ne kırlarda direnen çiçekler
ne kentlerde devleşen öfkeler
henüz elveda demediler.
bitmedi daha sürüyor o kavga
ve sürecek
yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!
Sanıyorum bu dünyada birinin diğerine yapabileceği en güçlü psikolojik şiddet karşısındakini yok saymak. Bu dünyada, varsın; ama ‘yoksun’ diyor. Öyle bir tavır ve dil kullanıyor ki varolduğunu görmüyorum da tanımıyorum da diyor.
dinlediğim podcastte diyor ki: 'tabiatta hiçbir şey acele etmiyor; ay acele etmiyor, güneş acele etmiyor, ama insan aceleci bir varlık, biz acele ettiğimizde ruhlarımız geride kalıyor.' çünkü bir yere vaktinden önce varmak, bir parçanı yolda bırakmak demek aynı zamanda
sonun başlangıcında ve tüm hayatlarımda seni yaşayamamış olmamı değil, yaşama ihtimalimin ve arzumun benim için ne denli büyüleyici olduğunu hep hatırlayacağım.
Fransızca aslından dinleyerek Türkçeye çevirdiğimiz Emil Cioran röportajından.
“Zaten zarar vermek için yazarız. Rahatları bozmak için yazarız. Şahsen hayatımda ne okuduysam rahatım bozulsun diye okudum.”
neden bazen simsiyah bir doğruyla denilir devletin ve allah’ın en iyi fikridir kış
bütün evlerin en mükemmel hatasıdır baba
başka incirin yarasını başka incir de bilmez gibi talandır bu herkesle herkes olmak