Özgürlük Filosu'na İsrail tarafından gerçekleştirilen müdahale sonrasında yaşanan hak ihlallerini ele alan raporu ilginize sunarız.
İşgal ve soykırım politikalarına her geçen gün bir yenisini ekleyen İsrail güçlerinin 8 Ekim 2025 tarihinde uluslararası sularda insani yardım taşıyan sivillere karşı gerçekleştirdiği hukuksuz müdahaleyi ve sonrasında yaşanan işkence, kötü muamele ve alıkoyma vakaları raporda belgelendiriliyor.
Sistematik insanlık dışı uygulamaların tanık beyanlarıyla kanıtlandığı rapor; filoya yapılan müdahalenin bir savaş suçu olmasının yanısıra yolcular itibariyle insanlık haysiyetine karşı gerçekleştirilmiş bir eylem olduğunu da ispat ediyor.
Sivil ve barışçıl bir insani yardım misyonuna yönelik bu saldırı;
🟥 Uluslararası İnsancıl Hukuk,
🟥 Uluslararası Deniz Hukuku,
🟥 BM Şartı’nın Güç Kullanma Yasağı,
🟥 Cenevre Sözleşmeleri,
🟥 İşkenceye Karşı Sözleşme (CAT) ve
🟥 Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi (ICCPR) başta olmak üzere temel uluslararası normların ve düzenlemelerin ağır ihlalidir.
Rapor cezasızlığa karşı adalet talebinin ve insani dayanışmanın bir beyanı niteliğindedir.
Raporun tamamına ulaşmak ve okumak için | https://t.co/lieKDiFBwQ
İsrail Savunma Kuvvetleri (IOF), ablukayı delme girişimlerinin uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ve yardımları yerleşik kanallar aracılığıyla ulaştırmamız gerektiğini belirterek 16. kanaldan yanıt verdi. Devam edersek durdurulacağız ve gemilerimize el konulacak, yasal işlemler başlatılacak. 7 Ekim hakkında propaganda mesajları verdiler. Thiago şu anda misyonumuzu desteklemek için yanıt veriyor.
#AllEyesOnGaza #AllEyesOnSumud
Alisher Hoca’nın Özbekistan’a iadesi açıkça hukuka aykırıdır. Alenen yanlış bilgi yayarak kimi kandırıyorsunuz? Mahkeme kararını yok saydınız, hocayı ölüme mahkûm ettiniz. Unutmayın ki hakkına girilen her mazlumun ahı çıkar.
Özbekistan Uyruklu Yabancının Sınır Dışı Edilmesiyle ��lgili Başkanlığımızı Hedef Alan Dezenformasyon Niteliğindeki Haber ve Paylaşımlar Hakkında Basın Açıklaması⬇️
🔗https://t.co/aWtylGz4T2
Alisher Hoca’nın Özbekistan’a iadesi, yargı kararını hiçe sayarak gerçekleştirilen açık bir hukuksuzluktur. “Hukuka aykırılık yok” açıklaması ise gerçeği saptırmaktır. Mazlumun ahı yerde kalmaz; bu utanç, hukuka ve insanlığa ihanet edenlerin yakasını bırakmaz. @Gocidaresi
ALISHER HOCANIN SINIRDIŞI SÜRECİNE İLİŞKİN HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE AÇIKLAMADIR
Göç İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Alisher hocanın kamu düzeni ve güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle hakkında sınır dışı kararı verildiği belirtilmiştir. Ancak, bu iddianın gerek Türkiye Cumhuriyeti yetkili kurumlarınca gerekse uluslararası kamuoyu tarafından hukuki ve somut bir temele dayanmadığı açıktır. Sayın hocanın ne Türkiye’de, ne Özbekistan’da ne de başka bir ülkede kamu düzeni veya güvenliğini bozacak herhangi bir eylemi veya hakkında kesinleşmiş bir suç isnadı bulunmamaktadır. Açıkça bilinmektedir ki, bu süreç yalnızca Özbekistan makamlarının ilettiği istihbari nitelikteki ve yargısal bir karşılığı bulunmayan bilgilerin etkisiyle başlatılmıştır. Bu ba��lamda, ilgili sınır dışı kararının 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 4. ve 55. maddelerinde belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirildiğine ilişkin herhangi bir emare bulunmamaktadır. Bu konuda yapılan başvurularımıza verilen olumsuz cevaplar, hukuki denetim sürecinin işletilmediğini ortaya koymaktadır.
Alisher hoca, daha önce 28.12.2023 tarihinde Özbekistan’dan gelen ve daha sonra hakkında takipsizlik kararı verilen bir suç isnadı gerekçesiyle de evinden alınmıştı. Aynı gün İstanbul İl Göç İdaresi tarafından hakkında sınır dışı ve idari gözetim kararı verilmiş; 31.12.2023 tarihinde sınır dışı kararına karşı dava açılarak idareye sunulmuştur. Yaklaşık iki ay boyunca Geri Gönderme Merkezi’nde tutulduktan sonra, İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliği tarafından verilen kararla serbest bırakılmıştır.
