Her şeyi kabullenebilirim; hatayı, eksikliği, yanlış anlaşılmayı… İnsan dediğin kusurludur, bunu bilirim. Ama vefasızlık bambaşka bir şey. Çünkü vefa, bir insanın karakterinin en çıplak halidir. İyi gününde yanında olup kötü gününde sırtını dönen biri, aslında hiç yanında olmamıştır; sadece o anın konforunu paylaşmıştır.
Benim için vefa, hatırlamak demektir. Birlikte yürüdüğün yolları, paylaşılan ekmeği, edilen bir çift güzel sözü unutmamaktır. Zor zamanlarda sessizce yanında duranları, kimse görmezken sana omuz olanları aklında tutmaktır. İnsan en çok da böyle zamanlarda belli olur zaten. Çünkü herkes güneşliyken gölge yapar, ama asıl mesele yağmur yağdığında ıslanmamayı değil, birlikte ıslanmayı göze alabilmektir.
Bu yüzden vefasızlık bana sadece bir davranış gibi gelmez; sanki geçmişi inkâr etmek, yaşanmışlıkları yok saymak gibi gelir. Oysa ben, yaşadığım hiçbir şeyi yok saymam. Kırılmış olsam bile hatıraları çöpe atmam, çünkü onlar benim kim olduğumu şekillendiren parçalar. Ama bir insan, tüm o ortak geçmişe rağmen sırtını dönebiliyorsa, işte orada içimde bir şey sessizce kapanır. Kapıyı çarpmam, bağırmam, hesap sormam… Sadece o insana dair beklentimi kalbimden usulca çıkarırım. Çünkü şunu öğrendim: Vefasız insana kızarak değil, mesafe koyarak huzur bulunur. Ve bazı insanlar hayatından çıktığında, aslında bir şey kaybetmezsin; sadece değer vermeyi bilmeyen birini geride bırakmış olursun.
Beni ailem ahlakla yetiştirdi.
İnsanlara saygılı olmayı, kimseyi incitmemeyi, haksızlık karşısında susmamayı öğretti. Büyüklerin yanında nasıl konuşulacağını, küçüklere nasıl davranılacağını, bir lokmayı paylaşmanın ne demek olduğunu evde öğrendim. Belki bu yüzden bazı şeyleri kabullenmekte zorlanıyorum. Çünkü herkesin aynı değerlerle büyüdüğünü sanıyordum. Herkesin kalbinde az da olsa merhamet, vicdan ve utanma duygusu vardır diye düşünüyordum. Ama büyüdükçe anladım ki herkes aynı yerden başlamıyor hayata. Ben hâlâ birine zarar vermeden yaşamayı, kimseyi bilerek üzmemeyi, yalan söylememeyi bir meziyet değil, olması gereken bir şey olarak görüyorum. Çünkü bana böyle öğretildi. Çünkü evde iyi insan olmak sadece sözde değil, davranışta da vardı.
Şimdi dönüp bakınca şunu daha iyi anlıyorum: Ahlak, insanın cebine konulan bir miras gibi. Sen büyürken fark etmiyorsun ama hayatın içinde her kararında, her tavrında ortaya çıkıyor. Bazen seni zor durumda bırakıyor, bazen yalnız hissettiriyor ama geceleri başını yastığa koyduğunda içini rahatlatan da yine o oluyor. İyi ki böyle yetiştirilmişim diyorum. Çünkü insanın kendine saygı duyabilmesi, dışarıdan aldığı hiçbir şeyle ölçülemeyecek kadar kıymetli.
Cezaevinde birbirlerine ‘bey’ diye hitap eden bu insanlar 10 yıldır tutsak! İroni desek, ironi değil… İleride bu konuda Aziz Nesin’lik hikayeleri bolca okuyacağız.
#FetöDeğilYafta
In Mozambique, lawyer Emre Çınar was taken without an arrest warrant, denied access to legal counsel, and his whereabouts remain unknown.
Mr. Daniel Chapo @daniel_chapo24 , we call for immediate intervention to clarify his location, guarantee his safety, and uphold the rule of law and human rights. @ProtectLawyers@Anwaltverein
#WhereIsEmreCinar #HumanRights #RuleOfLaw
Principal Magistrate Gideon Kiage has deferred a ruling on the @DCI_Kenya@ODPP_KE application to hold Mustafa Güngör for 15 more days to allow further investigations until Tuesday 30 December 2026.His family, friends and @AmnestyKenya@LawSocietyofKe@GlobalPeace lawyers and representatives argued in court that the extended pre-trial detention is excessive. Mustafa is a recognized refugee resident in Kenya for over 15 years without a criminal record. He has fully cooperated with the @DCI_Kenya since his 20 December arrest. Court has further ruled the father of two, Mustafa Güngör remain in custody, with family visitation and be produced in court for a ruling on 30 December. We shall be there.
