Tüm yargıç ve savcılara duyurulur!!
Hiç bir sanık hakimden ve savcıdan güçlü değildir!!
Hiç bir münasebetsizliğe izin vermeyin.
Bu millet adına karar veriyorsunuz, millet de arkanızdadır. Asla çekinmeyin....
Genel Başkanımız Sn. @RTErdogan liderliğinde “Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” diyerek yola çıkan AK Parti, 23 yıldır hizmetin, istikrarın ve eser siyasetinin adı olmuştur.
3 Kasım 2002’de milletimizin güçlü desteğiyle başlayan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı inanç ve azimle devam ediyor.#BirMilattır3Kasım
Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki, İzmir’de yıllardır CHP’li belediyeler tarafından yönetilen ve İzmir’in çöp konusuna çözüm üretemeyen beceriksizliklerini, siyasi nezaketten uzak ve hakaretamiz sözlerle örtme derdindedir.
İki yıla yakın görevde olan bir Belediye Başkanı’nın hala nasıl bir üslup kullanacağını bilmemesi de kendisi için oldukça talihsizdir.
İzmir’in yıllardır kangren haline gelen çöp meselesine çözüm bulmak yerine, AK Parti İzmir Milletvekilimiz Mahmut Atilla Kaya’nın adresini ima ederek gündem değiştirmeye çalışan bir belediye başkanının bu tavrı, Bornovalıların beklentileriyle hiçbir şekilde örtüşmemektedir.
Kendi beceriksizliklerini gözardı edebilmek için partimiz Milletvekillerini hedef almayı bırakıp, Büyükşehir Belediye Başkanı ile kendi aralarındaki tutarsızlıkları çözmeye odaklanmalıdır.
Bir belediye başkanının, İzmir’in çöp sorununu “kimin evi nereye düşüyor” gibi ifadelerle değerlendirmesi, sorunun ciddiyetini kavrayamadığının açık bir göstergesidir. Bu yaklaşım, sorunları çözmekten çok, siyasi manşetlere malzeme olma çabasıdır.
Hizmet üretmekten uzaklaşıp manşet kovalamak yerine, halihazırda Bornova’da Belediye’ye ait şu an gündemde olan 27 taşınmazın satışını hangi plan doğrultusunda gerçekleştirdiğini şeffaf biçimde açıklamalıdır.
Sayın Eşki, polemik yapmak yerine hizmet üretmeyi denemelidir.
Bornova’nın çöp sorunu, altyapı eksikleri, trafik keşmekeşi ortadayken, bahanelerin arkasına sığınmak çözüm değil, kaçıştır.
Mazeret değil, icraat zamanı. Bornovalılar laf değil, hizmet bekliyor.
Adam Hızlı Okumuş !..
CHP Genel Başkanı Özgür Özel 578 Sayfalık Aziz İhsan Aktaş iddianamesi İçin Açıklandıktan 1 Sonra Yazılanların Boş Şeyler Olduğunu Söyledi.
(Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Barış Diplomasisi Katiller Berhan Şimşek Olayla Sedat Peker Adalet Ateşkes Nerede Suça)
Kıbrıs'la ilgili yazdıklarıma verilen yanıtları okurken ben.
Yazdığım her yazı "eğer Rumlara katılırsanız" koşullu cümlesini içerdiği halde adeta kuduruyorlar.
Diplomamı sorgulayan gerzekler için sınavlarımı ve üniversite yerleşim sonuçlarımı gösteren bir tweet ihtiyacı hasıl oldu. Usulsüz yatay geçiş değil, alınteri...
TSK'ya kimyasal silah iftirası atan ya da Türkiye'nin her operasyonunda "savaş halk sağlığı sorunudur" açıklaması yapan hekimler bunları rahatsız etmez.
Ya da bir şehrimize komple sel ve deprem bedduası yapan ve dâhi ırkçılık yapan bir hekim hanım da bunları rahatsız etmez.
Millî olmak rahatsız eder.
"Sen nasıl doktor oldun?"
Bizde çokça tahsil görmüş insanın her gün ülkesini yerden yere vurması, hatta bazen kendi milletini bile aşağılaması garipsenmez de; ülkesine, kültürüne, dinine bağlı, KAAN'a, Mavi Vatan'a aşık bir okumuş görünce garip gelir.
Yakın geçmişteki yarı sömürge sistemimizin eseri bu. Kemalist eğitim sistemi halktan kopuk insan yetiştirir. Ne kadar çok tahsil görürseniz, sistemin kodları sizde o kadar kökleşir, o kadar yabancılaşırsınız millletinize. Sistem de siz yabancılaştıkça sizi daha çok öddüllendirir.
