@Kennevrnn Her okulda en az iki güvenlik var ve bir bahçe görevlisi var artık. Bunun sebebi okulun içinden saldırıların engellenmesini sağlamak. Öğretmenler okulun içinden ne yapabilir. Ancak okula gelriken görürse. Devletin buna bir çözüm bulması lazım
@grdnnfrmn@enis_doko@t162classic Belki de sizin öğrenmek için vakti ayırmadığınız argümnlardır. Neden siz bu konularda bu kadar cahil olmanızı sorgulamıyorsunuz?
Bu veri genelde şu eşitsizlikler ile izah ediliyor:
şöhret ≠ uzmanlık
karizma ≠ güvenilirlik
başarı ≠ genel entelektüel otorite
ekranda gördüğümüz persona ≠ kişinin kendisi
Zorunlu varlık ve Epistemoloji Üzerine Birkaç Not:
1. Allah'ın zorunlu varlık olduğunu söylemek, O'nun var olmaması mümkün değildir demektir. Bizim gibi diğer varlıklar olumsal ya da mümkün varlıklardır. Varız ama var olmayabilirdik. Zorunlu varlık ise varlığını başka bir şeyden almaz ve yokluğu metafizik bakımdan mümkün değildir. Bu modal bir iddiadır ve Allah ezeli ve ebedi'dir demekten fazlasıdır.
2. Buradaki zorunluluk, normalde dar anlamda mantıksal zorunluluk değildir. "Allah vardır” önermesi yalnızca mantık kurallarından çıkarılan bir mantık önermesi değildir. Kastedilen daha ziyade metafizik zorunluluktur. Gerçeklik başka türlü olabilirdi ama Allah’ın hiç bulunmadığı bir gerçeklik metafizik olarak mümkün değildir. (bu mümkün dünyalar semantiğinde: "Allah'ın var olmadığı mümkün dünya yoktur" şeklinde ifade edilir.)
3. Ben dahil çağdaş teist felsefecilerin büyük çoğunluğu Allah'ın zorunlu varlık olduğunu kabul eder. Tabi buna Plantinga da dahildir. Hatta Plantinga modal mantık kullanarak belli bir genel tanımda ve tutarlılık varsayımında Allah'ın zorunlu varlık olduğunu ispatlar (bakınız Plantinga'nın modal ontolojik argümanı. Evet Plantinga Tanrı'nın varlığı ile ilgili argümanlar savunur. Hem de 2 düzine argüman! Ona fideist diyenler bilmez bunu tabi).
4. Zorunlu varlık fikri hem İslam, hem de Hristiyan düşüncede birbirinden bağımsız olarak çıkmıştır. İslam düşüncesinde bu kavramın en net ve erken formülasyonu İbn Sina'da vardır. Diğer taraftan Hristiyan düşüncede Iustinus ilk tanımı vermiş, İbn Sina'nın çağdaşı Anselmus ise ontolojik argümanında savunmuştur.
5. Allah'ın zorunlu varlık olduğu iddiası ontolojik bir iddiadır. Ama bu Allah'ın varlığı ile ilgili kimsenin inkar edemeyeceği mantıksal olarak zorunlu bir argüman ile gösterilebileceği anlamına gelmez. Argümanlar insan üretimidir ve epistemolojiktir. "Bütün çift sayılar iki asal sayının toplamı olarak yazılabilir" (Goldbah varsayımı) iddiası doğru ise mantıksal olarak zorunlu bir şekilde doğrudur. Ama bunu hala ispat edemedik.
Burada Allah'ın nasıl bir varlık olduğu ile Allah'ın var olduğunu nasıl kanıtladığımızı ayırmak gerekir. Bir kişi Allah'ın var olduğunu ve varlığının zorunlu olduğunu kabul ettiği halde, bunu kanıtlamak için öne sürülen belirli bir kozmolojik veya ontolojik argümanı başarısız bulabilir.
6. Evet İbn Sina böyle bir argüman geliştirdiğini iddia eder. Bunu savunanlar olabilir tabi. Ama çok sayıda Müslüman düşünür bu argümanı makul bulmamıştır.
Üstad Gazzali, İbn Sina’nın zorunlu–mümkün ayrımından hareket eden delilinin özellikle parçalardan bütüne geçişini sorgular. Her bir mümkün varlığın bir sebebe muhtaç olması, mümkün varlıkların toplamının da kendi dışında bir sebebe muhtaç olduğunu tek başına göstermez (benim de bir space odasında hatırlattığım gibi). Ayrıca İbn Sina başlangıçsız bir olaylar dizisini kabul edebiliyorsa, sonsuz bir sebepler dizisinin neden imkansız olduğunu ayrıca göstermeleri gerektiğini söyler. (İlginçtir kendisini Gazalici ya da kelamcı olarak niteleyen bazı dostlar bu eleştirilerin farkında değiller.)
İbn Rüşd de İbn Sina’nın delilini mevcut formuyla başarılı bulmaz. Özellikle mümkün kavramının farklı anlamlarda kullanıldığını düşünür. Mümkün bazen gerçekten var da olabilecek yok da olabilecek şey, bazen ise sadece sebebi bulunan şey anlamında kullanılmaktadır. İbn Rüşd’e göre bu anlamlar birbirine karıştırıldığında sebepler zincirinin zorunlu olarak sebepsiz bir varlıkta sona ereceği gösterilmiş olmaz.
