İktisat/kamu/uluslar gibi bölümlerin temel amacı devlete bürokrat yetirştirmekti. Devlet gibi devasa bir organizasyonda yönetici olacak olanlar en iyiler en başarılılar olmalıydı. Bir dönem Mülkiye bunu karşılıyordu.
Son 20 yılda o kadar çok İİBF açıldı ki bir yerde 5binden alan İİBFler diğer yerde 600binincinin 3-5 netle girdiği İİBFler. Mezun olunca ikiside aynı kefede.
600bininci ile bir Mülkiyelinin bir ODTÜlünün bir Boğaziçilinin kapasitesi yetenekleri bir değildir. Hiçbir zaman bir olamaz. Bu konuda bir düzenleme gerekiyor. Devlet kendi yöneticisini zorunlu olarak en iyilerden seçmeli.
Elin karısına sarkan milli eğitim müdürü
Cinayeti örtbas eden vali
Kayıt silip delil yok eden hekim....
Acaba sırada ne var?
Yakın münasebetlerle kariyer yapanlara hangi meslek grubu daha katılacak?
Çatla Sodome Patla Gomore.
Taşrada müdür olmak makam odasında ağırlanan diğer müdürlerle poz vermeye dönüşmüş durumda. “Bilmem ne başkanı veya müdürü, bilmem ne başkanımız veya müdürümüzü ziyaret etti” şeklinde yerel gazete haberleri dolu her yer. Yaşadıkları bölgenin en can yakıcı sorunlarına dokunmadan göçüp giden kaç başkan, kaç müdür vardır acaba? İnsandan uzak, insana yabancı kurumlar çöplüğü memleket.
Çok konuşanın yanında sağır ol. Cimrinin sofrasında tok ol. Kusur arayanın yanında yok ol. Vefa bilmeyene yabancı ol. Edebi olmayana uzak ol. Tevazu bilmeyene ırak ol. Haddini bilmeyene mesafeli ol. Kibirlinin yanında vakarlı ol.
🔵 Bir içerik üreticisi, "Kendini geliştirmiş insanı nasıl anlarız?" sorusuna yanıt getirdi:
"Sürekli kendisinden bahsetmez."
"Her şeyi bilme ihtiyacı yoktur."
"Sessizlikten rahatsız olmaz."
"Başkasının yolunu küçümsemez."
"Eleştirirsen incinmez."