Zerda Şahin, 13 yaşında..
Gülseren Şahin, 15 yaşında..
Mevsimlik gezici tarım işçileri..
Sivas Gemerek Burhan Köyü'nde çamaşır yıkamak için girdikleri Kızılırmak'ta akıntıya kapılıp hayatlarını kaybettiler..
Gülseren'in cansız bedenine beş gün sonra ulaşıldı..
Kahramanmaraş Andırınlılar..
Ailenin her yıl konakladıkları bölgede bu yıl kaymakamlık emri ile izin verilmediği için Kızılırmak kıyısında konaklamak zorunda kaldıkları, çocukların ölümleri sonrası ailenin geçtiğimiz yıllarda konakladıkları bölgeye geçişlerine izin verildiği belirtiliyor..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
28 sene önce bir kadını trafik kazasında öldürüyorsunuz, bütün aile, belediye olanakları ve kimi devlet imkanları kullanılarak olayı örtbas ediyorsunuz. Ne yaptıysan fayda etmedi on yıllar sonra iktidarının zirvesindeyken bir komedyen herkesi güldürürken seni merhumun ruhuyla yüzleştiriyor.
13 yasındaki kız cocugu siddet gördügünü söyleyerek emniyete gidiyor ve is bilmezlik yüzünden öldürülüyor. naptınız terbiye hakkıdır diyerek geri mi yolladınız cocugu?hangi görevlilerle görüstüyse hepsi tek tek bu cinayetten sorumludur.
Yahu saat 20:30'da hiç mi kimse duymadı Gözde Akbaba'nın çığlıklarını?
Kurbanını yakalamaya çalışan kasabı izler gibi izlediniz mi sahiden?
Balkondan bir saksı bile fırlatamadınız mı?
Bu kadar mı kabullenildi öldürülmemiz?
Göz göre göre ölmüş kadın.
Çok üzüldüm çok.
Muhammed Kendirci..
15 yaşında, çırak..
Şanlıurfa Bozova'da çalıştığı marangoz atölyesinde kalfa Habip Aksoy ile kalfanın bir arkadaşı tarafından elleri bağlandı ve makat bölgesine yüksek basınçlı kompresörle hava verildi..
İç organlarında ağır hasar oluşan Muhammed, beş gündür tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Savcılık, yaptığı ilk açıklamada olayın bir işkence değil şakalaşma vakası olduğunu belirtmişti:
"Bozova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaralama suçundan yürütülen soruşturma hakkında bazı basın-yayın organları ve sosyal medyada yer bulan yanıltıcı bilgiler nedeniyle basın açıklaması yapılması zarureti hasıl olmuştur. 14.11.2025 günü saat 16.30 sıralarında şüpheli H.A., iş yerinde şakalaşmak maksadıyla hava kompresörünü beraber çalıştığı M.K.’nin makat bölgesine doğru doğrultarak eliyle hortumu bastırmıştır. Yaralanan şahıs karın şişliği şikayetiyle hastanelere sevk edilmiş, hayati tehlikesi nedeniyle Harran Üniversitesi Hastanesi’nde tedavi altına alınmıştır. Savcılıkça tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen şüpheli hakkında adli kontrol tedbirine hükmedilmiş, karara itiraz edilmiştir. İtiraz üzerine mahkemece şüpheli hakkında tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartılmış ve yakalanan şüpheli tutuklanmıştır."
Dindar Diler..
16 yaşında..
Tekirdağ Muratlı'da oto yıkama dükkanında araç yıkadığı sırada elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti..
v/Trakya Post
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
Türkiye’nin ormanları yanıyor ve yakan halk düşmanları bir yanıyla iklim politikalarının da hizmetçisi. Türk köyleri tahliye ediliyor. Yörüklere Toroslarda yaşam dar ediliyor, sürülerine alan bırakılmıyor. Tarım ve hayvancılık doğrudan yahut tali yollarla yasaklanıyor. Kaz Dağlarında, Akbelen’de ve daha pek çok yerde sermaye, halkı yurdundan, yaşam kaynaklarından ediyor. Rezerv alan yasasıyla, heslerle halk mülksüzleştirilip topraksızlaştırılıyor. Buna karşın yedi kat yabancılar yurtta ayrıcalıklı kılınıyor. Türk askeri zehirleniyor, susuz kalıyor, olmadık, duyulmadık, askerliğin namusuna aykırı yollarla şehit ediliyor. Eğitimde eşitliğin ilga edilişi ayrı dert. Çok derdimiz var bizim. Vatana ihanet değil apaçık düşmanlık ediliyor. Ancak bugünleri unutmak var ya.. Unutmak ihtimali.. Asıl ihanet o olur işte.