Şehristani’nin eleştirisi ise daha radikaldir. O yalnızca delilin adımlarını değil, İbn Sina’nın Zorunlu varlık anlayışını da hedef alır. Ona göre İbni Sinacı kavramsallaştırma Allah'ın mutlak aşkınlığını yeterince koruyamaz. Allah varlık–yokluk, birlik–çokluk gibi karşıtlıkların ve insanın kavramsal kategorilerinin ötesindedir.
Buradan çıkarılacak ders belli. Bir argüman size kesin öncüllere dayanan kesin bir ispat gibi görünebilir. Ama aynı öncüllere başkası itiraz edebilir. Aslında öncüller de bu yüzden epistemik anlamda olasılıksaldır.
7. Bu teistik argümanlara özgü değildir. Ateistik argümanlar için de geçerlidir. Allah'ın var olmadığını gösteren argümanlar olduğunu, hatta bunların kesin olduğunu söyleyen ateistler olmuştur. Ama onların öncülleri de itiraza açıktır ve olasılıksaldır. Siz ben sizin olasılıksal argümanlarınız ciddiye almam çünkü bende kesin argüman var derseniz, o da size ben de sizin olasılıksal argümanlarınızı ciddiye almam çünkü bende kesin argüman var der.
8. Tanrı'nın zorunlu varlık olduğunu gösteren kanıtlar sunmak tek başına kötülük problemini çözmez. Elbette lehte ve aleyhte argümanları beraber değerlendirmek gerekir. Zaten benim savunduğum birikimsel yaklaşımın mantığı budur. Bence de Allah'ın varlığı lehinde çok ciddi argümanlar var ve bunlar ateistik argümanlara göre çok daha güçlü. Ancak bu ateistik argümanlara cevap vermek değildir. Onlara rağmen inanılabileceğini iddia etmektir. Bu iddia makuldur ama kötülük problemini çözmek değildir.
Tabi Allah'ın varlığı lehindeki argümanların ateistik argümanlardan güçlü olduğu da savunulması gereken bir pozisyondur. Bence doğrudur ve savunulabilir... Ama bunun için bu argümanlarla yüzleşmek gerekir.
@ufuka83@aysld_61@enis_doko Allah Allah bana doğru çıkarımlarını söyle de sana yaptığı hataları anlatayım. En son çıkışında söylediklerindeki hataları da sayabilirim ama anlama kabiliyetin var mı? "Kötülük problemi olasılıksal bir iddiada. Zaruret karşısında olasılık çöptür." İddiasıyla başlayabiliriz yerse
@hayfareben@cumhur_erenturk Enis hoca mı? İki ana dalı birincilikle bitirmiş biri mi Alanında iyi değil. Tam olarak eleştiride nereler hatalı söyleyin hepimiz aydınlanalım. Zira Enis hoca farklı konularda bazı görüşlerine katılmasam da eleştiride haklıydı.
@hayfareben@cumhur_erenturk Tenkitin tam olarak hangi vakitte yapılması lazım ki sıkıntılı olmasın? Eleştiride haksız bulduğunuz yerler ne bilmiyorum ancak ACM'nin Kötülük Problemi çok da kaliteli değil. Rençber'in yazılarını okuyun belki dediğimi anlarsınız. Ancak ACM'nin kitapta güzel kısımları kısıtlıydı
@yusuft_kilic06 ACM tayfa bildiğimiz gibi, neresi yanlış söylediklerinin. Hepsi de doğru. Adamın anlattıkları lisans seviye dinler tarihi konuları. Aç oku öğrenirsin.
@Ali79367192@_focus_07 Dediğinizde bir noktada haklısınız ama yine söylediğiniz asgari düzeyde bilmeyi gerektirdiği kapısına çıkıyor. Dediğiniz gibi Felsefecinin Kelamî konular hakkında konuşabilmesi için arapça bilgisi vb. gerekebiliyor konuya göre değişir ama çoğunlukla öyle.
@enis_doko ontolojik zorunluluk ile epistemolojik zorunluluğu aynı sanan ve yalnız imkân delilinin Allah'ın varlığını ispatladığını sanan ayrıca bu sebeple Plantinga'dan üstün olduğunu düşünen ACM'ye laf anlatmaya çalışıyorsunuz. Haksız olduğu yerlerdeki ısrarı ondan soğumama sebep oldu.
@Ali79367192@_focus_07 Batı felsefesinin temel problemlerini ve kavramlarını bilmeyen bir kelamcının Batılı bir filozofun argümanını sağlıklı biçimde değerlendirmesi zorlaşır. Batı filozofu için de kelam açısından geçerli. Kelam ile Batı felsefesi aynı kavramsal gelenek içinde gelişmiş alanlar değil.
@aysld_61@enis_doko Abla sen de her yerde zerre kadar bilginle her türlü ACM savunuyorsun. Enis hoca me yaptı da özür dilesin. Eleştiri almaya alışmamış birini eleştirdi ki kitap cidden iyi değil. ACM'nin okumadığım kitabı yol. Sebepleri söyleyenler hatalı hep. Ama ACM her zaman haklı.
@kanaryaa99@enis_doko@MehmetAliSen61 Sen misin onurlu, sen önce karşındaki hocaya karşı terbiyeni takın, bu ne böyle ya? Haddinizi iyice aşıyorsunuziyice. Enis hoca mı cahil, sen onunla aynı kulvarda bile değilsin. ACM ne diyor onu bile anlamamışsındır.