🗣️ 19 Mayıs’ı kutlamadığı için hedef alınan Dolubatarya Youtube kanalının sahibi Bilal Akgündüz:
"Benim tek benzemeye çalıştığım kişi Allah’ın son elçisi Muhammed Mustafa’dır."
Israeli occupation authorities are insisting to continue their tight siege on Gaza as they prevent critically needed medicines and food..
Lack of nutritious food and hygiene tools in addition to overcrowding in displacement camps led to the appearance of unprecedented diseases especially among children..
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim” dedi sesini kısarak.
Yahya, 48 yaşında. Bir beyaz adamın dükkanı önüne koyduğu dikiş makinesiyle terzilik yapıyor.
Eskiden kıyafet satıyormuş. 10 yıllık birikimiyle aldığı kıyafetler çalınınca beş parasız kalmış. Güney Afrika’ya gidip işçilik yapmış ama bir yıl sonra geri dönmüş.
Neden döndün diye sorunca, “Oradaki göçmen ortamı, bir Müslüman’a yakışmazdı.” diyerek geçiştirdi.
Yahya, 18 yıldır terzilik yapıyor.
İkindiye kadar 12 TL kazanmıştı. Yetiyor mu diye sorunca, “Buna da şükür, bazı günler hiç kazanamıyorum.” dedi.
Sevinçle elindeki önlüğü gösterdi. Beyaz adamın eşi için dikiyormuş. Eğer bitirebilirse 6 TL de oradan kazanacakmış.
Burada emeğin karşılığı yok ama buna rağmen fiyatlar çok pahalı. Bu yüzden Yahya hiç öğle yemeği yemiyor.
Fakat şanslı. Normalde çoğu kişinin dikiş makinesi kiralık olur. Makine sahibi ile terzi, parayı bölüşür. Yahya’nın makinesi eşine aitmiş. 10 yıl önce bir iş adamı hediye etmiş.
Sadece bir dikiş makinesi ile 5 kişilik ailesini geçindirmeye çalışıyor.
Evini sordum, “7 kilometre uzakta.” dedi. Minibüs parası günlük kazancının iki katından fazlaymış, bu yüzden her gün yürüyerek geliyormuş.
- Zor olmuyor mu?
“Yok, koşarsam 45 dakikada da gelirim.” dedi.
- Bisikletin yok mu?
“Eskiden vardı ama tekerleği tükendi artık.”
- Tamir ettir.
“Param yetmez”
- Biriktir.
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim. Tahtadan bir kumbara yapıp içine her gün para atıyordum, bir gün eve gidip tahta kumbarayı kırdım ve yemek aldım.”
Yahya makinesini beyaz adamın dükkanı önünde tutmak isterse ona kira ödemek zorunda. Bu yüzden 500 metre ötedeki bir depoya taşıyor her akşam. Depo sahibi iyi adammış, para almıyormuş.
Arkadaşım, Yahya’ya 100 TL uzatınca mahcup bir şekilde kabul etti. Ne yapacaksın diye sordum, “Uzun zamandır yalnızca nsima (mısır unu bulamacı) yiyoruz. Bugün yanına patates alacağım.” dedi.
Oradan ayrılırken dönüp Yahya'ya baktım. Mutluluğunu uzaktan bile görmek mümkündü.
Şimdi vakit akşam, muhtemelen Yahya bir sofra başında çocuklarıyla patates yemenin mutluluğunu yaşıyor.
Bu işin partisi olmaz!
Türkiye’de yine 719 olayda 910 kişi insanımız mağdur olmuştur. 715 vatandaşımız köpek saldırılarından yaralanmış, 5 vatandaşımız maalesef hayatını kaybetmiştir.
Mehmed Zahid Kotku Efendi Hazretleri ks;
-Kimseden bir yardım bekleme.
-Katiyen sert konuşma ve çok da konuşma.
-Masum ve fukaraya karşı gayet mülayim ol.
-Mümkün oldukça devlet kapılarından uzak dur.
-Günah yerlerinden de kaç. Çocuklarını da koru.
-Dünya için zinhar dinini zayi etme.
-Ölümü unutma, gözünün önünden de ayırma
-Bidatlardan sakın, nefsi hava ve arzularına uyma.
-Katiyen kimsede kusur, kabahat görme.
-Çocuklarına da hediyeler vermekten geri kalma ve kusurlarını daima örtmeye çalış.
-Kimsesiz ve yardıma muhtaçları ara bul. Hizmetlerde de kusur etme.
-Boş vakitlerinde her an Kur'an-ı Kerim'i oku ve zikrullah ile meşgul ol.
-Hakk'ı unutma, Hak'tan zerre kadar ayrılma.
-Dünya ziynet ve süslerine de iltifat etme.
-Haramlardan milyonlar kazanacağını bilsen bile tenezzül etme.
Memleketteki üçyüz-beşyüz bin kişinin kedi köpek fetişizmine çoçuklar kurban veriliyor. Niye hep olaylar can acıtır hale gelene kadar bekleniyor? Niye gerekli önlemler alınmıyor?
Biz yüzyıllardır hayvanları gözetmeyi de insan canını her şeyden aziz bilmeyi de dengede götüren derviş ve sufi bir toplum olarak bugün niye pet ve mama sektörünün kölesi olduk?
Geçen hafta iki ayaklı bir it çocuklarımıza kıydı, bu hafta dört ayaklı bir it kıydı. Çocuklarımızın canının değeri yok mu?
Fetişistleri ciddiye alıp el kadar çocukları kurban verenlere yazıklar olsun, yuh olsun.
"Yeğenim Muhammed, kısa ömrünü Gazze’nin kuşatması altında acılar içinde geçirdi; işgal yolu kapattı, tedavisini engelledi. Bugün Rabbine şehit olarak kavuştu, cennetin kuşlarından biri oldu ve ardında zulme sessiz bir şahitlik bıraktı. Her hâlimize hamdolsun."
Gençliğimde birlikte yol aldığımız,
mahalledaşım, ömrünü gençlere adayan,
nezâket timsali,
'talebe' kelimesini duyduğunda
ilk, 'ne yapabiliriz?' sorusunu soran,
değerli insan Ömer Aydın
Hakk'a yürüdü.
Allah rahmet eylesin; makamı âli olsun.
Başımız sağ olsun.