Bugün #17Nisan. #KöyEnstitüleri kuruluş tarihi; 83 yıl önce bugün, 1940.
"Kurulması mı daha önemlidir, kapatılması mı" diye bir soru sorsam, çok güzel münazara konusu olur sanırım.
Açılması, imparatorluktan ulusal devlete geçişte, asırlardır bile isteye cahil bırakılmış halkın aydınlanması çabasının ötesinde; "Emek Kutsal" bir anlayış ışığında, üretim toplumu dinamiklerinin en temel katmandan başlayarak vatan sathına yayılmasını prensip edinmiş, “eşit yurttaşlığa dayalı millî demokratik devrim”in fırsat eşitliği imkanını halka sunarak üniter devletin sağlam temeller üstünde hayatiyetini ve devamını hedefleyen, Cumhuriyet'in en büyük hamlesidir.
Kapatılması ise, halkın tekrar cehalete terk ve teslim edilerek, önce devrimin, sonra üniter devletin ve en sonunda da Cumhuriyet'in imhasına giden sürecin piminin çekilmesidir.
Cumhuriyet Devrimlerinin ve üniter devletin manasını idrakten uzak kalabalıklara dönüşmüş bir yığınsa bugün memleket insanı, ülkenin şirazesi kaymış rotasını düzeltmek için kerteriz, Köy Enstitülerini hayata geçiren felsefedir.
Akıl eden, emeği geçen herkesin ruhu şad olsun!
14 yaşındaki Abdurrahman Özkul'un fotoğrafı..
Niğde Bor Karma OSB'de çalıştığı plastik geri dönüşüm tesisinde makineye kaptırdığı kolunun omuz hizasından kopması sonucu hayatını kaybetti..
Yarıyıl tatili öncesi okulu bırakmış ve çalışmaya başlamıştı..
#ÇocukİşçiliğiİleMücadeleye
vali tarafından öğrencilerinin önünde “bu saç sakal ne? ne biçim öğretmensin? çık dışarı, sakalını kes” diye sınıftan kovulduktan sonra kalp krizi geçirip aramızdan ayrılan halil serkan öz öğretmenin bugün dokuzuncu ölüm yıldönümü. ellerinizden saygıyla öpüyoruz. unutmadık sizi.
Zuckerberg, Kovid döneminde gerçekleri saklamaya zorlandık, demiş.
Şu bilimsel kaynaklarla desteklenen, atalarımızın yüzlerce senedir yaptıkları, hiçbir zararı olmayan uygulamaları anlatan yazılara bile tahammül edemediniz.
Yazıklar olsun!
Ergenekon kumpasını hatırlayın
Cemaatin polisleri bir eve girer ve girdikleri evlerde mesela mutfak dolabının üstünde usb bellek, darbe planı ya da ne bileyim bazanın içinde infaz listesi bulurdu. Çok canları sıkılırsa da ihbar üzerine Zir Vadisi'ne gidip gömülü silahları bulurlardı. Ne hikmetse de, hiçbir ihbar asılsız çıkmazdı. Bir yaygara kopardı ülkede. Silah/bomba bulurlardı ve incelendiğinde görülürdü ki seri numaraları Emniyet'in envanterini işaret ederdi.
Polislerin hepsi de ne enteresandır ki FBI yetiştirmesi, Amerikan menşeiliydi :)
"Dörtnala gelip Uzak Asya'dan
Akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.
Bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim."
Yerin kilometrelerce altında, pis suların içinde kimyasalların vücudumuzda bıraktığı etkiye, yaralara rağmen “Fernas’ta bir sorun yok” diyen yönetime defalarca kez kanıtlarla geldik.
Bunun bir sonraki seviyesi ölüm. 33 gündür bizi duymayanlar ölmemizi istiyorlar.
#Madencilerleyim