Ben de buna benzer bir kafa yapısında yetiştim, sonradan nasıl bir ideolojik Batıcı beyin yıkamaya maruz kaldığımı, nasıl bir kültürel soykırımın içinden çıktığımı farkettim.
Şanlı ordumuza kimyasal silah iftirası atan bir doktor, kendi ülkesini her gün kötüleyen bir iktisat profesörü garip gelmiyor; ama ben Karadeniz'de çıkan doğalgaza sevindiğimde, Somali, Libya tezkerelerini desteklediğimde, müstemleke kafaların ezberi bozuluyor.
Hemen sonra, "sen nasıl doktor oldun" sorusu... Oysa kendi milletini küçük görenlere asla böyle bir soru sormak aklına gelmez.
Sırf bu yüzden titrimi kullanıyorum burada.
O sömürge kafalara inat yazıyorum.
Kemalist ya da herhangi bir şeyci olmadan da bu ülkenin sevilebileceğini; sistemin beyin yıkamasının bende yıkıldıysa, nihayetinde herkeste yıkılabileceğini göstermek için...
Vesselam.
Tunç
Peki Böylelerine Sövmek Caiz midir ?
(Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Dilan Polat Rahmi Koç Saygısız LGBT Sadettin Saran Hayırlı Nadir Toprak Aziz Yıldırım Ali Koç)
Bizim Yalanla İşimiz Yok, Başkasının Yorumuna da İhtiyacımız Yok. Aklımız ve Zekamız O Yorumcular Kadar Keskindir En Az. Hamdolsun.
(#cumartesi Günaydınlar Kudüs Şairi Türkçedir Yüksek Seçim Kurulu Can Holding Afganistan Kürt Putin)
👉 Akıl ve CHP 👈
İki Zıt Kavram.
Ayaklara Dikkat Edin,
Siz de Anlam Veremeyeceksiniz.
(#FreeTurkistan Hayırlı Cumalar Var Olsun Ülkü Ocakları Devletime Güveniyorum Rusya Putin Fatih Ürek)
Kabaca :
Select * From ... Where Like '%GÜNEŞ'%' and Like '%DİL'%' and Like '%TEORİSİ'%' and Like '%YA'%'
Sorgusunun sonucu 'YAHUDİLER ile , YAKUT TÜRKLERİ Aynı Kökenden Gelmiştir' Çıkıyorsa, Teori Kimlere Aittir.
😆😆😆😆😆😆
Geyik Yapıyorum Ama Sallamıyorum.
Abdullah Çiftçi Nazikçe Sormuş :
"Oğlum Savaş mı Var Lan ?"
(Dallama diye de biz ilave edelim 😆)
@abdullahciftcib
(Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Japonya'yı 3-0 Kadir Mısıroğlu 12 Dev Adam SON DAKİKA Ekrem #cumartesi Ergin Ataman Alperen Şengün Firaz)
Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu, sevmeyeceği eşeğe ot yedirmez. Bir şey yapıyorlarsa mutlaka orada başka bir detay, başka bir şey vardır.
İlk videomu Pazartesi akşamı yayınlayacağım YouTube kanalımda anlatacağım konular için araştırma yaparken baba oğulun yine tuhaf bir, "Roma İmparatorluğu" aşkına denk geldim.
Ekrem İmamoğlu, 26 Mart 2021 tarihinde, Çanakkale/Bayramiç/Karaibrahimler Köyü, 122 Ada, 13-14 ve 15 Parsellerdeki tarlaları satın alıyor. Tarlanın uydu görüntüsüne bakıldığında (1. Foto: Kırmızı ve sarı kutu içine aldığım yer) Kuzey Batı yönüne doğru, tarlanın satın alındığı 2021 yılında 35'i Erkek, 26'sı Kadın olmak üzere toplamda 61 kişilik bir nüfusu var. 2024 yılında da köyde yaşayan erkek sayısı 31'e düşerken kadın sayısı da 25'e düşüyor ve toplamda 56 insan yaşıyor.
"Etrafında insan yok deniz yok İmamoğlu, böyle bir yerde 84 dönüm tarla neden alır?" diye araştırırken Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Koruma Bölge Müdürlüğüne ait 01.03.2017 tarih ve 3577 sayılı kararına denk geldim (Kararla ilgili tanım kısmı önemli yerleri kırmızı çizgi ve kırmızı kutu içine aldığım 2. ve 3. fotoğraflar).