Serbest bırakıldığı tarihten itibaren her Pazartesi günü Kumkapı Koordinasyon Merkezi’ne giderek imza yükümlülüğünü eksiksiz yerine getirmiştir. Bu süreçte, tarafımızca yürütülen sınır dışı davasında İstanbul 15. İdare Mahkemesi tarafından söz konusu sınır dışı işlemi İPTAL edilmiştir. Göç İdaresi Başkanlığı açıklamasında yer alan ret kararına ilişkin herhangi bir tebliğ veya bilgilendirme yapılmadığı gibi, bu karara tarafımızca da erişilememiştir. İlgili mahkeme kararı ekte sunulmaktadır.
Eğer gerçekten kesinleşmiş bir sınır dışı kararı mevcut olsaydı, Sayın hocanın haftalık imza yükümlülüğü sırasında alıkonulması gerekirdi. Ancak bu gerçekleşmemiştir. Bunun yerine, 8 Mayıs 2025 tarihinde evine yapılan operasyonla gözaltına alınmış; ailesi ve avukatlarına haber verilmeden, ilaç ve kişisel ihtiyaçlarının karşılanmasına dahi izin verilmeden, meçhul bir yere sevk edilmiştir. Aradan geçen 8 güne rağmen ailesi ve avukatları kendisine ulaşamamaktadır. Bu durum, hukuka ve insan haklarına açıkça aykırıdır. Kendisinin Özbekistan’da hayatını kaybettiğine dair iddialar kamuoyunda dolaşmaktadır ve bu endişe giderek büyümektedir.
Alisher hoca, sessiz sedasız Özbekistan’a iade edildi. Ne avukatına ne ailesine haber verildi. Hukuki süreç yok, gizlilik var. Bu bildiğimiz zorla kaybetme.
Üstelik gittiği yerde işkence ve ölüm riski var.
Bu tarz şeyler sessizce geçip gitmemeli.
İnsan hakları herkes içindir!
Özbek mülteci Alisher Tursunov, Özbekistan’a sınır dışı edildi.
Tursunov, bir nevi ölüme gönderildi.
Özbek rejiminin kendisine işkence edileceğinden endişe ediliyor.
Türkiye maalesef her zaman mazlumlara sahip çıkmıyor!
@multecihakder Yabancılara döve döve gönüllü geri dönüş evrakları imzalatılıyor. YUKK 4. madde kapsamında geri gönderme yasağı olan kişiler bile zorla geri gönderiliyor.
Geri gönderildikleri ülkelerde yaşadıkları ise uluslararası kuruluşların dahi gündeminde...
https://t.co/wN4rvFlYOv
Gece güzelce dinlenebildiniz mi?
💢7 Ekim'den bu yana Gazze'de 4 bin 324 çocuk şehit edildi. Enkaz altında kalan bin 350 çocuktan haber alınamadı. Hayatta kalanlar ise artık öksüz veya yetim...
▫️Telescope tarafından İsrail'in Gazze'de uygulamakta olduğu etnik temizlik ve soykırıma karşı bilinç oluşturmak amaçlı hazırlanan videoda hayatını, ailesini, evini barkını ve okulunu kaybeden Filistinli çocuklara dikkat çekildi. Ürdünlü oyuncu Muhammed Teysir Selame'nin öğretmen rolünü canlandırdığı videoda izleyenler, Gazze'de yaşanmakta olan vahşetin boyutunu bir kez daha idrak etti.
✍️Editör & Çeviri: @mhudayiuysal
BMGK daimi üyelerinden olan bir devletin başkanı için tutuklama kararı çıkartılmış olmasını ayrıca tartışabiliriz.
Ancak, 22 yıldır ICC hangi devlet başkanını tutuklayabilmiş ve aktif kovuşturma yürütmüş de şimdi Putin'i tutuklayıp yargılayacak?
Tüm adaleti kağıt üstünde...
🕊️Büyük Fırtına 🪹
“Depremi çocuklara nasıl anlatabiliriz?”sorusuna sıkça alıyorduk.
Mehmet Teber hocanın kaleme aldığı bu hikayeyi kısa sürede olabildiğince seslendirip videolaştırdık. Emeği geçen herkese çok teşekkür ederim.
Şimdi hikayemizi miniklere ulaştırma vakti..
Palestinian homes seem to be the biggest nightmare for Israel. Throughout its yrs of occupation, Israel burned houses during the Nakba in 1948. Then it destroyed them in 1st & 2nd intifada systematically. Palestinian homes are the nightmare; simply they manufacture steadfastness.
Hamas lideri İsmail Haniye:
���Kim Kudüs davasını ve Mescidi Aksa'yı siyaseten destekleyebiliyorsa yapsın, medya ile destekleyebiliyorsa yapsın, sosyal medya ile destekleyebiliyorsa yapsın, mali yardım yapabiliyorsa yapsın, bütün bunlardan daha fazlasını yapabiliyorsa yapsın.”