#StopRefoulement #HumanRights #Kenya #Türkiye
🚨URGENT ACTION REQUIRED: RISK OF REFOULEMENT IN KENYA – DETENTION OF MUSTAFA GÜNGÖR 🚨
We are deeply alarmed by the detention of Mustafa Güngör, a Turkish educator living in Kenya, and the serious risk this case poses not only to him and his family, but also to other vulnerable individuals connected to the same protection process. Mustafa Güngör has been residing in Kenya for several years and is believed to be under international protection mechanisms.
What happened (chronology)
On Saturday evening, Mustafa Güngör was travelling by train from Mombasa to Nairobi when he was detained at the train station and transferred to the Anti-Terrorism Police Unit (ATPU / DCI Upper Hill).
Earlier that day, a police team reportedly visited an address where the family lived six years ago, confirmed they no longer reside there, and later apprehended him at the station.
Reliable information indicates the action followed a request initiated by Turkish authorities, reportedly through a Mutual Legal Assistance (MLA) request.
Legal status (as communicated by Kenyan authorities)
According to information we received from Kenyan authorities:
❌ No arrest warrant has been presented for Mustafa Güngör
❌ No deportation or extradition order has been issued
❌ No immediate removal decision is in place
✅ Authorities state the procedure is based on a court-ordered search/investigation
✅ Officials explicitly stated:
“This is an investigation. Questions will be asked, and the process will proceed according to the decision of the court.”
Current situation
-Family members were initially present and were later released.
-Mustafa Güngör remains in custody.
-A human rights officer visited and conducted an in-person meeting after the family left.
Authorities have permitted:
-Access to legal representation
Visits
-Delivery of food and clothing
(Reportedly) basic humanitarian accommodations, such as a bed/mattress, as an exception.
-A senior UN contact has also prepared a formal letter addressed directly to the relevant Kenyan commissioner / anti-terror unit. Continued and visible UN engagement is now critical and time-sensitive.
Under international and regional law, Kenya must:
✅ Respect the principle of non-refoulement (no return to a place where a person faces persecution, torture, or ill-treatment)
✅ Ensure due process and effective judicial oversight
✅ Guarantee continued access to legal counsel
✅ Maintain unhindered access to UNHCR and human rights mechanisms
✅ Protect individuals from political or diplomatic pressure that undermines legal safeguards
HRS urgently calls on:
🔹Kenyan authorities (DCI, ATPU, and the Judiciary)
To strictly adhere to the rule of law and judicial process
To ensure Mustafa Güngör is not transferred or removed, directly or indirectly, outside a lawful and transparent procedure
🔹UNHCR
To remain in continuous, active communication with Kenyan authorities
To monitor the case closely, visibly, and consistently
🔹International community & human rights organizations
To treat this as a high-risk refoulement case
To sustain public, legal, and diplomatic scrutiny until safety and due process are guaranteed
@MaryLawlorhrds@UNHumanRights@Refugees@citizentvkenya@ntvkenya@KenyaRedCross@StateHouseKenya@NPSOfficial_KE@hrw@amnestypress@AmnestyKenya@thekhrc@NPSOfficial_KE@TheRWCHR@IBAHRI@ForeignOfficeKE@HRF@ICJKenya@BBCWorld@BBCNews@guardian@SkyNews@MariaSTsehai@irunguhoughton@StockholmCF@nordicmonitor@AFP@ReutersAfrica@AlJazeera@bonifacemwangi@MarthaKarua@FrontLineHRD@declanwalsh@AP_Africa@CNNAfrica@CitImmCanada@omctorg@FreedomofPress@FreeNizarZakka@FreefromTorture@CVTorg@gathara@OkiyaOmtatah@SilencedTurkey
Kenya’da açık bir hukuk ihlali yaşanıyor. BM koruması altındaki eğitimci Mustafa Güngör, Türk Büyükelçiliği talebiyle hukuksuz biçimde gözaltına alındı. Bu fiil; zorla kaybetme, geri göndermeme (non-refoulement) ve adil yargılanma haklarının ihlalidir.
🆘 Kenya derhal hukuka uymalıdır 🆘
@citizentvkenya@KenyaembassyDC@DCI_Kenya