Artık benim paranoyam mı yoksa daha önce Ekrem İmamoğlu'nun ilginç işlerinden kaynaklı septik yaklaşımım mı bilemiyorum ama ( İmamoğlu hakkında daha önce paylaştığım Roma İmparatorluğu konulu sıralı twitlerimin linki: https://t.co/4dWw8ZEhoq ) İmamoğlu'nun Sercan Ç. isimli şahıstan satın aldığı tarlanın hemen güneyinde, yürüyüş mesafesi olarak yaklaşık 16 dakikalık uzaklıkta (tarla ve arkeolojik alan arası 1.2 km) Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Koruma Bölge Müdürlüğüne ait 01.03.2017 tarih ve 3577 sayılı kararla, "1. Derece Arkeolojik Alan" ilan edilen ve "Kaçak Kazılar"ın yapıldığı, M.Ö. 5 veya 6. yy tarihlenen buluntuların yer aldığı alan bulunuyor (Kırmızı kutu içindeki yer, İmamoğlu'nun satın aldığı tarla. Sarı kutu içindeki yer ise, 01.03.2017 tarih ve 3577 sayılı kararda tanımlanan alan. Kararda yer alan ilgili bölümü ve önemli yerlerini siyah/kalın şekilde yazılı olarak paylaşıyorum.
"Bayramiç ilçesi, Cazgırlar köyü sınırları içinde Asartepe mevkiinde bulunduğu. Mevkiye yöre halkı tarafından Taştepe mevkii de denildiğini. Tepenin çalılıklarla kaplı olduğu güney ve batı bölümünü çevreleyen 1,5 m kalınlıkta yapı taşları çevreye dağılmış durumda olan bir duvar kalıntısı bulunduğunu, bu duvar kalıntısının muhtemelen bir savunma duvarının parçası olduğunu, bu çevre duvarının iç kısmında 1.5 m kalınlığında yer yer 1.20 m kadar korunmuş poligonal taşlardan yapılmış oldukça nitelikli bir duvar kalıntısı mevcut olduğu belirtilmektedir. Tepenin orta bölümünde çalılıklar arasında duvar kalıntılarının devam ettiği, ayrıca tepe üzerinde bulunan ana kayaların yüzeylerinin kullanılmak üzere kesilerek düzleştirildiği, yerleşim üzerinde çok iri yapı taşları bulunduğunun gözlemlendiği de belirtilmektedir. Poligonal özellikte olan duvar yapısı, MÖ 5. yy'da bölgenin en önemli şehir devletleri konumundaki Assos, Parion (Kemer), Keprene (Çaldağ) Neandria (Çığrı Dağı) Lamponya (Sazlı Köyü), Paleo Gargara (Hasanoba Köyü) gibi antik kentlerin duvarları ile benzer özellik göstermektedir. Ancak burada yer alan duvar kalıntılarındaki yapım tekniğindeki yüksek kalite göze çarpmaktadır. Gerek duvar tekniğinin özellikleri gerekse alanda bulunan seramik örneklerinin MÖ 5. yy (480 civarı) özelliği taşıması, duvarların daha önceki bir zamanda (MÖ 6. yy) yapılmış olduğunu göstermektedir. Muhtemelen zamanının yöneticileri için korunaklı bir saray yapısı olarak inşaa edilmiş olmalıdır. Ayrıca kalıntıların hemen üstündeki anakaya üzerine oyulmuş kaya mezarı ve işlik olarak kullanılmış tekneler bulunmaktadır. Bu alanın kuzeyindeki anakaya üzerinde Roma dönemi özellikleri gösteren kaya mezarları bulunmaktadır."
Araştırma yaparken bulduğum, daha önce İmamoğlu'nun Roma aşkına yönelik paylaştığım twitlerim ve Edremit'te babası Hasan İmamoğlu'nun sanki hiç yer kalmamış gibi yine 3 adet kral mezarı ve Roma dönemine ait bulunan hamamın 20 metre yanında ofis kiralaması vb. parçaları zihnimde yan yana getirdiğimde bana ilginç gelen bu olayı paylaşmak istedim.
Belki haddimi aşacak bir tavsiye olacak ama Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma yapan bir savcı olsaydım, baba-oğulun bu Roma aşkını ve belki de, "Tarihi Eser Kaçakçılığı" konusunu detaylıca araştırırdım...
NOT: Bu twitin hemen altında 01.03.2017 tarih ve 3577 sayılı kararda yer alan fotoğrafları da paylaşıyorum.