geri almaya zorladılar. Ama bir adım geri atmadı. Davasında direndi. Bizim haberimizden sonra kadın örgütlerinin, baroların mücadelesiyle davada baba Yusuf Ziya Gümüşel 19 yıl, Kadir İstekli 30 yıl hapis cezası aldı. Yeni Şafak, Akit, Cübbeli Ahmet bu sapıkları savunup H.K.G.’ye iftiralar attı. Suçlu bulunan Yusuf Ziya Gümüşel serbest bırakıldı.
Şimdi sapıklar ve onları savunanlar kutlama yapıyor. Yazıklar olsun.
⚪️ Yalova’da kendisiyle beraber kızıda darbedilen baba, adliye önünde sitem etti;
“4 milyona aldığım evi 1.9 milyona bana sattırdılar.”
“Adalet bakanlığının kapısının önüne gidiyorum.”
Ya devlet göz göre göre madencilere yalan söyledi ya da 3 tane bakanlığın tek bir holdinge gücü yetmedi!
Bizler haklarımızı almakla kalmayacağız Doruk Maden işçilerine bu oyunu oynamaya kalkan herkesle de hesaplaşacağız!
#MadencilerAyakta
Çevre Bakanlığı yıllar önce Salda’nın “içme suyu kalitesine ulaştığını” duyurmuştu
Bugün ise kıyılarda cam kırıkları, çöpler ve ihmalin izleri var. Çünkü bir doğa mirası, reklam kampanyalarıyla değil; sürekli ve ciddi koruma politikalarıyla yaşatılır
#SaldayıKoru@Burdurvalilik
Kırklareli’deki bir festivalde oyuncak satarak harçlığını çıkaran çocuğun çarpıcı sözleri:
Muhabir: Kolay gelsin. Harçlık çıkarmaya mı çalışıyorsun?
Çocuk: Harçlık çıkarmaya çalışıyorum.
Muhabir: Satışlar nasıl gidiyor?
Çocuk: Çok iyi abi.
Muhabir: Okul nasıl gidiyor?
Çocuk: 99 ortalama falan yaptım.
Muhabir: Oğlum Türkiye ortalamasının üstündesin, farkında mısın? Rap dinliyor musun, rap?
Çocuk: Rap tabii, ceza dinlerim.
Muhabir: Ne dinliyorsun?
Çocuk: Ceza.
Muhabir: Lvbel C5?
Çocuk: Yok abi, terbiyesizliği sanat olarak insanlara sunuyor yani. Anlatabildim mi?
Muhabir: Rap'in C5 terbiyesizliği sanat olarak...
Çocuk: Tabii. 4 tane şarkı cümlesine baksan zaten, nasıl anlatayım ki? Üniversiteyi okuyanların %90'ı işsiz, okumayanların %90'ı işli yani. Nasıl anlatayım, öyle bir eğitim sistemi.
Havlasan bile rapçi yapıyorlar zaten.
Muhabir: Başka ne anlatmak istersin şampiyon? Memlekette ne hoşuna gitmiyor?
Çocuk: Memleket, yönetim sistemi, eğitim sistemi... Okula sürüklenerek giden çocukları görüyorum. Yani parçasından tutup götürülen. Gelişmiş ülkelere bakıyorum. Yani koşarak okula gidenler...
(Kaynak: Gece muhabiri)