Modern yorgunluğun önemli kaynaklarından biri, malumat fazlalığı.
Telefon, e-posta, sosyal medya, haberler, mesajlar, bildirimler ve sonsuz seçenekler zihne sürekli “bir şeyi kaçırıyor olabilirsin” mesajı veriyor.
Acil çözüm hangi bilginin zihnimizde yer almayı hak ettiğini seçmektir.
Her şeyi bilmek zorunda değiliz.
Her haberi okumak zorunda değiliz.
Her tartışmaya dahil olmak zorunda değiliz.
Her seçeneği değerlendirmek zorunda değiliz.
Zihinlerimizi ıvır zıvır çöplüğü olmaktan, hayatlarımızı pürtelaş yaşamaktan kurtarmalıyız.
Sağlıcakla kavuşun bebeğinize öncelikle👶🏻Türk toplumunda Arapça isim koyma geleneği islam dininin önde gelen şahsiyetlerine duyulan sevgi ve saygıdan. bu Arap milliyetçiliği değil. Misal Hz.Hamza ,Hz. Ömer isterse Japon olsun kimin umrunda.
🔸Nepal’de sel felaketi sonrası sular çekildiğinde ortaya çıkan 6,7 metrelik dev fosil olduğu iddia edilen taş, Hindu inancında ilgiyi arttırdı ve halka ibadete açıldı.
Mesela böyle aleni bir şekilde suçu belli olanların cezası idam olmalı. Anne öldü ,baba 20sene hapiste eee olan çocuğa oldu.Caydırıcı bir şeyler olmalı.Yazık !
Diyarbakır’da bir kişi, çocuğunu görme bahanesiyle parka çağırdığı boşanma aşamasındaki eşine, çocuğu kucağındayken defalarca ateş açtı.
Kadın hayatını kaybederken, çocuğu alıp kaçan şüphelinin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Evet insan bazı şeylere geç kaldığını kabul etmeli. Ha bu demek değildir ki yapamaz. Yapabiliyor olmak ;şuan sırası gelen bir başka şeyi feda ediyor olmak,eksik bırakıyor demek. Ne derler “her seçiş bir vazgeçiş ” vazgeçtiğin şey ise geç kalmışlığın bedeli oluyor.
evet çünkü geç.
30 yaşında üniversiteye başlamak geç, 40 yaşında anne olmak geç, 60 yaşında boşanmak geç, 55 yaşında ilk evliliği yapmak geç ve asıl mesele bu kadar geç kalmışken neden hala bunları yapmak istediğimiz ve geç olmadığına dair romantik inancımız.
Bir arkadaşım dedi ki bundan sonra hayatına girecek kişinin toplumun %10nundaki erk*klerden olacakmış hem de ona kapris yapacakmış.kapısını açmazsa orda bırakıp gıdecekmiş.“Ya sen ona ne vaad ediyorsun ?sen kimsin ki ? Kaldı ki böyle bir erkek seni niye çeksin ? ”diyemedim tabi.
Gerçekten çok mükemmel bir tespit, kesinlikle dinleyin.
Dr. Süheyla Nurduhan: "Kadınlar toplumda %10-20'lik dilimde olan erkekleri istiyorlar. Bu adamların bir kısmı evli, bir kısmı da evlenmek istemiyor, sorumluluk almak istemiyor. Seküler bir adamsa ve çocuk da düşünmüyorsa bir çok kadına rahatlıkla ulaşıp ihtiyaçlarını karşılayabiliyor.
Bu erkek dindar bir erkekse ailesi zaten erkenden bu erkeği evlendirmiş oluyor. Çünkü bu erkekler ileride değerleneceği için kadınlar bu potansiyeli görüp hemen bu erkekleri kapabiliyor. Bu %10'luk, %20'lik dilimde olan erkekler de zaten evlenmek istemiyorlar. Yani bu tabloya baktığımızda bu niteliklere haiz evlenmek isteyen çok az erkek kalıyor. Böyle bir erkeğin size denk gelebilme ihtimalini tekrar düşünün.
Ayrıca böyle erkeklere denk gelebilmeniz için de böyle erkeklerin olduğu ortamlara girmeniz lazım. Bir çoğunuz "ben kaderimdeki kişiyi bekliyorum" diyorsunuz. Bir çok dindar kadın onu gelip kurtaracak beyaz atlı prensini bekliyor. Evde oturarak bu erkeklere ulaşamazsınız. Nerede arıyorsunuz bu adamları? Öte yandan bu adamlar işinde gücünde adamlar, yoğun insanlar. İşlerini hayatlarının merkezine alırlar, siz kuvvetle muhtemelen "ilgisi de bende olsun" dersiniz. Ama böyle bir erkek ilk sıraya kendini ve işini koyar."
Burdur’da yıllarca simit satarak geçimini sağlayan yaşlı çift, emekleriyle aldıkları Antalya’daki dairelerini jandarmaya bağışladı.
“Onlar güle güle kullansın, ben de huzur bulayım.”
@niyetimm +yani mahremiyet elbette çok mühim ama hastanın sıhhati ve konforu öne geçiyor yoğun bakımda. Yaşanan durumları bilmediğiniz görmediğiniz için böyle söylüyorsunuz anlıyorum ,genel olarak halk da böyle düşünüyor yadırgamıyorum.
@niyetimm bu biraz da hastanın durumuyla alakalı.bilinci kapalı her yerinden katater çıkan hasta mecburen öyle duruyor.ziyaret saatinde giydiriliyor tabi mümkünse.bilinci açık kendini bilen hasta zaten önlükle durur. Ön yargıları anlıyorum ama bilmediğiniz şeyler de çok fazla.
Doğru.bazı insanların risk alma lüksü olmuyor ve bu ekonominin sonucu.mevcut şartlarda en mantıklısını yapıyor tercih edenler.Ancak yeni şeyler değil ki 10+ sene önce bile Hacettepe,Ege ,İü bu sıralamalarla alıyordu.
55 bin sıralama ile hemşirelik seçmek ekonominin bir sonucudur. Hızlı iş bulmak için seçilen bir bölümdür.
Bu kapasitedeki bir öğrencinin hemşirelik değil katma değer üreten bir iş seçmesi gerekirdi. Fakat Türkiye gerçekleri gençleri sağlık bölümlerine mecbur bıraktı.
@thearinnn@andimeri_ Ne kadar kötüsünüz ya belki kadının çoluğu çocuğu var mutlu yuvası var ne biçim dilekler bunlar. Doğrusuyla yanlışıyla iki satır yazı yazdı diye…aaa millet iyice zıvanadan çıktı.